Emir Makhul, Suçlamaları Kabul Etti Tel Aviv

Bir kaç ay önce, Hizbullah'a yardım ettiği iddiasıyla tutuklanması İsrail'deki Arap toplumu içinde infial yaratan, söz konusu toplumun önde gelen liderlerinden Emir Makhul (52), kendisine yöneltilen düşmana yardımcı olmak, yabancı bir ajanla temas kurmak ve Hizbullah için casusluk yapmak suçlamalarını kabul etti.

Bir kaç ay önce, Hizbullah'a yardım ettiği iddiasıyla tutuklanması İsrail'deki Arap toplumu içinde infial yaratan, söz konusu toplumun önde gelen liderlerinden Emir Makhul (52), kendisine yöneltilen düşmana yardımcı olmak, yabancı bir ajanla temas kurmak ve Hizbullah için casusluk yapmak suçlamalarını kabul etti.
Hayfa Bölge Mahkemesinde görülen davada, İsrailli Arap aktivist Emir Makhul, söz konusu ithamlardan suçlu bulunurken, avukatları ile mahkeme arasında yapılan, suç itirafı ile ceza indirimi pazarlıklarından sonra hakkındaki "savaş sırasında düşmana yardım" suçlaması iddianameden düşürüldü.
Emir Makhul'a verilecek cezanın belirleneceği duruşma ise 5 Aralıkta yapılacak. Makhul için mahkemenin 7-10 yıl arasında bir hapis cezası vermesi bekleniyor.
Makhul'un düzeltilmiş iddianamede sıralanan ve kabul ettiği suçlar arasında 2008 yılında Kopenhag'da buluştuğu bir Hizbullah ajanının bilgisayarına, Hizbullah'taki amirlerine şifreli mesajlar gönderebilmesini sağlayan bir şifreleme programı yerleştirdiği suçlaması da bulunuyordu.
İddianamede sanığın buluştuğu ajandan, kendisini yöneten operatörlerle temas kurmak için kullanacağı bir e-posta adresi de almış olduğu belirtiliyor ve "Buluşma sırasında sanık yabancı ajandan şifreleme programını nasıl kullanacağı ve mesajları İsrail İç Güvenlik servisi Şin Bet tarafından keşfedilmeden nasıl göndereceği konusunda detaylı bilgi aldı" deniliyordu.
Savcılık bir basın açıklamasıyla daha ağır cezalar talep eden orijinal iddianameden vazgeçerek Makhul ile pazarlığa oturmasının nedenlerini sıraladı.
Açıklamada "suçların ağırlığı ile sanığın Arap bölgesindeki itibarı da dahil olmak üzere özel durumunu, ayrıca şimdiye kadar hakkındaki kovuşturma süreci çevresinde dolanan dedikodu furyası ile bunun Arap ve Yahudi toplumları arasındaki ilişkilerin dokusu üzerindeki olası etkilerini dengelemeye çalıştık" denildi.
Adalet Bakanlığı Sözcülüğü ise "sonuçta, sanığa verilecek cezanın, uzun bir hukuki süreç gerektirecek bir karar yerine, hakkındaki suçlamaları kabul edip bunların sorumluluğunu üstlenmesi temelinde verilmesinin önemli olduğunu düşündük" açıklamasını yaptı.
28.10.2010 07:41:48