Atatürk'ü Masonlar mı öldürdü?

Türk tarihine ait EN BÜYÜK 5 KOMPLO TEORİSİ

Haberi aynen aktarıyoruz, Murat Bardakçı’ nın kaleminden:

Tarihçi yazar Murat Bardakçı Haberturk'teki köşesinde Türklerin en büyük komplo teorilerine yer verdi. HABERTÜRK TV’de, geçen sene “Tarihin Arka Odası” programını yapmaya başlayıncaya kadar, tarihe milletçe meraklı olduğumuzu zannederdim.

TARİH MERAKIMIZ ÇOK ESKİLERDE KALDI

Zira çocukluk ve gençlik senelerimde etrafımdaki hemen herkes tarih konuşurdu; bol bol okurlardı ve hemen her gün sohbetler olurdu. Tarih, o çevrede günlük hayatın bir parçası gibiydi. Merakımız meğerse çoook eskilerde kalmış... Tarihe hakikaten düşkün olanların artık yok denecek kadar azaldıklarını, tarihin sadece komplo teorileri kurma ve paranoyak düşüncelere sapma vasıtası hâline geldiğini, ben TV’de program yapmaya başladıktan sonra fark ettim.

KOMPLO TEORİLERİNDEN BAZILARI

Ne demek istediğimi, her hafta aldığım binlerce mesajın ortak noktalarını naklettiğim takdirde rahatça anlayabilirsiniz.
İşte, hiçbir kaynağa ve belgeye dayanmadan ortaya atılmış ama halkın maalesef inandığı komplo teorilerinden bazıları:

Fatih Sultan Mehmed, hayatını normal şekilde noktalamadı, öldürüldü.
Hükümdar, başta o zamanın Papa’sı olmak üzere Hristiyan dünyası tarafından
zehirletildi ve bu işte de Yahudi bir doktor kullanıldı.

İTTİHAD VE TERAKKİ MASONLAR TARAFINDAN KURULDU

Sultan İkinci Abdülhamid, tahtından Yahudiler’e Filistin’de toprak satmayı reddettiği için düzenlenen bir Siyonist darbesi ile indirildi. 31 Mart Olayı’nın ve Sultan Abdülhamid’in hal’ edilmesinin ardında hem Siyonistler vardı, hem de Masonlar... İttihad ve Terakki Partisi de Masonlar tarafından zaten bu maksatla kurulmuştu.
ATATÜRK'Ü MASONLAR ÖLDÜRDÜ

Atatürk’ü de Masonlar öldürdü. Masonlar, localarını kapatıp faaliyetlerine son verdiği için Atatürk’e düşmandılar ve kendilerinden olan doktorlar vasıtasıyla yavaş yavaş zehir verip ölümüne sebep oldular.

AH, O DÖNMELER YOK MU?

Ve son birkaç senenin en yaygın paranoyası: Cumhuriyet Türkiyesi’nde “iktidar” demek, aslında sadece Yahudiler ile dönmeler, yani Sabetayistler demekti. Özellikle dönmeler, devletin kuruluşundan itibaren heryeri ele geçirdiler, birbirleriyle yaptıkları evlilikler neticesinde daha da güçlendiler ve Türkiye’nin şu anda herşeyine hâkim olmuş vaziyetteler!
Bütün bu paranoyak teorilere, şimdi de Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluşu meselesi ilâve edilmiş: Hatırlarsınız: Üstad Prof. Dr. Halil İnalcık, geçen Temmuz’da “Osmanlı Devleti Söğüt’te değil, Yalova’da kuruldu” demiş, kuruluş tarihinin 1299 değil 1302 olduğunu söylemişti.

Halil Hoca’nın bu açıklamasından sonra, Yalova’da önde gelen tarihçilerin katıldığı bilimsel bir toplantı yapıldı ve kuruluş mekânının Yalova olduğunun tesciline çalışıldı. O günlerde, Habertürk’te “Halil Hoca ‘Osmanlı Devleti Yalova’da kuruldu’ dediyse, orada kurulmuştur” başlıklı bir yazım çıktı.

BU NE ÇATLAKLIKTIR!

Bir dostumun dün bana naklettiği komplo teorisi, işte bu yazımdan sonra ortaya atılmış. Halil Hoca, kuruluş yerinin Söğüt değil Yalova olduğunu söylerken hiçbir art niyet taşımıyormuş, konuyu işin böyle olduğuna inandığı için gündeme getirmiş ama benim meğerse başka planlarım, daha doğrusu “bağlantılarım” varmış: “Halil Hoca doğru söylüyor” diye yazmamın sebebi, yakın dostum olan yaşlı bir işadamının Yalova’daki arazilerinin değerinin artmasını sağlamakmış. Bu yaşlı işadamı dostumun çok bilinen bir de vakfı varmış ve Halil Hoca’nın Yalova teorisinden sonra hem arazilerini daha pahalıya satacak, hem de vakfı güçlenecekmiş!

PARANOYANIN BÖYLESİNE ÇÜŞ DENİR

Komplo teorilerinde bahsi geçen işadamını hayatımda hiç görmemem ve vakfının faaliyetlerinden de pek hoşlanmamam bir yana, 700 küsur sene öncesinin tarihî hadiseleriyle bugünün rant kavramlarını bir araya getirmek nasıl bir çatlaklıktır, anlayamıyorum. Paranoyanın böylesine, sadece “Çüşşşş!” denir