Diyarbakır'da Yeni Anayasa Tartışmaları

Diyarbakır Kültür ve Sanat Vakfı (DKSV) ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'na ortaklaşa düzenlenen 'Diyarbakır Buluşmaları'nda Kürt sorununun çözümü için "yeni bir anayasada olması gerekenler" masaya yatırıldı

Diyarbakır Kültür ve Sanat Vakfı (DKSV) ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası'na ortaklaşa düzenlenen 'Diyarbakır Buluşmaları'nda Kürt sorununun çözümü için "yeni bir anayasada olması gerekenler" masaya yatırıldı.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda 'Yeni Anayasa İçin Öneriler Ve Modeller' konulu konferansa çok sayıda hukukçunun yanı sıra Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri katıldı. Yeni bir Anayasa hazırlanmasında yer alan hukukçulardan Prof. Dr. Levent Köker ile Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, Kürt sorununun çözümü için Anayasadaki kimlik ve eğitim alanını düzenleyen maddelerinin kaldırılmasını istedi. Anayasada eğitim hakkını düzenleyen 42. maddeden kaynaklı birçok sorunun ortaya
çıktığını anlatan Siyaset Bilimi Ve Kamu Hukuku Profesörü Levent Köker, üniversitelerdeki başörtüsü sorununun bundan kaynaklandığını kaydetti. Bu maddenin başka bir fıkrasında gündemde olan başka bir meseleyle bağlantılı olduğunu anlatan Köker, bu maddenin Türkçe'den başka hiçbir dili okullarda anadil olarak okutulmasına izin vermediğini kaydetti. Köker, "Buradan şu çıkıyor, okullarda ancak Türkçe anadil olarak okutulabilir. Başka bir dil okutulursa da bu dil anadil olmaz. 1925 yılında çıkartılan bir
konunda Türkçe anadil oluyor, diğer diller farklı dil ve lehçe oluyor. Böylece o dillerde tedrisat yapma engellenmiş. Anayasadan bu fıkrayı çıkarmamız gerekiyor. Çıkarırsak anadil eğer isteniyorsa yasayla yapılabilir. Ama bu madde burada durduğu müddetçe farklı dillerle eğitim yapmamız mümkün değil" diye konuştu.

"DEMOKRATİK ÖZERLİK ANAYASADA VAR"
Türkiye'de bugün tartışılan merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki ilişkiler meselesine değinmekte fayda olacağını anlatan Köker, Kürt sorunu bağlamında telaffuz demokratik özerklik konusunda tartışmaların yaşandığını kaydetti. Demokratik özerkliğin olması gereken bir şey olduğunu anlatan Köker, "Anayasada demokratik özerklik halihazırda zaten var. Ama devlet anlayışından, hak ve özgürlüklerle ilgili düzenlemelerle ilgili kaynaklı bu anlayışın biraz kütürüm edilmiş. Özerklik devletten ayrı bir
takım tüzel kişiliklerin mevcut olması demektir, Kamu Yönetimi anlamında. Merkezi Devlet ayrı bir tüzel kişiliktir ve bu tüzel kişiliğin kendi içinde hiyerarşik örgütlenmesi vardır. Merkezi Devlet'in kendi tüzel kişiliği dışında başka tüzel kişilikler de var. Mesela köy, belediye ayrı birer tüzel kişiliktir. Bunlar devletin dışında kalan özerktir. Devlet ile bu özerk kurumlar arasında bir bağlantı olmadığı anlamına gelmez, çünkü idarenin bütünlüğü prensibi gereği vesayet denetim üzerinden bağlantısı vardır"
diye konuştu.
Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Profesörü Fazıl Hüsnü Erdem ise Anayasa'nın kriz oluşturan özelliğe sahip olduğunu belirterek, bunun için yeni bir anayasanın yapılması gerektiğini vurguladı. Kürt sorununun çözümü ile ilgili 2 maddenin olduğunu anlatan Erdem, sorunla direk ve dolaylı bağlı olan maddelerin birbirinden ayrı tutulması gerektiğinin altını çizdi. Erdem sözlerini şöyle tamamladı:
"Kimlik ve eğitim maddeleri Kürt sorunuyla bağlantılı sorunlardır. Anayasadaki Türklük etnik bir referansı işaret ediyor. Kürtler bu tanımın değiştirilmesini istiyor. Bütün yurttaşları kapsayan bir tanım olmalı. Aslında vatandaşlık tanımı yapılmayabilir de. Vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi hususu yer almalı" şeklinde konuştu.
Yapılan konuşmaların ardından konukların sordukları sorular ile panel sona erdi.