Aygan: Türk savcıları gelmese bile soruları geldi

1990'lı yıllarda Doğu'da işlenen bazı faili meçhul olayların ayrıntıları İsveç'te 'siyasi sığınmacı' olarak yaşayan eski PKK/JİTEM itirafçısı Abdülkad

1990'lı yıllarda Doğu'da işlenen bazı faili meçhul olayların ayrıntıları İsveç'te 'siyasi sığınmacı' olarak yaşayan eski PKK/JİTEM itirafçısı Abdülkadir Aygan'a ilk ifadesinin alınmasının ardından Cihan Haber Ajansı'na konuştu. Aygan, "Yıllardır Türk savcılarına yaptığım çağrı nihayet yankı buldu ve kendileri gelmese de soruları geldi." dedi. Aygan, "Demirel'den Çiller'e kadar birçok kimse hakkında açıklamalar yapacağım, onlar dikkate alınmazsa, fırsat verilmezse bu işi razı olmam." ifadelerini kullandı.

Aygan'a, İsveç Adalet Bakanlığı aracılığı ile Diyarbakır özel yetkili iki Cumhuriyet savcısı tarafından 70 soru gönderildi. Aygan, bugün 27 sorunun ele alındığını söyledi.

Cihan muhabirine ifadesi ile ilgili açıklama yapan Aygan, "Soruşturmanın selameti açısından detaylara girmem doğru olmaz. Henüz soruşturma bitmedi. Başka bir gün yine devam edeceğiz." dedi.

Aygan, "Yıllardır Türk savcılarına yaptığım çağrı nihayet yankı buldu ve kendileri gelmese de soruları geldi. İsveç makamlarının bana yöneltilmesini istenilen soruları iki kategoride değerlendirmek gerekir. Bir, Diyarbakır'da devam eden faili meçhuller ve JİTEM davasına ışık tutabilecek, davanın sağlıklı sonuçlanması için yöneltilen sorular. İki, tuzak sorular... PKK basınında ve benzeri yerlerde benim ağzımdan yayınlanan ve tek tek olayları irdeleyen sorular. Cevaplamam halinde, hakkımda şimdiye kadar iadem için herhangi bir somut delil bulamayan savcıların eline koz verecek sorular..." şeklinde konuştu.

"TÜKÜRDÜĞÜMÜ YALAYAMAZDIM"

Aygan, şöyle devam etti:

"İsveçli savcının da başta belirttiği gibi bu soruları cevapsız bırakma hakkım vardır. İstemezsem soruların bir tekini bile cevaplamayabilirdim; fakat kamuoyuna bir sözüm vardı. Davanın iddianamesini hazırlayan savcıların kendilerinin gelmeleri veya soru göndermeleri halinde cevaplayabileceğimi beyan etmiştim. Bu saatten sonra tükürdüğümü yalayamazdım.

Şahsım açısından bir risk oluştursa da bildiklerimi savcılarla paylaşmalıydım. Gerçek suçlular açığa çıkmalı ve hesap vermeliydi. Kendi payıma düşen sorumluluğu da paylaşmalıydım."

"5 SAAT ANLATTIM"

Aygan, şu ifadeleri kullandı:

"Üzerime düşeni yaptım. Geçmişteki olayları hatırlamak istemesem de, ara sıra geçmişte tanık olduğum üzücü durumları hatırladıkça gözyaşlarıma hakim olamasam da anlatmalıydım. Uzunca soru listesine 5 saat içerisinde bilgim dahilinde cevaplar verdim, izahlar getirmeye çalıştım.

Beni asıl üzen; şu an hiçbir mecburiyetim yok iken, kendimi riske atarak faili meçhuller ve JİTEM hakkında yöneltilen sorulara cevap veriyorum; fakat kendisini 'Kürt halkının temsilcileri' olarak tanımlayan PKK ve onun güdümündeki BDP'den bu konuda hiçbir ses çıkmamış olmasıdır. Başından beri bu davada taraf olmamaları hususunu siz değerli kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Belki de, kendi iç infazlarının da gündeme gelebileceğini düşünerek bu sahtekâr tavrı sergilemektedirler.

"YURTSEVERLİK GÖREVİ"

Aygan, "Gerçek Kürt yurtseverlerden isteğim; PKK'nın iç infazlarının da aydınlanması için harekete geçmeleridir. Bu konuda kampanyalar ve girişimleri başlatmaları gerekmektedir. Bu bir yurtseverlik ve insanlık görevidir." şeklinde konuştu.

Aygan, "Savcılar ve kolluk kuvvetleri tek tek olaylar üzerinde yoğunlaşırken, sivil toplum örgütleri, demokrasi taraftarları, Kürt ve Türk yurtseverleri, gerçek aydınlar meselenin asıl kaynağını işaret etmelidirler. Faili meçhulleri yaptıran sistemin baş aktörlerinin yargılanması için elinden geleni yapmalıdırlar.

Birkaç figüranı, itirafçı, sivil memur veya uzman çavuşu yargılayıp cezalandırmakla adaleti yerine getirmiş sayılmayacağımızı bilmelidirler. Sistemin asıl baş aktörleri, dönem dönem yürürlüğe sokulan devlet konsepti de masaya yatırılıp yargılanmalıdır." dedi.

"DEMİREL'DEN ÇİLLER'E KADAR..."

Aygan, ifadesi ile ilgili şu bilgileri de verdi:

"Sabah saat 10.00'da başladı. Bir öğle arasından sonra 17.00'ye kadar sürdü. 27 soru ele alındı. Fotoğraf teşhisleri var daha. Toplam 70 soruyu geçebilir de... Biz ilk 70 biliyoruz; ama ek sorularla artabilir. Ben de bazı konuları ekstra açıklayacağım. Dolayısıyla da daha da artabilir. Demirel'den Çiller'e kadar birçok kimse hakkında açıklamalar yapacağım, Onlar dikkate alınmazsa, fırsat verilmezse bu işi razı olmam."