Festival Söyleşilerinde Bu Kez Çağdaş Oyunculuğun İncelikleri Ele Alındı

Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından düzenlenen Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında “Çağdaş Oyunculuk Yöntemlerinde Beden” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi.

Festival Söyleşilerinde Bu Kez Çağdaş Oyunculuğun İncelikleri Ele Alındı
1 Kasım Cuma günü Ergin Orbey Uygulama Sahnesi’nde düzenlenen söyleşiye İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İhsan Kerem Karaboğa konuşmacı olarak katıldı.

Uluslararası Tiyatro Festivali gibi önemli bir etkinliğe davet edildiği için teşekkür eden Prof. Dr. Karaboğa, festivalin içerik olarak dolu bir programa sahip olduğuna değinerek, “Çağdaş oyunculukta veya modern oyunculuk eğitiminde beden kavramı, beden algısı, bedensel farkındalık gibi söylemler nasıl ortaya çıkmış, nasıl gelişmiş, nelerden etkilenmiş, bunlar nerelerden besleniyor gibi konular üzerine bir söyleşi gerçekleştireceğiz. Modern oyunculukta beden ve ilişki meselesinin başlangıç noktası olarak 19’uncu yüzyılın son çeyreğini kabul edebiliriz. Günümüze kadar gelecek olursak üç evreden bahsedebiliriz. Bunlardan biri 19’uncu yüzyılın son çeyreğinden İkinci Dünya Savaşı’na kadar olan evre, bir diğer evre ise İkinci Dünya Savaşı’nın bitiminden 1980’lerin sonuna kadar getirebileceğimiz bir evre ve bir diğerini ise 1990’lar ve günümüz şeklinde tanımlayabileceğimizi düşünüyorum. Bu kavrayışın geliştiği ve hatta günümüz yöntemlerinin tamamen beslendiği dönem olarak ilk evre çok önemli” ifadelerini kullandı.

"Hareketin estetiğinin gözlemlenmeye başlaması önemli bir kırılma noktası"

Hareketin bütün bedeni ve kasları nasıl çalıştırdığı, nerelerin harekete dâhil olup olmadığını gözlemleyebilmek için bedenin en önemli unsur olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karaboğa, “Hareket estetiğinin gözlemlenmeye başlaması önemli bir kırılma noktası. Henüz kapalı olan bedenlerin açılması, özgürleşmesi, bedende neler olup bittiğinin ve hareketin neler yaptığının gözlemlenmesi dönemin bir başka boyutunu, bilimselliğin ve gözlemin çok önemli olduğunu gösteriyor. Sanayi devrimi ile kimya ve fizik gibi konularda bilimsel gelişmeler yaşanmış ve bu gelişmeler insan yaşamını müthiş bir şekilde dönüştürmüş. Aynı zamanda insan gözlemi, doğrudan insanın anatomisine aynı zamanda da insanın nasıl hareket ettiğine yönelmiş durumda. Daha önce bahsettiğim ikinci dönemde temellendirebileceğimiz en önemli unsur bedenin bilimsel olarak mercek altına alınması, keşfedilmesi ve zihin ile beden arasındaki uyumun bulunmaya çalışılması. Yani hem bedeni öğreniyoruz hemde zihin ve beden arasındaki koordinasyonu araştırıyoruz.” dedi.

Söyleşi sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Karaboğa, Uluslararası Tiyatro Festivali’nde emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı.
Kaynak: İHA