'İsviçre'de bir kuruşum yok'

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara'da MOBESE'nin açılış töreninde Wikileaks tartışmalarıyla ilgili sert mesajlar ...

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ankara'da MOBESE'nin açılış töreninde Wikileaks tartışmalarıyla ilgili sert mesajlar verdi. Ana muhalefeti fırsatçılıkla suçlayan Erdoğan, yolsuzluk iddialarıyla ilgili "abdestimden şüphem yok" dedi. ABD'li diplomatlar için "Bunun hesabını ABD'nin sorması lazım" diyerek soruşturma isteyen Erdoğan, kendisinin de yargıya başvuracağını açıkladı. Erdoğan şu mesajları verdi:

ÇİRKİN FIRSATÇILIK
Ülkedeki münferit olayları fırsat bilerek tüm bir kurumu töhmet altında bırakmak ne kadar çirkin fırsatçılıksa, siyasette de yalan yanlış haberleri hükümete saldırı malzemesi olarak kullanmak o kadar çirkin fırsatçılıktır. Birileri çok telaşlandı. Açıklanan bir çok bilgiyi, bakın belge bile demiyorum, bir fırsat olarak görüp hükümete nasıl saldırırız derdine düşmüş durumdalar. Muhalefet kendilerine ait cümle kalmadığı için başka bir devletin diplomatları arasındaki dedikodu niteliğindeki yazışmalardan medet umar hale geldi.
Bu diplomatların yalan yanlış yorumları, yaptıkları iftiralar birinci derecede ABD'yi bağlar. Bunun hesabını ABD'nin sorması lazım o diplomatlarından. nNeymiş, Başbakanın falanca ülkede şu kadar hesabı varmış, neymiş Başbakan Antalya'daki raylı sistem ihalesine müdahale etmiş. Bu hezeyanlara sarılacak kadar mı acizsiniz. Benim abdestimden şüphem yok. Dolayısıyla namazımdan da şüphem olmaz. nBana, şahsıma, aileme, dünürüme arkadaşlarıma yönelik ki benim dünürüm yazmak çizmekten başka bir şey bilmez. Hayatı yazmakla çizmekle geçmiş, adamı müteahhit yaptılar. Hayatında böyle bir şey olmamış. nAna muhalefet lideri gitsin bu iddiayı ortaya atanlara sorsun. Böyle bir söylüyorsun ama nerede bunun delili. Atılan iftira üzerinden kalkıp da benden bunun ispatımı istemek kadar cehalet olur mu? Olmayan şey ispat edilir mi? Benim İsviçre bankalarında bir Allah kuruşu param yok ki bunu ispat edeyim. Ben ana muhalefetin lideri ve diğerlerine diyorum ki böyle birşey ispat ettiğiniz anda ben bu makamda durmam ama siz bu makamlarda duracak mısınız? nSen başbakanı seversin veya sevmezsin ama ülkene saygın varsa bu ülkenin başbakanına yabancıların hatta ne idüğü belirsiz olanların attığı iftiraya sahip çıkmazsın.
Siyaset seviye ister nezaket ister. Ülkesinin başbakanına ağzına alınmayacak hakaretler edenler nasıl bir seviye kaybı içindelerse, yabancıların yalanlarını gerçek kabul edip bunların ardına sığınarak hükümeti topa tutanlar da ciddi bir seviye kaybı içindedirler. Aynı şekilde bunları sür manşet veya manşet bunlara sarılarak hükümete saldıranlar da aynı seviyesizliğin içerisindedirler ve mahcup olacaklar. Şu anda, belediye başkanlığım döneminde (Erdoğan'ın 1 milyar doları var) diyen, Ergenekon davasında zanlı olarak içeride. Aynı yolla devam eden bir medya, köşe yazarları hala var. Çünkü bunların dünyasına işlemiş bu. Bir defa onurlu bir medya veya onurlu bir medya mensubu kalkar bunu sorar. Sayın başbakan var mı böyle bir şey varsa üzerine gideceğiz. Ama başbakan size ilgim yok diyorsa yazmaman gerekir.

ÖZÜR YETERLİ DEĞİL
Bir defa biz bu diplomatlar hakkında ulusal, uluslararası tüm yargı içinde arkadaşlarım çalışmaları yapıyor bu süreci devam ettireceğiz. ABD yönetimi ile de konuştuk. Zaten kendileri özür beyanında bulundular. Ama biz bunu yeterli bulmuyoruz. Bu diplomatlarla ilgili gerekçeli olan tüm girişimleri yapmak durumundadırlar. nHiçbir yabancı bana, ülkeme, milletime olduğu kadar benim ülkemin muhalefet partilerine, benim ülkemin siyasetçisine hakaret edemez. Çirkin sıfatlar kullanamaz. nBir dönemin büyükelçisinin veya iki büyükelçinin kişisel kininden kaynaklanan yalan ve iftiralarını gerçek gibi kabul etmek bunun üzerinden hükümeti suçlamak büyük bir yanlıştır.