Mhp'den Alternatif Miting
Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkan Vekili Oktay Vural, BDP'lilerin Türkiye turuna alternatif olarak bazı şehirlerde kuruluş ve bayrak mitingleri düzenleyeceklerini söyledi.

"Öcalan, dört duvar arasında mahkum olmaya ve her gün ölmeyi hak eden bir bebek katilidir" diyen Vural, "Herkes bunu aklına koysun. Bu hükmü kimse değiştiremeyecektir. İster İmralı masası kursunlar, ister Oslo masası kursunlar, doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü daima var olacaktır. Herkes bunu böyle bilsin” ifadelerini kullandı.
“SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ”
İmralı görüşmelerine de işaret eden Vural, şunları söyledi: “Bu milletin adı Türk milletidir. Bu milletin kardeşliği için, adalet götürmek için, Anadolu’nun dışında, yurt dışında can veren, kan veren, ister Diyarbakırlı, ister Çanakkaleli, ister İzmirli, ister Trabzonlu olsun, kim olursa olsun Türk milletinin evladıdır. Bu bakımdan bu milletin adını, kimliğini teslim edeceği bir masa, o masanın etrafında oturanların kafasına yıkılır. Ne kadar utanç vericidir ki, bugün Türkiye kendi kimliğini, kendi adını, kendi egemenliğini, kendi kültürünü ve kendi kanlarıyla kurduğu Cumhuriyet'i, kan döken bir terör örgütüyle kurulan bir masada pazarlık konusu yapabiliyorsa artık sözün bittiği yerdeyiz. Eğer birileri bu milletin değerlerini silahın isteğine göre değiştirmeye gayret ediyorsa, o zaman onlara göstermemiz lazım; ya silah egemenliği, ya millet egemenliği. Maalesef geldiğimiz bu tablo utanç vericidir. Bugün Çanakkale’de ön sözünü yazdığımız ve daha sonra bilahare bunu hazmedemeyenlerin bize barış antlaşması diye dayattığı Sevr’i yırtıp atmış bir millet olarak, bugün Türkiye eğer sözde Kürt sorununu çözmek, Kürdistan’ı oluşturmak için adımlar atıyorsa bugün mücadelenin çok daha anlamlı olduğunu düşünüyorum.”
“AŞK-I MEMNU’NUN TUTANAKLARI”
İmralı görüşmelerinin ardından tutanakların sızmasını da değerlendiren Oktay Vural, “Bugün İmralı’da ortaya çıkan AKP-PKK-KCK ve BDP ile Öcalan ve Erdoğan arasındaki yasak aşkın, ‘aşk-ı memnu'nun tutanakları her şeyi gün yüzüne koymuştur. Bugün orada müzakere edilenlerin, ‘O sızdırdı, bu sızdırdı’ diye, ‘Cambaza bak’ siyasetiyle görmezden gelenlere sesleniyorum. Bu tutanakları tuttururken Recep Tayip Erdoğan’ın görevlendirdiği temsilci o masadaydı. Şimdi kalkıp, ‘Tutanağı kim ifşa etti?’ diyorlar. Sen tutanağın içindekilere bak. Kim yazdı bu tutanakları? Kim verdi onlara? Bu tutanaklara yazdıklarınız, ucu açık taahhütlerle PKK terör örgütüyle yapılan pazarlıkların çerçevesini çizmektedir. O bakımdan bugün bu ortaya çıkan tablo karşısında, aslında teröre bir çözüm arandığı lafı güzaftır. Teröre çözüm aranmıyor, aranan sadece ve sadece PKK’nın çözümünü millete hazmettirmektir. Bu doğrudan PKK’nın, KCK’nın çözümüdür” ifadelerini kullandı .
