Hidayet Karaca'ya Göre Ortada Suç Yokmuş !

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) çatı davasında savunma yapan Hidayet Karaca, olmayan bir suçun ısrarla oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü.

Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen’in de aralarında bulunduğu 73 kişi hakkında açılan dava 22 Kasım 2016 tarihinde başlamıştı. Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen davada tüm tutuklu sanıkların savunmaları alınırken, eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, sağlık sorunları ve avukatının hazır bulunmaması gibi gerekçelerle savunma yapmaktan kaçınmıştı. Silivri Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Karaca, savunmasını mahkeme heyetinin huzurunda yapmayı talep etmesi üzerine Ankara’ya getirildi.

Adil yargılamanın tecelli etmesini umut ettiğini dile getirerek sözlerine başlayan Karaca, şuan davanın 3. duruşmasının gerçekleştirildiğini belirterek, "Geçen celse hastaydım ve katılamadım. Buraya tarihe not düşmek için geldim" dedi.

Çok zor şartlarda savunma yaptığını savunan Karaca, avukatlarının birer birer davayı bıraktığını anlattı. Uzun süredir hapis yattığını anlatan Karaca, hakkında çok sayıda davanın açıldığını ve vaktinin çoğunun adliyede geçtiğini dile getirerek, "Gündüzleri işe gider gibi adliye koridorlarına gidip, savunma yapmak için mahkemelerde olacağa benziyorum" diye konuştu.

Karaca, "Savunma yapacak ortada ne bir iddia var, ne de suç. Zoraki suçlamalarla 28 aydır yargılamalarla özgürlüğüm elimden alınmış, Silivri hücrelerinde tutuluyorum. Mevcut delil durumunun içinde gazete yazıları ve TV yayınları var. Bunlar bile iddianamenin boş olduğunu gösterir" değerlendirmesinde bulundu.

KARACA’DAN HAKKINDA AÇILAN DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ TALEBİ

Terör örgütü suçlamasıyla hakkında açılan davaların birleştirilerek karar verilmesi talebinin olduğunu kaydeden Karaca, "Hakkımda 3 tane dava açıldı. Davaların birbiriyle bağlantılı olduğu görülüyor. Hem tahşiye davası, hem şike davası, hem de bu davada örgüt yöneticisi olarak görülüyorum. Tek suçtan dolayı ayrı ayrı mahkemelerde davalar açıldı. Savcının yapmadığı şeyi mahkeme heyeti şimdi yapabilir. Davaların birleştirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

Karaca, insanlık ve demokrasi tarihi boyunca yaşanan belki de en ilginç, anlaşılmaz bir davanın sanığı olarak bulunduğunu anlatarak, "Bir TV yöneticisi, gazeteci olarak yapılan yayın sonrası ’anayasal düzeni tehdit etmek’, ’darbe yapmak’ gibi şeylerle yargılanıyorum. Hukuk böyle bir şeyi izah edemez. Akıl, mantık da izah edemez. Ancak kin ve intikam beslenerek yapılabilir" dedi.

Adaletin omurgası olması gerektiğini düşündüğü bu iddianamenin her satırında adaletsizliğin çığlıklarının duyulduğunu belirten Karaca, olmayan bir suçun ısrarla oluşturulmaya çalışıldığını öne sürdü. Karaca, iddianamenin gizli tanık üzerine kurulu yalan ve iftiralarla dolu olduğunu savunarak, "Bu iddianame tıpkı Yassıada’daki gibi hukuk ve adalet arayışında değil" ifadesini kullandı.

"ASIL KUMPAS BANA KURULMUŞ"

Karaca, savcının kendi hakkındaki ’toplum üzerinde algı oluşturmaya çalışmak’ iddiasına ilişkin, "Sözde örgütsel talimatlar yayınlar üzerinden veriliyormuş, halk yönlendirilmeye çalışılıyormuş. Tüm toplum aynı kanalı izlemez, izlese dahi aynı anlamı çıkarmaz. Yayıncılıktan veya bir dizi senaryosundan algı üretilip örgütsel suç işlendiğinin iddiası mümkün değildir. Algı suç mu? Hangi kanunda yazıyor. Asıl kumpas bana kurulmuş. Bugüne kadar medyadan film, dizi izleyerek siz hiç mesaj aldınız mı? Sayın heyete soruyorum. Siz hiç izlediğiniz filmden, diziden mesaj aldınız mı? Gazetelerin, televizyonların yaptığı haberlerden terör davası açılabilir mi? Savcı gerçek ile hayali karıştırdığı için bugün karşınızdayım. İddianamede bir tane hukuki delil yoktur. Cadı avı yürütülüyor" diye konuştu.



"SAMANYOLU’NUN BÜTÜN YAYINLARI HUKUKA UYGUNDUR"

Samanyolu Yayın Grubunda çalıştığını anlatan Karaca, "Oradaki bütün yayınların hukuka uygun olduğundan yana bir tereddüdüm yok. Hakkımdaki tutuklama kararı ve suçlamalar tamamen Samanyolu grubunun yayınlarından, iftiralardan kaynaklanmaktadır. Samanyolu televizyonunun programlarındaki diyaloglar algı operasyonu olarak nitelendirilerek suçlama konusu haline getirilmiş. Oysa bilgilendirmek, kamuoyu oluşturmak, toplumu yönlendirmek medya kuruluşlarının görevleri arasındadır" değerlendirmesinde bulundu.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray, duruşmaya öğle arası verdi. Verilen öğle arasının ardından Karaca savunmasına devam edecek.

(Abdullah Sarıca / İHA)
Kaynak: İHA