Cumhurbaskani Erdogan Açiklamasi 'Sikintili Oldugumuz Ülkelerle Iliskileri (Esad Dahil) Yeniden Ele Alabiliriz'

Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, "Siyasette ebedi olarak darginlik, kirginlik, küslük olmaz. Vakti, zamani geldigi anda oturur, degerlendirir, ona göre de bir yenilemeyi yapabilirsiniz. Su anda Türkiye olarak bu konularda sikintili oldugumuz ülkelerle iliskileri yeniden ele alabiliriz. Hele hele Haziran seçiminden sonra bir sil bastan yapabiliriz. Ve buna göre de yolumuza insallah o sekilde devam edebiliriz" dedi.

Cumhurbaskani Erdogan Açiklamasi 'Sikintili Oldugumuz Ülkelerle Iliskileri (Esad Dahil) Yeniden Ele Alabiliriz'
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan, Endonezya ziyaretinden sonra gazetecilerin sorularini cevaplandirdi.

G20 Bali Zirvesi’ndeki programlarini basariyla tamamladiklarini belirten Erdogan, "Samimi misafirperverlikleri için Endonezya makamlarina tekrar tesekkür ediyorum. Zirve öncesinde Cumhurbaskani Joko Widodo’yla bakanlarimizin katilimiyla bir görüsme gerçeklestirdik. Kendisiyle ikili iliskilerimizi tüm yönleriyle kapsamli bir sekilde ele aldik. Ülkelerimiz arasinda kurdugumuz Yüksek Düzeyli Stratejik Isbirligi Konseyi, iliskilerimiz açisindan tarihi bir adimdir. Konseyimizin ilk toplantisini da kisa sürede gerçeklestirerek, yakaladigimiz ivmeyi devam ettirmek istiyoruz. Ortak hedefimiz olan 10 milyar dolarlik ticaret hacmine ulasmak için gayretlerimizi artirma karari aldik. Savunma, teknoloji, inovasyon, çevre, ormancilik ve kalkinma is birligi alanlarinda imzaladigimiz 5 anlasmanin bu süreci kolaylastiracagina inaniyorum. Özellikle savunma sanayii alaninda iki ülke arasinda ciddi bir is birligi potansiyeli oldugunu görüyoruz" dedi.

Zirvede, gida ve enerji güvenliginin temel basliklar olarak ön plana çiktiginin altini çizen Erdogan, "Gida güvenligi meselesi 2015 yilinda deruhte ettigimiz G20 Dönem Baskanligimizin ana gündem maddelerinden biriydi. G20 tarihindeki ilk enerji bakanlari toplantisi da yine bizim dönem baskanligimizda icra edildi. Antalya Zirvesi’nden bugüne yasananlar, ülkemizin 7 yil önce gündeme tasidigi konularin isabetini de böylece göstermis oldu. Istirak ettigimiz oturumlarda enerji ve saglik basliklarinda Türkiye olarak attigimiz adimlarin takdir topladigini da gördük. Ayni sekilde Rusya-Ukrayna arasindaki esir takasi ve tahil koridoru girisimimizin dünya liderleri tarafindan memnuniyetle karsilandigina da sahit olduk. G20 Bali Bildirgesine de ülkemizin önemli katkilari oldu. Rusya-Ukrayna krizine yönelik her tarafla konusabilme yetenegiyle ara bulucu bir rol oynayan ülkemiz ortak bir bildirgenin çikarilmasinda aktif bir tutum sergiledi. Ülkemiz öncülügünde hayata geçirilen Karadeniz Tahil Koridoru Girisimi, Türkiye ve Istanbul Anlasmasina da referans verilerek tüm G20 ülkelerince memnuniyetle karsilandi. Mülteciler konusunda is birligi içerisinde olunmasi gerekliligi de G20 Bildirgesinde bagimsiz bir paragraf olarak yer alabildi. Zirve marjinda ayrica mevkidaslarimla ikili görüsmeler de gerçeklestirdim. Bu temaslarimizda savunmadan enerjiye, terörle mücadeleden yatirim, ticaret ve turizme kadar gündemimizde yer alan konulari istisare ettik. Ziyaretimizin ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlik için hayirlara vesile olmasini diliyorum" dedi.

Cumhurbaskani Erdogan, ’Istiklal Caddesinde hain terör saldirisi gerçeklesti ve bu hepimizi derinden etkiledi. Türkiye olarak birlik ve beraberlik mesaji verdik kuskusuz. Ama daha önceki saldirilarda oldugu gibi, yine CHP basta olmak üzere muhalefet partileri, terör örgütünü kinamak, lanetlemek yerine “hükümete yariyor” düsüncesiyle bir anlamda devleti suçlayan bir tutum sergiledi. Bazi basin kuruluslarindan da benzer yaklasimlar söz konusu oldu’ sorusuna, "O gün saldiriyla ilgili bütün gelismeleri yakindan takip ettik. 81 yarali bilgisi geldi. Ölümler noktasinda çok endiseliydik. Maalesef 6 vefat oldu. Ki bunlarin ikisi çocuktu. Rabbim her birine rahmet eylesin. Su anda 5 vatandasimiz hala yogun bakimda. Yaralilarin sayisi 25’e indi, digerleri taburcu edilmis vaziyette. Sunu bütün samimiyetimle, açik sözlü olarak söylemem gerekir. Bütün bunlara ragmen muhalefetin her zaman oldugu gibi bu olaylarin acisini hissetmeyisine biz zaten alistik. Bu muhalefet, teröristlerle kol kola Ankara’dan Istanbul’a yürüyen muhalefettir. Biz bu muhalefete yabanci degiliz. Bunlarin tavirlarina da yabanci degiliz. Su anda bunlar PKK’nin parlamentodaki uzantisiyla zaten beraber hareket etmiyorlar mi? Beraber hareket ediyorlar. Kaldi ki bunlarin su anda kendi içinde zaten terör söylemlerini ifade eden kisiler yok mu? Var. Nitekim simdi bunlardan bazilariyla ilgili dokunulmazliklarinin kaldirilmasina yönelik parlamentoda çalismalar da devam ediyor. Bunlara alistik. Burada özellikle muhalefetin içinde, CHP’yi bir kenara koyalim, 6’li masanin hepsini söylememe gerek yok, ama IP’in (Iyi Parti’nin) bunlarla ayni çizgiye düsmesi tabii düsündürücü. Onlar niye bunlarla ayni masaya düsüyor veyahut ayni konuma geliyor? Bu tabii düsündürücüdür. Hele hele böyle bir dönemde. Temenni ederiz ki bunlar da bir dönüsüm yapmak suretiyle gerek bu masayi terk etmek gerekse milli ve yerli bir durus sergilemek üzere konumunu yeniden gözden geçirir" cevabini verdi.

’Istiklal Caddesindeki saldiriyi ‘seçim yaklastikça yapilabilecegi konusulan provokasyonlardan biri’ olarak ifade edenler var. Siz bu saldiriyi seçimle iliskilendiriyor musunuz? Bu tür saldirilarin olabilecegini düsünüyor musunuz?’ sorusu üzerine Erdogan, "Bir defa sunu pesinen söyleyeyim; biz hiçbir provokasyona Allah’in izniyle pabuç birakmayiz. Geregi neyse bunun geregini yapariz ve yapacagiz. ‘Bu saldiri yaklasan seçimlerle baglantilidir’ gibi bir ifade de terör örgütünün yaymaya çalistigi korku senaryosunun bir parçasi. Ama benim milletimin, benim vatandasimin feraseti çok yüksektir. Hiçbir zaman bu oyunlara gelmez. Seçime yönelik herkes zaten heybesinde ne varsa ortaya koyacak. Biz de koyacagiz. Benim milletim de o yüksek ferasetiyle sandiklarda bunlara gereken cevabi verecektir. Terörün dini, dili, irki yok. Iste orada 15 yasindaki bir yavrumuz da sehit oldu. 3-4 yaslarinda bir yavrumuz da yaralandi. Dünya güzeli bir yavru Süleyman Bey’le konustuk, tibbi müdahaleler noktasinda ne gerekiyorsa bütün hepsini yapacagiz. Insallah onlarin tedavisini de o sekilde sürdürecegiz, yapacagiz. Vefat eden kardeslerimizin definleri yapildi. Rabbim makamlarini âli eylesin. Su anda 25 kadar yaralimiz var. Bunlarin içinde 5 tane yogun bakimda olan var. Bunlarin tedavilerini de süratle yaptirip insallah onlari da taburcu ederiz" dedi.

’Hafta basinda Ankara çok önemli bir görüsmeye ev sahipligi yapti. Türkiye’nin koordinasyonuyla ABD ve Rus istihbarat baskanlari Ankara’da bir araya geldi. Bu bulusmanin gerçeklesme sürecinde Türkiye’nin üstlendigi role ve bu görüsmeden beklentilere dair bizimle hangi notlari paylasabilirsiniz?’ sorusuna Erdogan su cevabi verdi:

"Su kadarini söyleyeyim; Rusya’nin ve Amerika’nin burada nükleer silaha müracaat edip etmeyecegi konusunda Istihbarat Baskanimdan aldigim bilgi, su an itibariyla her iki tarafin da nükleer silahla ilgili herhangi bir tesebbüsünün olmayacagi istikametinde. Biz de tabii yakin markajda tutalim, sik sik bir araya gelmelerini saglayalim istiyoruz. Allah göstermesin; bu yeni bir dünya savasina yol açar. Buna da firsat vermeyelim".

Erdogan, ’ABD Baskani Biden’la bir görüsmeniz oldu. Biz, size ‘Rusya’nin tahil anlasmasini askiya almasindan sonra baslattiginiz diplomasi süreciyle sorun nasil çözüldü?’ diye sordugumuzda, ‘Önce Biden’a anlatacagim, sonra size anlatacagim’ demistiniz. Biden’la bu konuyu konustunuz mu? Malum Rusya’nin beklentileri var, kendi tahil ve gübresini ihraç edebilmesi için gerekli garantileri ABD veriyor mu? ‘Endonezya dönüsü Putin’le görüsecegim’ dediniz. ABD’den bir mesaj iletecek misiniz? Iki ülke liderinin görüsme olasiligina nasil bakarsiniz? Rus tahilinin ihraci konusunda Türkiye’de islenmesi, buradan Afrika’ya gönderilmesi projesi ne asamada? Bu ne zaman baslar?’ sorusuna, "Tabii önce görüsmemizi bir yapalim. Görüsmemizi yaptiktan sonra da Putin’in bize söyledigi en önemli baslik, bu tahili ücretsiz olarak Afrika ülkelerine, Mali, Cibuti, Sudan, Somali gibi ülkelere göndermekti. ‘Burada ayni sekilde bu isin ücretsiz gönderilmesine biz de katkida bulunuruz’ dedik. ‘Fakir fukara, garip gureba Afrika halki aç, açik; onlari böyle bir konumda birakmayalim’ dedik. Böyle bir mutabakatimiz zaten oldu. Insallah bu bugdayin gelip bizde una çevrilmesi ve bu sekilde gönderilmesi onlari da ciddi manada rahatlatacaktir. Biden tabii bu konularla ilgili önce bize tesekkürünü ifade etti.

‘Bu tahil koridorunda üstlendiginiz rol sebebiyle tesekkür ederim’ dedi.

Bunun disinda F-16’larla ilgili konuda ‘isin tamamen elinde oldugunu, bunun hassasiyeti içerisinde oldugunu’ söyledi.

Bu konudaki iliskilerimizi devam ettirecegiz. Burada Disisleri Bakanlarimizin, Savunma Bakanlarimizin da bu süreci yakindan takip etmeleri suretiyle, temennim odur ki insallah kisa zamanda F-16 meselesini de bu vesileyle çözmüs oluruz" cevabini verdi.

’Endonezya’da görüsmüs oldugunuz liderler arasinda Fransa Cumhurbaskani Macron da vardi. Buraya gelmeden birkaç gün önce Macron, ‘Türkiye’nin Afrika’da özellikle emperyal tavirlar sergiledigi emperyalist oldugu’ yönünde birtakim iddialarda bulundu. Bu konu gündeme geldi mi?’ sorusu üzerine Erdogan, "Her konuyu, her yerde gündeme getirmek o konunun ciddiyetini ortadan kaldirir. Ben ona sadece dedim ki ‘Emmanuel, bazi yerlerde bana satasiyorsun, daha önce de konustuk. Sen dedin ki ‘hanimlar gayet iyi anlasiyor ama biz anlasamiyoruz.’ ‘Yok, yok anlasiyoruz, bugün burada gayet görüsmelerimiz oldu’ dedi.

‘Bundan sonra da bu böyle devam etsin. Herhangi bir sikintiya firsat vermeyelim’ dedim. Bu konularla ilgili olarak da yine ayni durumu koruduk. Ancak biliyorsunuz bizim Fransa ile en önemli konulardan bir tanesi SAMP-T meselesi. Bu konuyla ilgili Italya Basbakani ile yaptigimiz görüsmede dedi ki ‘Teknik bazi sorunlar kaldi, bunlari da çözmek suretiyle üçlü olarak Fransa, Italya, Türkiye SAMP-T meselesini de kisa zamanda çözelim.’ Italya Basbakani ile ilk görüsmemizdi ama çok ciddi, kararli bir görüsme yaptik. Özellikle de savunma sanayiine yönelik yaptigimiz görüsme iyi oldu. Bunun yaninda enerji ile ilgili yaptigimiz görüsme iyi oldu. Libya konusunda iyi bir görüsme yaptik. Göçle ilgili iyi bir görüsmemiz oldu. ‘Bu konularla ilgili kisa zamanda sizleri Türkiye’ye bekliyoruz. Türkiye’de bu konulari ilgili arkadaslarimizla beraber de ele alarak sürdürelim’ dedik. O da not etti" dedi.

Erdogan, ’Endonezya’ya hareketiniz öncesinde Türkiye’nin küresel boyutta yasanmakta olan enerji krizinin çözümü bakimindan anahtar konumda oldugunu hatirlatacaginizi söylemistiniz. Bu konuyla alakali önümüzdeki günlerde somut bir adim görecek miyiz enerji üssüyle ilgili?’ sorusunu, "Enerji konusunda Türkiye olarak su an itibariyla iyi bir konumdayiz diyebilirim. Birilerine muhtaç degiliz. Hele hele Akkuyu olayi surada 2-3 sene içinde bittigi anda, oradan da çok ciddi bir kapasiteyi elde etmis olacagiz. Ardindan ben yine Sayin Putin’le Sinop’u da görüsmüstüm. Orada da insallah dört türbin insa edecegiz ve Akkuyu kadar -belki daha fazla- oradan da elde edecegiz. Bunlari da elde ettigimiz andan itibaren Türkiye’nin zaten enerjiyle ilgili bir sorunu kalmayacak. Çok daha iyi bir konuma gelecegiz. Ve biz, enerji ihracina da rahatlikla baslayabiliriz. Bu arada bize ‘biz sizi enerji noktasinda da destekleyebiliriz’ diyen ülkeler de var. Bu konuda onlarla da bu iliskilerimizi devam ettirecegiz. Insallah gerekirse oralardan da kendimiz için olmaktan öte alip ihracini yapma, yani swap diyebilecegimiz bir süreci de baslatma sansimiz ayrica var. Isim vermeyim, onu gidip görüsüp, karara bagladiktan sonra açiklariz" diye cevapladi.

’Italya Basbakani ile olan görüsmenizi özetlediniz ama iki konuyu sormak istiyorum. Italya Basbakani asiri sagdan geliyor. Seçim öncesi konusmalari ile sizin çizdiginiz olumlu görüsmede, koalisyon ortagi Berlusconi’nin etkisi var mi; Türkiye’nin önemini bilen isimlerden birisi olarak? Avrupa Birligini sarsabilecek kadar Brüksel’den yetkileri geri almak isteyen bir durusundan bahsediliyordu. Siz nasil bir izlenim aldiniz kendisiyle görüsmede?’ sorusuna, "Gerçekten Berlusconi’yle ve ayni zamanda Berlusconi’nin mesai arkadaslariyla seçim kampanyasinda ciddi bir dayanismasi oldu. Sözünü esirgemeyen bir hanimefendi. Türkiye ile olan münasebetlerini dört baslikta öne çikarmayi özellikle ifade etti.

Bu basliklardan biri ‘enerji konusunda dayanismayi artirabiliriz.’ Biliyorsunuz ENI onlarin en önemli enerji sirketi. Göç konusu onlarin da bizim gibi sikintida oldugu bir konu. Bunun disinda ‘savunma sanayine yönelik iliskileri bundan sonra daha da artirabiliriz’ dediler. Bunun üzerinde durabiliriz özellikle. Savunma sanayii ile ilgili tabii SAMP-T konusu önem arz ediyor. Italya ile Avrupa Birligi’nde gelecek destek de önem arz eden konularin içerisinde. ‘Italya’da biz su anda iyi geldik, sayisal olarak iyi bir konumdayiz’ dedi.

Bu noktada da Avrupa’da dayanisma içerisinde olacagimiz bir ülke. Uzun zamandir Italya ile münasebetlerde bir zayiflama vardi. Bunu yeniden bir canlandirma konumuna gelebiliriz. Bu konuda mutabakatimizi orada karsilikli olarak yineledik ve Italya ile adimlarimizi da bu sekilde insallah atacagiz" cevabini verdi.

’Türkiye Körfez ülkeleriyle iliskileri normallestirdi. Misir’la da çözüm noktasinda diplomasi çalismalari var. Siz ‘Vakti, saati geldiginde Esad’la da görüsebiliriz’ demistiniz. Bu açiklamanizin ardindan Rusya ‘Böyle bir görüsme olursa, ev sahipligi biz yapabiliriz’ demisti. Bu iki ülke ile ilgili son gelismeler ne durumda?’ sorusu üzerine Erdogan, "Siyasette ebedi olarak darginlik, kirginlik, küslük olmaz. Vakti, zamani geldigi anda oturur, degerlendirir, ona göre de bir yenilemeyi yapabilirsiniz. Su anda Türkiye olarak bu konularda sikintili oldugumuz ülkelerle iliskileri yeniden ele alabiliriz. Hele hele Haziran seçiminden sonra bir sil bastan yapabiliriz. Ve buna göre de yolumuza insallah o sekilde devam edebiliriz" dedi.

’Sokak köpekleriyle ilgili bir çagri yapmistiniz belediyelere, ‘Hayvanlarin yeri barinaklardir, sokaklar degil. Böylece hem hayvanlar korunsun hem de vatandaslarin güvenligi saglansin’ diye. Ancak geçen sürede sokak köpekleri tehlike saçmaya devam ediyor bazi yerlerde. Son olarak Bitlis’te bir çocuk vefat etti. Bu konuda bir çalisma olabilir mi?’ sorusuna Erdogan su cevabi verdi: "Öncelikle hayatini kaybeden yavrumuza Allah’tan rahmet diliyorum. Sahipsiz hayvanlarin yeri sokaklar degil, barinaklardir. Çevre, Sehircilik ve Iklim Degisikligi Bakanligi ile Tarim ve Orman Bakanligina gerekli talimatlari verdim. Bakanlarim çalisiyor. Bu isi bos birakmamaliyiz. Konuyla ilgili atilacak adimlar neyse, ne tedbir gerekiyorsa yerine getirilecek. Bu konuda öncelikli olarak belediyeler, barinaklar insa ederek sahipsiz, basibos sokak hayvanlarini toplamali. Mesela bizim Konya Büyüksehir Belediyemizin gerçekten çok örnek bir çalismasi var. Istanbul’da Beykoz Belediyemizin de gerçekten çok örnek bir çalismasi var. Yani hem teshis hem tedavi ve ondan sonra da hayvanlari garipsemeyecekleri alanlara saliverme gibi bir çalismayi su anda Beykoz Belediyemiz de Konya Büyüksehir Belediyemiz de yapiyor. Ayrica mesela Istanbul’da Orman Bölge Müdürlügümüz ile Valiligimizin müsterek yeni bir çalismalari var. Bu hayvanlarin bakilabilecegi ve daha sonra dernekler tarafindan bunlarin bakiminin üstlenilebilecegi bir uygulamayi müstereken çalisiyorlar. Daha sonra da bunu bütün illere uygulamayi düsünüyoruz. Orman Bölge Müdürlügü bu hayvanlar için uygun yerler ve hayvan severlerin de gelip ilgilenebilecekleri mekanlar olusturmaya çalisiyor. Epey bir ilerleme de kaydedildi".

’Yerli araç TOGG en çok da gençler tarafindan ilgi görüyor. Satisa sunuldugunda gençlere özel bir kampanya olacak mi?’ sorusuna Erdogan, "Söyle bir nihai noktaya gelsin; pazarlama süreci içerisinde, pazarlama teknikleri açisindan orada belki böyle bir sey de düsünülebilir ama su anda henüz konusulmus bir konu degil. Tabii bütün maliyet analizleri vesaire yapildiktan sonra bunlarin belli bir yol haritasi var. Bu yol haritasina göre de hangi sürede, hangi rakamlarla bunu piyasaya sürelim, ne zaman bu fiyatlar farkli bir hal alabilir, bunlari o çalismalardan sonra açiklayacagiz" cevabini verdi.

Erdogan, ’Dediniz ki ‘6’li masadakilerin yerli ve milli konularda duruslarini gözden geçirmesi gerekiyor.’ CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu ve IYI Parti Genel Baskani Meral Aksener de aslinda TOGG’un Gemlik Kampüsü’nün açilisina davetlilerdi ama gelmediler’ sorusu üzerine, "Simdi ziyaret etmek istiyorlar. Niye olmasin dedik. Bizim kimseyle alip veremedigimiz yok. Bunlar bir defa -Bay Kemal basta olmak üzere- tutturmus Külliye asagi, Külliye yukari. Nasil olduysa bir kere geldi. Gel arkadas, gel. Burasi benim sahsi mülküm degil. Burasi bu milletin. Burasi hizmet mekâni. Ama yok, tutturdu kafaya onu, o sekilde gidiyor. Simdi TOGG’la ilgili de hani diyordu ya ‘Nerede fabrika?’ Simdi gelmek istediklerini söylediler. Buyursun gelsin dedik. Ayni sekilde Meral Hanim da istemis, o da buyursun gelsin. Gezdirin, görsünler; bütün o robotik sistemleri, makineleri, o araçlarin tabandan tavana kaynaklarindan diger bütün islemlerine varincaya kadar nasil yapildigini görsünler. Biz bundan mutlu oluruz. Geleceklermis" dedi.

’Bugün sizin de sevdiginiz, siirlerini çok da duygulu, güzel seslendirdiginiz Sezai Karakoç’un vefat yil dönümü. Ayni zamanda sizin özel bir baginizin oldugunu bildigimiz Ahmet Kaya’nin da vefatinin 22. yili. Haklarinda ne söylemek istersiniz?’ sorusunu Erdogan, "Her ikisine de Allah rahmet eylesin. Iki gün önce de Ahmet Kekeç kardesimin vefat yildönümüydü. Onu da rahmetle aniyorum. Tabii Sezai Karakoç zaten sürekli olarak siirlerini okudugumuz, terennüm ettigimiz bir üstadimiz. Ahmet Kaya da ben cezaevine girerken Yedikule’de Kazliçesme’de yapilan programa gelmisti. Bu anlamli günümüzde onun orada yaptigi konusma, söyledigi parçalar hakikaten unutulmazdi. Ben tabii istedim ki nakli kubur yapmak suretiyle Fransa’dan alalim, burada defnini yapalim. Aile olumlu yaklasmadi, onun için getiremedik. Yoksa o, bu topraklarin insani. Ona yapilanlari, o geceyi unutmamiz mümkün degil. Kusura bakmayin, bazilari kiziyor ‘niye öyle diyorsun’ diye ama bu beyaz Türkler var ya; neler yaptilar malum. Normal zamanda ‘Ahmet Kaya söyle, Ahmet Kaya böyle’ Peki o gece yaptiginiz ne? Neler demediler ki? Biz bir kez daha rahmet diliyoruz. Ama bizim nakli kubur teklifimiz hala masadadir. Bu teklifin degerlendirilmesiyle buna göre bir adim atilabilir. Çünkü bu topraklar, onun topragidir. Yeter ki aile bu konuda kararini versin ve adimi da ona göre atariz. Çünkü bu ülkede sevenlerinin oldugu kadar herhalde Fransa’da seveni olmaz" diye cevapladi.
Kaynak: İHA