Selahaddin Eyyubi'nin Özgürlestirdigi Kudüs Zor Günlerden Geçiyor
Selahaddin Eyyubi'nin 1187'de Haçlilardan kurtardigi Kudüs'ün dogusu 64 yildir Israil isgali altinda bulunuyor Israil'in Dogu Kudüs'e insa ettigi yasa disi Yahudi yerlesim birimleri, kentin demografisinin büyük ölçüde degismesine neden oldu OCHA'nin verilerine göre, Israil yönetimi bu yil Dogu Kudüs'te çogunlugunu evlerin olusturdugu Filistinlilere ait 117 yapiyi yikti, 210 kisiyi yerinden etti.
MUSTAFA DEVECI - "Sarkin en sevgili sultani" olarak anilan Selahaddin Eyyubi tarafindan Haçlilardan kurtarilan Kudüs'ün dogusu Israil isgali nedeniyle zor bir süreçten geçiyor.
Müslümanlarin ilk kiblesi Mescid-i Aksa’nin da içinde yer aldigi sehri 638’de Bizans isgalinden kurtaran Islam’in ikinci Halifesi Hazreti Ömer, Kudüs’ün ilk fatihi oldu.
Hazreti Ömer'in halifeligi döneminde fethedilmesinin ardindan uzunca süre Müslümanlarin hakimiyetinde kalan Kudüs, Birinci Haçli Seferi sonunda 1099’da yeniden Hristiyanlar tarafindan isgal edildi.
Kudüs’ü prangalarindan kurtaran komutan Selahaddin Eyyubi, 1138’de Irak’in Tikrit sehrinde dünyaya geldi.
Genç yaslarinda Büyük Selçuklularin Halep Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi’nin komutanlarindan olan amcasi Esedüddin Sirkuh’un hizmetine girdi. Amcasiyla 3 defa Misir’a sefere çikan Selahaddin Eyyubi, hem Fatimiler hem Haçlilara karsi mücadele etti.
Amcasinin Misir veziri olmasindan kisa süre sonra hayatini kaybetmesinin ardindan Selahaddin Eyyubi, 1169'da amcasinin yerine geçti. Selahaddin Eyyubi, daha sonra Misir'da hüküm süren Fatimi devletini ortadan kaldirarak 1171’de Eyyubiler devletini kurdu.
- "Kudüs isgal altindayken ben nasil gülebilirim ki"
Kudüs'ü fethinden önceki hayati hakkinda birçok menkibe bulunan Sultan Selahaddin, kutsal sehri Haçlilarin esaretinden kurtarmayi planliyordu.
"Kudüs isgal altindayken ben nasil gülebilirim ki" sözüyle hafizalara kazinan Selahaddin Eyyubi, Eyyubiler devletini kurduktan sonra kutsal sehirdeki isgale son vermek için harekete geçti.
Birinci Haçli Seferi sonucunda kurulan ve kutsal sehri isgal altinda tutan Kudüs Kralligi ordusu ile Selahaddin Eyyubi’nin komutasindaki Islam ordusu, 4 Temmuz 1187’de bugün Israil’in kuzeyinde yer alan Taberiye Gölü yakinlarinda karsi karsiya geldi.
Tarihte "Hittin Savasi" olarak bilinen muharebeyi Selahaddin Eyyubi’nin askeri dehasi sayesinde Islam ordusu kazandi.
Kudüs Kralliginin askeri gücünün büyük ölçüde yok edildigi Hittin Savasi, Kudüs’ün fethinin de yolunu açti.
Selahaddin Eyyubi komutasindaki ordu, Hittin zaferinden yaklasik 2,5 ay sonra 20 Eylül 1187’de isgal altindaki Kudüs’ü kusatti. Kudüs asigi Sultan Selahaddin, kusatma sirasinda sehre zarar gelmesini önlemek için büyük özen gösterdi.
Ünlü komutanin Kudüs'ü korumak için kusatma sirasinda, "Kudüs'ün, Allah'in kutsal saydigi beldelerden biri olduguna büyük bir inancim vardir. Sizin de kutsalligina inandiginiz bu beldeye muhasara ve savasin gerektirdigi yollarla hücum etmek ve girmek istemiyorum." ifadelerini kullandigi rivayet edilir.
Kusatmayi kiramayan Kudüs’ün isgalci komutani Ibelinli Balian'in 2 Ekim 1187’de sehri Eyyubilere teslim etmesiyle Kudüs’teki 88 yillik Haçli isgali sona erdi.
Haçlilarca tahrip edilen Mescid-i Aksa’yi kendi elleriyle süpüren ve gül yagiyla yikatan Selahaddin Eyyubi, Harem-i Serif’i Hristiyanlara ait sembollerden arindirdi.
Fethin ardindan Kubbetu’s Sahra’daki haçin indirilmesiyle 88 yil boyunca duyulmayan ezan sesi tekrar sehrin semalarinda yankilanmaya basladi.
Sehre birçok eser kazandiran Sultan Selahaddin, Halep'ten getirttigi minberi Mescid-i Aksa'ya yerlestirdi. Adina kissalar dizilen ve "Selahaddin Minberi" olarak adlandirilan bu tarihi eser Kudüs'ün fethinin simgelerinden biri haline geldi.
Mescid-i Aksa’nin içerisinde yer alan Kible Mescidi, 1969 yilinda Denis Michael Rohan adli Avusturalyali fanatik bir Yahudi’nin saldirisina maruz kalmis, onun çikardigi yangin sonucu, mescitteki Selahaddin Minberi ile güney duvari tamamen yanmisti.
Ürdün Kraliyet Divani tarafindan Ürdün’deki El-Balka Uygulamali Bilimler Üniversitesinde aslina uygun olarak yaptirilan yeni minber 2007'de Kible Mescidi'ne konuldu.
- Kudüs'ü Islami kimligine yeniden kavusturdu
Filistinli tarihçi Rubin Ebu Semsiyye AA muhabirine yaptigi açiklamada, Haçlilarin isgali sirasinda Kudüs'teki binalarin büyük bir kisminin yikildigini ve yerlerine Hristiyanliga ait yapilarin insa edildigini belirtti.
Ebu Semsiyye, Sultan Selahaddin'in Kudüs'ü, fethinden sonra kenti Haçlilarin ortadan kaldirdigi Islami yapisina geri kavusturdugunu ifade etti.
Selahaddin Eyyubi'nin Islam cografyasinin farkli bölgelerinden çok sayida Müslüman'i Kudüs'e yerlesmeye tesvik ettigini kaydeden Ebu Semsiyye, "Türkiye, Irak ve Fas'in da aralarinda bulundugu bölgelerden ailelerin gelip Kudüs'e yerlesmesini tesvik ederek hem sakinleri hem de yapilariyla kentin Islami kimlige kavusmasini istedi." dedi.
Ebu Semsiyye, Sultan Selahaddin'in Kudüs'ü Haçlilardan almasinin Islam dünyasi için ikinci kez Kudüs'ün fethedilmesi anlamina geldigini ifade ederek, sunlari aktardi:
"Dogu Kudüs'ün Müslümanlar için en kutsal üçüncü kent olmasi ve Haçlilarin elinde kalmasi halinde Islam dünyasinin ana kentlerinden birini kaybedecek olmasi gibi nedenlerle fetih, Islam dünyasi için büyük bir amaç tasiyordu."
Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'ü Haçlilardan aldiktan sonra ilk olarak Mescid-i Aksa'yi yeniden Islami kimligine kavusturdugunu dile getiren Ebu Semsiyye, bunun ardindan kenti yeniden insa ve iyilestirme çalismalari yaptigini kaydetti.
- Dogu Kudüs Israil isgalinin boyundurugu altinda
Sultan Selahaddin'in özgürlestirdigi Kudüs'ün dogusu 1967'den bu yana Israil'in isgali altinda bulunuyor.
Israil, isgalin ardindan Dogu Kudüs'ün demografisini degistirmek için kentte 13 yasa disi Yahudi yerlesim birimi insa etti.
Filistinli kaynaklara göre, Dogu Kudüs'teki yasa disi Yahudi yerlesim birimlerinde 220 bine yakin Yahudi yerlesimci ikamet ediyor.
Dogu Kudüs'teki Filistinlilerin nüfusunun ise 350 ila 370 bin arasinda oldugu dile getiriliyor. Bu da Israil isgalinin ardindan kentteki demografik yapinin nasil hizla bozuldugunu gözler önüne seriyor.
- Filistinlilerin evleri yikilmaya devam ediyor
Israil bir yandan Dogu Kudüs'te Yahudi yerlesimcilerin nüfusunu her geçen yil artirirken, diger yandan kentte yasayan Filistinliler için de türlü zorluklar çikariyor.
Bu zorluklarin basinda ise "imar izni" geliyor. Israil yönetimi arazilerin üzerine yeni bir ev insa etmek isteyen Filistinlilere "imar izni" konusunda zorluk çikariyor.
"Imar izni" almak için Filistinlilerin bazen yillarca beklemeleri gerekiyor.
Bunun yani sira Dogu Kudüs'te "imar izni" olmadan insa edildigi gerekçesiyle Filistinlilere ait evler zaman zaman Israil güçlerince yikiliyor.
Birlesmis Milletler (BM) Insani Isler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) verilerine göre, Israil yönetimi bu yil Dogu Kudüs'te çogunlugunu evlerin olusturdugu Filistinlilere ait 117 yapiyi yikti, 210 kisiyi yerinden etti.
- Filistinliler tehcir tehdidiyle karsi karsiya
Yikimlarin yani sira Dogu Kudüs'teki çok sayida Filistinli aile Israil'in tehcir planinin hedefinde.
Israil'in Dogu Kudüs'teki tehcir planinin hedefindeki mahallelerin basinda Seyh Cerrah ve Silvan geliyor.
Ramazan ayinda çikan olaylarda gündeme gelen Seyh Cerrah'ta 27 Filistinli aile, evlerinin "Yahudilere ait araziye" insa edildigi iddiasiyla Israil'in tehcir tehdidiyle karsi karsiya.
Uluslararasi kamuoyundan gelen baskilar nedeniyle Israil Seyh Cerrah'taki tehcir planini simdilik dondurmus gibi görünüyor.
Mescid-i Aksa'nin hemen güneyindeki Silvan Mahallesi'nde ise 2 bin 200'den fazla Filistinli de "imar izni olmadigi veya Yahudilerin arazisine insa edildigi" iddiasiyla evsiz kalma korkusuyla yasiyor.
Kaynak: AA
Müslümanlarin ilk kiblesi Mescid-i Aksa’nin da içinde yer aldigi sehri 638’de Bizans isgalinden kurtaran Islam’in ikinci Halifesi Hazreti Ömer, Kudüs’ün ilk fatihi oldu.
Hazreti Ömer'in halifeligi döneminde fethedilmesinin ardindan uzunca süre Müslümanlarin hakimiyetinde kalan Kudüs, Birinci Haçli Seferi sonunda 1099’da yeniden Hristiyanlar tarafindan isgal edildi.
Kudüs’ü prangalarindan kurtaran komutan Selahaddin Eyyubi, 1138’de Irak’in Tikrit sehrinde dünyaya geldi.
Genç yaslarinda Büyük Selçuklularin Halep Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi’nin komutanlarindan olan amcasi Esedüddin Sirkuh’un hizmetine girdi. Amcasiyla 3 defa Misir’a sefere çikan Selahaddin Eyyubi, hem Fatimiler hem Haçlilara karsi mücadele etti.
Amcasinin Misir veziri olmasindan kisa süre sonra hayatini kaybetmesinin ardindan Selahaddin Eyyubi, 1169'da amcasinin yerine geçti. Selahaddin Eyyubi, daha sonra Misir'da hüküm süren Fatimi devletini ortadan kaldirarak 1171’de Eyyubiler devletini kurdu.
- "Kudüs isgal altindayken ben nasil gülebilirim ki"
Kudüs'ü fethinden önceki hayati hakkinda birçok menkibe bulunan Sultan Selahaddin, kutsal sehri Haçlilarin esaretinden kurtarmayi planliyordu.
"Kudüs isgal altindayken ben nasil gülebilirim ki" sözüyle hafizalara kazinan Selahaddin Eyyubi, Eyyubiler devletini kurduktan sonra kutsal sehirdeki isgale son vermek için harekete geçti.
Birinci Haçli Seferi sonucunda kurulan ve kutsal sehri isgal altinda tutan Kudüs Kralligi ordusu ile Selahaddin Eyyubi’nin komutasindaki Islam ordusu, 4 Temmuz 1187’de bugün Israil’in kuzeyinde yer alan Taberiye Gölü yakinlarinda karsi karsiya geldi.
Tarihte "Hittin Savasi" olarak bilinen muharebeyi Selahaddin Eyyubi’nin askeri dehasi sayesinde Islam ordusu kazandi.
Kudüs Kralliginin askeri gücünün büyük ölçüde yok edildigi Hittin Savasi, Kudüs’ün fethinin de yolunu açti.
Selahaddin Eyyubi komutasindaki ordu, Hittin zaferinden yaklasik 2,5 ay sonra 20 Eylül 1187’de isgal altindaki Kudüs’ü kusatti. Kudüs asigi Sultan Selahaddin, kusatma sirasinda sehre zarar gelmesini önlemek için büyük özen gösterdi.
Ünlü komutanin Kudüs'ü korumak için kusatma sirasinda, "Kudüs'ün, Allah'in kutsal saydigi beldelerden biri olduguna büyük bir inancim vardir. Sizin de kutsalligina inandiginiz bu beldeye muhasara ve savasin gerektirdigi yollarla hücum etmek ve girmek istemiyorum." ifadelerini kullandigi rivayet edilir.
Kusatmayi kiramayan Kudüs’ün isgalci komutani Ibelinli Balian'in 2 Ekim 1187’de sehri Eyyubilere teslim etmesiyle Kudüs’teki 88 yillik Haçli isgali sona erdi.
Haçlilarca tahrip edilen Mescid-i Aksa’yi kendi elleriyle süpüren ve gül yagiyla yikatan Selahaddin Eyyubi, Harem-i Serif’i Hristiyanlara ait sembollerden arindirdi.
Fethin ardindan Kubbetu’s Sahra’daki haçin indirilmesiyle 88 yil boyunca duyulmayan ezan sesi tekrar sehrin semalarinda yankilanmaya basladi.
Sehre birçok eser kazandiran Sultan Selahaddin, Halep'ten getirttigi minberi Mescid-i Aksa'ya yerlestirdi. Adina kissalar dizilen ve "Selahaddin Minberi" olarak adlandirilan bu tarihi eser Kudüs'ün fethinin simgelerinden biri haline geldi.
Mescid-i Aksa’nin içerisinde yer alan Kible Mescidi, 1969 yilinda Denis Michael Rohan adli Avusturalyali fanatik bir Yahudi’nin saldirisina maruz kalmis, onun çikardigi yangin sonucu, mescitteki Selahaddin Minberi ile güney duvari tamamen yanmisti.
Ürdün Kraliyet Divani tarafindan Ürdün’deki El-Balka Uygulamali Bilimler Üniversitesinde aslina uygun olarak yaptirilan yeni minber 2007'de Kible Mescidi'ne konuldu.
- Kudüs'ü Islami kimligine yeniden kavusturdu
Filistinli tarihçi Rubin Ebu Semsiyye AA muhabirine yaptigi açiklamada, Haçlilarin isgali sirasinda Kudüs'teki binalarin büyük bir kisminin yikildigini ve yerlerine Hristiyanliga ait yapilarin insa edildigini belirtti.
Ebu Semsiyye, Sultan Selahaddin'in Kudüs'ü, fethinden sonra kenti Haçlilarin ortadan kaldirdigi Islami yapisina geri kavusturdugunu ifade etti.
Selahaddin Eyyubi'nin Islam cografyasinin farkli bölgelerinden çok sayida Müslüman'i Kudüs'e yerlesmeye tesvik ettigini kaydeden Ebu Semsiyye, "Türkiye, Irak ve Fas'in da aralarinda bulundugu bölgelerden ailelerin gelip Kudüs'e yerlesmesini tesvik ederek hem sakinleri hem de yapilariyla kentin Islami kimlige kavusmasini istedi." dedi.
Ebu Semsiyye, Sultan Selahaddin'in Kudüs'ü Haçlilardan almasinin Islam dünyasi için ikinci kez Kudüs'ün fethedilmesi anlamina geldigini ifade ederek, sunlari aktardi:
"Dogu Kudüs'ün Müslümanlar için en kutsal üçüncü kent olmasi ve Haçlilarin elinde kalmasi halinde Islam dünyasinin ana kentlerinden birini kaybedecek olmasi gibi nedenlerle fetih, Islam dünyasi için büyük bir amaç tasiyordu."
Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'ü Haçlilardan aldiktan sonra ilk olarak Mescid-i Aksa'yi yeniden Islami kimligine kavusturdugunu dile getiren Ebu Semsiyye, bunun ardindan kenti yeniden insa ve iyilestirme çalismalari yaptigini kaydetti.
- Dogu Kudüs Israil isgalinin boyundurugu altinda
Sultan Selahaddin'in özgürlestirdigi Kudüs'ün dogusu 1967'den bu yana Israil'in isgali altinda bulunuyor.
Israil, isgalin ardindan Dogu Kudüs'ün demografisini degistirmek için kentte 13 yasa disi Yahudi yerlesim birimi insa etti.
Filistinli kaynaklara göre, Dogu Kudüs'teki yasa disi Yahudi yerlesim birimlerinde 220 bine yakin Yahudi yerlesimci ikamet ediyor.
Dogu Kudüs'teki Filistinlilerin nüfusunun ise 350 ila 370 bin arasinda oldugu dile getiriliyor. Bu da Israil isgalinin ardindan kentteki demografik yapinin nasil hizla bozuldugunu gözler önüne seriyor.
- Filistinlilerin evleri yikilmaya devam ediyor
Israil bir yandan Dogu Kudüs'te Yahudi yerlesimcilerin nüfusunu her geçen yil artirirken, diger yandan kentte yasayan Filistinliler için de türlü zorluklar çikariyor.
Bu zorluklarin basinda ise "imar izni" geliyor. Israil yönetimi arazilerin üzerine yeni bir ev insa etmek isteyen Filistinlilere "imar izni" konusunda zorluk çikariyor.
"Imar izni" almak için Filistinlilerin bazen yillarca beklemeleri gerekiyor.
Bunun yani sira Dogu Kudüs'te "imar izni" olmadan insa edildigi gerekçesiyle Filistinlilere ait evler zaman zaman Israil güçlerince yikiliyor.
Birlesmis Milletler (BM) Insani Isler Koordinasyon Ofisinin (OCHA) verilerine göre, Israil yönetimi bu yil Dogu Kudüs'te çogunlugunu evlerin olusturdugu Filistinlilere ait 117 yapiyi yikti, 210 kisiyi yerinden etti.
- Filistinliler tehcir tehdidiyle karsi karsiya
Yikimlarin yani sira Dogu Kudüs'teki çok sayida Filistinli aile Israil'in tehcir planinin hedefinde.
Israil'in Dogu Kudüs'teki tehcir planinin hedefindeki mahallelerin basinda Seyh Cerrah ve Silvan geliyor.
Ramazan ayinda çikan olaylarda gündeme gelen Seyh Cerrah'ta 27 Filistinli aile, evlerinin "Yahudilere ait araziye" insa edildigi iddiasiyla Israil'in tehcir tehdidiyle karsi karsiya.
Uluslararasi kamuoyundan gelen baskilar nedeniyle Israil Seyh Cerrah'taki tehcir planini simdilik dondurmus gibi görünüyor.
Mescid-i Aksa'nin hemen güneyindeki Silvan Mahallesi'nde ise 2 bin 200'den fazla Filistinli de "imar izni olmadigi veya Yahudilerin arazisine insa edildigi" iddiasiyla evsiz kalma korkusuyla yasiyor.
