Disisleri Bakani Mevlüt Çavusoglu Açiklamasi
Ermenistan ve Azerbaycan arasinda yasanan gerginlikle ilgili konusan Disisleri Bakani Mevlüt Çavusoglu, Ermenistan’in Azerbaycan’i kiskirttigini belirterek, “Her zaman Can Azerbaycan’in yanindayiz. Azerbaycan hiçbir zaman yalniz degildir” dedi.

“Türkiye Cumhuriyeti de son 20 yildir kat ettigi mesafe ile geldigi noktada, bölgesel güç ve dünyada önemli bir aktör olarak sahnede olan bir ülke”
Ukrayna- Rusya arasinda yasanan savas ve dünya siyasetindeki Türkiye’nin rolüne deginen Bakan Çavusoglu, “Farkli güçler de ön plana çikmaya basladi.
Eskiden Çin dünyada bu kadar önemli bir aktör degildi ama simdi Çin de var. Brezilya, ‘ben de varim diyor’, Hindistan ‘ben de büyük bir ülkeyim’ diyor. Türkiye Cumhuriyeti de son 20 yildir kat ettigi mesafe ile geldigi noktada, bölgesel güç ve dünyada önemli bir aktör olarak sahnede olan bir ülke. Ama Türkiye dünyada önemli bir aktör olurken dünyanin en güçlü 10 ülkesi oldugu için degil, gücünü baris için kullandigi, yanlisa yanlis dedigi, yapacagim dedigi zaman yaptigi için önemli bir aktör oldu. Bugünkü bu sorunlarla sorunlara karsi karsiya kaldigimiz dünyada uluslararasi sistem bir daha savaslar olmasin, sorunlar olursa çözer diye 2. Dünya Savasi’ndan sonra kurdugumuz sistem bugün sorunlari çözmekle muktedir mi, savaslari durdurabiliyor mu, insanlarin beklentilerini karsilaya biliyor mu? Bu sistemin degismesi gerektigini, Türkiye’den baska adaletli, objektif bir sekilde söyleyen var mi, yok” dedi.
“Istanbul Tahil Anlasmasi ile birlikte dünyada tahil krizi geçici de olsa çözüldü””
Türkiye’nin disisleri politikalari ile ilgili de degerlendirmelerde bulunan Bakan Çavusoglu, “Son 1 buçuk, 2 yildir izledigimiz politikalarimiza baktigimiz zaman, dis islerdeki politikamizda dahil Türkiye için bir dogrulama dönemi oldu. Geçmiste attigimiz adimlari elestirenler bile Türkiye’nin ne kadar dogru, dengeli adimlar attigimi söylemeye, itiraf etmeye basladi.
Ukrayna-Rusya savasi için, ‘Bazen Rusya’nin, bazen Ukrayna’nin yanindasiniz. Böyle olmaz’ diyenler simdi Türkiye’nin denge politikasini örnek göstermeye basladi.
Biz bunu derken Ukrayna’nin topraklari isgal altindayken, sinir bütünlügünü destekledik. Kirim’in illegal ilhakina karsi çiktigimiz gibi buna da karsi çiktik. Diger taraftan Rusya ile de iliskilerimizi dengeli bir sekilde götürdük. Bunun faydasini sadece Türkiye degil, tüm dünya gördü. Cumhurbaskanimizin liderliginde yapilan Istanbul Tahil Anlasmasi ile birlikte dünyada tahil krizi geçici de olsa çözüldü” diye konustu.
“Her zaman Can Azerbaycan’in yanindayiz”
Azerbaycan ve Ermenistan arasindaki gerginlikle ilgili de konusan Çavusoglu, “Azerbaycan’in topraklari 30 yildir isgal altindaydi. Diplomatik çabalar, Minsk gruplari, uluslararasi aktörler, 30 yildir isgal edilmis Azerbaycan topraklarinin geri alinmasi noktasinda hiçbir sey yapmadi. En sonunda Azerbaycan’in sabri bitti. Ermenistan karsisinda Karabag zaferini elde ettiler ve Azerbaycan’in topraklarini geri aldi. Simdi baris ve istikrar için bir firsat çikti. Krizler firsatlari getirir. Ama Ermenistan bunu tercih etmek yerine sürekli kiskirtiyor. Dün aksam da sinirda kiskirtmalarda bulundu. Can Azerbaycan, karsiligini verdi. Aslinda ders almasi, baris istemesi lazim. Azerbaycan genis çapli baris anlasmasi teklif etti. Biz bunu destekliyoruz. Sinirlarin belirlenmesi lazim. Bunlara odaklanin. Karabag’dan çekilirken her yeri yakip yiktilar, her yere mayin yerlestirdiler. Biz de Ermenistan ile iliskilerimizi güçlendirmek için özel temsilciler atadik. Ama Azerbaycan’dan bagimsiz bir sekilde bu sürecin gitmeyecegini Ermenistan da biliyor, tüm dünya da biliyor. Çünkü bölgede tam istikrar, baris istiyorsak tüm ülkelerin arasindaki sorunlarin çözülmesi lazim. Bu nokta da önemli roller oynuyoruz. Her zaman Can Azerbaycan’in yanindayiz. Azerbaycan hiçbir zaman yalniz degildir” seklinde konustu.
“Bakin bazi bati ülkeleri bizi Çin ve Rusya ile Bati Balkanlarda, Bosna Hersek’te, ayni kategoriye sokmaya çalisiyorlar”
Balkanlar’da yasanan siyasi gelismelerle ilgili konusan Çavusoglu, “Balkanlar’da da 90’lara dönme riski görüyoruz. Kirilganlik var. Bosnahersek içinde baslayan siyasi kriz, kirilganlik artti. Biz her tarafla görüsüyoruz, gerek komsu ülkelerle, Hirvatistan, Sirbistan ile Bosna Hersek içerisinde tüm etnik gruplarla görüsüyoruz. Bosna Hersek’in istikrari için çaba sarf ediyoruz. Orada sorunun çözümü konusunda anahtar Türkiye. Herkes biliyor. Kiskaniyorlar bizi, ‘ne isiniz var orada’ diyorlar. Bakin bazi bati ülkeleri bizi Çin ve Rusya ile Bati Balkanlarda, Bosna Hersek’te, ayni kategoriye sokmaya çalisiyorlar. Ne kadar yanlis. O kiskançliklari ve kini bitmiyor. Oysa Balkanlara en çok katki saglayan ülke biziz. Onlar ne derse desin, biz bu katkiyi saglamaya devam edecegiz. Sayin Cumhurbaskanimizin 3 ülkeyi kapsayan son ziyareti de amaci budur” seklinde konustu.
“Türkiye’nin dostlugu kadimdir, düsmanligi ise vahimdir”
“Yunanistan gerginligi “Türkiye kendi çikarlarini korurken, Kuzey Kibris Türk Cumhuriyeti’nin de çikarlarini korumak zorunda” ifadelerine yer veren Çavusoglu, “Dogu Akdeniz’deki kita sahanligimizda, Ege’de hak ve çikarlarimizi korumak için her seyi yapiyoruz. Kita sahanligimizin sinirlarini belirledikten sonra hiçbir gemiyi kita sahanligimiz sinirlarina içine sokmadik. Rum kesimi ve Yunanistan, son 1 yil içerisinde 9 defa kendi gemilerini kita sahanligimiza sokmaya çalisti, izin vermedik. Buralari koruyup kolluyoruz. Ege’de yilardir devam eden, birbirinin içine girmis sorunlar var. Yunanistan’a, ‘gelin, bu sorunlari diyalog yoluyla çözelim’ dedik. En son Cumhurbaskanimiz Miçotakis’i 14 Mart’ta Istanbul’da misafir ederken kendisi de söyledi, ‘üçüncü ülkeleri devreye sokmayalim. Kendi aramizda diplomasiyi arttiralim. Bu sorunlari kendimiz çözmemiz lazim. Biz komsuyuz’ dedi.
Iki hafta geçti, tüm dünyada basta AB kongresi olmak üzere bize asmere politikalarini daha da artirdi. Bunlara güven olmaz, dürüst degiller. Sizi görürler, sarilir, ‘dostuz, arkadasiz, komsuyuz’ derler. Resmi toplantiya gireriz, kimse konusmadan Türkiye’yi kötülerler. Bunlarin samimiyetsizligini her ortamda, her toplantida, her masada gördük. Her tatsiz durumu da en hakliymis gibi anlatma konusunda da mahirler. Biz BM’ye yazdigimiz mektupta silahsizlandirilmis adalarin silahlandirildigini ve diger konularda Türkiye’nin hakli tezini t dünyaya anlatmaya basladigimizda yaygara kopardilar, ‘Türkiye bizim topraklarimiza göz dikti, egemenligimizi ihlal etmeye basladi’ diyorlar. Anlasmalar ortada, sen bu adayi silahlandiramazsin, yaptigin zaman anlasmayi bozuyorsun. Bizimle bu sekilde konus. Saga sola gidip de iftira atma. Baskalarinin masasi olma. Biz bunu söylerken en çok elestiri de içerden geldi. Böyle durumda konusmamamiz, Yunanistan’i incitmememiz lazimmis. Neredeyse Yunanistan hakli diyecekler. Ama Yunanistan baskalarinin masasi oluyor. Sürekli bizi tahrik etmeye çalisiyor. Biz de kendisine hatirlatiyoruz. Geçmiste de aynisini yaptiniz, faturasi agir oldu. Bunu en iyi Yunanistan’in bilmesi lazim. Türkiye’nin dostlugu kadimdir, düsmanligi ise vahimdir” ifadelerini kullandi.
