Van'da 'Bilinmeyen Dil' Protestosu
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Van İl Başkanı Cüneyt Caniş, Kürt dilinin resmi dil olması için mücadelelerini devam ettireceklerini söyledi.
PKK'nın şehir yapılanması olduğu iddia edilen ''Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM)'' ile ilgili duruşmada, Kürtçe için yapıldığı belirtilen ''bilinmeyen bir dil'' tanımlamasını protesto etmek isteyen bir grup, Barış ve Demokrasi (BDP) Van İl Başkanlığı önünde bir araya geldi. Kalabalık, Cumhuriyet Caddesi'ndeki Faki Teyran Parkı'na yürüdü. Burada grup adına basın açıklamasını okuyan BDP İl Başkanı Caniş, binlerce arkadaşlarının şu an birçok cezaevinde tutsak edilmiş durumda olduğunu
söyledi. Caniş, "Bu arkadaşlarımızın davaları gerçekten de evrensel hukuk ilkelerine uymayacak şekilde uzun bir süreye yayıldı. Diyarbakır duruşması 18 Ekim tarihinde başladı ve aralıksız devam eden duruşmalar sonrası tutuklu bulunan yöneticilerimiz, belediye başkanlarımız ve arkadaşlarımızın taleplerine rağmen Kürtçe savunma yapmalarına izin verilmedi. Kürtçe 'bilinmeyen dil' olarak mahkeme tutanaklarına geçirildi. Binlerce yıldır bu coğrafyada konuşulan ve kullanılan, Kürdistan coğrafyasında
milyonlarca insanın kullandığı bir dili 'bilinmeyen' olarak inkar etmek ve görmezden gelmek, resmi devlet ideolojisinin halen mahkemeler eliyle devam ettirildiğinin açık göstergesidir. Bizler her şeye inat, operasyonlara inat, örgütlenmelerimize ve çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bizim dilimizi tanımayan mahkemelere inat bizler sonuna kadar Kürt dilinin resmi dil olması için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
Yapılan açıklamanın ardından, grup 5 dakika oturma eylemi yaptıktan sonra önümüzdeki perşembe günü aynı saatte toplanmak üzere sessiz bir şekilde dağıldı.
söyledi. Caniş, "Bu arkadaşlarımızın davaları gerçekten de evrensel hukuk ilkelerine uymayacak şekilde uzun bir süreye yayıldı. Diyarbakır duruşması 18 Ekim tarihinde başladı ve aralıksız devam eden duruşmalar sonrası tutuklu bulunan yöneticilerimiz, belediye başkanlarımız ve arkadaşlarımızın taleplerine rağmen Kürtçe savunma yapmalarına izin verilmedi. Kürtçe 'bilinmeyen dil' olarak mahkeme tutanaklarına geçirildi. Binlerce yıldır bu coğrafyada konuşulan ve kullanılan, Kürdistan coğrafyasında
milyonlarca insanın kullandığı bir dili 'bilinmeyen' olarak inkar etmek ve görmezden gelmek, resmi devlet ideolojisinin halen mahkemeler eliyle devam ettirildiğinin açık göstergesidir. Bizler her şeye inat, operasyonlara inat, örgütlenmelerimize ve çalışmalarımıza devam edeceğiz. Bizim dilimizi tanımayan mahkemelere inat bizler sonuna kadar Kürt dilinin resmi dil olması için mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi.
Yapılan açıklamanın ardından, grup 5 dakika oturma eylemi yaptıktan sonra önümüzdeki perşembe günü aynı saatte toplanmak üzere sessiz bir şekilde dağıldı.
