Çocuklarin Magduriyeti Igneyle Islendi
Van Meslek Yüksekokulu ögrencileri; savastan, göçten, siddetten ve yoksulluktan dolayi çocuklarin yasadiklari magduriyeti igne iplikle naksetti.

Yogun bir ilginin gösterildigi sergide; savas, göç, siddet, yoksulluk gibi her türlü olumsuz sartlardan en çok etkilenen çocuklar ele alindi. Çocuklarin yasadiklari sikintilari igne iplikle nakseden ögrenciler, nakislarinin yanina ise bilindik sairlerin siirlerini ekleyerek farkli bir konsept hazirladilar. Okul önünde düzenlenen serginin açilisinda konusan Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Sevli, yapilan çalismanin Türkiye’de belki ilk denebilecek bir çalisma oldugunu ifade ederek, “Farkli hikaye kitaplarindan çok farkli sanatsal bir çalisma ortaya koymuslar. Ben bu anlamda emegi geçen Zübeyde Tapan Aydin Hocamiza ve kiymetli ögrencilerine tesekkür ediyorum” dedi.
"El sanatlarimizi gelecek nesillere en güzel sekilde aktarmamiz gerekiyor"
Van Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Asli Çilingir Yeltekin ise geleneksel el sanatlarinin bir toplumun milli degerlerini, kültürünü yansitan temel ögeler oldugunu belirterek, bu ögeleri korumanin herkesin görevi oldugunu söyledi.
El sanatlarinin atalardan kalan bir miras oldugunu dile getiren Yeltekin, “Tarihsel ve kültürel gelisimimizi yansitan milli degerlerimizi korumak için el sanatlarimizi gelecek nesillere en güzel sekilde aktarmamiz gerekiyor. Bugün burada emek veren hocamiza, el sanatlari bölümü ögrencilerimize ve tüm çalisanlara tesekkür ediyorum” ifadelerini kullandi.
3 gün boyunca açik olan sergide, 70 ögrenciye ait toplam 140 eserin yer aldigini ifade eden Van Meslek Yüksekokulu Geleneksel El Sanatlari Bölümü Ögretim Görevlisi Zübeyde Tapan Aydin da, bu sergiyle bir farkindalik olusturmak istediklerini vurgulayarak, “Dünyada bir sürü sey olup bitiyor. Gençlerimizin, insanlarimizin bu hassasiyetlerini biraz daha olsun uyandirmak adina, dikkat çekmek için bu konuda magdur çocuklari baz aldik. Savastan, yoksulluktan, siddetten, göçten ve her türlü sikintidan en çok ezilen çocuklar oluyor. En magdur olan gelecegimizi isleyelim istedik. Böyle biraz protest bir çikis oldu nakis. Geleneksel çeyiz konseptinden çikti bizim açimizdan. Yillardir zaten onun için ugrasiyoruz. Bu bir sanat. Biz igne ile kalemi yer degistirdik. Firça yerine igneyi kullandik” dedi.
“Bu çalismalari yurt disinda sergilemeyi çok istiyorum”
Çalismalarda kullanilan malzemenin yüzde 80’inin geri dönüsüm malzemelerinden olustuguna dikkat çeken Aydin, “Eski erkek gömlekleri, eski ögrenci cüppelerini yeniden dönüstürerek kullandik. Öncelikle bunlari yurt disinda sergilemeyi çok istiyorum. Birkaç yer ile görüstüm. Eger galeri bulabilirsem. Çünkü maliyetleri çok pahali. Bunun disinda Van’ da bir sergimiz daha olacak. Akademik bir çalisma olacak ama herkesin görmesini istiyorum. Igne sanati dedigimiz nakis, gereken degeri bulsun istiyoruz” ifadelerini kullandi.
Konusmalarinda tüm insanliga seslenen Aydin, “Allah’in bize verdigi o masum ve temiz duygularimizin tekrar hayata geçirilmesi bizim için en önemli sey. Insan olarak bizim en çok üzerinde durmamiz gereken o. Bizde var olan merhamet, sevgi, paylasmak, haysiyet, onur ve seref gibi kavramlari yeniden hayatimiza kazandirip, islevlik kazandirmak, bunlari harekete geçirmek ve bunlar olursa zaten olmayacak bir sey yoktur” diye konustu.
Sergide çocuklarin magduriyetlerini yansitmak istediklerini belirten ögrenciler de, “Çocuklarimizin arasina savaslar, teller, sinirlar koymayalim. Çocukluklarini yasasinlar doya doya” dediler.
Konusmalarin ardindan kurdele kesimi ile devam eden program, serginin gezilmesi ile sona erdi.
