AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulunuyor...

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek saat 19.30'da başlayan Sürmanşet programında çarpıcı açıklamalarda bulunuyor.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulunuyor...
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek çarpıcı açıklamalarda bulunuyor...
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Beyaz Tv'de yayınlanan Sürmanşet programında, açıklamalarda bulundu.

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek'in konuşmalarından satır başları:

ÖZGÜR ÖZEL'DEN İLGİNÇ BURSA ÇIKIŞI

“Adalet Bakanlığımıza, Sayın Adalet Bakanımız Akın Gürlek başta olmak üzere bütün yetkilileri seslenmek istiyoruz. Yargının, Özgür Özel'in kedisinin doğum günü olmayan günlerde işlemesi lazım. Çünkü, Özgür Bey'in kedisinin doğum günü var. Beraberce o gün herhalde pasta üfleyeceklerdi ve ona göre de yargıyı işleteceklerdi.”

“Yani Özgür Bey, kedisiyle ilgili doğum günü kutlarken, yargı çalışmasın arkadaş bu ülkede. Bunu söylüyor. Ya böyle bir genel başkan olur mu Allah aşkına? ‘Benim kedimin doğum günü bugün, nasıl operasyon yaparsınız? Kedimin ismi Zafer.' Bize ne kardeşim senin kedinin doğum gününden? Ailecek toplanın pasta mı üfletiyorsunuz, beraber eğleniyor musunuz, ne yapıyorsunuz yapın. Kedinin doğum günü diye yargı işlemeyecekmiş. Böyle bir muhalefet olur mu? Böyle bir savunma olur mu?”

“Sayın Özgür Özel, gerçekten gülünç duruma düşüyorsunuz. Kedinizin doğum günü var diye, yargının işlememesini istemek ne demek? Yani düşünebiliyor musunuz? Adalet Bakanı'ndan yargıya gidiyor diyor ki, ‘Benim tam da kedimin doğum gününde. Bize bunu yaptınız. Adı da zafer.' Yani böyle bir şey olabilir mi? Diyecek kelime bulamıyorum.”

“CHP'LİLERE BÜYÜK HAKSIZLIK”

“Kimi yerde CHP'liler sevgililerini işe alıyorlar, kimi yerde eşleri var, akrabaları var, bunlarla birlikte iş yürüyor. Kaç aydır biz burada teyze oğlu, amca oğlu, dayı oğlu, şoförünün akrabaları, kimleri kimleri işe koydular, bunları tek tek konuştuk. Cumhuriyet Halk Partisi hakikaten işi bilen, bu noktada çalışabilecek nitelikteki kişileri göreve getirmez. Kimi getirir? Eşini, dostunu, akrabasını getirir. Olan kime olur biliyor musunuz? Bu millete olur.”

“Bakın ben şuna da üzülüyorum. Ben 14 yaşımdan beri Refah Partisi Gençlik Kolları'ndaydım. Okuyan Gençlik'ti bizim o zaman gittiğimiz yer. Bizim içimizde her zaman şu vardır. Oradaki yetişen kadrolardaki kardeşlerimiz, bayrak asanından mücadele edenine, kumanyayı getireninden tut, otobüse binip orada anons edenine kadar, herkesin bir ideali vardır. İşte memleketimizi daha iyi noktaya getireceğiz. Ama gelirken de tabii ki bir yer kazanıldığı zaman, bir belediye, orada iş bulma imkanını da arzu edenler olabilir veya burası sayesinde belki bir ablası, eşi ya da dostu bir kişi de burada iş sahibi olup memlekete orada faydalı olabilecek duruma gelir. Ben şu kanaatteyimdir her zaman, herkes kendi ekibiyle gelmelidir. AK Parti gelirken, AK Parti kadrolarıyla gelmelidir. Ama liyakata da dikkat etmelidir. Yani CHP'lilerinde seçildiği zaman belediyelere CHP'lileri almalarından hiç rahatsız değilim. İnsanlar kadrolarıyla gelmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin teşkilatında çalışanlara hiç mi saygınız yok? Ya bu adamlar anons yaptı, koşturdu, mücadele etti, sandık başında bekledi. Her türlü mücadeleyi verdi. Siz ne biçim teşkilatçısınız? Karınızı koymuşsunuz, sevgilinizi koymuşsunuz, eşinizi, dostunuzu koymuşsunuz. Sizin için emek veren çalışanları kapı dışına atmışsınız. Ya böyle siyasi parti olur mu? Siyasi partide çalışan bir kişi için önce teşkilat. Benim için öyledir. Benim önce teşkilatımdaki kardeşlerim, mücadele eden kardeşlerim, o şehri güzelleştirmek isteyenler, tabii ki bu kadrolarda önde yer alacak kişilerdir. Ama bunlarda, dayı oğlu, amca oğlu, teyze oğlu, hala oğlu, doldurmuşlar her tarafı. Ya bu CHP'lilere de büyük bir haksızlık. Ama utanırlar mı? Utanmazlar... Utanacak adamın yüzü olması lazım. Bu adamlarda yüz olsa zaten utanma duyguları da gelişir. Bunların yüzü yok. Olmadığı için de bu hareketleri yapmaya devam ediyorlar.”

ÖZGÜR ÖZEL BU KEZ DE İZMİR ÜZERİNDEN SAÇMALADI

“İstanbul'da, Büyükşehir Belediyesi'nin deprem toplama merkezlerini imara nasıl açtıklarını, hepsini görüyoruz. Şimdi kalkmışlar burada TÜGVA'yı eleştiriyorlar, okçular vakfını eleştiriyorlar. Bunların niye hep, Türk örf ve gelenekleriyle ilgili derneklere de düşmanlıkları var anlamıyorum. Yani bu ok, ne zarar veriyor kendilerine? Ya da Okçuluk Vakfı'nın kendisi verdiği zararlar ne? Size buralar verildi de ne oldu? Sayın Özgür Özel, 23 Nisan'da kız çocuklarına direk dansı yaptırdığınız mı iyi oldu? Bunu mu söyleyeceksin? Çıplak semazen çıkartıp da İzmir'de, çıplak semazenleri gösterdiniz de bunlarla mı övünüyorsunuz? Ya bir insan bir döner kendi yaptıkları reziliklere bakar. Size bu belediyeler verilmiş, yaptıklarınızı görüyoruz. Sevgililerinizi alıyorsunuz, belediyede işe koyuyorsunuz. Yaptığınız iş belli. Sizin dediğiniz o deneklerde, vatanına, milletine, sevgi dolu olan gençler yetişiyor. Bunların rahatsızlığı ne biliyor musunuz? Bilimle, teknolojiyle buluşmuş bir gençlik yetişmesi.”