Tss'den Ağız Ve Diş Sağlığı Açıklaması
Türk Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı Nejdet İrfan Tokur, Ağız ve Diş Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu
Türk Sağlık-Sen Adıyaman Şube Başkanı Nejdet İrfan Tokur, Ağız ve Diş Haftası nedeniyle açıklamalarda bulundu. Çalışanların zor koşullarda görev yaptığını kaydeden Tokur, sorunların çözülmesini istedi.
Tokur açıklamasına, ağız ve diş sağlığı merkezlerinde, hastanelerde görev yapan tüm ağız ve diş sağlığı çalışanlarının haftasını kutlayarak başladı. Ağız ve diş sağlığı çalışanlarının ağır ve zor çalışma koşullarında görev yaptığını dile getiren Tokur, "Çünkü Ağız ve Diş Merkezleri ile Diş Hastanelerindeki çalışma koşulları nedeniyle çalışanlar sağlıklarını riske atarak hizmet sunmaya çalışmaktadırlar. Hazırlanan raporlar göstermektedir ki, diş protez teknisyenlerinin sıklıkla kullandığı zehirli ve
zararlı kimyasal maddelere, silika tozlarına, çapraz enfeksiyon riskine ve sıklıkla havalandırması yetersiz ortam koşullarına maruz kaldığı anlaşılmıştır. Bu ağır sağlık koşulları ve tüm olumsuzluklar, diş protez teknisyenlerinde çeşitli sağlık sorunlarına yol açmıştır. Bu nedenle laboratuarların fiziki ve hijyenik koşullarının sağlığa uygun şekilde düzenlenmesi, çalışma koşullarını iyileştirici tedbirlerin alınması gerekmektedir" dedi.
Tokur, "Ayrıca hastalık riski oluşturacak materyallerin bulunduğu ortamda çalışan personele; materyallerin yan etkileri ve korunma yolları ile ilgili periyodik olarak hizmet içi eğitim verilmeli ve sağlık taramalarının düzenli olarak yapılmalıdır. Böylesine risklerle hizmetin verildiği laboratuarlar riskli birimler kapsamına alınmalıdır. Meslek hastalığına yakalanan personele meslek tazminatı ödenmelidir. Yıllık izinlere ilave olarak kimyasal etki mağduriyeti izni verilmelidir" diye konuştu.
Diş hekimlerinin sorunlarının giderek arttığını kaydeden Tokur, açıklamasını şöyle tamamladı:
"Bugün diş hekimlerinin uzmanlaşmalarını sağlayacak bir düzenleme hayata geçmemiştir. Sözleşmeli diş hekimi alımı tüm karşı çıkışlara rağmen ısrarla sürdürülmektedir. Doktorların sözleşmeli istihdamına son verilirken diş hekimleri için bu uygulamanın sürdürülmesine artık son verilmelidir. Sözleşmeli diş hekimleri kadroya alınmalıdır. Tabip ve diş hekimleri arasındaki yan ödeme farkları da oldukça yüksektir. Diş hekimlerinin de pratisyen hekimler ile eşitlenmesi gereklidir. Diş hekimlerinin hasta yükü
azaltılmalıdır. Ağız Diş Sağlığı Merkezlerinde yatan hasta olmadığından yemek ücreti sorunu ortaya çıkmakta ve çalışanları mağdur etmektedir. Bazı kurumlarda çalışanlardan yemek parası kesilmesi, kesintisiz hizmet veren bazı sağlık merkezlerinde ise çalışanlar her öğlen ne yemek yiyeceğiz, nerede yiyeceğiz sorunlarıyla baş başa bırakılmıştır. Sorunların çözüme kavuşturacak, çalışanların sağlıklı bir çalışma ortamında hizmet vermesini sağlayacak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi temennisiyle tüm
Ağız ve Diş sağlığı çalışanlarının haftasını bir kez daha kutluyoruz."
Tokur açıklamasına, ağız ve diş sağlığı merkezlerinde, hastanelerde görev yapan tüm ağız ve diş sağlığı çalışanlarının haftasını kutlayarak başladı. Ağız ve diş sağlığı çalışanlarının ağır ve zor çalışma koşullarında görev yaptığını dile getiren Tokur, "Çünkü Ağız ve Diş Merkezleri ile Diş Hastanelerindeki çalışma koşulları nedeniyle çalışanlar sağlıklarını riske atarak hizmet sunmaya çalışmaktadırlar. Hazırlanan raporlar göstermektedir ki, diş protez teknisyenlerinin sıklıkla kullandığı zehirli ve
zararlı kimyasal maddelere, silika tozlarına, çapraz enfeksiyon riskine ve sıklıkla havalandırması yetersiz ortam koşullarına maruz kaldığı anlaşılmıştır. Bu ağır sağlık koşulları ve tüm olumsuzluklar, diş protez teknisyenlerinde çeşitli sağlık sorunlarına yol açmıştır. Bu nedenle laboratuarların fiziki ve hijyenik koşullarının sağlığa uygun şekilde düzenlenmesi, çalışma koşullarını iyileştirici tedbirlerin alınması gerekmektedir" dedi.
Tokur, "Ayrıca hastalık riski oluşturacak materyallerin bulunduğu ortamda çalışan personele; materyallerin yan etkileri ve korunma yolları ile ilgili periyodik olarak hizmet içi eğitim verilmeli ve sağlık taramalarının düzenli olarak yapılmalıdır. Böylesine risklerle hizmetin verildiği laboratuarlar riskli birimler kapsamına alınmalıdır. Meslek hastalığına yakalanan personele meslek tazminatı ödenmelidir. Yıllık izinlere ilave olarak kimyasal etki mağduriyeti izni verilmelidir" diye konuştu.
Diş hekimlerinin sorunlarının giderek arttığını kaydeden Tokur, açıklamasını şöyle tamamladı:
"Bugün diş hekimlerinin uzmanlaşmalarını sağlayacak bir düzenleme hayata geçmemiştir. Sözleşmeli diş hekimi alımı tüm karşı çıkışlara rağmen ısrarla sürdürülmektedir. Doktorların sözleşmeli istihdamına son verilirken diş hekimleri için bu uygulamanın sürdürülmesine artık son verilmelidir. Sözleşmeli diş hekimleri kadroya alınmalıdır. Tabip ve diş hekimleri arasındaki yan ödeme farkları da oldukça yüksektir. Diş hekimlerinin de pratisyen hekimler ile eşitlenmesi gereklidir. Diş hekimlerinin hasta yükü
azaltılmalıdır. Ağız Diş Sağlığı Merkezlerinde yatan hasta olmadığından yemek ücreti sorunu ortaya çıkmakta ve çalışanları mağdur etmektedir. Bazı kurumlarda çalışanlardan yemek parası kesilmesi, kesintisiz hizmet veren bazı sağlık merkezlerinde ise çalışanlar her öğlen ne yemek yiyeceğiz, nerede yiyeceğiz sorunlarıyla baş başa bırakılmıştır. Sorunların çözüme kavuşturacak, çalışanların sağlıklı bir çalışma ortamında hizmet vermesini sağlayacak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi temennisiyle tüm
Ağız ve Diş sağlığı çalışanlarının haftasını bir kez daha kutluyoruz."
