Delikli Magara Kazisinda 5 Bin Yillik Objeler Bulundu
Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde yürütülen "Delikli Magara" kazisinda günümüzden 5 bin yil öncesine dayanan Ilk Tunç Çagi’na ait obsidiyen aletler, seramikler ve hayvan kemikleri gün yüzüne çikarildi.

“Bu magaradan elde ettigimiz kalintilar hem Van Gölü çevresinin hem de Adilcevaz’in tarihine önemli katkilar sunacak”
Delikli Magara’nin dogu girisinde yaptiklari sondaj kazilarinda en eskisi günümüzde 5 bin yil öncesine ait Ilk Tunç Çagi diye tabir edilen dönemle iliskendirilen obsidiyen kesici aletler, ok uçlari, seramik ve hayvan kemikleri bulduklarini anlatan Kiliç, “2006 yilinda Delikli Magara’nin bati kisminda yol yapimi için çakil alimi yapilmis. Bu sayede biz arkamda gördügünüz magara içindeki döngünün kesitini görmüs olduk. Fark ettik ki bugünkü magara tabaninin 2,5 metre altinda bir arkeolojik dolgu basliyor. Bunu daha önceden bilmiyorduk. Bu dolgu bize çok eski dönemleri yani bu bölgenin tarih öncesi dönemleriyle ilgili bir takim izler oldugunu gösterdi. Pek fazla bu bölgenin tarih öncesi dönemiyle ilgili bilmedigimiz bir dönem oldugunu düsünerek kazi yapmaya karar verdik. Geçen yil Adilcevaz bölgesinde bir magara arastirmasiyla bu ise basladik. Bir sürü magara inceledik, hatta magaralardan birinde boyali magara resimleri de bulduk. O zaman buradaki Delikli Magara ve etrafinda bulunan magaralarda insan faaliyetleri ile ilgili kalintilara rastladik. Önümüzdeki birkaç sene daha burada çalisma yapmayi düsünüyoruz. Bu çalismalar sonucu elde edilecek bilgiler hem Van Gölü çevresinin hem de Adilcevaz’in tarihine önemli katkilar sunacaktir” dedi.
Tarih öncesi dönemlere ait kazilarin Van Gölü çevresinde de yapildigini belirten Kiliç, sözlerini söyle sürdürdü:
“Tilki Tepe dedigimiz alan bugün ki Van Havaalani sinirlari içerisindeki bölgede en eski döneme ait kazilar yapilmisti. Buradan baslamak üzere zaten bölge tarihi öncesiyle ilgili bir fikrimiz var. Fakat bizim burada bilmedigimiz ilk tarimci topluluklarla bu Van Gölü çevresinin iliskisi, bunu aydinlatmaya çalisiyoruz. Bu magarada da böyle bir potansiyel oldugunu düsünüyoruz. Acaba güneydeki bu tarimci topluluklar bu bölgeye geldiler mi? Ne amaçla geldiler? Burada yasadilar mi? Bugüne kadar bir iz bulamamistik. Bölgede 1960’lardan sonra baslayan bir arkeolojik çalisma rutini var. Ancak bu rutin Urartu Kralligi dönemiyle ilgili Demir Çagi ile ilgili halende devam ediyor. Adilcevaz Kef Kalesi’nde de bu anlamda bir kazimiz var. Son çalismalar Demir Çagi ile ilgili oldugu için ve Demir Çagi’nda da yazi ilk defa Urartularla bölgeye geldigi için demek ki bu bölgenin prehistoryasi tarih öncesi dönemleri biraz ihmal etti. Ben bir prehistoryaci olarak bu bölgenin prehistorik dönemlerine yönelik arastirmalarim oldu. Çok yeni seylerde kesfetmis olduk. Daha önce 1990’larin baslarinda hocalarimizin kazdigi prehistorik yerlesim yerleri oldu. Bunlarin hepsi milattan önce Ilk Tunç Çagi yerlesimleriydi. Bunlarin öncesi acaba, baslangiç evresi yani Ilk Tunç Çagi topluluklari buraya ne zaman geldi, yani hangi sartlarda yasadilar? Nerelerde oturdular? Bu konuda da pek bir fikrimiz yok. Bu konuda da burasi bir potansiyel olusturuyor, çünkü Ilk Tunç Çagi’nin baslangiç evresiyle ilgili burada bir takim seyler çikacagini düsünüyoruz. Çok evreli bir kamp yeri burasi, sezonluk yerlesim yeri. Bütün bu bilgileri bir araya getirdigimiz zaman hem Adilcevaz’in tarihine bir katki olmus olacak hem Van Gölü çevresinin tarih öncesi dönemlerine katki olmus olacak. Tabi ki bütün bölge yani Dogu Anadolu, Güney Bati Asya diye düsünürsek bu bölgedeki tarih öncesi dönemlere önemli katkilar sunacagini düsündügümüz bir kazi yeri burasi.”
