Bakan Eker'den Teröre Tepki
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, PKK’nın birçok kanlı saldırıyı gerçekleştirmek suretiyle barış ve çözüm sürecini zehirlediğini belirterek, “Çözüm süreci bizim milletimiz ile sözleşmemizdir” dedi.

“ÇÖZÜM SÜRECİ HALKIMIZ İLE SÖZLEŞMEMİZDİR”
Milletin hakkı olan çözüm ve barış sürecinin nihayete ermesi için gerekli adımların atılması gayesini her zaman savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini ifade eden Bakan Eker, “Çözüm süreci bizim milletimiz ile sözleşmemizdir. Çözüm süreci Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde inisiyatif alarak Türkiye’deki Kürt kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın, 78 milyon vatandaşımızın tamamı, daha müreffeh daha rahat yaşaması için başlattığı bir inisiyatiftir. Bunu biz milletimizle muahede ederek milletimizle sözleşerek bu süreci başlattık. Burada bizim kesintiye uğramamız veya uğratmamız söz konusu değildir. Milletimizin hakkı olan, milletimizin beklentisi ve umudu olan çözüm ortamını ve barışı gerçekleştirmek, bunun demokratikleşme ve sivilleşmesi yoluyla gerekli adımların atılması bizim gayemiz. Biz bundan hiçbir şekilde ayrı düşmedik. Bunu savunuyoruz, savunacağız ve savunmaya devam edeceğiz. Ama halkın huzuruna kasteden paralel yapılar kuran, halkı haraca bağlayan, illegal hareketlerle yol kesmelerle, cinayetlerle, adam kaçırmalarla, saldırmalarla kendini hissettiren ve toplumun artık nefret ettiği bir düzeye gelen terör saldırılarına da, teröristlere de onların anladığı dilde cevap vermenin de devlet olmanın gereğidir. Biz barışın bir an önce tesis edilmesi, bu topraklarda barışın kalıcı olmasını savunduk, onu savunuyoruz. Onun için de siyasi mücadelemizi devam ettiriyoruz, devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“BİZİM SIRTIMIZDA ŞU ŞU ÖRGÜT VAR DEMEK BARIŞ DİLİ DEĞİLDİR”
Bölgedeki bütün siyasi aktörlerin gerek HDP, gerekse de HDP dışında bütün siyasi kişi, unsur ve aktörlerin barış için aynı çabayı, aynı heyecanı duyması ve bunu ortaya koyması gerektiğini de söyleyen Bakan Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Herkesin terör örgütüne aynı şekilde tepki göstermesi lazım, terörist eylemlere aynı şekilde ‘neden süreci zehirlediniz, neden süreci zehirliyorsunuz, neden bu saldırıları gerçekleştirdiniz, neden kan döktünüz, neden ha bire kan döküyorsunuz’ diye yüksek sesle söylemesi lazım. Huzur ve güvenlik sağlanınca bölge refaha erer, bölge daha çok kalkınır, istihdam artar. Bu bölgenin sosyal ekonomik sorunları o zaman çözülür. Aylardır çözüm sürecine katkı sağlayın, barışçıl bir dil kullanın diye 6 milyon insan oy veriyor, 80 milletvekilini parlamentoya gönderiyor, dönüp ‘halkımıza, bize oy verenlere, seçmenlerimize karşı mesulüz, biz onlardan talimat alırız, bizim sırtımızda halkımız var’ diyeceğine ‘bizim sırtımızda şu şu şu örgütler var, terör örgütleri var’ denilebiliyorsa bu yanlıştır, bu doğru değil. Bu barış dili değil, bu çözüm dili değildir. Çözüm dili herkesin sorumlulukla konuşması, temiz bir dil kullanması ve kesinlikle şiddete ve teröre, bunu gerçekleştirenlere, bu saldırıyı yapanlara, masum çocukları, askeri, polisi, masum halkı katledenlere ‘dur’ demektir. Etkili bir şekilde herkesin gücünü burada kullanması lazım. Şehidimize ve bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ateş düştüğü yeri yakar, Abdulhalit’in annesi ve babası ve onun gibi bugün şehit olan bütün kardeşlerimizin annelerinin yürek yangınını söndürün. Onun için PKK terör örgütünün bu saldırıları yapmaması lazım. Halkın huzurunda elini çekmesi lazım.”
Bakan Eker, yaptığı açıklamanın ardından Van’dan ayrılmak üzere havaalanına gitti.
