Urumçi Katliami'nin Yil Dönümünde Çin Zulmüne Tepki
Kayseri’de Dogu Türkistan Kültür ve Dayanisma Dernegi ve sivil toplum kuruluslari, yaptiklari basin açiklamasi ile 14 yil önce yasanan Urumçi Katliami dolayisiyla Çin’e tepki gösterdi. Basin açiklamasinda konusan Dogu Türkistan Kültür ve Dayanisma Dernegi Genel Baskani Seyit Tümtürk, “Urumçi sehitlerimiz bizim mesalemizdir, ülkümüzdür” dedi.

Erzincan’in Basbaglar Köyü’nde yasanan olaylarda insanlar arasinda mezhep çatismasi çikarildigini söyleyen MAZLUMDER Kayseri Sube Sekreteri Ebubekir Atik, “2 Temmuz 1993’te Sivas’ta meydana gelen ve 37 vatandasimizin yanarak ve kursunlanarak hayatini kaybettigi katliamdan 3 gün sonra 5 Temmuz günü Erzincan illinin Kemaliye ilçesinin Basbaglar Köyünde aci bir katliam yasanmisti. Aksam namazi vakti köyü basan sayilari 100 kadar olan eli silahli katiller, savunmasiz köy halkini meydanda toplamislar, 33 vatandasimizi kursunlayarak katletmisler, köyü atese vererek büyük bir katliama imza atmislardi. Olayin faili katiller Sivas’in intikami alindi diyerek slogan atmislar insanlarimiz arasinda mezhep çatismasi çikarma provokatörlügünü ortaya koyarak köyü terk etmisler daha sonra yapilan sorusturmalar sonucu yakalanarak gözaltina alinmislardi. Sonraki günlerde gizli bir el tarafindan her türlü adalet ve hukuk çignenerek serbest birakilan katiller izlerini kaybettirmisler, o günden bugüne yakalanip adalet önüne çikarilmamislar, katledilen 33 masum köylü, faili meçhuller listesine girmisti. O günden bugüne tazeligini hiç kaybetmeyen aci halinde milletin gönlünde derin bir yara olan bu aci olayin üzerinden tam 30 yil geçti. Acisi hâlâ taze, gönüller hâlâ yarali. MAZLUMDER Kayseri Subesi olarak 30 yil önce yasanan, 33 masum vatandasimizin hunharca katledildigi, yürekleri yaralayan BASBAGLAR katliaminin faillerinin titiz bir sorusturma ile yakalanip adalet önüne çikarilmasi, yaptiklari insanlik disi katliamin hesabinin sorulmasi; olayin, faili meçhuller listesinden çikarilarak adaletin saglanmasi, incinen gönüllerin bir nebze de olsa ferahlatilmasi için Türkiye hükümetini, TBMM’de ki siyasi partileri, Adalet Bakanligini, Barolari ve adalet savunucusu STK’lari insiyatif alarak adaleti saglama çabasina girmeye davet ediyoruz” dedi.
Atik, 2009 yilinda Çin tarafindan gerçeklestirilen Urumçi Katliami’nin hala devam ettigini söyleyerek, “5 Temmuz 2009 günü Çin Halk Cumhuriyeti isgalindeki Dogu Türkistan’in URUMÇI kentinde dünyanin gözü önünde büyük bir katliam yasanmisti. Çin Halk Cumhuriyeti güvenlik güçleri ve bölgeye sonradan yerlestirilen Çin asilli insanlarin Uygur Müslümanlara karsi yaptigi silahli katliamda 4 bin 500 Uygur Müslüman acimasizca katledilmis, 10 Bine yakin Uygur da yaralanmisti. Bölgenin yerlisi Uygurlara isgalci Çin kuvvetleri tarafindan oruç, namaz ve diger ibadetlerin yasaklandigi camiye gitmenin, Kur’an okumanin ve ögrenmenin suç haline getirilerek büyük insan haklari ihlallerinin yasandigi Dogu Türkistan’da 5 Temmuz 2009 da yasanan katliamin hesabi ne yazik ki sorulamadi. MAZLUMDER Kayseri Subesi olarak 5 Temmuz 2009 yilinda Dogu Türkistan’da yasanan ve hâlâ devam eden katliamda hayatini kaybeden Uygur Müslümanlara Allahtan rahmet, yaralananlara acil sifa ve geçmis olsun dileklerimizi bildiriyor, bu ülkede halen devam eden soykirima maruz birakma, on binlerce insani toplama kamplarina toplayip iskence etme, uzak sehirlere çalismaya zorlama ve asimile etme yoluyla yok etme ve diger insan haklari ihlallerinin sona erdirilerek Uygur halkina rahat bir nefes aldirilmasi için Birlesmis Milletleri, Islam Isbirligi Teskilatini ve Türkiye hükümetini Çin Halk Cumhuriyetine baski uygulamaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandi.
Dogu Türkistan Kültür ve Dayanisma Dernegi Genel Baskani Seyit Tümtürk ise Urumçi’de hayatini kaybedenleri unutmayacaklarini söyleyerek, “Bundan tam 14 yil önce, 5 Temmuz 2009 tarihe Urumçi Katliami olarak, Dogu Türkistan Katliami olarak geçen aci olay hala içimizi sizlatmakta. Her hatirladigimizda binlerce masum kardesimizin Çinli isgalciler tarafindan nasil bir soykirima tabi tutuldugu, köle isçi olarak Dogu Türkistan topraklarindan Çin’in iç bölgelerine götürülen kardeslerimizin, kizlarimizin gece yatakhanedeyken saldiriya ugradigi ve bu saldiri sonucu sabahinda buna karsilik “Biz buraya kendi irademizle gelmedik, bizi çalismak için getirdiniz ama bizim ne can ne de namus güvenligimiz garanti altinda degil” diyerek protesto ettiklerinde eli sopali, biçakli, silahli Çinli paramiliter güçler tarafindan adeta bir soykirim yasandi. Binlerce kardesimiz Urumçi’de yüzlerce kardesimiz diger bölgelerde olmak üzere katledildi. Urumçi’de yasanan bu katliam maalesef dünyanin gözleri önünde seyredildi fakat Türkiye’den baska hiçbir ülke bu soykirima itiraz etmedi. O zaman Basbakan olan Cumhurbaskanimiz Recep Tayyip Erdogan’in “Çin’in Urimçi’de yaptigi bir soykirimdir, katliamdir. Bunu derhal durdurmalidir. Aksi Takdirde konuyu Birlesmis Milletler’e tasiyacagim” sözü belki on binlerce masum Dogu Türkistanli’nin katledilmesini önlemistir. Bugün biz 14 yil sonra kendi vatanlarindan sirf demografik yapiyi Türk ve Müslüman olan Dogu Türkistan’i Çinlilestirme projesi ile tamamlanmak üzere Türklerin ve Müslümanlarin Çin’e, Çinlilerin Dogu Türkistan’a nakliye edildigi bir dönemde Çin devletine emanet edilmis olan namuslarimiz, canlarimiz katledilmis ve tarihe 5 Temmuz 2009 Urumçi Katliami olarak geçen bu aci hatirayi anmak ve Çin’i lanetlemek için bir arada bulunmaktayiz. Hiçbir zaman sehitlerimizi unutmayacagiz. O sehitlerimiz bizim mesalemizdir, ülkülerimizdir, iftiharlarimizdir. Onlar bizim tarihe altin harflerle yazilan Dogu Türkistan Cumhuriyetlerinin hatiralaridir. Biz de insallah o hatirayi diriltecek ruh ve azme sahibiz” dedi.
