Avukat Hüseyin Aydin 'Hafizanda Ne Var?' Programina Konuk Oldu Açiklamasi
'(15 Temmuz darbe girisimi) Eger bu denkleme halk dahil olmasaydi devletin kisa vadede bu darbe girisimini bastirmasi mümkün degildi. Bu nedenle halkimiz her türlü takdiri hak ediyor. O gece halkimiz devletini bir saldiriya karsi korumustur ve devletin gerçek sahibinin kendisi oldugunu göstermistir' 'O gece devlet ve millet olarak dönüsü olmayan bir noktadan dönüldü. O noktadan dönebilmek, devleti tekrar çalisir hale getirmek ve millete ait kilmak mucizevi bir seydi'
Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'in avukati Doç. Dr. Hüseyin Aydin, 15 Temmuz Derneginin Kültür ve Turizm Bakanligi ile birlikte düzenledigi "Hafizanda Ne Var?" programinin Ekim ayi konugu oldu.
Dernekten yapilan açiklamaya göre, programda konusan Aydin, 15 Temmuz gecesinin bir milat oldugunu belirterek, darbe girisiminin ardindaki örgütsel yapinin topluma, devlete ve millete pek çok bedel ödettigini söyledi.
Aydin, FETÖ'nün ülkeye verdigi en büyük zararin ise insan kaynagi olduguna dikkati çekerek, "Egitimli bir nesli devlet ve millet olarak kaybettik. Artik bunlarla adli ve idari mücadele disinda bir seçenegimiz yok. 15 Temmuz'da devlette ortaya çikan tablo çok vahim. Böyle bir tabloyla tarihte herhangi bir devletin karsilastigini zannetmiyorum. FETÖ'nün TSK'da bu kadar güçlü oldugunu kimse öngöremedi. O gece devlet ve millet olarak dönüsü olmayan bir noktadan dönüldü. O noktadan dönebilmek, devleti tekrar çalisir hale getirmek ve millete ait kilmak mucizevi bir seydi." diye konustu.
FETÖ'nün TSK içindeki yapilanmasini da anlatan Aydin, "1986'da askeri liselerde bu yapi tespit ediliyor ve bir arastirma yapiliyor. Ögrencilerin yüzde 60-70'i 1986 'da örgüte mensup çikiyor. Bunlarin bir kismi 15 Temmuz'da önemli rollerde karsimiza çikiyor. 15 Temmuz darbe girisimi büyük oranda albay ve tuggenerallerin etkili oldugu bir girisimdi. Asil 15 Temmuz'da önemli yapi ise 90-94 Harp Okulu mezunlari. Bunlarin yüzde 95’i darbeye fiilen katilanlar." seklinde konustu.
Aydin, 15 Temmuz'da Hava ve Deniz kuvvetlerinden çok fazla unsurun darbe girisimine katildigini söyleyerek, sunlari kaydetti:
"TSK'nin en büyük ordusu Kara Kuvvetleridir. Darbe girisimine oransal olarak Kara Kuvvetlerinden az kisinin katildigini görüyoruz. Bunun nedeninin, örgütün darbenin basarisiz olma ihtimaline karsi daha az unsurun desifre olmasini saglamak oldugunu düsünüyorum. Türk yargi tarihi açisindan bir darbe girisiminin etkin bir sekilde sorusturuldugu bir örnek yok. Yarginin ilk saatlerde sorusturma açarak gösterdigi refleks takdir edilmelidir. TSK'ya sizan FETÖ'cüler için örgüt içi evlilik çok önemli. Içerde tutuklu bulunan ve itirafçi olup önemli bilgiler veren birçok subay, aileleri üzerinden tekrar ikna edilerek itirafçiliktan vazgeçirildi. Konusacak pek çok kisi aile ve çocuklari üzerinden örgüt tarafindan tehdit edilerek susturuldu. Yani ailelerin varligi içerdekilerle örgüt arasinda kurulan bagin sürdürülmesi açisindan önemli."
15 Temmuz günü darbe girisimini MIT'e bildiren binbasinin ihbar sürecini de anlatan Aydin, "Birtakim analizler yapiliyor ve deniyor ki 'Darbe böyle mi olur?' Bunun üzerinden spekülasyonlar gelistiriliyor. Ancak darbenin planlandigi saat gece 03.00. Bu darbe girisimi iyi planlanmis hatta mükemmele yakindi. Istedikleri saatte yapabilselerdi teknik olarak basarili olacaklarini düsünüyorum." dedi.
O gece Marmaris’te Cumhurbaskani Erdogan’a yönelik suikast girisimini de anlatan Aydin, suikaste giden ekibin TSK'nin üç seçilmis birligi olan MAK Timleri, SAT Timleri ve Özel Kuvvetlerden olustugunu söyledi.
Aydin, bu üç timin ayni anda sahada oldugu bir baska operasyon bulunmadigini vurgulayarak, "Çok genis kapsamli hazirlik yapiyorlar. Durusmalardaki gözlemlerime göre örgütsel aidiyeti en yüksek subay ve astsubay profiliyle karsi karsiyayiz. 15 Temmuz'un dönüm noktalarindan biri, suikast timinin hedefine ulasamamasidir." diye konustu.
Suikast timinin Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'in yerini tam tespit edemedigini aktaran Aydin, sözlerini söyle sürdürdü:
"Cumhurbaskanimizin Grand Yazici Otel'deki villalardan birinde tatil yapacagini ögreniyorlar ama Cumhurbaskanimizin Istanbul'dan hareketinden sonra helikopteri ariza yapiyor. Otelin helikopteri Çildir Havalimani'na çagriliyor. Cumhurbaskanimiz otelin helikopteriyle gece otele inis yapiyor. Dolayisiyla Istanbul'dan havalandigini biliyorlar ama bakiyorlar ki o helikopter otele gelmiyor. Arizasi giderildikten sonra Otluk Koyu'na geliyor. O gece darbe girisimi erkene alininca yerini tam tespit edemiyorlar. Grand Yazici'da mi Otluk Koyu'nda mi oldugundan emin degiller. Bu helikopter arizasi sira disi bir olay ve kader planinin bir parçasi bana göre."
Aydin, 15 Temmuz gecesi birçok noktada sira disi olayin yasandigini ve hain girisimin bu sekilde bastirildigini belirterek, "O gece devletimiz kendi imkanlariyla bu darbeyi bastirabilecek durumda degildi. Bunu örgütün TSK ve devletin içindeki gücünü dikkate alarak söylüyorum. Eger bu denkleme halk dahil olmasaydi devletin kisa vadede bu darbe girisimini bastirmasi mümkün degildi. Bu nedenle halkimiz her türlü takdiri hak ediyor. O gece halkimiz devletini bir saldiriya karsi korumustur ve devletin gerçek sahibinin kendisi oldugunu göstermistir." ifadelerine yer verdi.
Moderatörlügünü Prof. Dr. Ali Köse’nin yaptigi program, 15 Temmuz Dernegi YouTube kanalindan da izleyicilerle bulustu.
Kaynak: AA
Dernekten yapilan açiklamaya göre, programda konusan Aydin, 15 Temmuz gecesinin bir milat oldugunu belirterek, darbe girisiminin ardindaki örgütsel yapinin topluma, devlete ve millete pek çok bedel ödettigini söyledi.
Aydin, FETÖ'nün ülkeye verdigi en büyük zararin ise insan kaynagi olduguna dikkati çekerek, "Egitimli bir nesli devlet ve millet olarak kaybettik. Artik bunlarla adli ve idari mücadele disinda bir seçenegimiz yok. 15 Temmuz'da devlette ortaya çikan tablo çok vahim. Böyle bir tabloyla tarihte herhangi bir devletin karsilastigini zannetmiyorum. FETÖ'nün TSK'da bu kadar güçlü oldugunu kimse öngöremedi. O gece devlet ve millet olarak dönüsü olmayan bir noktadan dönüldü. O noktadan dönebilmek, devleti tekrar çalisir hale getirmek ve millete ait kilmak mucizevi bir seydi." diye konustu.
FETÖ'nün TSK içindeki yapilanmasini da anlatan Aydin, "1986'da askeri liselerde bu yapi tespit ediliyor ve bir arastirma yapiliyor. Ögrencilerin yüzde 60-70'i 1986 'da örgüte mensup çikiyor. Bunlarin bir kismi 15 Temmuz'da önemli rollerde karsimiza çikiyor. 15 Temmuz darbe girisimi büyük oranda albay ve tuggenerallerin etkili oldugu bir girisimdi. Asil 15 Temmuz'da önemli yapi ise 90-94 Harp Okulu mezunlari. Bunlarin yüzde 95’i darbeye fiilen katilanlar." seklinde konustu.
Aydin, 15 Temmuz'da Hava ve Deniz kuvvetlerinden çok fazla unsurun darbe girisimine katildigini söyleyerek, sunlari kaydetti:
"TSK'nin en büyük ordusu Kara Kuvvetleridir. Darbe girisimine oransal olarak Kara Kuvvetlerinden az kisinin katildigini görüyoruz. Bunun nedeninin, örgütün darbenin basarisiz olma ihtimaline karsi daha az unsurun desifre olmasini saglamak oldugunu düsünüyorum. Türk yargi tarihi açisindan bir darbe girisiminin etkin bir sekilde sorusturuldugu bir örnek yok. Yarginin ilk saatlerde sorusturma açarak gösterdigi refleks takdir edilmelidir. TSK'ya sizan FETÖ'cüler için örgüt içi evlilik çok önemli. Içerde tutuklu bulunan ve itirafçi olup önemli bilgiler veren birçok subay, aileleri üzerinden tekrar ikna edilerek itirafçiliktan vazgeçirildi. Konusacak pek çok kisi aile ve çocuklari üzerinden örgüt tarafindan tehdit edilerek susturuldu. Yani ailelerin varligi içerdekilerle örgüt arasinda kurulan bagin sürdürülmesi açisindan önemli."
15 Temmuz günü darbe girisimini MIT'e bildiren binbasinin ihbar sürecini de anlatan Aydin, "Birtakim analizler yapiliyor ve deniyor ki 'Darbe böyle mi olur?' Bunun üzerinden spekülasyonlar gelistiriliyor. Ancak darbenin planlandigi saat gece 03.00. Bu darbe girisimi iyi planlanmis hatta mükemmele yakindi. Istedikleri saatte yapabilselerdi teknik olarak basarili olacaklarini düsünüyorum." dedi.
O gece Marmaris’te Cumhurbaskani Erdogan’a yönelik suikast girisimini de anlatan Aydin, suikaste giden ekibin TSK'nin üç seçilmis birligi olan MAK Timleri, SAT Timleri ve Özel Kuvvetlerden olustugunu söyledi.
Aydin, bu üç timin ayni anda sahada oldugu bir baska operasyon bulunmadigini vurgulayarak, "Çok genis kapsamli hazirlik yapiyorlar. Durusmalardaki gözlemlerime göre örgütsel aidiyeti en yüksek subay ve astsubay profiliyle karsi karsiyayiz. 15 Temmuz'un dönüm noktalarindan biri, suikast timinin hedefine ulasamamasidir." diye konustu.
Suikast timinin Cumhurbaskani Recep Tayyip Erdogan'in yerini tam tespit edemedigini aktaran Aydin, sözlerini söyle sürdürdü:
"Cumhurbaskanimizin Grand Yazici Otel'deki villalardan birinde tatil yapacagini ögreniyorlar ama Cumhurbaskanimizin Istanbul'dan hareketinden sonra helikopteri ariza yapiyor. Otelin helikopteri Çildir Havalimani'na çagriliyor. Cumhurbaskanimiz otelin helikopteriyle gece otele inis yapiyor. Dolayisiyla Istanbul'dan havalandigini biliyorlar ama bakiyorlar ki o helikopter otele gelmiyor. Arizasi giderildikten sonra Otluk Koyu'na geliyor. O gece darbe girisimi erkene alininca yerini tam tespit edemiyorlar. Grand Yazici'da mi Otluk Koyu'nda mi oldugundan emin degiller. Bu helikopter arizasi sira disi bir olay ve kader planinin bir parçasi bana göre."
Aydin, 15 Temmuz gecesi birçok noktada sira disi olayin yasandigini ve hain girisimin bu sekilde bastirildigini belirterek, "O gece devletimiz kendi imkanlariyla bu darbeyi bastirabilecek durumda degildi. Bunu örgütün TSK ve devletin içindeki gücünü dikkate alarak söylüyorum. Eger bu denkleme halk dahil olmasaydi devletin kisa vadede bu darbe girisimini bastirmasi mümkün degildi. Bu nedenle halkimiz her türlü takdiri hak ediyor. O gece halkimiz devletini bir saldiriya karsi korumustur ve devletin gerçek sahibinin kendisi oldugunu göstermistir." ifadelerine yer verdi.
Moderatörlügünü Prof. Dr. Ali Köse’nin yaptigi program, 15 Temmuz Dernegi YouTube kanalindan da izleyicilerle bulustu.
