Hazine Ve Maliye Bakani Elvan, TSPB Kongresi'nde Konustu Açiklamasi (2)
'Borsaya kote olmayan kamu sirketlerinin, sermaye piyasalarina katilmasi önemli bir adim olacak. Kamu tarafi olarak önümüzdeki dönemde özellestirme uygulamalarimizda halka arz yöntemini kullanmayi planliyoruz' 'Yilbasindan günümüze toplam 19,5 milyar liralik 46 halka arz islemi tamamlandi ve SPK tarafindan onaylanan toplam halka arz sayisi 49’a ulasti' '(ESG tahvil piyasasi) Türkiye olarak artik biz de bu piyasanin aktif bir oyuncusu olmak istiyoruz'
Hazine ve Maliye Bakani Lütfi Elvan, "Borsaya kote olmayan kamu sirketlerinin, sermaye piyasalarina katilmasi önemli bir adim olacak. Kamu tarafi olarak önümüzdeki dönemde özellestirme uygulamalarimizda halka arz yöntemini kullanmayi planliyoruz." dedi.
Elvan, Türkiye Sermaye Piyasalari Kongresi'ndeki konusmasinda, sermaye piyasalari açisindan bu yilin gündeminin halka arzlar oldugunu belirterek, 2021 yilinda halka arzlarin adet ve toplanan fon tutari açisindan tarihin en yüksek seviyesine ulastigini söyledi.
Yilbasindan günümüze toplam 19,5 milyar liralik 46 halka arz islemi tamamlandigini, SPK tarafindan onaylanan toplam halka arz sayisinin 49’a ulastigini animsatan Elvan, önceki 7 yilda yapilan toplam halka arz sayisinin 47 oldugunu, yani yilda yaklasik ortalama 7 sirketin halka arz edildigini hatirlatti.
Bakan Elvan, halka arzlarin cografi dagilimini da memnuniyet verici olarak nitelendirerek, sunlari kaydetti:
"Üç büyük ilimizin yani sira Denizli, Aydin, Konya, Kütahya, Rize, Balikesir, Çanakkale ve Erzurum gibi illerimizden de halka arzlar oldu. Burada 3 hususun özellikle altini çizmek istiyorum. Birincisi, Borsa Istanbul'da islem gören sirketlerin piyasa degerinin milli gelire orani uzun yillardir yüzde 25 ile 30 arasinda dalgalaniyor. Bu oran gelismekte olan ülkeler için ortalama yüzde 60 civarinda. Dolayisiyla gerek ilk halka arzlar yoluyla, gerekse bedelli sermaye artirimlari ve ikincil halka arzlarla, borsada islem gören sirketlerin nitelik ve niceliginin daha da artmasi gerekiyor. Ikinci konu, gelismekte olan ülkelerde, tedavülde olan tahvil, bono ve sukuk gibi borçlanma araçlarinin milli gelire orani yüzde 30 civarinda iken, ülkemizde bu oran yüzde 10 seviyesinde gerçeklesiyor.
Borçlanma Araci Garanti Fonu'nun hayata geçmesiyle reel sektörümüz bu mecrayi daha aktif kullanabilecek. Üçüncü olarak özellestirme uygulamalarina deginmek istiyorum. Borsaya kote olmayan kamu sirketlerinin, sermaye piyasalarina katilmasinin önemli bir adim olacagina inaniyorum. Stratejik öneme sahip bu sirketlerin, yerli ve yabanci yatirimcilarin ilgisini çekecegini düsünüyorum. Kamu tarafi olarak önümüzdeki dönemde özellestirme uygulamalarimizda halka arz yöntemini kullanmayi planliyoruz."
Elvan, bu çerçevede Türkiye Elektrik Iletim AS'nin (TEIAS) halka arz kararinin da sermaye piyasalarina hayirli olmasi temennisinde bulundu.
- "Yesil tahvil' piyasasinin altyapisini ülkemizde de olusturmak için harekete geçtik"
Bakan Elvan, konusmasinda sürdürülebilirlik konusuna da degindi. Sürdürülebilirligin küresel gündemin en önemli basliklarindan birini olusturduguna dikkati çeken Elvan, uluslararasi kuruluslar, çok tarafli kalkinma ve yatirim bankalari, emeklilik ve yatirim fonlari gibi finansman imkani saglayan kuruluslarin, iklim degisikligi konusunda artan bir hassasiyetle hareket ettiklerinden bahsetti.
Finansmana erisimin bir anlamda, iklim degisikligine yönelik uygulanan politikalara bagli olmaya basladigina dikkati çeken Elvan, konusmasini söyle sürdürdü:
"Karbon ayak izini azaltan, çevreyi koruyan ve toplumsal gelismeye yönelik projeler daha fazla talep görüyor. Bu gibi projelerin finansmaninda, sermaye piyasalarina da kayda deger bir görev düsüyor. ESG diye adlandirilan Çevresel, Sosyal ve Yönetisim piyasasi çok hizli bir büyüme performansi gösteriyor. Rakam vermek gerekirse, küresel ESG tahvil piyasasinda, bu yilin ilk 9 ayinda yaklasik 780 milyar dolarlik islem gerçeklestirildi. Bu tutar, geçen senenin ayni dönemine göre yüzde 50'lik bir artisa tekabül ediyor, gerçekten muazzam bir artistan bahsediyoruz. ESG tahvil piyasasinda yesil tahviller basi çekiyor.
Almanya, Ingiltere, Ispanya, Polonya, Macaristan ve Sili gibi pek çok ülke yesil tahvil piyasasindan borçlaniyor. Iste biz de buradan hareketle, uluslararasi piyasalarda ciddi talep gören ve hizla büyüyen 'yesil tahvil' piyasasinin altyapisini ülkemizde de olusturmak için harekete geçtik. Bu kapsamda da ilk adimi Hazine ve Maliye Bakanligi olarak geçen hafta attik. Uluslararasi borçlanma islemlerimiz kapsaminda, ESG piyasasinda da borçlanabilmek adina Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanimizi yayimladik. Türkiye olarak artik biz de bu piyasanin aktif bir oyuncusu olmak istiyoruz."
- "Özel sektörün yesil borçlanma araçlari ve yesil kira sertifikasi ihraçlari için adim atacagiz"
Elvan, bir diger adimi da özel sektörün yesil borçlanma araçlari ve yesil kira sertifikasi ihraçlari için atacaklarini bildirdi. Bu konuya iliskin rehberi yil sonuna kadar yayimlamayi planladiklarini belirten Elvan, rehberin taslagini SPK'nin geçen hafta kamuoyu görüsüne açtigini animsatti.
Türkiye'deki yesil dönüsüm sürecinde, kamu ve özel sektörün, her asamada ortak akilla hareket etmesi gerektigini vurgulayan Elvan, su degerlendirmelerde bulundu:
"Ülkemizde sürdürülebilir bankacilik altyapisinin yenilenmesi için de çalismalara basladik. Bu kapsamda BDDK bünyesinde 'Sürdürülebilir Bankacilik Çalisma Grubu' tesis edildi. 2021 sonuna kadar Yesil Mutabakat Eylem Planimizla uyumlu 'Sürdürülebilir Bankacilik Yol Haritasi' hazirlanacak ve devam eden süreçte ise konuyla ilgili rehber ve tebligler yayimlanacak. Sermaye piyasalarimizin genislemesini iki farkli perspektiften görüyoruz. Birincisi mevcut tasarruflarin, sermaye piyasalarinda daha fazla degerlendirilmesi.
Ikincisi ise toplam tasarruflarin artirilmasi ve böylece sermaye piyasalarina daha fazla pay ayrilmasidir. Vatandaslarimizin sermaye piyasalarina iliskin farkindaliklarinin arttigi bir dönemdeyiz. Pay piyasasindaki yatirimci sayisi, son iki senede yüzde 100'lük artisla yaklasik 2,5 milyona yaklasti. Elbette bu güzel bir gelisme ancak, davranissal finans üzerine yapilan birçok çalisma, yatirimcilarin özellikle belli dönemlerde asiri güven, sosyal etkilesim ve genelleme gibi duygulara kapilarak sagliksiz yatirim kararlari verebildiklerini ortaya koyuyor."
- "Yurt içi tasarruflari artirmak amaciyla önemli adimlar attik, atmaya da devam edecegiz"
Lütfi Elvan, hisse senetlerini elde tutma sürelerine iliskin de degerlendirmelerde bulundu.
Borsa Istanbul'un islem hacmi açisindan da küresel ölçekte oldukça iyi bir konumda olduguna isaret eden Elvan, sunlari kaydetti:
"Örnegin 2020 rakamlarina göre, ülkemiz milli gelire oranla islem hacmi siralamasinda Kore, ABD ve Çin’in ardindan 4. sirada geliyor. Bu veri borsamizin oldukça likit oldugunu gösteriyor. Ancak, burada temel sorun Borsa Istanbul'da ortalama pay elde tutma sürelerinin yerli yatirimcilarda 18 güne kadar düsmüs olmasidir. Saglikli kararlar verebilmenin ön kosullari, temel finansal egitim düzeyine sahip olmaktan ve orta vadeli bakis açisiyla hareket edebilmekten geçiyor. Ben bu noktada finansal egitim ve yatirimcilara güven verecek uygulamalarla, yatirimcilarin daha saglikli kararlar verebilecegini düsünüyorum. Bu kapsamda Türkiye Sermaye Piyasalari Birligine ve özellikle araci kurumlara büyük sorumluluklar düsüyor. Malumunuz sermaye piyasalarinin gelisimi açisindan, yurt içi tasarruflar kilit rol oynuyor. Bu ihtiyaçtan hareketle, kamu tarafi olarak yurt içi tasarruflari artirmak amaciyla önemli adimlar attik, atmaya da devam edecegiz."
Elvan, kamu tarafi olarak, sermaye piyasalarini daha da derinlestirmek ve farkindaligi artirmak adina çalismalara devam edeceklerini sözlerine ekledi.
(Bitti)
Kaynak: AA
Elvan, Türkiye Sermaye Piyasalari Kongresi'ndeki konusmasinda, sermaye piyasalari açisindan bu yilin gündeminin halka arzlar oldugunu belirterek, 2021 yilinda halka arzlarin adet ve toplanan fon tutari açisindan tarihin en yüksek seviyesine ulastigini söyledi.
Yilbasindan günümüze toplam 19,5 milyar liralik 46 halka arz islemi tamamlandigini, SPK tarafindan onaylanan toplam halka arz sayisinin 49’a ulastigini animsatan Elvan, önceki 7 yilda yapilan toplam halka arz sayisinin 47 oldugunu, yani yilda yaklasik ortalama 7 sirketin halka arz edildigini hatirlatti.
Bakan Elvan, halka arzlarin cografi dagilimini da memnuniyet verici olarak nitelendirerek, sunlari kaydetti:
"Üç büyük ilimizin yani sira Denizli, Aydin, Konya, Kütahya, Rize, Balikesir, Çanakkale ve Erzurum gibi illerimizden de halka arzlar oldu. Burada 3 hususun özellikle altini çizmek istiyorum. Birincisi, Borsa Istanbul'da islem gören sirketlerin piyasa degerinin milli gelire orani uzun yillardir yüzde 25 ile 30 arasinda dalgalaniyor. Bu oran gelismekte olan ülkeler için ortalama yüzde 60 civarinda. Dolayisiyla gerek ilk halka arzlar yoluyla, gerekse bedelli sermaye artirimlari ve ikincil halka arzlarla, borsada islem gören sirketlerin nitelik ve niceliginin daha da artmasi gerekiyor. Ikinci konu, gelismekte olan ülkelerde, tedavülde olan tahvil, bono ve sukuk gibi borçlanma araçlarinin milli gelire orani yüzde 30 civarinda iken, ülkemizde bu oran yüzde 10 seviyesinde gerçeklesiyor.
Borçlanma Araci Garanti Fonu'nun hayata geçmesiyle reel sektörümüz bu mecrayi daha aktif kullanabilecek. Üçüncü olarak özellestirme uygulamalarina deginmek istiyorum. Borsaya kote olmayan kamu sirketlerinin, sermaye piyasalarina katilmasinin önemli bir adim olacagina inaniyorum. Stratejik öneme sahip bu sirketlerin, yerli ve yabanci yatirimcilarin ilgisini çekecegini düsünüyorum. Kamu tarafi olarak önümüzdeki dönemde özellestirme uygulamalarimizda halka arz yöntemini kullanmayi planliyoruz."
Elvan, bu çerçevede Türkiye Elektrik Iletim AS'nin (TEIAS) halka arz kararinin da sermaye piyasalarina hayirli olmasi temennisinde bulundu.
- "Yesil tahvil' piyasasinin altyapisini ülkemizde de olusturmak için harekete geçtik"
Bakan Elvan, konusmasinda sürdürülebilirlik konusuna da degindi. Sürdürülebilirligin küresel gündemin en önemli basliklarindan birini olusturduguna dikkati çeken Elvan, uluslararasi kuruluslar, çok tarafli kalkinma ve yatirim bankalari, emeklilik ve yatirim fonlari gibi finansman imkani saglayan kuruluslarin, iklim degisikligi konusunda artan bir hassasiyetle hareket ettiklerinden bahsetti.
Finansmana erisimin bir anlamda, iklim degisikligine yönelik uygulanan politikalara bagli olmaya basladigina dikkati çeken Elvan, konusmasini söyle sürdürdü:
"Karbon ayak izini azaltan, çevreyi koruyan ve toplumsal gelismeye yönelik projeler daha fazla talep görüyor. Bu gibi projelerin finansmaninda, sermaye piyasalarina da kayda deger bir görev düsüyor. ESG diye adlandirilan Çevresel, Sosyal ve Yönetisim piyasasi çok hizli bir büyüme performansi gösteriyor. Rakam vermek gerekirse, küresel ESG tahvil piyasasinda, bu yilin ilk 9 ayinda yaklasik 780 milyar dolarlik islem gerçeklestirildi. Bu tutar, geçen senenin ayni dönemine göre yüzde 50'lik bir artisa tekabül ediyor, gerçekten muazzam bir artistan bahsediyoruz. ESG tahvil piyasasinda yesil tahviller basi çekiyor.
Almanya, Ingiltere, Ispanya, Polonya, Macaristan ve Sili gibi pek çok ülke yesil tahvil piyasasindan borçlaniyor. Iste biz de buradan hareketle, uluslararasi piyasalarda ciddi talep gören ve hizla büyüyen 'yesil tahvil' piyasasinin altyapisini ülkemizde de olusturmak için harekete geçtik. Bu kapsamda da ilk adimi Hazine ve Maliye Bakanligi olarak geçen hafta attik. Uluslararasi borçlanma islemlerimiz kapsaminda, ESG piyasasinda da borçlanabilmek adina Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanimizi yayimladik. Türkiye olarak artik biz de bu piyasanin aktif bir oyuncusu olmak istiyoruz."
- "Özel sektörün yesil borçlanma araçlari ve yesil kira sertifikasi ihraçlari için adim atacagiz"
Elvan, bir diger adimi da özel sektörün yesil borçlanma araçlari ve yesil kira sertifikasi ihraçlari için atacaklarini bildirdi. Bu konuya iliskin rehberi yil sonuna kadar yayimlamayi planladiklarini belirten Elvan, rehberin taslagini SPK'nin geçen hafta kamuoyu görüsüne açtigini animsatti.
Türkiye'deki yesil dönüsüm sürecinde, kamu ve özel sektörün, her asamada ortak akilla hareket etmesi gerektigini vurgulayan Elvan, su degerlendirmelerde bulundu:
"Ülkemizde sürdürülebilir bankacilik altyapisinin yenilenmesi için de çalismalara basladik. Bu kapsamda BDDK bünyesinde 'Sürdürülebilir Bankacilik Çalisma Grubu' tesis edildi. 2021 sonuna kadar Yesil Mutabakat Eylem Planimizla uyumlu 'Sürdürülebilir Bankacilik Yol Haritasi' hazirlanacak ve devam eden süreçte ise konuyla ilgili rehber ve tebligler yayimlanacak. Sermaye piyasalarimizin genislemesini iki farkli perspektiften görüyoruz. Birincisi mevcut tasarruflarin, sermaye piyasalarinda daha fazla degerlendirilmesi.
Ikincisi ise toplam tasarruflarin artirilmasi ve böylece sermaye piyasalarina daha fazla pay ayrilmasidir. Vatandaslarimizin sermaye piyasalarina iliskin farkindaliklarinin arttigi bir dönemdeyiz. Pay piyasasindaki yatirimci sayisi, son iki senede yüzde 100'lük artisla yaklasik 2,5 milyona yaklasti. Elbette bu güzel bir gelisme ancak, davranissal finans üzerine yapilan birçok çalisma, yatirimcilarin özellikle belli dönemlerde asiri güven, sosyal etkilesim ve genelleme gibi duygulara kapilarak sagliksiz yatirim kararlari verebildiklerini ortaya koyuyor."
- "Yurt içi tasarruflari artirmak amaciyla önemli adimlar attik, atmaya da devam edecegiz"
Lütfi Elvan, hisse senetlerini elde tutma sürelerine iliskin de degerlendirmelerde bulundu.
Borsa Istanbul'un islem hacmi açisindan da küresel ölçekte oldukça iyi bir konumda olduguna isaret eden Elvan, sunlari kaydetti:
"Örnegin 2020 rakamlarina göre, ülkemiz milli gelire oranla islem hacmi siralamasinda Kore, ABD ve Çin’in ardindan 4. sirada geliyor. Bu veri borsamizin oldukça likit oldugunu gösteriyor. Ancak, burada temel sorun Borsa Istanbul'da ortalama pay elde tutma sürelerinin yerli yatirimcilarda 18 güne kadar düsmüs olmasidir. Saglikli kararlar verebilmenin ön kosullari, temel finansal egitim düzeyine sahip olmaktan ve orta vadeli bakis açisiyla hareket edebilmekten geçiyor. Ben bu noktada finansal egitim ve yatirimcilara güven verecek uygulamalarla, yatirimcilarin daha saglikli kararlar verebilecegini düsünüyorum. Bu kapsamda Türkiye Sermaye Piyasalari Birligine ve özellikle araci kurumlara büyük sorumluluklar düsüyor. Malumunuz sermaye piyasalarinin gelisimi açisindan, yurt içi tasarruflar kilit rol oynuyor. Bu ihtiyaçtan hareketle, kamu tarafi olarak yurt içi tasarruflari artirmak amaciyla önemli adimlar attik, atmaya da devam edecegiz."
Elvan, kamu tarafi olarak, sermaye piyasalarini daha da derinlestirmek ve farkindaligi artirmak adina çalismalara devam edeceklerini sözlerine ekledi.
(Bitti)
