Hanefi Bostan: 'Her Eleştiriye Kulak Tıkayan Ösym İçine Düştüğü Çukurdan Çıkamayacak'

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd

Türk Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yrd. Doç. Dr. M. Hanefi Bostan, "Kapalı kapılar ardında kararlar alan, her eleştiriye kulak tıkayan ÖSYM içine düştüğü çukurdan çıkamayacağı gibi, çocuklarımızın geleceği ile oynayan, onları ciddiye almayan bir kurum olarak anılmaya devam edecektir" dedi.
Yazılı açıklama yapan Hanefi Bostan, KPSS 2010 Eğitim Bilimleri Sınavı'nın kopyacılar nedeniyle yeniden yapıldığını hatırlatarak, "Daha önceki sınavda 120 sorunun 120'sini de doğru yapanlardan eser yok. En fazla net 111'de kaldı. Sınav yeniden yapıldı, ancak sınav sonuçları KPSS adaylarını memnun etmedi veya memnun olmayanlar bir hayli fazla" ifadelerini kullandı.
Son sınava 60 bin kişinin katılmadığını da belirten Bostan, bu sayının önceki sınavda 15 bin olduğuna işaret etti. "Kopyacılar fırsat bulamadığı için standart sapma da değişti" diyen Bostan, sınava girenlerin sayısının 235 binde kaldığını ifade etti. Bostan, bütün bu verilere rağmen, pek çok adayın bir önceki sınava göre netlerini artırdığı halde daha düşük puan geldiğini söylediklerini belirterek, şöyle devam etti;
"Bu durumda olan adaylar derhal ÖSYM Başkanlığına başvurarak durumun sebebini sormalıdır. ÖSYM Başkanlığı her dilekçeye tatmin edici bir cevap vermek zorundadır. ÖSYM Başkanlığı her dilekçeye matbu cevap vererek, baştan savma anlayışını terk etmeli, adayların kafasında oluşan tüm problemleri aydınlatmalıdır. ÖSYM bunu yapmaya mecburdur. Ayrıca, ÖSYM internet sayfasında son sınavla ilgili bol örneklerle dolu açıklamaları internet sayfasında yayınlamalıdır".
Hanefi Bostan, bugün ÖSYM Başkanı'nın en önemli görevinin, kaybettikleri güveni yeniden sağlamak olduğunu vurguladı. Bu güveni sağlamanın en önemli yolunun, sınava giren adayların kafasında oluşan soru işaretlerini ortadan kaldırmak, hata varsa açık yüreklilikle düzeltmek olduğunun altını çizen Bostan, "Bunları yapmayan, kapalı kapılar ardında kararlar alan, her eleştiriye kulak tıkayan ÖSYM içine düştüğü çukurdan çıkamayacağı gibi, çocuklarımızın geleceği ile oynayan, onları ciddiye almayan bir kurum
olarak anılmaya devam edecektir. İkinci önemli konu, iptal edilen sınavda yüksek puan alan, ancak ikinci sınavda puanını 3-5 puan düşürenlerin içine düştüğü durumdur. İkinci sınavda hakkıyla puanını artıranlar olduğu gibi, maalesef düşürenler de olmuştur. Atanacak öğretmen sayısı 30 bin olduğu sürece puanını düşüren bu öğretmenlerin atanması mümkün değildir. İlk sınavda hakkıyla puan alan bu adayların, ikinci sınavda puanlarını 3-5 puan düşürmeleri atanamama sonucunu doğurmamalıdır. Kopyacıların,
hırsızların oluşturduğu girdabın kurbanları bu çocuklarımız olmamalıdır. Buna müsaade edilmemelidir" açıklamasında bulundu.
Enteresan bir durumla karşı karşıya olunduğunu ifade eden Hanefi Bostan, bu olayların başladığı tarihten buyana hükümetin hiçbir sorumluluk almadığını savundu. Bostan, yaşanan onca rezalete rağmen hükümetin bütün bu yaşananların dışında gibi davranmayı tercih ettiğini öne sürerek, "Kopya hırsızlığına karışanların bulunması bir yana, bu hırsızlar sebebiyle mağdur olan öğretmenlerin yaşadığı travma görmezden gelinmiştir. Yaşanabilecek muhtemel hak kayıplarını gören Türk Eğitim Sen Sayın Başbakana, bir
mektup göndererek, elde bulunan 70 bin boş öğretmen kadrosunu kullanmasını istemiş, bugüne kadar başvurumuza bir cevap gelmediği gibi, 70 bin değil ama bu haksızlığı gidermek için bir 20 bin ilave daha yaparak, 30 bini 50 bin yapacağız diye bir açıklama bile yapılmamıştır" ifadelerini kullandı.
Bostan, "Hak kaybına ve büyük mağduriyete uğrayan KPSS adaylarının yaşadıklarını siyasi kaygılar güderek istismar etmek en büyük ahlaksızlıktır" diyerek açıklamalarına şöyle devam etti:
"Bütün bu yaşananlara siyaseten sessiz kalmak, doğruları söylememek de ahlaksızlıktır. En büyük ahlaksızlıkta, siyasi sorumluluğu yerine getirmemek, binlerce evladımızın yaşadığı acıyı görmezden gelmek, yok saymaktır, feryatlara kulam tıkamaktır. Mehmet Akif, Hz. Ömer'in adaletini,"Kenarı Dicle'de bir kurt kapsa koyunu, Adli ilahi benden sorar onu" diyerek, anlatıyor. Bu büyük kopya hırsızlığının sorumlusu hakkıyla puan almış olanlar değildir. Ancak bedelini hakkıyla puan alanlar ödemektedir. Puanını 3-5
puan düşürenlerin atanmaması sonucuyla karşı karşıya kalması, Dicle kenarında bir kurdun koyunu kapmasından daha küçük bir olay değildir. İlahi adalet bunun hesabını kimden soracaktır? Elbette siyasi sorumluluğunu yerine getirmeyenlerden, yaşanan bu büyük rezaleti görmezden gelenlerden. Bütün bu sebeplerle, Sayın Başbakana bir daha sesleniyoruz, Sayın Başbakan, bir türlü ortaya çıkarılamayan hırsızlar sebebiyle binlerce evladımız atanma hakkına sahipken, ikinci sınava girmek zorunda kalarak atanma hakkını
çok küçük puan kayıplarıyla kaybetmektedir. Yaşanan bu dramın tek çözümü atanacak öğretmen sayısının 30 bin değil, biraz daha artırılmasıdır. Elinizde kullanmaya açık 70 bin boş öğretmen kadrosu bulunmaktadır. Sizden haksızlığa uğrayan bu gençlerimiz adına siyasi sorumluluğunuzu yerine getirmenizi istiyoruz. Devri iktidarınızda olan bu büyük hırsızlık sizin iktidarınız döneminde vuku bulduğundan, binlerce gencimizin yaşadığı acıları en aza indirmek sorumluluğu da size aittir. Bu sorumluluğu yerine
getirmenin en kolay yolu, bu atama döneminde atanacak öğretmen sayısını artırmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 30 bin atamayı 70 bin yapacak güçtedir".