Cumhurbaşkanı: Afganistan'a en güçlü destek
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, terörle mücadelenin çok geniş boyutta ele alındığını belirterek, bütün ülkelerin Afganistan'a en güçlü desteği verdiğini ifade etti.
Asya'nın Kalbinde Dostluk ve İşbirliği İçin İstanbul Zirvesi'nin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Gül ve Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai, basın mensuplarının sorularını cevapladı.
Cumhurbaşkanı Gül, Afganistan'da terör ve uyuşturucuyla mücadelede atılan adımlar ve Türkiye'nin bu konudaki desteğinin ne olduğunun sorulması üzerine, Türkiye'nin, Afganistan'a bir yandan NATO çerçevesi içinde askeri yardım, diğer yandan sağlık, eğitim, yol yapımı, ziraat, polis eğitimi gibi geniş bir alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma yardımını yaptığını hatırlattı.
Terörle mücadelede konusunda özellikle Kabil'de birkaç gün önce gerçekleşen terör saldırılarında Afgan güçlerinin ne kadar iyi eğitildiğini ve nasıl karşılık verebileceğinin görüldüğünü kaydeden Gül, bu başarının güveni de artırdığını söyledi.
Gül, Türkiye'nin aynı zamanda Kabil'in de güvenliğinden sorumlu olduğunu hatırlatarak, ''Terörle mücadele çok geniş boyutta ele alınmaktadır. O yönde bütün ülkeler de Afganistan'a en güçlü desteği vermektedir. Narkotikle mücadele yapılırken, onun yerine konacak alternatif gelir kaynaklarının Afgan halkına da, tabii, gösterilmesi çok önemli oluyor. Bu yönde de çok büyük çalışmalar vardır. Çünkü narkotik meselesi sadece Afganistan'ın sorunu değildir, bütün dünyanın sorunudur'' şeklinde konuştu.
-TÜRK HALKI VE CUMHURBAŞKANI GÜL'E TEŞEKKÜR-
Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai de, Türkiye halkına, Cumhurbaşkanı Gül nezdinde yardımları ve Afganistan'ı düşündükleri için teşekkür etti.
Bir soru üzerine Afganistan'da güçlü bir ordu için sadece finansal desteğin yeterli olmayacağını belirten Karzai, bunun yanında eğitim, zaman, konfigürasyon, ordunun zaman içinde kurumsallaşmasının Afgan ordusunu güçlü, kurumsallaşmış, iyi eğitimli ve yetkin bir orduya çevireceğini söyledi.
Karzai, orduyu yapılandırmaya sıfırdan başladıklarını vurgulayarak, daha iyi eğitim, ekipman, kışlalar, kalacak yerler, iyi bir eğitim altyapısı ve silahlı kuvvetlerin işlevlerini bir kurum olarak yerine getirmesi için geçmesi gereken zaman gibi konuların herkesin önünde olan sorunlar olduğunu ifade etti.
-LONDRA'DAKİ KONFERANS FIRSAT OLACAK-
''Taliban'ın sivil stratejiye kazandırılması'' için bir süreç başlatılıp başlatılmadığı ve konunun Londra'da gündeme gelip gelmeyeceğine dair bir soruyu yanıtlayan Karzai, şöyle konuştu:
''Londra'daki konferans aslında Afganistan için çok önemli bir fırsat olacak. Afganistan dünyaya uzlaşma ve yeniden entegrasyon stratejisini anlatma fırsatı bulacak. Bu uzlaşmanın hangi yapılar içerisinde, hangi kaynaklarla yapılacağını anlatacağız. Hem yeniden entegrasyon, hem uzlaşma için her türlü çerçeveyi düşünmüş bulunuyoruz. Bununla ilgili de destek arayacağız.''
Karzai, bu konuda tek başına askeri bir çözümün yetmeyeceğini, bu sorunun barışçıl çözümü için gün geçtikçe daha fazla çalışmak gerektiğini dile getirdi.
Karzai, ''El Kaide veya diğer terörist ağların parçası olmayan Talibanı düşünmeliyiz ve bunu gerçekleştirdikten sonra da siyaseti, ekonomik kalkınmayı ve iknayı kullanmalıyız. İran, Afganistan'ın iyi bir komşusudur. O konuda yapıcı bir angajmana girmiştir. Aramızdaki ilişkiler gayet iyi komşuluk ilişkileridir'' diye konuştu.
ABD'nın Kabil Büyükelçisinin kendisi için ''yetersiz bir stratejik ortak'' tanımlaması yaptığı ifade edilerek, yorumunun sorulması üzerine Karzai, şöyle konuştu:
''Afganistan, terörle mücadelenin ön cephesidir. Afgan halkı her gün bu mücadelede kayıplar vermektedir. Afganlar polislerinden, kolluk kuvvetlerinden her gün can kayıplarına uğramaktadır. Çok büyük insan kaybımız oldu. Malımızla, canımızla bunun bedelini ödemiş bulunuyoruz. Eğer ortaklık dediğiniz Amerika'nın iradesine boyun eğmekse, tabii ki benim aklımdaki ortaklık bu değil. Ortaklık, biri çok zengin, biri çok fakir de olsa iki egemen ülke arasında işbirliğidir. Afgan halkının kaderini belirlemesidir. Ama eğer bu ortaklık herhangi bir Amerikan resmi temsilcisi tarafından Afganistan'ın daha az yetkin bir birim olarak tanımlanmasına ve boyun eğmesine yol açacak şekilde tanımlanıyorsa o zaman doğru, biz yetersiz bir ortak olmayacağız.''
''Yeniden entegrasyon stratejisinde, Taliban'ın orduya katılmasına imkan verip vermeyecekleri ve ABD'nin bu konudaki yorumunu'' soran bir gazeteciye ise Karzai, ''Terörist ağların parçası olmayan Taliban, aslında Afgan halkının çocuklarıdır. Mutlaka yeniden entegrasyona tabii tutulması lazım. Bunu devam eden bir süreç olarak görüyoruz'' diye konuştu.
Sorunun çok uzun yıllardır Afganistan'da yaşanan yabancı müdahale ve işgaller ile bu müdahalelerin yol açtığı yoksulluk gibi sorunların sonucu olduğunu ifade eden Karzai, ''Afganistan geleceğe doğru giderken çok verimli, hızlı bir şekilde hareket edebilmeli, hükümet bu sorunları iyi bir şekilde ele alabilmeli'' dedi.
Bir gazetecinin ''El Kaide Yemen'de ABD'nin önceliği haline gelmiş durumda ve ABD Yemen'deki sorunlarla Afganistan'daki sorunları ilgili görüyor. Siz böyle bir bağ görüyor musunuz?'' şeklindeki sorusu karşısında Karzai, Yemen'de olup bitenlerle ilgili çok fazla bir bilgisi olmadığını belirtti.
Karzai, şöyle konuştu:
''Tabii ki El Kaide Yemen'de faal ise, terörist ağlar nerede faaliyet gösteriyorsa uluslararası toplum olarak sorumluluğumuz bunlarla mücadele etmek. Müslüman kardeş ülkeler arasındaki işbirliği burada çok önem taşıyor. Bu alanda Müslüman dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan da Yemen'in komşusu. Suudi Arabistan'daki kardeşlerimiz için de güvenlik büyük önem taşıyor. Dolayısıyla onların bu konuda alacağı her türlü kararı biz de tam anlamıyla destekleyeceğiz.''
Cumhurbaşkanı Gül, Afganistan'da terör ve uyuşturucuyla mücadelede atılan adımlar ve Türkiye'nin bu konudaki desteğinin ne olduğunun sorulması üzerine, Türkiye'nin, Afganistan'a bir yandan NATO çerçevesi içinde askeri yardım, diğer yandan sağlık, eğitim, yol yapımı, ziraat, polis eğitimi gibi geniş bir alanda Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma yardımını yaptığını hatırlattı.
Terörle mücadelede konusunda özellikle Kabil'de birkaç gün önce gerçekleşen terör saldırılarında Afgan güçlerinin ne kadar iyi eğitildiğini ve nasıl karşılık verebileceğinin görüldüğünü kaydeden Gül, bu başarının güveni de artırdığını söyledi.
Gül, Türkiye'nin aynı zamanda Kabil'in de güvenliğinden sorumlu olduğunu hatırlatarak, ''Terörle mücadele çok geniş boyutta ele alınmaktadır. O yönde bütün ülkeler de Afganistan'a en güçlü desteği vermektedir. Narkotikle mücadele yapılırken, onun yerine konacak alternatif gelir kaynaklarının Afgan halkına da, tabii, gösterilmesi çok önemli oluyor. Bu yönde de çok büyük çalışmalar vardır. Çünkü narkotik meselesi sadece Afganistan'ın sorunu değildir, bütün dünyanın sorunudur'' şeklinde konuştu.
-TÜRK HALKI VE CUMHURBAŞKANI GÜL'E TEŞEKKÜR-
Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai de, Türkiye halkına, Cumhurbaşkanı Gül nezdinde yardımları ve Afganistan'ı düşündükleri için teşekkür etti.
Bir soru üzerine Afganistan'da güçlü bir ordu için sadece finansal desteğin yeterli olmayacağını belirten Karzai, bunun yanında eğitim, zaman, konfigürasyon, ordunun zaman içinde kurumsallaşmasının Afgan ordusunu güçlü, kurumsallaşmış, iyi eğitimli ve yetkin bir orduya çevireceğini söyledi.
Karzai, orduyu yapılandırmaya sıfırdan başladıklarını vurgulayarak, daha iyi eğitim, ekipman, kışlalar, kalacak yerler, iyi bir eğitim altyapısı ve silahlı kuvvetlerin işlevlerini bir kurum olarak yerine getirmesi için geçmesi gereken zaman gibi konuların herkesin önünde olan sorunlar olduğunu ifade etti.
-LONDRA'DAKİ KONFERANS FIRSAT OLACAK-
''Taliban'ın sivil stratejiye kazandırılması'' için bir süreç başlatılıp başlatılmadığı ve konunun Londra'da gündeme gelip gelmeyeceğine dair bir soruyu yanıtlayan Karzai, şöyle konuştu:
''Londra'daki konferans aslında Afganistan için çok önemli bir fırsat olacak. Afganistan dünyaya uzlaşma ve yeniden entegrasyon stratejisini anlatma fırsatı bulacak. Bu uzlaşmanın hangi yapılar içerisinde, hangi kaynaklarla yapılacağını anlatacağız. Hem yeniden entegrasyon, hem uzlaşma için her türlü çerçeveyi düşünmüş bulunuyoruz. Bununla ilgili de destek arayacağız.''
Karzai, bu konuda tek başına askeri bir çözümün yetmeyeceğini, bu sorunun barışçıl çözümü için gün geçtikçe daha fazla çalışmak gerektiğini dile getirdi.
Karzai, ''El Kaide veya diğer terörist ağların parçası olmayan Talibanı düşünmeliyiz ve bunu gerçekleştirdikten sonra da siyaseti, ekonomik kalkınmayı ve iknayı kullanmalıyız. İran, Afganistan'ın iyi bir komşusudur. O konuda yapıcı bir angajmana girmiştir. Aramızdaki ilişkiler gayet iyi komşuluk ilişkileridir'' diye konuştu.
ABD'nın Kabil Büyükelçisinin kendisi için ''yetersiz bir stratejik ortak'' tanımlaması yaptığı ifade edilerek, yorumunun sorulması üzerine Karzai, şöyle konuştu:
''Afganistan, terörle mücadelenin ön cephesidir. Afgan halkı her gün bu mücadelede kayıplar vermektedir. Afganlar polislerinden, kolluk kuvvetlerinden her gün can kayıplarına uğramaktadır. Çok büyük insan kaybımız oldu. Malımızla, canımızla bunun bedelini ödemiş bulunuyoruz. Eğer ortaklık dediğiniz Amerika'nın iradesine boyun eğmekse, tabii ki benim aklımdaki ortaklık bu değil. Ortaklık, biri çok zengin, biri çok fakir de olsa iki egemen ülke arasında işbirliğidir. Afgan halkının kaderini belirlemesidir. Ama eğer bu ortaklık herhangi bir Amerikan resmi temsilcisi tarafından Afganistan'ın daha az yetkin bir birim olarak tanımlanmasına ve boyun eğmesine yol açacak şekilde tanımlanıyorsa o zaman doğru, biz yetersiz bir ortak olmayacağız.''
''Yeniden entegrasyon stratejisinde, Taliban'ın orduya katılmasına imkan verip vermeyecekleri ve ABD'nin bu konudaki yorumunu'' soran bir gazeteciye ise Karzai, ''Terörist ağların parçası olmayan Taliban, aslında Afgan halkının çocuklarıdır. Mutlaka yeniden entegrasyona tabii tutulması lazım. Bunu devam eden bir süreç olarak görüyoruz'' diye konuştu.
Sorunun çok uzun yıllardır Afganistan'da yaşanan yabancı müdahale ve işgaller ile bu müdahalelerin yol açtığı yoksulluk gibi sorunların sonucu olduğunu ifade eden Karzai, ''Afganistan geleceğe doğru giderken çok verimli, hızlı bir şekilde hareket edebilmeli, hükümet bu sorunları iyi bir şekilde ele alabilmeli'' dedi.
Bir gazetecinin ''El Kaide Yemen'de ABD'nin önceliği haline gelmiş durumda ve ABD Yemen'deki sorunlarla Afganistan'daki sorunları ilgili görüyor. Siz böyle bir bağ görüyor musunuz?'' şeklindeki sorusu karşısında Karzai, Yemen'de olup bitenlerle ilgili çok fazla bir bilgisi olmadığını belirtti.
Karzai, şöyle konuştu:
''Tabii ki El Kaide Yemen'de faal ise, terörist ağlar nerede faaliyet gösteriyorsa uluslararası toplum olarak sorumluluğumuz bunlarla mücadele etmek. Müslüman kardeş ülkeler arasındaki işbirliği burada çok önem taşıyor. Bu alanda Müslüman dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan Suudi Arabistan da Yemen'in komşusu. Suudi Arabistan'daki kardeşlerimiz için de güvenlik büyük önem taşıyor. Dolayısıyla onların bu konuda alacağı her türlü kararı biz de tam anlamıyla destekleyeceğiz.''
