Haci Bektas Veli Ölümünün 750. Yilinda Aniliyor

Haci Bektas Veli Vefatinin 750. Yildönümü Anma Etkinliklerine katilan Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy, devam eden yanginlarla ilgili olarak, “Insanimizin yaralarini el birligi ile saracak, yasami normale döndürecegiz” dedi.

Haci Bektas Veli Ölümünün 750. Yilinda Aniliyor
Cumhurbaskanligi ve UNESCO tarafindan 2021’in ’Haci Bektas Veli Yili’ ilan edilmesi dolayisiyla Kültür ve Turizm Bakanligi tarafindan ‘Insanligin özü sevgi, baris ve kardeslik’ slogani ile Haci Bektas Veli Müzesi önünde etkinlik düzenlendi.

Etkinlige, Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy, Cumhurbaskanligi Sözcüsü Ibrahim Kalin, Iran Büyükelçisi Muhammed Farazmand, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Baskani Öcal Oguz, Nevsehir Belediye Baskani Mehmet Savran, Ankara, Yozgat, Tunceli, Malatya, Çorum ve Aksaray, Nevsehir Valileri, protokol üyeleri ve vatandaslar katildi.

Programda bir konusma yapan Cumhurbaskanligi Sözcüsü Ibrahim Kalin, “Bu makamda son orman yanginlarinda hayatini kaybeden kardeslerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yüregimizi yakan bu yanginlarin sona ermesi için hep birlikte çalisacagimizi ifade etmek istiyorum” dedi.

Kalin, “Tarihte iz birakan bütün büyük fikirler ya büyük bir gelenege dayanmistir ya da o gelenegi devam ettirmistir. Haci Bektas Veli’nin ait oldugu, büyüttügü ve derinlestirdigi gelenekte bizim Anadolu irfan gelenegimiz olarak yüzyillardir sadece bu topraklara degil, bu topraklarin çok ötesinde bütün insanliga isik tutmaya devam ediyor. Gelenek hiçbir zaman sadece geçmise bir nostalji beslemek degildir. Gelenek sadece tarihteki yasanmis hadiselerin envanterinden ibaret degildir. Gelenek biz ona bir sey kattigimizda onunu ruhunu kendi ruhumuzda teneffüs etmeye basladigimizda hayatiyet kazanan ve süreklilik kazanan bir seydir. Yüzlerce yil sonra bugün 750’inci yilinda vefatini andigimiz Haci Bektasi Veli, onun yolundan gittigi diger erenler ve onun yolundan giden diger Anadolu erenleri bu gelenegi yasatmis ve bize büyük bir miras olarak birakmistir. Arifler, dedeler, canlar ve mürsitler olarak bugünde bizim yolumuzu aydinlatmaya devam ediyorlar. Bugün aslinda onlarin mesajina insanligin her zamankinden fazla ihtiyaci var. Çünkü maddenin dar dünyasinda bir mana krizi yasayan insanin bir çikisa bir kurtulusa ihtiyaci var” seklinde konustu.



“Insanimizin yaralarini el birligi ile saracak, yasami normale döndürecegiz”

Programda konusan Kültür ve Turizm Bakani Mehmet Nuri Ersoy da, devam eden yanginlarla ilgili konustu.

“Insanimizin yaralarini el birligi ile saracak, yasami normale döndürecegiz” diyen Bakan Ersoy, “Sözlerimin basinda ülkemizin yasadigi yangin felaketlerinde yasamini yitiren vatandaslarimiza ve görevlerini canla basla yerine getirirken sehadete yürüyen görevlilerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine bas sagligi ve sabirlar diliyorum. Herkes bilsin ki Türk milleti bu sinamadan da alni ak çikacaktir. Insanimizin yaralarini el birligi ile saracak, yasami normale döndürecegiz. Ormanlarimizi yeniden yemyesil birer cennet bahçesi yapacak, turkuaz denizlerimizle bulusturacagiz. Allah’in izniyle bir çakil tasindan dahi vazgeçmedigimiz bu vatanin dogasini da içindeki canlilari da karamsarliga teslim etmeyecek dimdik ayakta kalarak, bir ve beraber olarak huzursuzluk ve umutsuzluk için çaba gösterenleri umudumuz, inancimiz ve kararliligimizla yine hüsrana ugratacagiz” ifadelerini kullandi.

“Hünkar’in ocagina misafir olmak bir inanç, bir kültür ve fikir deryasina yelken açmak gibidir”

Bakan Ersoy, “Erenlerin ayak izlerini neden takip ediyoruz, ögütleri niçin her daim gönüllerimizde yanki bulmali sorularinin çok açik bir cevabi vardir. Bizler, dünya denen bir yolda, bu yolun ahiret denen bir menzile ulasacagi bilinciyle yürüyenleriz. Maksat odur ki en serefliler olarak bizleri bu yola yolcu kilan Rabbimize o serefle kavusalim, emaneti aldigimiz gibi tertemiz teslim edenlerden olalim. Bunu basarabilmenin yolu nefis denen hasmi yenmekten, emredildigimiz gibi dosdogru olmaktan geçiyor. Bir sinav veriyoruz. Sorular belli, cevaplar zaten bize sunulmus. Unutursak diye o kutlu “Kitap” var, bakmak serbest. Anlayamadigin yerler olur diye ögretmenlerin en güzeli gönderilmis, sormak serbest. Ve en basarili ögrenciler geride ders notlarini birakmis; adina hayat diyoruz, örnek alip yasamak serbest. Iste erenlerin ardina düsmemiz de ‘Aramak açik bir sinavdir’ diyen Haci Bektas-i Velî dergâhina vakitlice dönüp gelmemiz de bundandir. Hünkar’in ocagina misafir olmak bir inanç, bir kültür ve fikir deryasina yelken açmak gibidir. O, kendimizi bulacagimiz, bizde bizden fazlasi oldugunu anlayacagimiz, ötesine ulasmak için arayista olacagimiz uzun bir yolda; huzurla, umutla ama bitti demeden, oldum diye düsünmeden daima yürümenin örnegidir. Neticede bizim sorumlulugumuz da budur. Kosulsuz sartsiz, kendi dogrularimiza saplanmadan, nefsimizi ikna etme derdine düsmeden hakikati aramak ile yükümlüyüz. Zira ancak arayan olunca yol bulunur, yol gösterenlerle yaren olunur, en nihayetinde de o yolu var edene kavusulur. Sunu da unutmayalim, sadece kendimizden sorumlu degiliz. Peygamber Efendimiz ‘Insanlarin en hayirlisi insanlara faydali olandir’ diyor. Hayrin pesinde kosmak dolayisiyla duymayana duyurmak, bilmeyene ögretmek, anlamayana anlatmak da lazim. Bizim çabamiz da budur” seklinde konustu.

Düzenlenen etkinlik, konusmalarin ardindan çesitli etkinliklerle devam etti.
Kaynak: İHA