Antalya'da 5 Polisin Sehit Oldugu Helikopter Kazasi Davasinda Mahkeme 12 Yildir ABD'den Ifade Bekliyor
Antalya’da, 18 yil önce 5 polisin sehit oldugu helikopter kazasina iliskin ABD’li 4 teknik personel hakkinda 15’er yila kadar hapis istemiyle açilan davanin 39’uncu durusmasi görüldü. Durusma, yurt disindaki 4 sanigin ifadesi 12 yildir alinamadigi için ertelendi. Sehit Adem Vurucu’nun aile avukati Enis Debreli, "ABD adli yargilamalarda çifte standart uyguluyor. 5 sehidimizin davasinda kendi vatandaslarinin ifadesini yakalama emri oldugu halde 12 yildir almayan ABD, süpheli Türk olunca trafik kazasinda bile süpheliyi 4 ay içerisinde bulabiliyor" dedi.

"Sorumlular teknik bakim ekibi"
Antalya’nin kurtulus yil dönümü olan 5 Temmuz’da kente getirilen ve 14 gün uçus yaptiktan sonra düsen helikopterle ilgili Istanbul Teknik Üniversitesi (ITÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesinde görevli uzman bilirkisilerce rapor hazirlandi. Raporda, helikopter motorunun yakit kontrol ünitesinde (HMU) bulunan pirinç tanesi büyüklügündeki plastik bazli yabanci maddenin motora düzensiz yakit gitmesine yol açmasi sonucu kazanin meydana geldigi belirtildi. Raporda, helikopter motorunun teknik bakimini ve kontrolünü yapan kisilerin sorumlu oldugu kaydedildi.
ABD’li teknik ekibe 15’er yila kadar hapis istendi
Raporun ardindan helikopterin bakim ve kontrol sorumlulugunu üstlenen firmalarda çalisan ABD’li teknik personel Hoa Nguyen, William Bill Costa, Frank Motola ve Tony Corago hakkinda 2012’de, ’taksirle birden fazla kisinin ölümüne neden olma’ suçlamasiyla 15’er yila kadar hapis istemiyle dava açildi. Antalya 4’üncü Agir Ceza Mahkemesi’nde görülen davanin 39’uncu durusmasinda, Içisleri Bakanligi ve sehit polislerin yakinlari dosyada davaci olarak yer aldi. Durusma, yurt disinda yasayan 4 sanigin ifadesi alinamadigi için ertelendi.
Dava açildiktan sonra ifade alinamadi
Sehit Adem Vurucu’nun aile avukati Enis Debreli, kasta yakin ciddi ihmal sonucu sehit verdiklerini, dava 12 yildir sürmesine ragmen arpa boyu yol alinamadigini söyledi.
Saniklarin sorusturma asamasinda verdikleri ifadelerinde söz konusu firmalarda çalistiklarini kabul ettiklerini, ancak kazayla ilgili kusurlari bulundugu iddiasini reddettiklerini belirten Avukat Enis Debreli, "Saniklarin dava açildiktan sonra da ifadelerinin alinmasi gerekiyor. Ancak bu 12 yildir gerçeklesmedi" dedi.
"Kimi, nerede yakalayacagiz"
Türk yargi sisteminin çok açik oldugunu sözlerine ekleyen avukat Enis Debreli, "Uluslararasi hukuk kurallari açiktir. Yabanci kisi yargilamalarinda, kisilerin ifadesinin alinmasi için o ülkenin Adalet Bakanligina ifadelerinin orada alinmasi talebi iletilir. Biz de ayni talepte bulunduk. Siz ifadeleri alin, biz 4’ncü Agir Ceza’da yargilariz dedik. Ancak, ifade alinmadigi için süreç tikaniyor. Ifadenin alinmasi, ceza yargilamasinin ilk asamasidir. Ifadeden sonra izlenecek süreç davanin seyrini de degistirebilir. Çünkü, sanik belki suçunu itiraf edecek, belki de etmeyecek. Ceza yargilamalarinda sanik ifadesi çok önemli bir beyandir. Yargilamanin kilometre tasidir. Bizim davamizda yargilamanin sonuca ulasabilmesi için saniklarin ifadesinin alinmasi sart. Ancak ABD’de bulunan saniklarin ifadesi 12 yildir alinamadi. Türk yargisi saniklara ulasamayinca yakalama karari çikardi. Kimi, nerede yakalayacagiz? Simdi saniklarin infazini bekliyoruz" diye konustu.
Antalya 4. Agir Ceza Mahkemesinin yargilamasindan son derece memnun olduklarina dikkati çeken Avukat Debreli, "Yargilama sürmesine sürüyor, bunda sikinti yok. Ancak yargilama sonunda saniklar ceza alsa da infazi gerçeklesmeyecegi için sonuç bizi tatmin etmeyecek. Umutlu degiliz. Bu gidisle kanimiz yerde kalacak" diye konustu.
"Durusmalar 30 saniye sürüyor"
Avukat Enis Derbeli ilginç bir ayrintiya da dikkat çekerek, "Özellikle son 4-5 yildir durusmalar o kisa sürüyor ki, 30 saniyede durusmayi sonlandiriyoruz. Mahkeme senelerdir ‘Yakalama emirlerinin devamina, infazinin beklenmesine’ delinip erteleniyor. Burada tek islem var. Türk adli mercilerinin yakalama emrinin yerine getirilmesidir. Bu noktada mahkememizin da yapabilecegi bir sey yok" dedi.
Uluslararasi yargi sisteminde ‘Benim vatandasim-Senin vatandasin’ sözünün bir hükmü olmadigina da dikkat çeken Avukat Enis Derbeli konusmasini söyle tamamladi:
"Davalarimizda Türk-ABD rejimi yoktur. Bildiginiz üzere geçtigimiz aylarda Türkiye’de trafik kazasina karisan bir gencimiz annesi ile birlikte ABD’ye kaçti. 4 ay içerisinde de yakalandilar. 5 sehidimizin davasinda kendi vatandaslarinin ifadesini yakalama emri oldugu halde 12 yildir almayan ABD, süpheli Türk olunca trafik kazasinda bile süpheliyi 4 ay içerisinde bulabiliyor. Bizim dava ile bu dava arasinda, kisilerin ifadesi yönünde format farkli olabilir ama islem aynidir. Ortada karsilikli suçlularin iadesi anlasmasi vardir. Burada kaçan anne-ogulun seri yakalanmasini elestirmiyorum. Aksine Türk kamu vicdanini rahatlatan bir gelismedir. Bizim dosyadaki olayda da ABD makamlarinin tarafsiz davranmasini beklerdik. Burada ABD makamlari, yargilananlarin sirf kendi vatandaslari olmasi nedeniyle yakalama ilamlarini yerine getirmiyorlar. Burada yargilanan Türk olunca farkli davraniyorlar. Söz konusu Türk olunca geregini yap, kendi vatandasi olunca kilini kipirdatma. Bizim 5 canimiz gitti. Sehitlerimiz var. Kanimiz yerde kalacak endisesi tasiyoruz. Anne ogulun yakalanmasi nasil bir nebze de olsa içimizi rahatlattiysa ayni olayi burada da bekliyoruz."
