DSP Genel Baskani Aksakal, DEVA Partisi Genel Baskani Babacan'i Ziyaret Etti

Önder Aksakal: '(Kiliçdaroglu'nun helallesme açiklamasi) Bizim yas olarak hatirladigimiz ve tarih kitaplarindan okudugumuz kadariyla da Ecevit döneminde toplumla helallesmemizi gerektirecek bir derin yara açilmadigi inancindayiz' DEVA Partisi Genel Baskani Ali Babacan: 'F35'ten dislanmisligi pesinen kabul etmek, onun parasini ona saydirmak çok büyük bir stratejik hata'.

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Baskani Önder Aksakal, Demokrasi ve Atilim Partisi (DEVA) Genel Baskani Ali Babacan'i ziyaret etti.

DEVA Partisi Genel Merkezi'nde gerçeklesen ziyaret sonrasi iki genel baskan açiklamalarda bulundu, sorulari cevapladi.

Babacan, görüsmede Türkiye'nin güncel ve önemli sorunlarini irdelediklerini, kuvvetler ayriligiyla ilgili sorunlarin büyüdügü ve kurumsal altyapinin yeniden ayaga kaldirilmasina ihtiyaç duyuldugu konusunda mutabik kaldiklarini söyledi.

Aksakal da görüsme nedeniyle Babacan ve heyetine tesekkür ederek, KKTC'nin 38. kurulus yil dönümünü kutladi. Aksakal, Türk Devletleri Teskilati üyesi ülkelerin KKTC'yi "Kibris Türk Cumhuriyeti" olarak tanimasi, Birlesmis Milletlerde yer almasinin saglanmasi çagrisinda bulundu.

- "Öz elestiri ile stratejiyi gözden geçirmek degerli"

Daha sonra basin mensuplarinin sorularini yanitlayan Babacan, CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'nun "helallesme" açiklamasina iliskin soruya verdigi cevapta, siyasi partilerin dönem dönem yaptigi iç muhasebe ve öz elestiri ile stratejiyi gözden geçirmenin "degerli" oldugunu söyledi.

Babacan, "Bu degerlendirmeler, iç muhasebe, öz elestiri gerçekten samimiyetle, iyi niyetle yapildiginda güzel sonuçlar verir." dedi.

DSP Genel Baskani Aksakal ise ayni soruyu yanitlarken Kiliçdaroglu'nun CHP'nin "geçmiste yarattigi derin yaralardan" bahsettigine dikkati çekerek, CHP'nin iktidar sürecine isaret etti.

12 Eylül 1980 öncesi dönemde Mustafa Kemal Atatürk'ün kurdugu parti olarak CHP'nin iki genel baskani oldugunu animsatan Aksakal, söyle devam etti:

"Birisi Ismet Inönü'dür, digeri Bülent Ecevit'tir. Bizim yas olarak hatirladigimiz ve tarih kitaplarindan okudugumuz kadariyla da Ecevit döneminde toplumla helallesmemizi gerektirecek bir derin yara açilmadigi inancindayiz. Çünkü Türkiye'de çalisanlarin hakli mücadelesi Bülent Ecevit'in ilk bakan oldugu dönemlere rastlar. Daha sonra da özellikle 1974 Kibris Baris Harekati basta olmak üzere küresel emperyalizme karsi durusuyla birlikte bir derin yara açmaktan ziyade Türkiye'nin 'Karaoglan'i olabilme özelligine sahip bir CHP genel baskaniydi Bülent Ecevit. Geriye Ismet Inönü'nün Basbakan oldugu dönem kaliyor. O da çok partili sisteme geçilmeden önceki dönemlerdir. Bu dönemlerde nasil, toplumda ve hangi toplum kesimlerinde yaralar açilmistir konusu da eger detaylariyla ortaya konulursa sizin sordugunuz soruya daha net, daha anlamli cevaplar üretebiliriz."

- "F-35 ile F-16 pazarliginin ayni çuvala konmasi büyük bir hata"

DEVA Partisi Genel Baskani Babacan, F-35 projesiyle ilgili gelismelere iliskin soruya verdigi cevapta, Türkiye'nin projenin kurucularindan oldugunu hatirlatarak, "Türkiye'nin F-35'ler konusunda sonuna kadar israrci olmasi lazim. Daha kisa vadede eger F-16'larla ilgili ihtiyaç varsa onun pazarliginin ayri yürümesi lazim. Dolayisiyla F-35 ile F-16 pazarliginin böyle ayni çuvala konmasina biz büyük bir hata olarak görüyoruz. 'F-35'teki hakkimizi isteriz. Avans da ödedik, yatirim da yaptik hakkimiz baki ama su anda da F-16'larla ilgili ihtiyaç vardir. Bunu da sizinle ayrica görüsürüz' denmesi lazim. Dolayisiyla F-35'ten dislanmisligi pesinen kabul etmek, onun parasini ona saydirmak çok büyük bir stratejik hata." degerlendirmesinde bulundu.

- "Siyasetçilerin kendi kullanacagi dil ve üslup çok çok önemlidir"

IYI Partili Lütfü Türkkan'in sehit yakinina küfretmesine iliskin soru üzerine Babacan, siyasetçilerin vatandaslarla iletisiminde üslup ve kullanilan dilin önemli oldugunu söyledi.

Babacan, "Bazen insanlar öfkesini kontrol edebilir, bazen edemeyebilir. Dolayisiyla bir bakima vatandaslarimizin kullanacagi dil konusunda siyasetçilerin bir miktar toleransli olmasi sarttir ama siyasetçilerin kendi kullanacagi dil ve üslup çok çok önemlidir. Çünkü bir yanlis baska bir yanlisla düzeltilmez." diye konustu.
Kaynak: AA