Hayatını Felçli Annesine Adadı
Gününü, huzurevine veya bakıcıya bırakmak istemediği felçli annesine bakarak geçiren 41 yaşındaki Sabri Gültin, vefa ve duyarlılığıyla örnek oluyor.
Aydın'ın Çine ilçesine bağlı Evciler mahallesindeki tek katlı evde ikamet eden Gültin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1995 yılında felç olup vücudunun hiçbir yerini kullanamaz hale gelen 65 yaşındaki annesi Nadire Gültin'e 6 ay öncesine kadar babasının baktığını söyledi.
Böbrek yetmezliği nedeniyle babasının da rahatsızlanması üzerine kahvehanedeki işinden ayrılarak hem annesinin hem de babasının bakımını üstlendiğini dile getiren Gültin, şunları kaydetti:
"Babam 2 ay önce vefat etti. 2 aydan bu yana vücudunun hiçbir yerini kullanamayan anneme bakıyorum. Sabah erkenden kalkıp kahvaltısını hazırlıyor, yemeğini yediriyor, suyunu içiriyorum. Tuvalete götürüp yeniden yatağına yatırıyorum. Öğle vakti 'acıktım' dediğinde yemek yapıp yediriyorum. Çamaşırlarını, bulaşıklarını yıkıyorum. Gün içerisinde sokağa örtü serip oraya yatırıyor, temiz hava almasını sağlıyorum. Daha sonra yeniden yatağına getiriyorum. Akşam yemeğini de yedirdikten sonra tuvaletini yaptırıp yatırıyorum. Tüm günüm bu şekilde annemin ihtiyaçlarını karşılamakla geçiyor."
-"Herkes anne ve babasına sahip çıksın"
Kendisinin dışında 2 ablasının bulunduğunu ancak onların uzun süre gelip annelerine bakmadıklarını dile getiren Gültin, bu sorumluluğun omuzlarına yüklendiğini anlattı.
Tek isteğinin herkesin anne ve babasına sahip çıkması olduğunu vurgulayan Gültin, şöyle konuştu:
"Evden dışarı çıkamıyorum. Cezaevi gibi bekliyorum. Resmi kurumlarda çok acil işim olunca konu, komşuyu çağırıp kısa süreliğine annemin yanında beklemelerini sağlıyorum. Tüm zorluğuna rağmen buna mecburum çünkü o benim annem. Beni doğurmuş, büyütmüş, bu yaşa getirmiş. Ana, baba atılmaz. Nasıl huzurevine bırakırım? Bakıcıya nasıl terk edebilirim? Elimden geldiğince, mezara kadar bakacağım. Bazı zenginleri görüyoruz. Anne, babalarını atıyorlar. Buna gerek yok. Evlatlara sesleniyorum. Ellerinden geldiği kadar onlara sahip çıksınlar, huzurevlerine bırakmasınlar. Ben erkek evlat olduğum halde her işini yapıp bakıyorum."
