Başbakan Erdoğan, İstanbul Şehir Üniversitesi'nin Akademik Yılı Açılış Törenine Katıldı (2)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Şehir Üniversitesi'nin akademik yılı açılış töreninde, kürsüye çıkan bir öğrencinin yasaklı sitelerle ilgili sitemini değerlendirdi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Şehir Üniversitesi'nin akademik yılı açılış töreninde, kürsüye çıkan bir öğrencinin yasaklı sitelerle ilgili sitemini değerlendirdi. Öğrencinin "İyi bir konuşma yapamaz isem bu www.youtube.com sitesine giremediğim içindir, bunun bilinmesini isterim" sözleri üzerine Erdoğan, "O kadar özgüvenli konuştu ki ceketimi kravatımı çıkarasım geldi" dedi.
İstanbul Şehir Üniversitesi'nin akademik yılı açılış töreninde konuşma yapan Başbakan Erdoğan, 8 yılda 78 yeni üniversitenin kuruluşunu gerçekleştirdiklerini, bu 78 üniversite içinde bazılarının, bir kaç yıl içinde bir kaç on yıllık mesafe katettiklerini ve hem Türkiye ölçeğinde, hem de küresel ölçekte isimlerini duyurduklarını söyledi. Erdoğan, "Her yıl daha çok üniversitemizin öne çıkacağına, her yıl daha çok üniversitemizin dünyaya adını duyuracağına inanıyorum; zira artık bilimde bir rekabet dönemine
Türkiye de girmiş bulunmaktadır. Bu bizim en büyük kazanımımızdır. Her geçen yıl, tersine beyin göçü de hız kazanacaktır. Üniversitemizi dolaşırken Genel Sekreterimiz de ifade etti, 'Artık beyin göçü başladı, bizim üniversitemizde beyin göçünün temsilcileri var' dediler. Türkiye'de aradığı imkanları bulamayarak, aradığı özgürlük zeminini bulamayarak yurtdışına gitmiş bir çok vatandaşımızın, değişen Türkiye'yi görerek, hissederek geri döneceğine inanıyorum" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, özellikle Dragos'taki kampüsle İstanbul Şehir Ünivesitesi'nin çok ciddi bir çekim alanı oluşturacağına inandığını ifade etti. Erdoğan, "Şunu çok açık söylüyorum, bizim aktif dış politikamızı, çok yönlü, çok boyutlu dış politikamızı anlamakta zorlananlar, esasen bizim tarihimizi, bizim kültürümüzü, bizim medeniyet kodlarımızı görmeyenler, anlamayanlardır. Halkının çoğunluğu Müslüman olan Türkiye demokratik, laik, sosyal hukuk sistemiyle çok farklı bir konumdadır. Balkanlara, Kafkasya'ya,
Ortadoğu'ya komşu olan Türkiye, aynı zamanda da Avrupa Birliği'ne katılım müzakerelerini yürüten, dünyanın dört bir yanıyla yoğun ilişkilere sahip bir ülkedir. Yönünü yalnızca Batı'ya dönen ve Doğu'yu, Kuzey'i, Güney'i ihmal eden bir Türkiye aslında kendisini inkar eden bir Türkiye'dir. Böyle bir Türkiye ile biz muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkamayız ve hiç bir anlamda da cazibe merkezi olamayız. Böyle bir Türkiye, ekonomide, ticarette, dış ve iç politikada olduğu kadar, bilim ve sanatta da büyüme
ve ilerleme şansını yakalayamaz. Birlikte yaşamayı, birbirine saygı temelinde yaşamayı, özgür düşünme ortamını ne ölçüde tesis ederseniz, o ölçüde bölgede varlık gösterir, o ölçüde güç kazanırsınız" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin uzun yıllar boyunca enerjisini gereksiz münakaşalarla, sanal gündemlerle heba ettiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, "Yıllarca uluslararası sermaye, uluslararası yatırımlar renklere ayrıldı. Zihinlerdeki kalıplar, ideolojik yaklaşımlar, Türkiye'yi uluslararası yatırımların bir cazibe merkezi olmaktan alıkoydu. Hükümet olarak geldik, bu ayrımı kaldırdık, hatta yerli yabancı ayrımına son verdik ve uluslararası yatırım noktasında her yıl rekor seviyelere ulaştık. Benzer şekilde, üniversitelerimiz
gereksiz tartışmaların odağında yer aldı. Özgür düşüncenin merkezi olması gereken üniversiteler, ne yazık ki yıllarca yasaklarla anıldı. Bugün üniversitelerimizi bu ideolojik baskılardan, bu gereksiz tartışmalardan uzak tutmanın, onlara en ideal anlamda özgürlük zeminini tesis etmenin mücadelesi içindeyiz. Sabırlıyız ve bunu da başaracağız" diye konuştu.
Erdoğan, geçen hafta Türkiye'nin ilk ve tek denizcilik ihtisas üniversitesi olan Piri Reis Üniversitesi'nin açılışına katıldığını hatırlatarak, "Diploma sahibi olmak, bugünün dünyasında tek başına bir anlam ifade etmiyor. 5 yıl üniversitede okuyup, ne yazık ki kampüs içindeki kütüphanenin yerini bilmeyen öğrenciler var. Böyle bir noktadayız. Fakülte binasının hemen yanı başındaki müzeye, tarihi esere uğramayanlar olabiliyor. Bütün bunları aşan bir rekabetin içine artık girmiş bulunuyoruz. Türkiye'nin
bundan sonraki dönemi çok daha farklı olacaktır. Dünyanın gündemiyle ilgilenmeden mezun olan öğrencilerin mezun olduğu üniversiteler olmayacak bundan sonra. İnanıyorum ki çok daha farklı rekabet içinde olan bir gençlik yetişiyor. Umutsuz değiliz, bu gençliği görüyoruz, inşallah başaracağız. Bizim neslimize nazaran kıyas dahi kabul etmeyecek bugünkü nesil imkanlara sahip. Zira biz okulumuza, fakmfd özgürlük zeminini bulamaültemize gidemiyorduk. Acaba yine bugün üniversitede, fakültede nelerle karşı karşıya
olacağız. Bunlarla iç içe yetiştik. Dolayısıyla bilgiyi bu noktada yakın takip içinde yakalayamadık, hep uzaktan takip ettik. Fakat şu anda o dönemin en değerli hocaları, baskılar nedeniyle üniversiteyi, hatta ülkeyi terk etmek zorunda kalıyorlardı. Bugün ise, çok geniş bir özgürlük zeminine, çok değerli bilim adamlarına sahibiz, hatta yurt dışından hocalar gelip üniversitelerimizde ders verebiliyor, yurtdışından önemli isimler gelip konferans verebiliyor" diye konuştu.

"O KADAR ÖZGÜVENLİ KONUŞTU Kİ ÇEKETİMİ KRAVATIMI ÇIKARASIM GELDİ"
Bu arada, Başbakan Erdoğan ile Türk Dili ve Edebiyatı 1. Sınıf Öğrencisi Cenk Arslan arasında ilginç bir diyalog yaşandı. Öğrenciler adına konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıkan Cenk Arslan, burada yapacağı konuşmasını en iyi şekilde hazırlamak için internette araştırma yaptığını ancak iyi bir konuşma yapamaz ise bunu www.youtube.com adlı siteye giremediği için olabileceğini ifade etti. Arslan, 'Bunu bilmenizi isterim' diyerek konuşmasını sürdürdü. Arslan'ın bu sözleri, salondaki katılımcıları tebessüm
ettirdi. Ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye çıkan Başbakan Erdoğan, öğrencinin sözlerine ilişkin, "O kadar özgüvenli konuştu ki ceketimi kravatımı çıkarasım geldi" dedi.
Programın sonunda Cenk Arslan, Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve diğer protokol üyeleri ile birlikte hatıra resim çektirdi. Arslan, daha sonra Başbakan Erdoğan ile kısa bir süre ayak üstü görüştü. Daha sonra gazetecilere konuşan Arslan, "Fotoğraf çektirdik ve bu sırada Sayın Başbakan'la ayaküstü konuşma fırsatı bulduk. Beni yanına çağırdı. Ama kendisiyle çok fazla konuşma fırsatımız olmadı. Başbakan Erdoğan, benim özgüvenimin çok yüksek olduğunu söyledi. Eğer daha uzun konuşma fırsatını
yakalayabilseydim bu yasaklı siteler konusunu detaylı bir şekilde aktarmak isterdim" diye konuştu.
(HÖ-AS-OK-Y)