GAÜN
Fen Edebiyat Fakültesi Ömer Asım Aksoy
Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansta konuşmasında Yazar Bayır, belki yüzyıl önce yaşasaydık sanatı tanımlamada kullanacağımız kelimeler ve bakış açımızın bambaşka olacağını belirterek, sanatın bütün bu popülerleşmesi, kitleselleşmesi hızına rağmen hala insanı kendi içinde çağıran bir büyüsü, tılsımı olduğunu vurguladı. "En büyük dehalar
Mozart,
Tolstoy bile bizler gibi sıradan insanlardı" diyen Yazar Bayır, “Büyük zaafları, kendi çelişkileri vardı. Bütün o insani zaaflarıyla birlikte insanüstü eserleri oluşturabildiler. Bir yazarın, büyük bir sanatçının dinlediğiniz zaman müziği sizi çok etkiler, resmi sizi çok çarpabilir ya da bir yazarı okuduğunuz zaman betimlemeleri, karakteri ortaya sunması size çok çarpıcı gelebilir. Aynı yazarın gündelik hayatta o romanı yazarken ki yaşadıkları, hissettikleri sürecin duygusal durumu hiç de o kadar yüksek bir ahlaki yükselişte değil” dedi.
Bir kavram olarak modernizmin hayata girmesiyle tamamen sanatın doğduğunu belirten Bayır, “İlk kullanıldığı yer sanatta modern tıp, resimde modern tekniklerin kullanılmasıdır. Ondan sonra mühendisliğe, üretime ve devlet kurumlarına geçmiştir. Bu bağlamda sanat yaşadığımız dünyayı şekillendiren ve bunun kavramalarını insanlara sunan ilk disiplin” diye konuştu.