Zaman Tüneli Gibi Koleksiyon
beyaz fotograflarda gördügü babasinin kullandigi mobilet ve çakmak gazi dolum aletinden yola çikan Oktay Dal, kendisini zaman tünelinin etkileyen dünyasina kaptirarak, Steve McQueen’in motosikletinden Zügürt Aga’nin tartisina, Ayla filminde kullanilan reprodüksiyon tüfeklerden trafik polisi zivanasina kadar binlerce nostaljik esya topladi. Dal, bir müze kurarak gelirini sokakta ve hapishanede büyümek zorunda kalan çocuklara harcamayi hedefliyor.

Babasinin motosikletinden ve çakmak gazi dolum aletinden yola çikti
Motosiklet bayii sahibi ve ayni zamanda motosiklet yarislarinda 100 civarinda Türkiye sampiyonlugu bulunan is insani Oktay Dal, deposunun kapilarini IHA muhabirine açarak, nostaljik esya toplama serüvenini anlatti. Siyah-beyaz fotograflarda gördügü babasinin kullandigi mobilet ve çakmak gazi dolum aletinden yola çikarak, kendisini zaman tünelinin etkileyici dünyasina kaptirdigini belirten Dal, “Babamin isi çakmak gazi dolumu üzerineydi. Babamin kullandigi bir de mobileti vardi. Fotograflarda görünce o gaz dolum aletini de mobileti de yeniledim. Ondan sonra eskiye bir yolculuk basladi bende. Eski dönem kullandigim kiyafetler, oyuncaklar derken, bir yil içerisinde böyle bir serüven yasadim. Benim için zaman tüneli. Bir yil içerisinde bütün bunlari topladim. Motosiklet hem ilgi alanim hem de isim oldugu için motosiklet, bisiklet, çocuk oyuncaklari, çocuklar için üretilen eski pedalli oyuncak arabalar, bakkaliye, Devlet Demir Yollari, PTT, polis malzemeleri, benzin istasyonu ürünleri gibi birçok birikimim var” dedi.
“Yola çikis hikayem, ailemin geçmisi ve bu geçmise verdigim degerdi”
Dünyaca ünlü aktör Steve McQueen’in motosikletini de koleksiyonuna ekledigini, Zeki Müren’in kullandigi kondisyon aletinin aynisini buldugunu, siyah ögrenci önlüklerinden eski televizyon ve radyolara kadar binlerce ev esyasi ve giyecek topladigini dile getiren Dal, “Biz Yesilçam filmleriyle büyüdügümüz için eski filmlerden esinlendik, bu filmde vardi, bu filmde oynamisti derken o büyülü dünyanin içerisinde bulduk kendimizi. 1930-1990 dönemlerine ait, birçogu filmlerde yer almis ya da birçogu ünlülerin kullanmis oldugu ürünlerim var. Çok büyük bir plan ve programla yola çikmadim. Yola çikis hikayem, ailemin geçmisi ve bu geçmise verdigim degerdi” diye konustu.
“Maddiyatla ölçülemeyecek degerlere sahibim”
Ürünleri çesitli mecralardan, antikacilardan, seyyar saticilardan, kulaktan duydugu insanlardan, hurdacilardan topladigini vurgulayan Dal, “Çok büyük bir emek var; ciddi de bir bütçe ayrildi. Maddi degeri kadar manevi degeri de çok büyük. Bugüne kadar yaklasik 5 milyon lira harcadim. Toplamda minimum hedefimiz 10 milyon lira civarinda. Tabi ki, maddiyatla ölçülmeyecek degerlere de sahibiz” ifadelerini kullandi.
“Hedefim; bir müze kurup, elde edilecek geliri sokak ve hapishane çocuklarina harcamak”
Bu serüveninin, sosyal sorumluluk kapsaminda büyük bir projeye dönüsebilecegi kanisina vardigini ve bu yönde çalismaya basladigini anlatan Dal, “Bunu insanlarla paylasmak istedim. Bir müze fikri olustu bende” diyerek, kollari sivadigini söyledi.
Z kusagi gençlere geçmisi anlatmak, insanlarin zaman tünelinde geçmise yolculuk yapmalarini saglamak istedigini belirten Dal, amacini söyle anlatti:
“Hedefim; bir müze kurup, elde edilecek geliri sokak ve hapishane çocuklarina harcamak. Mahkum çocuklarin, içerisinde is istihdami olabilecek egitici, ögretici istasyonlar, sokak çocuklarimizin hem ugrasi hem o hayatlarindan kurtulup bir an olsun yasadiklarini unutturabilecegimiz egitici istasyonlar düsünüyoruz. Kuracagimiz müzeden elde edecegimiz geliri, bu alanlara aktaracagiz. Yerel yöneticilerimiz basta olmak üzere belediye baskanlarimizla konusu paylasiyoruz. Kendilerinin de desteklerini bekliyoruz. Burasi 260 metrekare bir depo, bunun 10 kati büyüklügünde ürünümüz var. Yeter ki, büyük bir alana sahip olalim, bu alani insanlarla paylasalim ve paylastikça güzellesen o faydayi da hem biz hem insanlar görsün.”
