DNA Hasarini Önlemek Mümkün Olabilir Mi
Hücrelerin genetik materyalinin depolandigi bir molekül olan DNA’nin kalitimin temelini olusturdugunu belirten Prof. Dr. Burcu Irmak Yazicioglu, kalitsal hastaliklarin önlenmesinden kisisellestirilmis tedavilere kadar pek çok alanda kullanilan DNA ile ilgili çalismalarin önemini vurguladi.

Istanbul Atlas Üniversitesi Mühendislik ve Doga Bilimleri Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Burcu Irmak Yazicioglu, 25 Nisan Dünya DNA Günü dolayisiyla yaptigi açiklamada DNA ile ilgili yürütülen bilimsel çalismalara iliskin degerlendirmede bulundu.
DNA kalitimin temelini olusturur
DNA’nin hücrelerin genetik materyalinin depolandigi bir molekül oldugunu ve kalitimin temelini olusturdugunu belirten Prof. Dr. Burcu Irmak Yazicioglu, “Canli organizmalarin, organlarin ve hücrelerin fenotipik yansimalari, türler arasi farkliliklar ve adaptasyonlar DNA dizilimi ve bu dizilimin ifadesi ile ilgilidir. Bu nedenle, DNA’nin yapisi ve fonksiyonu, biyoloji ve genetik biliminin temelini olusturur” dedi.
DNA pek çok alanda etkin rol oynuyor
DNA’nin türler arasindaki çesitliligin temelini de olusturdugunu kaydeden Prof. Dr. Burcu Irmak Yazicioglu, “Canlilarin gelisimi ve islevi, kalitim, genetik çesitlilik, tibbi arastirmalar, hastalik tanisi ve tedavisi ve evrimsel arastirmalar gibi canliligin anlasilmasini gerektiren alanlarin temelinde DNA’nin önemi büyüktür. DNA’daki genlerin ifadesi, RNA ve proteinlerin sentezlenmesi yoluyla hücrelerin fonksiyonlarini belirler. DNA, türler arasinda çesitliligin temelidir. DNA analizi, genetik hastaliklarin tanisi, tedavisi ve önlenmesinde etkin rol oynar. Ayrica, kisisellestirilmis terapilerin gelistirilmesine ve ilaçlarin etkinliginin artirilmasinda rol oynar” diye konustu.
Kalitimsal hastaliklarin önlenmesine katki saglayabilir
DNA ile ilgili yapilan çalismalarin özellikle saglik alaninda birbirinden farkli sorunlarin çözümüne katki saglayabilecegini ifade eden Prof. Dr. Burcu Irmak Yazicioglu, “Saglik hizmetlerinin daha etkili, kisisellestirilmis ve erisilebilir olmasini hedeflemek saglik sektöründeki öncelikli amaçlardandir. Güncel teknolojileri kullanarak DNA alaninda yapilan arastirmalar ve analizler kalitimsal hastaliklarin önlenmesi yönünde katki saglar. Kalitimsal hastalik riski tasiyan bebekler dogmadan önce genetik danismanlik ile degerlendirilip embriyo seçimi veya genetik düzenleme gibi uygun yöntemler aileye tavsiye edilebilir” dedi.
Farmakogenetik bilim alani da DNA analizlerini kullaniyor
Son yillarda öne çikan kisisellestirilmis tedaviler ile DNA çalismalari arasindaki iliskiye de deginen Prof. Dr. Burcu Irmak Yazicioglu, “Her bireyin ayri bir genetik yapisinin olmasi nedeniyle kisiye özel ilaç tedavisini öngören farmakogenetik bilim alani, DNA analizlerini kullanarak ilaçlarin etkinligini artirmak ve ayni zamanda yan etkileri azaltmak için kisisellestirilmis tedavilerin gelistirilmesine yönelik genetik faktörleri ortaya çikarir” diye konustu.
DNA’daki mutasyonlarin belirlenmesi neden önemli
DNA üzerindeki mutasyonlarin belirlenerek kanserin moleküler mekanizmalarinin açiga çikarildigini belirten Yazicioglu, “Böylece kisisellestirilmis kanser tedavileri gelistirilerek, kanserli hücrelere yönelik hedefli tedavilerin önü açilir. DNA mutasyon tayini ve dizi analizi sonucunda bireye ve topluma özgü genetik hastaliklara yatkinliklar belirlenerek erken teshis ve tedavi saglanmasi önemlidir” dedi.
Kanserin moleküler düzeyde anlasilmasini sagliyor
DNA ile ilgili bilimsel arastirmalarin kanserin moleküler düzeyde anlasilmasini saglayarak ilgili genlerin belirlenmesinde önemli bir rol oynadigini ifade eden Yazicioglu, “DNA analizleri ile bireylerin kansere kisisel ve ailevi yatkinliklarinin, epigenetik ve genetik profillerinin ve mutasyonlarinin belirlenmesi erken tani, tedavi, hedefe yönelik kisisellestirilmis terapilerin gelistirilmesi, tedaviye direnç mekanizmalarinin ortaya çikarilmasi, potansiyel terapötik hedeflerin belirlenmesi ve yeni ilaç tasarimlari açisindan önemli katki saglar” diye konustu.
DNA hasariyla bazi hastaliklar ortaya çikabiliyor
DNA’nin çesitli faktörlerle hasar görebilecegini belirten Yazicioglu, “Hücresel stres olarak bilinen oksidatif stres, bazi kimyasal karsinojenler, metabolizma ile ortaya çikan serbest radikaller, günes isigi, röntgen gibi tibbi görüntüleme prosedürleri ve radyoterapi gibi kaynaklardan iyonlasan radyasyon DNA’da hasar olusturabilir. Hasarli DNA’nin onarilamamasi sonucunda mutasyonlar birikerek gen ifade ve fonksiyonu etkiler. Bu durum, genetik bozukluklar ile ortaya çikan kanser, nörodejeneratif hastaliklar, kalp, kas ve kan hastaliklari gibi istenmeyen durumlar ile sonuçlanabilir” dedi.
Bu önlemlerle DNA korunabilir
DNA hasarini önlemek için birtakim tedbirlerin alinabilecegini ifade eden Prof. Dr. Burcu Irmak Yazicioglu, “Dogru beslenmek, sigara ve alkol tüketimine dikkat etmek, kimyasal maddelerden ve radyasyondan kaçinmak, günesten korunmak, düzenli egzersiz yapmak ve stresten uzak durmak DNA hasarini önlemek için önemli tedbirlerdir. Bu tür kisisel önlemler sonucu saglikli çalisan hücresel mekanizmalarimiz ile hücre disi ve hücre içi kaynakli serbest radikallerin önüne geçebilecegimiz için DNA hasarina sebep olacak toksik madde ve mutajen maruziyetimiz azalacaktir. Bu önlemler, DNA hasarlarini önlemeye yardimci olabilir fakat bazi DNA hasarlarini tamamen önlemek mümkün olmayabilir, bu nedenle düzenli saglik kontrolü yaparak, potansiyel DNA hasarlarini erken tespit etmek ve müdahale etmek dogru bir yaklasim olacaktir” diye konustu.
