Dogru Beslenme Ile Saglikli Hamilelik Mümkün
Dogru bir beslenme sekli ile saglikli ve daha kolay bir hamilelik geçirmek mümkün. Yakin Dogu Üniversitesi Hastanesi Kadin Hastaliklari ve Dogum Anabilim Dali Uzmani Doç. Dr. Özlen Emekçi Özay, hamilelik döneminde dogru beslenmenin nasil planlanmasi gerektigi ile ilgili ipuçlari verdi.

Ögün sayisini artirin
Hamilelik döneminde beslenme düzeninde degisiklik yapilmasi gerektigini söylenen Doç. Dr. Özay, normal zamanlarda uygulanan günde üç ögünün hamilelik döneminde artirilarak bese çikarilmasi gerektigini belirtti.
Doç. Dr. Özay, bu dönemde anne adaylarinin ögün sayisini artirarak erken dönemde yasanabilecek bulanti ve kusmalarin önüne geçebilecegini, midede yanma ve siskinlik problemlerini de önleyebileceklerini söyledi.
Fast food tüketmeyin
Fast food yeme düzeninin genel olarak besin degerinden yoksun ve yüksek kalorili bir yeme sekli oldugunu söyleyen Doç. Dr. Özay, fast food yeme düzeninin yüksek oranda katki maddesi içerdiginden dolayi özellikle hamilelik döneminde önerilmedigini belirtti.
Gebelikte kalorinin üç nedenden dolayi gerekli oldugunu söyleyen Özlen Emekçi Özay, bu üç nedeni gebelige bagli yeni dokularin yapimi, bu dokularin idame ettirilmesi ve vücudun hareketi olarak belirtti.
Özay söyle devam etti:
“Gebe bir kadin gebe olmayana göre günde yaklasik fazladan 300 kaloriye ihtiyaç duyar. Bu durum fazla beslenmenin degil dengeli beslenmenin önemini açikça ortaya koymaktadir. Gebelikteki kalori tüketimi ilk 3 ayda en az düzeydeyken bu dönemden sonra hizli bir artis gösterir. Ikinci 3 ayda bu kaloriler baslica plansenta ve embriyo gelisimini karsilarken, son 3 ayda ise temel olarak bebegin büyümesine harcanir. Normal saglikli bir kadinda tüm gebelik boyunca önerilen kalori artisi 11-13 kilogramdir. Bu 11 kilonun 6 kilosu anneye, 5 kilosu ise bebege ve ona ait olusumlara aittir.”
Asiri karbonhidrat tüketimi annenin asiri kilo almasina neden olur
Vücudun kalori ihtiyacini karsilayan üç temel enerji kaynaginin protein, yaglar ve karbonhidratlar oldugunu söyleyen Özlen Emekçi Özay, “Eger karbonhidratlar yetersiz alinirsa vücudunuz enerji saglamak için proteinler ve yaglari yakmaya baslar. Böyle bir durumda iki sonuç ortaya çikabilir. Birincisi bebeginizin beyin ve sinir sistemi gelisimini saglayacak yeterli protein olmaz, ikincisi ise ketonlar ortaya çikar. Ketonlar yag metabolizmasinin ürünü olan asitlerdir ve bebegin asit baz dengesini bozarak beyin gelisimini olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle hamilelikte karbonhidrattan fakir diyet önerilmez. Pirinç, un, bulgur gibi kompleks karbonhidrat kaynaklari anne için enerji kaynagi olmanin yani sira, B grup vitaminleri ve çinko, selenyum, krom, magnezyum gibi eser elementleri bol miktarda içerir. Karbonhidratlar fazla miktarda ise bebek açisindan ekstra bir yarar saglamadiklari gibi sadece anne adayinin asiri kilo almasina neden olurlar" dedi.
Günde 60-80 gram protein tüketin
Amino asit denilen yapilardan olusan proteinlerin vücuttaki hücrelerin temel yapi tasini olusturdugunu söyleyen Doç. Dr. Özay, dogada toplam 20 çesit amino asit bulundugunu, bir kisminin vücuttaki diger maddelerden üretilebilirken, esansiyel amino asit denilen amino asitlerin ise vücutta üretilemedigini, bu yüzden mutlaka besin yolu ile disaridan alinmasi gerektigini belirtti.
Dr. Özay, proteinlerin saç telinden tirnaga kadar vücuttaki tüm hücrelerin yapi tasi olup, beyin ve sinir sisteminin gelisimi için de yasamsal öneme sahip oldugunu vurgulayarak, hamile kadinlarin günde 60-80 gram protein tüketmelerini önerdi.
Günde 1 veya 2 bardak süt için
Hamile bir kadinin bebeginin güçlü kemiklere, dislere ve ihtiyaç duydugu kalsiyum ve diger elementlere sahip olabilmesi için günde en az bir veya iki bardak süt içmesi gerektigini söyleyen Dr. Özay, gaz ve hazimsizlik nedeni ile süt içilemeyen durumlarda bunun yerine peynir ya da yogurt tüketilebilecegini, kalsiyum aliminin yetersiz kalmasi durumunda disaridan verilecek ilaçlar ile destek saglanabilecegini ifade etti.
Margarin ve ayçiçegi yagi yerine zeytinyagi tüketin
Et, balik, kümes hayvanlari, yumurta ve kuru baklagillerin vitamin ve mineraller yaninda protein de sagladigini söyleyen Özay, gebe kadinda ve bebeginde doku gelisimi ve yeni doku olusumu için proteinin önemli oldugunu belirtti.
Bu tür gidalardan günde en az üç ögün alinmasi gerektigini söyleyen Özay, baklagillerin protein degerini artirmak için peynir, süt ya da etle birlikte yenilebilecegini belirtti.
Hamilelik durumunda vücudun yag içeren besin ihtiyacinda degisiklik olmadigini vurgulayan Özay, günlük alinan kalorilerin yüzde 30’unun yaglardan gelecek sekilde beslenilmesi gerektigini sözlerine ekledi. Özay, ayni zamanda margarin, ayçiçegi yagi gibi satüre yaglardan uzak durularak zeytinyaginin kullanilmasini önerdi.
Vitamin takviyeleri ne zaman kullanilmali
Hamile kadinlara pek çok vitamin ve mineral içeren ilaçlarin verilmesinin rutin bir olay oldugunu söyleyen Doç. Dr. Özlen Emekçi Özay, bu ilaçlarin gerekliliginin de halen tartisilan bir durum oldugunu belirtti.
Dengeli ve dogru beslenen hamile bir kadina disaridan vitamin desteginin gerekmedigini, vitamin ve mineraller almanin en dogru yolunun dogal gidalar tüketmekten geçtigini belirten Doç. Dr. Özay, hamilelerin düzgün beslendigi takdirde medikal destege ihtiyaç duymayacagini ifade ederek sunlari söyledi:
“Folik asit ve demir, medikal destekle ilgili istisna bir durumdadir. Folik asit bebegin beyin ve sinir sistemi gelisimi için kilit öneme sahip oldugundan hamile kalmadan üç ay önce alinmaya baslamasi gerekir. Gebelikte artmis demir gereksinimi dogal yollardan karsilanmaz. Bu nedenle özellikle gebeligin ikinci yarisindan sonra disaridan verilen demir ilaçlari ile destek yapilir. Türk toplumunda demir eksikligi anemisi çok sik görüldügünden, gebeligin basinda yapilan kan sayiminda anemi saptanmasi durumunda gebeligin en basindan itibaren destege baslanabilir. Gebelikte demir kullaniminin bir baska önemi de kansizlik olmasa dahi hem anne adayinin hem de bebegin demir depolarini yeterli sekilde doldurmak için gerekli olmasidir.”
Hamilelik döneminin en önemli besin maddesi: Su
Suyun hamilelikte alinmasina özen gösterilmesi gereken en önemli besin maddesi oldugunu söyleyen Doç. Dr. Özay, geçmiste gebelik sirasinda tuz tüketiminin kisitlanmasinin gerektigi savunulurken, günümüzde bunun gerekli olmadigi, normal miktarda gidalar ile alinan tuzun yeterli oldugu ve kisitlamaya gidilmemesi gerektigini savunan düsünceler oldugunu belirtti.
Hamile bir kadinin günde 2 gram tuz almasi gerektigini belirten Özay, yetersiz ya da asiri tuz aliminin anne adayinin sivi elektrolit dengesini olumsuz sekilde etkiledigini ifade etti.
