'4. Uluslararasi Kizilay Dostluk Film Festivali' Basladi
Festival Direktörü Faysal Soysal: 'Biz Anadolu'nun dostlugunu siiriyle, sözüyle, bestesiyle ya da düsünce anlayisiyla bütün dünyaya mal etmis ve buradan aslinda dostlugu ve barisi bütün dünyaya miras olarak birakan sanatçilarimizin anisina (festivali) yapiyoruz. Dolayisiyla da dogrudan buradan hareket eden bir sinema anlayisimiz var' 'Daha çok niteligi ve kaliteyi konusmaya, gerçegi ve hakikati paylasmaya niyetli bir anlayisla bu festivali sürdürmeye çalisiyoruz dört yildir' Festivalin Sanat Direktörü Mehmet Lütfi Sen: 'Festivali bu yil Kizilay adina yapiyoruz. Aslinda Kizilay da Hilali Ahmer dönemi gibi üst düzey sanat üreten, sanatla yol alan bir kuruma dönüsmeye basladi. Çünkü sanat herkesin hakki ve sanati bizim bütün insanlarimiza tasimamiz lazim. Bütün insanlari sanatla muhatap kilmamiz lazim. Türkiye'de bunu yapabilecek en iyi kurumlardan birisi Kizilay'di. Kizilay Genel Baskanimiz Kerem Kinik da bunun çok farkinda'
Anadolu Ajansinin Global Iletisim Ortagi Oldugu festival, bu yil Haci Bektas-i Veli anisina gerçeklestiriliyor.
Festival Direktörü Faysal Soysal, AA muhabirine yaptigi açiklamada, geçen yil festivali Kovid-19 salginindan dolayi çevrim içi olarak seyircilerle bulusturduklarini, bu yil ise dopdolu bir programla izleyicilerin karsisina çiktiklarini söyledi.
Bu yil festivalde yurt disindan birçok konuk agirladiklarini belirten Soysal, program kapsaminda Iranli yönetmen, senarist ve yapimci Majid Majidi'nin ilk kez Türkiye'de bir Ustalik Sinifi'na katilacagini ve etkinlige yogun ilginin oldugunu aktardi.
- 19 kisa film finale kaldi
Soysal, bu sene festivalin yarisma bölümünde 19 kisa filmin finale kaldigi bilgisini vererek, toplam 100 bin Türk lirasi ödül vereceklerini ifade etti.
Festivalin amacina deginen Faysal Soysal, sunlari kaydetti:
"Aslinda bizim çok ciddi bir yerel hareket noktamiz var. Yani biz Anadolu'nun dostlugunu siiriyle, sözüyle, bestesiyle ya da düsünce anlayisiyla bütün dünyaya mal etmis ve buradan aslinda dostlugu ve barisi bütün dünyaya miras olarak birakan sanatçilarimizin anisina (festivali) yapiyoruz. Dolayisiyla da dogrudan buradan hareket eden bir sinema anlayisimiz var ve de hep pozitif olarak, yani ayrimciligin, çatismanin yerine birlikte olmanin, birlikte tartismanin, ondan sonra birlikte karar vermenin insanlik adina ve de özellikle memleketimiz adina yararli olabilecek düsünceleri, sanatçilari destekleme niyetiyle bir vizyon çizmeye çalisiyoruz."
Soysal, bir yönetmen olarak festival direktörü olmasiyla birlikte yarismaya katilan kisa film yönetmenleriyle ayni heyecani yasadigini dile getirerek, "Kisa filmcilerin o heyecanini, hayallerini birebir hissediyorum ve olabildigince onlari en iyi sekilde seyirciyle bulusturmaya çalisiyorum. Dolayisiyla popülerlik veyahut çok fazla seyirci sayisi gibi bir anlayisimiz yok. Daha çok niteligi ve kaliteyi konusmaya, gerçegi ve hakikati paylasmaya niyetli bir anlayisla bu festivali sürdürmeye çalisiyoruz dört yildir. Bu sebeple de bizim seçkilerimiz daha önceden bizi takip edenlerin gönüllerinde yer etmis ki, her yil aslinda bizim seçkileri takip ediyorlar ve bize yaziyorlar." diye konustu.
- "Filmleri seçerken çok hassas, titiz davranmaya çalisiyoruz"
Kisa filmcilerin filmlerini tanitmak ve onlara ayni zamanda kütüphanelerinde yer edecek bir arsiv niteliginde bir eser birakmak amaciyla özel bir katalog hazirladiklarina dikkati çeken Soysal, su degerlendirmelerde bulundu:
"Festivalin Panorama Seçkisi'ne yurt disinda ödül almis ve ilk defa Türkiye'de gösterilen filmleri davet etmeye çalisiyoruz. Bu filmleri seçerken bile yine çok hassas, titiz davranmaya çalisiyoruz. Ilk defa olmasi sadece yetmiyor aslinda, o bahsettigimiz dostluk, evrensel sinema anlayisi ve ayni zamanda sanatin hakikate ulastirma, insanin hayatina anlam katma degerlerine isaret ediyor olmasi da bizim için çok önemli. Yani birçok festival maalesef artik daha çok politik ve ayni zamanda muhalif, kendi kültürüne ve de anlayisina kültürel denileni aslinda muhalefet gösteren eserleri seçme yoluna ilerlerken bizim böyle bir anlayisimiz yok. Eger film kaliteli ise bunu da yapiyorsa seçiyoruz. Ama tek derdi, tek meselesi festivallerde görünmek, ödül almak ise bu filmleri çogu zaman aslinda görmezden gelmeye çalisiyoruz."
Faysal Soysal, yurt içi ve yurt disinda festivallerden ödül alan birçok nitelikli kisa filmin "Uluslararasi Kizilay Dostluk Kisa Film Festivali"nde de yer bulduguna isaret ederek, "Festival, bir yandan da bir okul gibi aslinda hem söylesileri, hem panelleriyle birlikte. Bir diger ayriksi tarafimiz da biz yarismaya giren bütün yönetmenleri Istanbul'da konuk etmeye çalisiyoruz. Onlari buraya davet ediyoruz, destekçilerimiz sayesinde. Gelen konuklarimiz Türk yönetmenlerle tanisiyor hem de iyi bir gönüllü agimiz var. Üniversite ögrencilerini, Kizilay gönüllülerini bu sinemacilarimizla bulusturuyoruz. Arkadasliklar olusuyor. Hem tercümanlik yapiyorlar hem Istanbul'u gezdiriyorlar hem de ciddi anlamda festivaldeki diger konuklarla iletisimi arttirmis oluyorlar." dedi.
Kisa filmin sinema türleri içerisinde sanata ve hakikate en yakin tür oldugunun altini çizen Soysal, sözlerini söyle sürdürdü:
"Çünkü orada tasarlanmis, hesap edilmemis veyahut da satisa, sunuma dogru bir hesap gözetilmeden bizzat kendiniz için yaptiginiz bir sey var ortada. Hem kendinizi ispatliyorsunuz hem de dünya ile ilgili hayatla ilgili bir merakiniz, bir derdiniz var. 'Bu perdede nasil yansitabilir' diye bir çalismaya, bir deneye giriyorsunuz. Bu yüzden çok deneysel bir tarafi da var. Bu sebeple de çok dogal, çok degisik bir sanatsal sey ortaya çikiyor. Ama hesaplarin, sözlesmelerin, pazarliklarin oldugu yerlerde sanat kalitesi maalesef düsüyor. Dolayisiyla ben kisa film izleyerek bir kisa filmcinin heyecaniyla karsilasarak kendimi yeniden yeniliyorum. Zaman zaman 'hemen benim de bir an önce bir kisa film yapmam gerekir' diye düsünüyorum. Öyle planlarim da var. Çünkü kisa film, insanin kendi içindeki sinema ve sanat anlayisini her zaman tazeledigi ve yeniledigi bir alan. Bu sebeple de kisa filmcilerin, politikacilara, ondan sonra belediyecilere, mimarlara, sehri tasarlayanlara ve herkese aslinda söyleyecekleri çok sey var."
- "Festivali bu yil Kizilay adina yapiyoruz"
Festivalin Sanat Direktörü Mehmet Lütfi Sen ise sanat olmadan bugünün ve gelecegin belirlenemeyecegini söyleyerek, "Bizim su anda Türkiye olarak, geçmisteki sanat backgroundumuza da bakarak sanati çok öncelememiz gerekiyor. Sanat yoksa hayat yok. Sanat yoksa gelecege birakacagimiz bir sey yok." dedi.
Gelisen teknoloji ile insanligin iyi bir yere gitmedigi yorumunu yapan Sen, söyle devam etti:
"Bu duruma dikkat çekmek zorundayiz. Çünkü insan dostlukla var olan, olmasi gereken bir yapi ve bunu en iyi anlatan da Anadolu dostluk mayasidir. Festival aslinda tam da burada kurgulandi. Çünkü sanat, dostluk çok önemli. Karsiliksiz olan seye dostluk diyoruz. Insanligin devam etmesi için tek deger olan bir sey var dostluk ve bunun Anadolu dili. Festival de aslinda sanatla bu muhtesem mayayi bir araya getirmekten dogdu ve bu sekilde devam ediyor. Elbette biz bu noktayi düsündügümüz zaman ilk kapisini çaldigimiz kurum bizim uluslararasi en büyük dostluk teskilatimiz Hilal-i Ahmer'den bugüne Kizilay. Kizilay baskaniyla konuyu görüstük ve onlarla birlikte hareket etmek istedigimizi söyledik. Oradan da çok olumlu bir bakis açisi geldi ve birlikte festivale basladik. Festivali bu yil Kizilay adina yapiyoruz. Aslinda Kizilay da Hilal-i Ahmer dönemi gibi üst düzey sanat üreten, sanatla yol alan bir kuruma dönüsmeye basladi. Çünkü sanat herkesin hakki ve sanati bizim bütün insanlarimiza tasimamiz lazim. Bütün insanlari sanatla muhatap kilmamiz lazim. Türkiye'de bunu yapabilecek en iyi kurumlardan birisi Kizilay'di. Kizilay Genel Baskanimiz Kerem Kinik da bunun çok farkinda.
Dünyaya sanatla yön veremiyorsaniz, dünyaya sanatiyla kim yön veriyorsa onun kültürüyle büyüyorsunuz. Kizilay, sanatin yayginlasmasi konusunda Hilal-i Ahmer dönemindeki refleksinin çok daha güçlüsünü bu dönemde yapma konusunda adimlar atiyor ve festivalin bizzat sahibi olmasi esprisi arkasinda da bu yatiyor. Çünkü bu festivalle çok yere ulasacagiz ve ulasiyoruz."
Sen, festivalin enerjisinden de çok memnun oldugunu dile getirerek, "4 yilda geldigi yerden çok memnunum. 4 yilda biz yaklasik olarak 120 farkli ülkeden film aldik. Insani ve dostlukla ilgili bir hafiza olusturduk. Bu hafiza gelecege kalacak. Tabiati esir eden degil, tabiatla hemhal olan bir anlayisa ihtiyacimiz var. Tabiata, dost olmaya ihtiyacimiz var. Insan kendine, cografyaya, tabiata dost oldugu zaman insanlik zaten kurtuluyor. Çünkü cografyaya, tabiata dostsan zarar veremezsin. Aslinda festivalin derdi de bu mesaji iletmek." seklinde konustu.
Festival bünyesinde çocuklari ve gençleri çok önemsediklerini anlatan Sen, sunlari kaydetti:
"Her zaman gençlerle sürekli atölyeler yapiyoruz. Gençlere festivalin kapisi her zaman açik ve her zaman gelebiliyorlar. Her zaman sorularini sorabiliyorlar. Her zaman onlari yön gösterecek olan bir festival ekibimiz var. Program yapimcimizdan, festival baskanimiza kadar hepimiz ilgileniyoruz. Bir okul olarak devam etmek istiyoruz. Kizilay çatisi altinda da daha fazla dünyaya açilmak istiyoruz. Su anda dünyada 192 ulusal yardim örgütü, festival hakkinda fikir sahibi. Önümüzdeki yillarda çok daha baska yerlere bu festivali götürecegiz. Mesela Myanmar'da bir çadirin kenarina kurulacagiz, oradaki çocuklari da sinema sanatiyla bulusturacagiz."
- Festival programlari
Festival kapsaminda bugün saat 17.00'de gerçeklestirilecek "Dijital Dünyada Film Yolculugu" paneline Bir Film'den Kemal Ural ve kisa film yönetmeni ve dagitimcisi Ramazan Kiliç katilacak. Moderatörlügünü Ezgi Büsra Çinar'in yapacagi panel, Akademi Beyoglu'nda düzenlenecek.
Festival bünyesinde gerçeklestirilecek bir diger etkinlik ise "Matbudan Dijitale Türkiye'de Sinema Yazarligi ve Yayinciligi" paneli, yarin saat 17.00'de Akademi Beyoglu'nda sinema yazari Tuba Özden Deniz'in yönetiminde yapilacak.
Panelde Burçak Evren, "Tarihsel Süreç Içerisinde Türkiye'de Sinema Yazarligi", Suat Köçer "Dijital Mecralar ve Matbu Yayincilikta Sinema Yazarligi" ve Niyazi Koçak "Türkiye'de Sinema Kitaplari Yayinciligi" konularinda konusma yapacak.
4. Uluslararasi Kizilay Dostluk Kisa Film Festivali kapsaminda ayrica Iranli yönetmen Majid Majidi, 4 Aralik'ta, Atlas 1948 Sinemasi'nda sinema tecrübesini konusmak için ilk defa Türkiye'de Ustalik Sinifi gerçeklestirecek.
Festivalde 5 Aralik Pazar günü saat 11.00'de Festival Direktörü Faysal Soysal moderatörlügünde "Author Sinema Yönetmenliginden Dijital Platform Yönetmenligine" paneli gerçeklestirilecek. Atlas 1948 Sinemasi'nda düzenlenecek panele, yönetmenler Atalay Tasdiken, Isa Qosja ve George Ovashvilli katilacak.
