Bakan Simsek Açiklamasi '2025 Dezenflasyon Yili Olacak'
Hazine ve Maliye Bakani Mehmet Simsek, Hazine ve Maliye Bakani Mehmet Simsek, enflasyonda öncelikli hedefin tek haneli rakamlara inmek oldugunu belirterek, "Enflasyonu düsürmekte çok kararliyiz. 2025 dezenflasyon yili olacak" dedi.
Hazine ve Maliye Bakani Mehmet Simsek, katildigi bir televizyon programinda ülke ekonomisi ve uluslararasi ekonomik gelismeler hakkinda degerlendirmelerde bulundu. TÜIK’in açikladigi enflsyon verilerine iliskin de konusan Simsek, 2025 yilinin dezenflasyon yili olacagina dikkati çekti.
Küresel piyasalardaki son duruma iliskin konusan Simsek, “Küresel piyasalardaki çalkanti geçici bir panik ataga benziyor. Bunun merkez üssü Japonya’dir ama yansimalari global oldu. Tetikleyen faktör ABD’nin yumusak riski basaramamasi riski ve resesyona girme riski; bilindigi gibi sirket degerlemeleri, piyasa degerlemeleri oldukça siskin. Eger ekonomide yavaslama olur sirket karliliklari bunu destekleyici nitelikte olmazsa tabii ki bir düzeltme beklenebilir” açiklamasinda bulundu.
“Petrol ve emtia fiyatlarinda düsüs bizi cari açik ve enflasyon kanaliyla olumlu etkiler”
Simsek, uluslararasi piyasalardaki dengesizliklerin sonucunda ABD’de güçlü büyümenin nispeten devam edecegini söyleyerek, “Su anda bir düzeltme hareketi vardir. Türkiye’ye yansimalarina bakacak olursak; küresel büyümede yavaslama olacaksa bu bir taraftan risk istahini olumsuz etkiliyor bize de olumsuz etki olur. Ama beraberinde petrol ve emtia fiyatlarinda düsüs getiriyor. Buradaki düsüs bizi cari açik ve enflasyon kanaliyla olumlu etkiler. Geçtigimiz hafta Cuma gününe ve düne yani pazartesiye bakarsaniz; piyasalar Fed’in çok daha hizli ve fazla faiz indirecegini öngörmeye basladi.
Küresel finansal kosullarinda bu gelismeler isiginda gevsemesi yine Türkiye gibi gelismekte olan ülkelerin lehinedir. Fon akisini etkileyebilir” ifadelerine yer verdi.
“Yabanci pozisyonunun çok fazla olmamasi bu türden çalkantilarin Türkiye’ye yansimasini sinirlar”
Simsek, küresel piyasalardaki sert dalgalanmanin Türkiye’ye etkisinin, yabanci pozisyonunun az olmasi nedeniyle az olacagini aktararak, “Bu tür çalkantilar Türkiye’yi nasil etkiler herkesin aklinda bulunan bir soru. Bizim bir hikayemiz var. Bu bir dezenflasyon ve yapisal dönüsüm hikayesi. Dolayisiyla hikayesi olan ülkeler genelde bu tür olumsuz kosullarda bile nispeten az etkilenebilirler. Dolayisiyla yabanci pozisyonunun çok fazla olmamasi, hikayemizin olmasi, petrol fiyatlarindaki düsüsün bize olumlu yansiyacak olmasi, küresel-finansal kosullarin gevsemesinin bizim gibi gelismekte olan ülkelerin lehine olmasi gibi faktörler bu türden çalkantilarin Türkiye’ye yansimasini sinirlar” diye konustu.
“Programimizin özü enflasyonu tek haneye düsürmek”
Enflasyon oranlari ve enflasyonla mücadelede gelinen noktayi degerlendiren Simsek, “Uygulamakta oldugumuz reforma ve istikrar programi var. Özellikle makro finansal istikrar, fiyat istikrari önemli. Reform hususi ise; yapisal dönüsümdür. Yesil dönüsümden sanayi dönüsüme kadar çok kapsamli bir dönüsümden bahsediyoruz. Ülkenin rekabet gücünü arttiracak bir dönüsümdür. Programin en büyük önceligi milletimiz hayat pahaliligi belasindan kurtarmak. Çünkü bir enflasyonu çok kötü bir vergi olarak görüyoruz; bizim yaklasimimiz budur. Özellikle sabit gelirliler açisindan gelir dagilimini bozan çok önemli bir makroekonomik problemdir. Enflasyon bizim karsi karsiya oldugumuz en önemli problemdir. Bizim programimizin özü de dezenflasyon yani enflasyonu kalici sekilde tek haneye düsürmek” seklinde konustu.
“Enflasyonda temmuz ayinda oldukça güçlü bir düsüs yasandi, bu agustos ayinda da devam edecek”
Uygulamakta olduklari reform ve istikrar programinin 3 yillik bir program oldugunu ve bunun için 1 yillik geçis dönemi öngördüklerini aktaran Simsek, “Dezenflasyona ortam hazirlamak için politika setini insa etmemiz gerekiyordu, ekosistemi yeniden kurgulamamiz gerekiyordu. Biz geçis dönemini mayis ayinda bitirdik. Haziran ayi itibariyla yillik enflasyon düsmeye basladi.
Temmuz ayinda oldukça güçlü bir düsüs yasandi. Bu agustos ayinda da devam edecek. Düsüs hizi ayni olmamakla birlikte düsüs ayi önümüzdeki aylarda da devam edecek. Su andaki gelismeler bizim program öngörülerimizle paralel gidiyor. Hatirlanacagi üzere mayis ayindan yillik enflasyon yüzde 75’in üzerinde zirveyi buldu. Temmuz ayinda yaklasik olarak yüzde 62 civarina indi” açiklamasinda bulundu.
“2025 dezenflasyon yili olacak”
Simsek, gelecek 12 ay için piyasa beklentisinin yüzde 30, 24 ay içinse yüzde 19 civari oldugunu belirterek, “Biz tabii ki bu beklentilere deger veriyoruz ama performansimiz ve hedeflerimiz arasindaki fark azaldikça inaniyoruz ki beklentilerin de yakinsama ihtimali yüksektir. Enflasyonu düsürmekte kararliyiz. Milletimizin sikintilarini giderecegiz. 2025 yilinda ilk rahatlamayi görecegiz. Ilk yilimiz zorlu bir yildi çünkü dezenflasyona geçis yiliydi. Simdi 2025 dezenflasyon yili olacak. Milletimiz bunun sonuçlarini görecek ve çektigimiz sikintilara degecek” sözlerini sarf etti.
“Siyasi destek çok önemli”
Simsek, çok güçlü bir program ortaya koyduklarini ve bunda siyasi desteginin çok önemli olduguna dikkati çekerek, “Çok güçlü bir program ortaya koyduk ve bunu Cumhurbaskani recep Tayyip Erdogan’in destegiyle gerçeklestiriyoruz. Siyasi destek çok önemli. Teknik anlamda dünyanin en iyi programini ortaya koyabilirsiniz ama esas belirleyici olan siyasi iradedir. 90’li yillardaki basari ve basarisizligi belirleyen de oydu. 2000’li yillarin basinda yine güçlü bir program güçlü bir sekilde kararli bir sekilde yayinlandi. Biz bunu basaracagiz, enflasyon düsecek ama biraz zamana ihtiyacimiz var” dedi.
“Orta Dogu’da gerginlik muhtemelen bizim cari açigimiz milli gelire oran olarak yüzde 1,5’un altinda olacakti”
Ortadogu’daki siyasi gelismelerin Türkiye’deki siyasi gelismelere etkisine iliskin sorulan sorulari da yanitlayan SImsek, “Bugüne kadar ki jeopolitik gerginlik endeksine bakildiginda baya yukarilara çiktigini görüyoruz. Fakat piyasa fiyatlamalarina baktiginiz zaman piyasa bu gerginligin, savaslarin ve çatismalarin yayilmayacagi varsayimiyla hareket ediyor. Orta Dogu’daki gerginlikleri önemsiyoruz. Gerginlik olmasaydi muhtemelen bizim cari açigimiz belki milli gelire oran olarak yüzde 2 yerine yüzde 1,5’un altinda olacakti. Örnek olarak söylüyorum. Biz bunlari önemsiyoruz ve yakindan takip ediyoruz. Risk istahindaki gelismeler bizi de etkiliyor” ifadelerine yer verdi.
“Yil sonu enflasyon hedeflerini tutturmaya iliskin bir endisemiz yok”
Enerjideki fiyat artislarini Merkez Bankasi’nin hedef patikasinin ortak noktasi olan yüzde 38’e göre artirdiklarini da sözlerine ekleyen Simsek, “Hatta dogal gazda hanehalkina yansimasi yüzde 24 civari. Enerjideki fiyat artislari yillik bazda zaten enflasyon patikasiyla uyumlu yaptik. Burada bir sürpriz yok. Özetle yil sonu enflasyon hedeflerini tutturmaya iliskin bir endisemiz yok. Öngörülerimiz dogrultusunda gidiyor. Hedefleri tutturacagiz ve bu konuda kararliyiz” seklinde konustu.
“Dünyada 3 ayri kredi derecelendirme kurulusu kredi notu artisina mazhar olan tek ülke Türkiye’dir”
SImsek, Türkiye’nin uluslararasi derecelendirme kuruluslarinda görünümünün gün geçtikçe iyilestigine deginerek, “Moody’s Türkiye’yi ilk kez 2 kademe artirmisti, bu normal degil çok istisnadir. 2024 yili içerisinde dünyanin önde gelen 3 ayri kredi derecelendirme kurulusu kredi notu artisina mazhar olan tek ülke dünyada Türkiye’dir. Sadece kredi notumuz artmadi, görünüm de olumlu. Yani bu politikalari kararlilikla uygularsaniz notunuzu tekrar artiracagiz demek” açiklamasinda bulundu.
“Sadece borç perspektifi ile bakarsaniz biz zaten yatirim yapilabilir kredi notunu hak ediyoruz”
Türkiye’nin yatirim yapilabilir ülkeler listesine girme sürecinde oldugunu, bu çerçevede çalismalar yürütüldügünü dile getiren Simsek, “Programimiz güçlü, önümüzde 4 yilimiz var. Bütçe disiplini zaten bizim artik DNA’mizda var. Deprem, EYT nedeniyle geçici bütçe dengesizlikleri yasiyoruz. Bunu görmemiz lazim. Ama bunlari düzeltmek için bir çaba içerisindeyiz. Dolayisiyla bütçe disiplini çok önemli. Bizim zaten borcun milli gelire orani akranlarimiza göre yani bize benzer ülkelere göre çok düsük. Dolayisiyla sadece borç perspektifi ile bakarsaniz biz zaten yatirim yapilabilir kredi notunu hak ediyoruz. Ama sadece borca bakilmiyor. Bizde enflasyon çok yüksek. O nedenle enflasyonu tek haneye düsürmemiz lazim. Bizde cari açik da çok yüksek. Cari açigi da kalici sürdürebilir seviyelere çekmemiz lazim” diye konustu.
“Türkiye önemli cazibe merkezi haline gelecek”
Yabanci yatirimcilarin Türkiye’ye yaptiklari yatirimlarin seviyesine de deginen Simsek, su ifadelere yer verdi:
“Ülkemizin mutlaka kendisinden daha teknolojik gelismis ülkelerden yatirim çekmesi lazim. Dogrudan yatirimlar gayrimenkul alimiyla sinirliydi. Simdi bu programi uygulamaya basladiktan sonra ilgi artmaya basladi.
Genelde biraz zaman aliyor. Türkiye bu programi uygulayarak önemli cazibe merkezi haline gelecek. Türkiye büyük bir ekonomi. Türkiye yaklasik 86 milyon nüfusa sahip. Kisi basi milli geliri 13 bin dolarin üzerinde. Türkiye belki 15 bin dolari zorlar bu yil. Su anda bana nüfusu 86 milyon ve üzeri olan kisi basi milli geliri 13-15 bin dolar arasi olan kaç ülke sayabilirsiniz? Bir elin sayisi kadar.”
“Emekli, memur, asgari ücretliyi enflasyon sikintisindan kurtarmak en büyük önceligimiz”
Simsek, Orta Vadeli Program’a (OVP) iliskin yaptigi degerlendirmede ise, OVP’nin 3 yillik bir program oldugunu ve her sene yenilendigini dile getirerek, “Her sene özel sektör için rehber, kamu için baglayici yol haritasi açiklamamiz lazim. Enflasyonla ilgili tereddütümüz yok. Emekli, memur, asgari ücretliyi enflasyon sikintisindan kurtarmak en büyük önceligimiz. Bu sene için MB’nin belirledigi üst bant yüzde 42. Biz yaklasacagimiza yakalayacagimiza inaniyoruz” ifadelerine yer verdi.
Cari açigi bu sene için yüzde 3,1 olarak beklediklerini fakat muhtemelen açik yüzde 2 civari hatta belki altinda olacagini aktaran Simsek, bunun öngördüklerinden çok daha iyi bir cari açik oldugunu kaydetti.
Simsek, rezerv birikimlerinin ise bizim hayal ettiklerinin ötesinde oldugunu hatirlatarak, ‘rezervlerde swap hariç artiya acaba birkaç yilda geçebilir miyiz’ diye düsündüklerini fakat ilk yilda bunu muazzam bir sekilde basardiklarini dile getirdi.
“Maliye denetimleri yogunlasarak, artarak her sektörde devam edecek”
Simsek, yüksek kazançlardaki denetimlerin devam edecegine de dikkati çekerek, “Maliye denetimleri yogunlasarak, artarak her sektörde devam edecek. Her sektörde. Bizim kayit disilikla mücadele disinda hiçbir seçenegimiz yok. Vergilerde biz birçok alanda sinirdayiz. Artik vergide oranlarindaki artistan çok kayit disilikla mücadelede dozu artiracagiz” açiklamasinda bulundu. Simsek, “Çok kazanandan ve kayit disi olandan biz vergi almak için ne gerekiyorsa yapacagiz. Çok kazanlar kesinlikle maliye kapinizi çalacak” dedi.
Kaynak: İHA
Küresel piyasalardaki son duruma iliskin konusan Simsek, “Küresel piyasalardaki çalkanti geçici bir panik ataga benziyor. Bunun merkez üssü Japonya’dir ama yansimalari global oldu. Tetikleyen faktör ABD’nin yumusak riski basaramamasi riski ve resesyona girme riski; bilindigi gibi sirket degerlemeleri, piyasa degerlemeleri oldukça siskin. Eger ekonomide yavaslama olur sirket karliliklari bunu destekleyici nitelikte olmazsa tabii ki bir düzeltme beklenebilir” açiklamasinda bulundu.
“Petrol ve emtia fiyatlarinda düsüs bizi cari açik ve enflasyon kanaliyla olumlu etkiler”
Simsek, uluslararasi piyasalardaki dengesizliklerin sonucunda ABD’de güçlü büyümenin nispeten devam edecegini söyleyerek, “Su anda bir düzeltme hareketi vardir. Türkiye’ye yansimalarina bakacak olursak; küresel büyümede yavaslama olacaksa bu bir taraftan risk istahini olumsuz etkiliyor bize de olumsuz etki olur. Ama beraberinde petrol ve emtia fiyatlarinda düsüs getiriyor. Buradaki düsüs bizi cari açik ve enflasyon kanaliyla olumlu etkiler. Geçtigimiz hafta Cuma gününe ve düne yani pazartesiye bakarsaniz; piyasalar Fed’in çok daha hizli ve fazla faiz indirecegini öngörmeye basladi.
Küresel finansal kosullarinda bu gelismeler isiginda gevsemesi yine Türkiye gibi gelismekte olan ülkelerin lehinedir. Fon akisini etkileyebilir” ifadelerine yer verdi.
“Yabanci pozisyonunun çok fazla olmamasi bu türden çalkantilarin Türkiye’ye yansimasini sinirlar”
Simsek, küresel piyasalardaki sert dalgalanmanin Türkiye’ye etkisinin, yabanci pozisyonunun az olmasi nedeniyle az olacagini aktararak, “Bu tür çalkantilar Türkiye’yi nasil etkiler herkesin aklinda bulunan bir soru. Bizim bir hikayemiz var. Bu bir dezenflasyon ve yapisal dönüsüm hikayesi. Dolayisiyla hikayesi olan ülkeler genelde bu tür olumsuz kosullarda bile nispeten az etkilenebilirler. Dolayisiyla yabanci pozisyonunun çok fazla olmamasi, hikayemizin olmasi, petrol fiyatlarindaki düsüsün bize olumlu yansiyacak olmasi, küresel-finansal kosullarin gevsemesinin bizim gibi gelismekte olan ülkelerin lehine olmasi gibi faktörler bu türden çalkantilarin Türkiye’ye yansimasini sinirlar” diye konustu.
“Programimizin özü enflasyonu tek haneye düsürmek”
Enflasyon oranlari ve enflasyonla mücadelede gelinen noktayi degerlendiren Simsek, “Uygulamakta oldugumuz reforma ve istikrar programi var. Özellikle makro finansal istikrar, fiyat istikrari önemli. Reform hususi ise; yapisal dönüsümdür. Yesil dönüsümden sanayi dönüsüme kadar çok kapsamli bir dönüsümden bahsediyoruz. Ülkenin rekabet gücünü arttiracak bir dönüsümdür. Programin en büyük önceligi milletimiz hayat pahaliligi belasindan kurtarmak. Çünkü bir enflasyonu çok kötü bir vergi olarak görüyoruz; bizim yaklasimimiz budur. Özellikle sabit gelirliler açisindan gelir dagilimini bozan çok önemli bir makroekonomik problemdir. Enflasyon bizim karsi karsiya oldugumuz en önemli problemdir. Bizim programimizin özü de dezenflasyon yani enflasyonu kalici sekilde tek haneye düsürmek” seklinde konustu.
“Enflasyonda temmuz ayinda oldukça güçlü bir düsüs yasandi, bu agustos ayinda da devam edecek”
Uygulamakta olduklari reform ve istikrar programinin 3 yillik bir program oldugunu ve bunun için 1 yillik geçis dönemi öngördüklerini aktaran Simsek, “Dezenflasyona ortam hazirlamak için politika setini insa etmemiz gerekiyordu, ekosistemi yeniden kurgulamamiz gerekiyordu. Biz geçis dönemini mayis ayinda bitirdik. Haziran ayi itibariyla yillik enflasyon düsmeye basladi.
Temmuz ayinda oldukça güçlü bir düsüs yasandi. Bu agustos ayinda da devam edecek. Düsüs hizi ayni olmamakla birlikte düsüs ayi önümüzdeki aylarda da devam edecek. Su andaki gelismeler bizim program öngörülerimizle paralel gidiyor. Hatirlanacagi üzere mayis ayindan yillik enflasyon yüzde 75’in üzerinde zirveyi buldu. Temmuz ayinda yaklasik olarak yüzde 62 civarina indi” açiklamasinda bulundu.
“2025 dezenflasyon yili olacak”
Simsek, gelecek 12 ay için piyasa beklentisinin yüzde 30, 24 ay içinse yüzde 19 civari oldugunu belirterek, “Biz tabii ki bu beklentilere deger veriyoruz ama performansimiz ve hedeflerimiz arasindaki fark azaldikça inaniyoruz ki beklentilerin de yakinsama ihtimali yüksektir. Enflasyonu düsürmekte kararliyiz. Milletimizin sikintilarini giderecegiz. 2025 yilinda ilk rahatlamayi görecegiz. Ilk yilimiz zorlu bir yildi çünkü dezenflasyona geçis yiliydi. Simdi 2025 dezenflasyon yili olacak. Milletimiz bunun sonuçlarini görecek ve çektigimiz sikintilara degecek” sözlerini sarf etti.
“Siyasi destek çok önemli”
Simsek, çok güçlü bir program ortaya koyduklarini ve bunda siyasi desteginin çok önemli olduguna dikkati çekerek, “Çok güçlü bir program ortaya koyduk ve bunu Cumhurbaskani recep Tayyip Erdogan’in destegiyle gerçeklestiriyoruz. Siyasi destek çok önemli. Teknik anlamda dünyanin en iyi programini ortaya koyabilirsiniz ama esas belirleyici olan siyasi iradedir. 90’li yillardaki basari ve basarisizligi belirleyen de oydu. 2000’li yillarin basinda yine güçlü bir program güçlü bir sekilde kararli bir sekilde yayinlandi. Biz bunu basaracagiz, enflasyon düsecek ama biraz zamana ihtiyacimiz var” dedi.
“Orta Dogu’da gerginlik muhtemelen bizim cari açigimiz milli gelire oran olarak yüzde 1,5’un altinda olacakti”
Ortadogu’daki siyasi gelismelerin Türkiye’deki siyasi gelismelere etkisine iliskin sorulan sorulari da yanitlayan SImsek, “Bugüne kadar ki jeopolitik gerginlik endeksine bakildiginda baya yukarilara çiktigini görüyoruz. Fakat piyasa fiyatlamalarina baktiginiz zaman piyasa bu gerginligin, savaslarin ve çatismalarin yayilmayacagi varsayimiyla hareket ediyor. Orta Dogu’daki gerginlikleri önemsiyoruz. Gerginlik olmasaydi muhtemelen bizim cari açigimiz belki milli gelire oran olarak yüzde 2 yerine yüzde 1,5’un altinda olacakti. Örnek olarak söylüyorum. Biz bunlari önemsiyoruz ve yakindan takip ediyoruz. Risk istahindaki gelismeler bizi de etkiliyor” ifadelerine yer verdi.
“Yil sonu enflasyon hedeflerini tutturmaya iliskin bir endisemiz yok”
Enerjideki fiyat artislarini Merkez Bankasi’nin hedef patikasinin ortak noktasi olan yüzde 38’e göre artirdiklarini da sözlerine ekleyen Simsek, “Hatta dogal gazda hanehalkina yansimasi yüzde 24 civari. Enerjideki fiyat artislari yillik bazda zaten enflasyon patikasiyla uyumlu yaptik. Burada bir sürpriz yok. Özetle yil sonu enflasyon hedeflerini tutturmaya iliskin bir endisemiz yok. Öngörülerimiz dogrultusunda gidiyor. Hedefleri tutturacagiz ve bu konuda kararliyiz” seklinde konustu.
“Dünyada 3 ayri kredi derecelendirme kurulusu kredi notu artisina mazhar olan tek ülke Türkiye’dir”
SImsek, Türkiye’nin uluslararasi derecelendirme kuruluslarinda görünümünün gün geçtikçe iyilestigine deginerek, “Moody’s Türkiye’yi ilk kez 2 kademe artirmisti, bu normal degil çok istisnadir. 2024 yili içerisinde dünyanin önde gelen 3 ayri kredi derecelendirme kurulusu kredi notu artisina mazhar olan tek ülke dünyada Türkiye’dir. Sadece kredi notumuz artmadi, görünüm de olumlu. Yani bu politikalari kararlilikla uygularsaniz notunuzu tekrar artiracagiz demek” açiklamasinda bulundu.
“Sadece borç perspektifi ile bakarsaniz biz zaten yatirim yapilabilir kredi notunu hak ediyoruz”
Türkiye’nin yatirim yapilabilir ülkeler listesine girme sürecinde oldugunu, bu çerçevede çalismalar yürütüldügünü dile getiren Simsek, “Programimiz güçlü, önümüzde 4 yilimiz var. Bütçe disiplini zaten bizim artik DNA’mizda var. Deprem, EYT nedeniyle geçici bütçe dengesizlikleri yasiyoruz. Bunu görmemiz lazim. Ama bunlari düzeltmek için bir çaba içerisindeyiz. Dolayisiyla bütçe disiplini çok önemli. Bizim zaten borcun milli gelire orani akranlarimiza göre yani bize benzer ülkelere göre çok düsük. Dolayisiyla sadece borç perspektifi ile bakarsaniz biz zaten yatirim yapilabilir kredi notunu hak ediyoruz. Ama sadece borca bakilmiyor. Bizde enflasyon çok yüksek. O nedenle enflasyonu tek haneye düsürmemiz lazim. Bizde cari açik da çok yüksek. Cari açigi da kalici sürdürebilir seviyelere çekmemiz lazim” diye konustu.
“Türkiye önemli cazibe merkezi haline gelecek”
Yabanci yatirimcilarin Türkiye’ye yaptiklari yatirimlarin seviyesine de deginen Simsek, su ifadelere yer verdi:
“Ülkemizin mutlaka kendisinden daha teknolojik gelismis ülkelerden yatirim çekmesi lazim. Dogrudan yatirimlar gayrimenkul alimiyla sinirliydi. Simdi bu programi uygulamaya basladiktan sonra ilgi artmaya basladi.
Genelde biraz zaman aliyor. Türkiye bu programi uygulayarak önemli cazibe merkezi haline gelecek. Türkiye büyük bir ekonomi. Türkiye yaklasik 86 milyon nüfusa sahip. Kisi basi milli geliri 13 bin dolarin üzerinde. Türkiye belki 15 bin dolari zorlar bu yil. Su anda bana nüfusu 86 milyon ve üzeri olan kisi basi milli geliri 13-15 bin dolar arasi olan kaç ülke sayabilirsiniz? Bir elin sayisi kadar.”
“Emekli, memur, asgari ücretliyi enflasyon sikintisindan kurtarmak en büyük önceligimiz”
Simsek, Orta Vadeli Program’a (OVP) iliskin yaptigi degerlendirmede ise, OVP’nin 3 yillik bir program oldugunu ve her sene yenilendigini dile getirerek, “Her sene özel sektör için rehber, kamu için baglayici yol haritasi açiklamamiz lazim. Enflasyonla ilgili tereddütümüz yok. Emekli, memur, asgari ücretliyi enflasyon sikintisindan kurtarmak en büyük önceligimiz. Bu sene için MB’nin belirledigi üst bant yüzde 42. Biz yaklasacagimiza yakalayacagimiza inaniyoruz” ifadelerine yer verdi.
Cari açigi bu sene için yüzde 3,1 olarak beklediklerini fakat muhtemelen açik yüzde 2 civari hatta belki altinda olacagini aktaran Simsek, bunun öngördüklerinden çok daha iyi bir cari açik oldugunu kaydetti.
Simsek, rezerv birikimlerinin ise bizim hayal ettiklerinin ötesinde oldugunu hatirlatarak, ‘rezervlerde swap hariç artiya acaba birkaç yilda geçebilir miyiz’ diye düsündüklerini fakat ilk yilda bunu muazzam bir sekilde basardiklarini dile getirdi.
“Maliye denetimleri yogunlasarak, artarak her sektörde devam edecek”
Simsek, yüksek kazançlardaki denetimlerin devam edecegine de dikkati çekerek, “Maliye denetimleri yogunlasarak, artarak her sektörde devam edecek. Her sektörde. Bizim kayit disilikla mücadele disinda hiçbir seçenegimiz yok. Vergilerde biz birçok alanda sinirdayiz. Artik vergide oranlarindaki artistan çok kayit disilikla mücadelede dozu artiracagiz” açiklamasinda bulundu. Simsek, “Çok kazanandan ve kayit disi olandan biz vergi almak için ne gerekiyorsa yapacagiz. Çok kazanlar kesinlikle maliye kapinizi çalacak” dedi.
