Dışişleri Bakanı Davutoğlu Açıklaması
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Bu aziz vatan toprakları ebediyete kadar hür ve özgür kalacaktır ve bu aziz millet ebediyete kadar hiçbir şekilde baş eğmeyecek, hiçbir şekilde bir baskı veya istila karşısında teslim olmayacaktır" dedi.
Davutoğlu, 18 Mart Şehitleri Anma Günü nedeniyle Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki Dışişleri Şehitliği'nde düzenlenen anma törenine katıldı.
Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, her yıl 18 Mart'ta "hem şehitleri anmak hem de köklü bir muhasebe yapmak için" toplandıklarını söyledi.
Bu töreni tekrar ederken aslında rutin bir faaliyet yapmadıklarını belirten Davutoğlu, bir hafızayı tekrar inşa ettiklerini, ortak hafızaları üzerinde bir gelecek vizyonu geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.
Milletlerin ortak acılarla olgunlaştığını, ortak hafıza üzerinde gelecek vizyonu inşa ettiklerini ve ortak başarılarla yükselen güç haline geldiklerini ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi:
"Çanakkale Savaşı bu anlamda bir milletin ayakta kalma iradesinin en somut göstergesinin tarihe tecelli ettiği bir andır. Hem ortak bir acıdır çünkü Anadolu'nun her yerinden o sırada Anadolu toprakları dışında kalmış ecdat topraklarından, Üsküp'ten, Dağıstan'dan, Yemen'den, Suriye'den Anadolu'ya gelmiş ve Çanakkale'de bir vatan müdafaası yapmış insanların evlatları, torunları için büyük bir acıdır. 100 binlerce insanımızı kaybettik, yaralandılar, esir düştüler. Ortak bir acıdır ama ortak acı üzerinde bir irade yükselmiştir. Bir başarı yükselmiştir ve o irade aslında daha sonra ortaya konacak olan büyük İstiklal Savaşı'nın, bir milleti ayakta tutan iradesidir. O irade Çanakkale'de bir milletin ortak manevi şahsında tecelli ve tecessüm etmiştir. O iradeyle sadece Çanakkale ve İstanbul savunması yapılmamış aynı zamanda 100 yıl önce ortaya konmaya çalışılan bazı planların önüne set çekilerek, bir milletin hiçbir şekilde iradesi dışında kadere mahkum edilemeyeceği ortaya konmuştur."
-"Şehitlerimizin düştüğü her toprak azizdir"-
Bakan Davutoğlu, yurt dışına gittiğinde mutlaka şehitlikleri ziyaret etmeyi programının bir parçası haline getirdiği bilgisini vererek, Myanmar'a, Romanya'ya, Azerbaycan'a ve Yemen'e gittiğinde şehitliklere uğradığını anlattı. Davutoğlu, "Myanmar'dan Kanada'ya kadar, Yemen'den Kafkaslar'a kadar şehitlerimizin düştüğü her toprak bizim için azizdir, kutsaldır ve orada yaşayan halklar bizim için kardeş halklardır. Kader birliği yaptığımız halklardır ve edebiyen de böyle olacaktır. Dış politikamızın esasında bu vardır, bundan sonra da olmaya devam edecektir" diye konuştu.
Davutoğlu, büyükelçilerin bulundukları yerlerde tek bir şehit dahi olsa, o şehidin hatırasını yaşatmakla sorumlu olduklarını dile getirdi. Davutoğlu, büyükelçilerin göreve geldiklerinde yapacakları ilk işin şehitlerin huzurlarına gidip onlardan izin almak olduğunu ifade etti.
Çanakkale Savaşı'nın 100'üncü yılını anacakları 2015'te bir başarıyı bir taraftan kutlarken, diğer taraftan da atalardan alınan mesajın nesillere aktarılmış olacağını aktaran Davutoğlu, "Bu aziz vatan toprakları ebediyete kadar hür ve özgür kalacaktır ve bu aziz millet ebediyete kadar hiçbir şekilde baş eğmeyecek, hiçbir şekilde bir baskı veya istila karşısında teslim olmayacaktır. Aksine, o şehitlerimizin güçlü iradesinin bugünkü yansıması, Türkiye'yi dünyanın her yerinde hak ettiği güce ulaştırmaktır" ifadelerini kullandı.
-"Diplomatik çalışanlarının yüzde 4'ünü şehit veren başka millet yok"-
Davutoğlu, Türkiye dışında, diplomatik çalışanlarının yüzde 4'ünü şehit vermiş başka bir milletin olmadığını anımsatarak, her terör faaliyetinin lanetlenmesi gereken bir eylem olduğunu dile getirdi. Davutoğlu, şunları söyledi:
"Her terör faaliyeti lanetlenesi bir faaliyettir ama insanoğlunun tarihteki en eski, en saygın mesleği olarak görülen elçilik, ki 'elçiye zeval olmaz' darb-ı meseliyle, kesin bir şekilde ne yaparsa yapsın mutlaka elçiye saygı gösterilmesi gerektiği ilkesine rağmen, bu kadar çok büyükelçisini, diplomatik görevlisini şehit vermiş başka bir millet yoktur. Diplomatlara yönelik saldırılar şahsi saldırılar değildir, diplomatlara yönelik bu saldırılar bir milletin manevi temsilcilerine yönelik olduğu için aynı zamanda o millete yönelik terör saldırısıdır. O bakımdan biz acılarımızı kalplerimizin derinliklerine gömmeye ve bu acılarımız üzerinden bir tarih, bir algı geliştirmeme becerisine sahip bir milletiz. Hiçbir kavmi, hiçbir devleti nihai bir düşman olarak görmedik, görmeyiz."
Davutoğlu, konuşmasında şehit yakınlarına seslenerek, şehitlerin aziz hatırasını unutmayacaklarını ifade etti.
"Sizin acınız bizim acımızdır" diyen Davutoğlu, şehit yakınlarının acısını çalışmalarına hız katan bir rehber olarak hep önlerinde tutacaklarını belirtti.
Davutoğlu konuşmasını, "Bize devrettiğiniz emanet emin olunuz ki gelecek nesillere en güçlü şekilde intikal ettirilecektir. Yükseklerde tutmaya ahd ettiğiniz, bunun için canınızı feda ettiğiniz al bayrak her zaman dünyanın her yerinde diplomatlarımız tarafından vakurla, gururla temsil edilecek ve yüksekte tutulacaktır" sözleriyle tamamladı.
Muhabir: Erkan Avcı
Yayıncı: Ogün Duru
Kaynak: AA
Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, her yıl 18 Mart'ta "hem şehitleri anmak hem de köklü bir muhasebe yapmak için" toplandıklarını söyledi.
Bu töreni tekrar ederken aslında rutin bir faaliyet yapmadıklarını belirten Davutoğlu, bir hafızayı tekrar inşa ettiklerini, ortak hafızaları üzerinde bir gelecek vizyonu geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.
Milletlerin ortak acılarla olgunlaştığını, ortak hafıza üzerinde gelecek vizyonu inşa ettiklerini ve ortak başarılarla yükselen güç haline geldiklerini ifade eden Davutoğlu, şunları söyledi:
"Çanakkale Savaşı bu anlamda bir milletin ayakta kalma iradesinin en somut göstergesinin tarihe tecelli ettiği bir andır. Hem ortak bir acıdır çünkü Anadolu'nun her yerinden o sırada Anadolu toprakları dışında kalmış ecdat topraklarından, Üsküp'ten, Dağıstan'dan, Yemen'den, Suriye'den Anadolu'ya gelmiş ve Çanakkale'de bir vatan müdafaası yapmış insanların evlatları, torunları için büyük bir acıdır. 100 binlerce insanımızı kaybettik, yaralandılar, esir düştüler. Ortak bir acıdır ama ortak acı üzerinde bir irade yükselmiştir. Bir başarı yükselmiştir ve o irade aslında daha sonra ortaya konacak olan büyük İstiklal Savaşı'nın, bir milleti ayakta tutan iradesidir. O irade Çanakkale'de bir milletin ortak manevi şahsında tecelli ve tecessüm etmiştir. O iradeyle sadece Çanakkale ve İstanbul savunması yapılmamış aynı zamanda 100 yıl önce ortaya konmaya çalışılan bazı planların önüne set çekilerek, bir milletin hiçbir şekilde iradesi dışında kadere mahkum edilemeyeceği ortaya konmuştur."
-"Şehitlerimizin düştüğü her toprak azizdir"-
Bakan Davutoğlu, yurt dışına gittiğinde mutlaka şehitlikleri ziyaret etmeyi programının bir parçası haline getirdiği bilgisini vererek, Myanmar'a, Romanya'ya, Azerbaycan'a ve Yemen'e gittiğinde şehitliklere uğradığını anlattı. Davutoğlu, "Myanmar'dan Kanada'ya kadar, Yemen'den Kafkaslar'a kadar şehitlerimizin düştüğü her toprak bizim için azizdir, kutsaldır ve orada yaşayan halklar bizim için kardeş halklardır. Kader birliği yaptığımız halklardır ve edebiyen de böyle olacaktır. Dış politikamızın esasında bu vardır, bundan sonra da olmaya devam edecektir" diye konuştu.
Davutoğlu, büyükelçilerin bulundukları yerlerde tek bir şehit dahi olsa, o şehidin hatırasını yaşatmakla sorumlu olduklarını dile getirdi. Davutoğlu, büyükelçilerin göreve geldiklerinde yapacakları ilk işin şehitlerin huzurlarına gidip onlardan izin almak olduğunu ifade etti.
Çanakkale Savaşı'nın 100'üncü yılını anacakları 2015'te bir başarıyı bir taraftan kutlarken, diğer taraftan da atalardan alınan mesajın nesillere aktarılmış olacağını aktaran Davutoğlu, "Bu aziz vatan toprakları ebediyete kadar hür ve özgür kalacaktır ve bu aziz millet ebediyete kadar hiçbir şekilde baş eğmeyecek, hiçbir şekilde bir baskı veya istila karşısında teslim olmayacaktır. Aksine, o şehitlerimizin güçlü iradesinin bugünkü yansıması, Türkiye'yi dünyanın her yerinde hak ettiği güce ulaştırmaktır" ifadelerini kullandı.
-"Diplomatik çalışanlarının yüzde 4'ünü şehit veren başka millet yok"-
Davutoğlu, Türkiye dışında, diplomatik çalışanlarının yüzde 4'ünü şehit vermiş başka bir milletin olmadığını anımsatarak, her terör faaliyetinin lanetlenmesi gereken bir eylem olduğunu dile getirdi. Davutoğlu, şunları söyledi:
"Her terör faaliyeti lanetlenesi bir faaliyettir ama insanoğlunun tarihteki en eski, en saygın mesleği olarak görülen elçilik, ki 'elçiye zeval olmaz' darb-ı meseliyle, kesin bir şekilde ne yaparsa yapsın mutlaka elçiye saygı gösterilmesi gerektiği ilkesine rağmen, bu kadar çok büyükelçisini, diplomatik görevlisini şehit vermiş başka bir millet yoktur. Diplomatlara yönelik saldırılar şahsi saldırılar değildir, diplomatlara yönelik bu saldırılar bir milletin manevi temsilcilerine yönelik olduğu için aynı zamanda o millete yönelik terör saldırısıdır. O bakımdan biz acılarımızı kalplerimizin derinliklerine gömmeye ve bu acılarımız üzerinden bir tarih, bir algı geliştirmeme becerisine sahip bir milletiz. Hiçbir kavmi, hiçbir devleti nihai bir düşman olarak görmedik, görmeyiz."
Davutoğlu, konuşmasında şehit yakınlarına seslenerek, şehitlerin aziz hatırasını unutmayacaklarını ifade etti.
"Sizin acınız bizim acımızdır" diyen Davutoğlu, şehit yakınlarının acısını çalışmalarına hız katan bir rehber olarak hep önlerinde tutacaklarını belirtti.
Davutoğlu konuşmasını, "Bize devrettiğiniz emanet emin olunuz ki gelecek nesillere en güçlü şekilde intikal ettirilecektir. Yükseklerde tutmaya ahd ettiğiniz, bunun için canınızı feda ettiğiniz al bayrak her zaman dünyanın her yerinde diplomatlarımız tarafından vakurla, gururla temsil edilecek ve yüksekte tutulacaktır" sözleriyle tamamladı.
Muhabir: Erkan Avcı
Yayıncı: Ogün Duru
