Devleti Dolandirmaya Çalisanlar 'Faiziyle' Geri Ödeyecek
Kayseri Baro Avukati Handan Döre, muvazaali bosanma ile SGK’dan dul ayligi alanlarin tespit edilmesi halinde yaptirimlarin olacagini söyleyerek, “Bosanma hakkini kötüye kullanarak SGK’dan ödeme alinmasi durumunda, faizi ile geri ödeme söz konusu olacaktir” dedi.

Söz konusu yasa degisikligi ile sigortalinin vefati halinde dul kalan esi ve kiz çocuklarina maasinin aktarilmasi seklinde bir uygulamaya gidildi. Bununla alakali da sartlara baktigimizda bekar olmak esas sart. Herhangi bir yas sarti yok. Dul kalmis olmak, bosanmis olmak kisacasi bekar olmak. Uygulamaya baktigimizda da bu sarti gerçeklestirmek için muvazaali sekilde halk arasinda da formalite dedigimiz sekildeki bu bosanmalar artmis durumda. Muvazaadan kastimiz Yargitay kararlarindaki kabule göre aslinda hukuken evlilik birligini sona erdirmek ancak fiiliyatta evliligi devam ettirmek. Yalnizca maas alabilmek adina hukuken aslinda bir hakkin kötüye kullanilmasi söz konusu” diye konustu.
“Bu bosanmalarda hile durumu söz konusu”
Handan Döre, formalite bosanmalarda kurumun hile ile zarara ugratilmasinin söz konusu oldugunu söyleyerek, “Bu bosanma halinde apaçik bir hile durumu da söz konusu. Kurumun hile ile zarara ugratilmasi sebebi ile de tabii ki kurumun rücu ve yaptirim hakki söz konusu. Bu yaptirimin dayanagi da yasanin 56. maddesine dayaniyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilgili kanunun 56. maddesinin son fikrasinda diyor ki; ’Esinden bosandigi halde bosandigi esiyle fiilen birlikte yasadigi belirlenen es ve çocuklarin baglanmis olan gelir ve ayliklari kesilir. Bu kisilere ödenmis olan tutarlar 96. madde hükümlerine göre geri alinir’. Bu madde ile birlikte aslinda muvazaali bir bosanmanin ardindan SGK’yi hileli bir sekilde zarara ugratarak bir maas ödenegi alan kisilerin bu durumun tespiti halinde karsilasacagi yaptirim düzenlenmis. SGK, borç tahakkuk ettigi bu aylik alacaklarina karsi bir hesaplama yapiyor ve aylik baglanmis kisilere geri ödemesi için teblig ediyor. Bu teblige karsilik ise kuruma itiraz yolu öngörülmüs. Itiraz edilmemesi halinde de bir aylik bir süreç içerisin de geri ödenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandi.
“Formalite bosanmalarin tespiti için denetlemeler yapiliyor”
Muvazaali bosanmalar için bir ihbar hatti oldugunu ve kurumun kendisinin de bu durumda tespit çalismalari yaptigini söyleyen Döre, sözlerine su sekilde devam etti:
“SGK’nin bu muvazaali tespitleri ne sekilde yaptigi hususuna da deginmek gerekirse, Alo 170 isimli bir ihbar hatti mevcut. Vatandaslar tarafindan yapilan ihbarlar neticesinde bir denetleme söz konusu olabilecegi gibi SGK’nin kurum olarak kendisinin yaptigi bir denetleme de söz konusu. Özellikle bosanma tarihi ile maas talebi arasinda 1 yildan az bir süre olmasi halinde kurum denetmenleri kendiliginden bir inceleme yapiyorlar ve bu inceleme çerçevesinde de ev ziyaretleri yaparak komsulardan, muhtardan bilgi alarak bosanmanin muvazaali olup olmadigina iliskin bir rapor hazirliyorlar. Bu rapora iliskin de Yargitay’in çesitli kriterleri mevcut aslinda. Özellikle bosanmanin muvazaali olduguna iliskin detayli bir inceleme yapilmasini istiyor. Tek bir fotograf karesi ya da sadece bir denetim sirasinda kisilerin ayni evde bulunmasi gibi sinirli bir inceleme degil de bütünsel bir durumun varligini ariyor. Bu halde de bir raporda muvazaali evlilik tespit edilirse, madde 56 söz konusu oluyor.”
“Bosanma hakkinin kötüye kullanilmasi faiziyle geri ödemeye söz konusu”
Handan Döre, devletin birlikte yasayan çiftlere karisma durumunun olmadigini fakat bosanma hakkinin kötüye kullanilmasi ve ödenek elde edilmesi halinde faizi ile geri ödemenin söz konusu olacagini söyleyerek, “Aslinda bir bosanmanin söz konusu olmasi halinde devletin bosanan eslerin birlikte yasamasina karismak gibi bir durumu söz konusu degil ancak hukukumuza hakim hakkin kötüye kullanilmasi yasagi çerçevesinde Yargitay kararlarinin da bu hususta dayandigi nokta budur. Yani bosanma hakkini kötüye kullanarak SGK’dan bir ödenek elde edilmesi halinde tabii ki bunun faiziyle birlikte geri ödenmesi söz konusu olacaktir. Hakkin ne zamandan beri kötüye kullanildigina iliskin kanun maddesinde herhangi bir açiklik yok ancak bu halde de gelirin veya ayligin kesilme tarihi ile kurumun geri alma çerçevesine dahil olarak fiilen birlikte yasama olgusunun baslama tarihi esas alinarak, bu tarih itibariyle gelir, aylik kesme veya iptal islemi tesis edilip ilgiliye anilan tarihten itibaren yapilan ödemeler yasal dayanaktan yoksun ve yersiz kabul edilmelidir. Ancak burada da suna dikkat çekmek isterim ki yasa 2008 yilinda yürürlüge girdi ve bu tarihte fiili birliktelik daha önce baslamis olsa dahi maddenin yürürlük günü öncesine gidilmemelidir. Ödeme dönemine dair kanunun 96. maddesine göre borç tarihi öncesine dair borç tahakkuku söz konusu olmamali ve bu sekilde belirlenecek yersiz ödeme dönemine dair olarak kanunun 96. maddesine göre uygulama yapilmalidir” dedi.
