Yeni Doğan Bebeğin Cilt Bakımı
Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzman Dr. Lütfiye Çoban, bebek cildinin çok hassas olduğunu belirterek yeni doğan bebeklerin özel bir bakıma ihtiyacı olduğunu söyledi.
Sağlıklı bir deri, dış dünya ile vücut arasında bariyer görevi görerek denge oluşturduğunu ifade eden Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzman Dr. Lütfiye Çoban, "Vücuttan dışarıya suyun çıkışını, dışarıdan toksin ve infektif ajanların vücuda geçişini engellemek derinin en önemli görevlerindendir. Yeni doğan bebeğin derisi pek çok bakımdan yetişkinlerin derisinden farklıdır. Bu farkların bilinmesi ve uygun bir bakım yapılması yenidoğan bebekler için hayati önemi olan bazı komplikasyonların
önlenmesini sağlamaktadır" dedi. Derinin bariyer fonksiyonu tam gelişmediği için yeni doğan bebeklerin enfeksiyonlara duyarlı olduğunu kaydeden Çoban, şöyle konuştu: "Tüm yeni doğanlarda deri yüzey alanı/hacim oranı yüksektir ve deri yüzeyine uygulanan çeşitli kimyasal maddeler, zehirlenmeye yol açabilmektedir. Ter bezlerinin aktivitesinin düşük olmasına bağlı olarak yenidoğanlarda deri daha kurudur ve su tutma kapasitesi düşüktür. Bu yüzden kuru deri bariyer fonksiyonunu olumsuz etkiler. Yeni doğan
bebeklerde deri PH'ı erişkinlerden yüksektir ve 1 ay ile 1 yıl arasında erişkin PH'ına ulaşır."
Yeni doğan bir bebeğin enfeksiyonlara duyarlı olduğu için doğum anından itibaren bebeğe dokunan kişilerin hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini bildiren Çoban, şunları söyledi: "Bebekle temastan önce ellerin nötral PH'a sahip yumuşak bir sabunla yıkanması önemlidir. Yenidoğan bir bebek doğum sırasında beyazımsı renkte verniks kazeoza denilen koruyucu bir tabakayla kaplıdır. Verniks kazeoza, anne karnında olduğu gibi doğum sonrası da deri yüzeyinde önemli bir bariyer oluşturur. Bu tabaka
antioksidan, antibakteriyel, özelliğe sahiptir. Isı regülasyonuna ve derinin bariyer fonksiyonunun gelişimine yardımcı olur. Bu nedenle günümüzde yenidoğanın hemen doğum sonrası, doğum salonunda temizlenmesi konusundaki yaklaşım olabildiğince verniks kazeozanın korunmasına yöneliktir. Ilık bir su ile ovuşturmadan bebeğin yüz ve gövdesine bulaşan kan ve yaptıysa dışkısının temizlenmesi yeterli olmaktadır."
GÖBEK KORDONU BÖLGESİNİN BAKIMI
Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzman Dr. Lütfiye Çoban, yeni doğan bebeklerde göbek kordonu bölgesinin enfeksiyona açık bir bölge olduğunu belirterek göbek kordonuna doğru şekilde yara bakımı uygulanması gerektiğini söyledi. Çoban, bu konuda sözlerine şöyle devam etti: "Bugün en çok tercih edilen pratik ve güvenli ajanlar povidone iodine, yüzde 0.5 klorheksidin ve basitrasindir. Bunun yanı sıra genel hijyen kurallarına dikkat edilmeli, bebek bezi kordonun altında kalmalıdır."
Çoban, bebeklerin doğumdan hemen sonra yıkanmalarına gerek olmadığını, ilk banyonun göbek kordonu düştükten sonra ılık su ile maksimum 5 dakika sabun ya da şampuan kullanmadan yaptırılması gerektiğine dikkat çekti. "Yaşamın ilk iki haftasındaki banyolar, sadece su ile olmalı daha sonra bebekler için üretilmiş nötral veya hafif asidik yapıda olan parfüm ve benzeri katkılar içermeyen sabunlar tercih edilmelidir" diyen Çoban, "Haftada 3 kezden fazla banyo ve bazik PH'lı temizleme ürünleri, deri kuruluğuna
ve derinin bariyer görevinin bozulmasına yol açacaktır. Sabunlama elle ve ovuşturmadan yapılmalı bol su ile durulanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Yeni doğan bebeklerde şampuan yerine vücuda kullanılan sabunun tercih edilmesinin daha uygun olduğunu anlatan Çoban, "Daha sonra göz yakmayan, gözyaşı ile eşit PH da şampuanlara geçilebilir. Banyo sonrası özellikle koltuk altı, boyun ve kasık gibi katlantı yerlerinin kuruduğundan emin olmak üzere tüm cilt yumuşak bir havlu ile kurulanmalıdır" dedi.
BEBEK CİLDİ KURUDUR
Yeni doğan bebeklerin derilerinin daha kuru ve su tutma kapasitesinin daha az olduğunu ifade eden Çoban, bebeğin cildini tanımak ve buna uygun ürün seçmek gerektiğini söyledi. Parfüm ve koruyucu madde içeren ürünler toksik etki ve kontakt duyarlılık oluşturma bakımından tercih edilmemesi gerektiğini bildiren Çoban, krem ve losyonların yeni doğan bebek için yeterli nem sağlayamadığını, saf vazelin, kolesterol, seramid, palmitat ve linoleik asitin optimal oranlarda bir arada olduğu nemlendiricilerin
derinin bariyer yapısını en iyi destekleyen ürünler olduğunu anlattı.
BEZ BÖLGESİNİN BAKIMINI İHMAL ETMEYİN
Çoban, derinin ıslak kalmaması, idrar ve dışkıyla temasının azaltılması, tahriş edici temizleme yöntemlerinden kaçınılmasının önemli olduğunu da söyledi. Kumaş bez yerine hazır bezin tercih edilmesi gerektiğini belirten Çoban, sözlerini şöyle tamamladı: "Bez yeterince sık değiştirilmeli. Her değişimde bez bölgesi mümkünse ılık su ile yıkanmalı veya ılık su ile ıslatılmış pamukla temizlenmeli Kuruladıktan sonra derinin idrar ve dışkının arasına bariyer oluşturacak şekilde vazelin, çinko oksit, titanyum
oksit, beyaz yumuşak parafin içerikli preparatlar kalın bir tabaka halinde uygulanmalıdır."
önlenmesini sağlamaktadır" dedi. Derinin bariyer fonksiyonu tam gelişmediği için yeni doğan bebeklerin enfeksiyonlara duyarlı olduğunu kaydeden Çoban, şöyle konuştu: "Tüm yeni doğanlarda deri yüzey alanı/hacim oranı yüksektir ve deri yüzeyine uygulanan çeşitli kimyasal maddeler, zehirlenmeye yol açabilmektedir. Ter bezlerinin aktivitesinin düşük olmasına bağlı olarak yenidoğanlarda deri daha kurudur ve su tutma kapasitesi düşüktür. Bu yüzden kuru deri bariyer fonksiyonunu olumsuz etkiler. Yeni doğan
bebeklerde deri PH'ı erişkinlerden yüksektir ve 1 ay ile 1 yıl arasında erişkin PH'ına ulaşır."
Yeni doğan bir bebeğin enfeksiyonlara duyarlı olduğu için doğum anından itibaren bebeğe dokunan kişilerin hijyen kurallarına dikkat etmesi gerektiğini bildiren Çoban, şunları söyledi: "Bebekle temastan önce ellerin nötral PH'a sahip yumuşak bir sabunla yıkanması önemlidir. Yenidoğan bir bebek doğum sırasında beyazımsı renkte verniks kazeoza denilen koruyucu bir tabakayla kaplıdır. Verniks kazeoza, anne karnında olduğu gibi doğum sonrası da deri yüzeyinde önemli bir bariyer oluşturur. Bu tabaka
antioksidan, antibakteriyel, özelliğe sahiptir. Isı regülasyonuna ve derinin bariyer fonksiyonunun gelişimine yardımcı olur. Bu nedenle günümüzde yenidoğanın hemen doğum sonrası, doğum salonunda temizlenmesi konusundaki yaklaşım olabildiğince verniks kazeozanın korunmasına yöneliktir. Ilık bir su ile ovuşturmadan bebeğin yüz ve gövdesine bulaşan kan ve yaptıysa dışkısının temizlenmesi yeterli olmaktadır."
GÖBEK KORDONU BÖLGESİNİN BAKIMI
Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü'nden Uzman Dr. Lütfiye Çoban, yeni doğan bebeklerde göbek kordonu bölgesinin enfeksiyona açık bir bölge olduğunu belirterek göbek kordonuna doğru şekilde yara bakımı uygulanması gerektiğini söyledi. Çoban, bu konuda sözlerine şöyle devam etti: "Bugün en çok tercih edilen pratik ve güvenli ajanlar povidone iodine, yüzde 0.5 klorheksidin ve basitrasindir. Bunun yanı sıra genel hijyen kurallarına dikkat edilmeli, bebek bezi kordonun altında kalmalıdır."
Çoban, bebeklerin doğumdan hemen sonra yıkanmalarına gerek olmadığını, ilk banyonun göbek kordonu düştükten sonra ılık su ile maksimum 5 dakika sabun ya da şampuan kullanmadan yaptırılması gerektiğine dikkat çekti. "Yaşamın ilk iki haftasındaki banyolar, sadece su ile olmalı daha sonra bebekler için üretilmiş nötral veya hafif asidik yapıda olan parfüm ve benzeri katkılar içermeyen sabunlar tercih edilmelidir" diyen Çoban, "Haftada 3 kezden fazla banyo ve bazik PH'lı temizleme ürünleri, deri kuruluğuna
ve derinin bariyer görevinin bozulmasına yol açacaktır. Sabunlama elle ve ovuşturmadan yapılmalı bol su ile durulanmalıdır" ifadelerini kullandı.
Yeni doğan bebeklerde şampuan yerine vücuda kullanılan sabunun tercih edilmesinin daha uygun olduğunu anlatan Çoban, "Daha sonra göz yakmayan, gözyaşı ile eşit PH da şampuanlara geçilebilir. Banyo sonrası özellikle koltuk altı, boyun ve kasık gibi katlantı yerlerinin kuruduğundan emin olmak üzere tüm cilt yumuşak bir havlu ile kurulanmalıdır" dedi.
BEBEK CİLDİ KURUDUR
Yeni doğan bebeklerin derilerinin daha kuru ve su tutma kapasitesinin daha az olduğunu ifade eden Çoban, bebeğin cildini tanımak ve buna uygun ürün seçmek gerektiğini söyledi. Parfüm ve koruyucu madde içeren ürünler toksik etki ve kontakt duyarlılık oluşturma bakımından tercih edilmemesi gerektiğini bildiren Çoban, krem ve losyonların yeni doğan bebek için yeterli nem sağlayamadığını, saf vazelin, kolesterol, seramid, palmitat ve linoleik asitin optimal oranlarda bir arada olduğu nemlendiricilerin
derinin bariyer yapısını en iyi destekleyen ürünler olduğunu anlattı.
BEZ BÖLGESİNİN BAKIMINI İHMAL ETMEYİN
Çoban, derinin ıslak kalmaması, idrar ve dışkıyla temasının azaltılması, tahriş edici temizleme yöntemlerinden kaçınılmasının önemli olduğunu da söyledi. Kumaş bez yerine hazır bezin tercih edilmesi gerektiğini belirten Çoban, sözlerini şöyle tamamladı: "Bez yeterince sık değiştirilmeli. Her değişimde bez bölgesi mümkünse ılık su ile yıkanmalı veya ılık su ile ıslatılmış pamukla temizlenmeli Kuruladıktan sonra derinin idrar ve dışkının arasına bariyer oluşturacak şekilde vazelin, çinko oksit, titanyum
oksit, beyaz yumuşak parafin içerikli preparatlar kalın bir tabaka halinde uygulanmalıdır."
