Evde Yapılan Yoğurtlar Laktoz İntoleransına Deva

Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Birol Saral, laktoz intoleransı ile ilgili merak edilenleri ve laktoz intoleransı ile süt alerjisi arasındaki farklılıkları açıkladı.

Dr. Saral, eskiden mayalanan yoğurtlarda da canlı mikrop olduğunu ancak bu mikropların laktaz ürettiği için laktoz intoleransı olan kişilerce tüketildiğinde hiçbir rahatsızlığa sebebiyet vermediğini de belirtti.

Yazılı açıklama yapan Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Birol Saral, son dönemde tartışmalara neden olan laktoz intoleransının aslında hayatta yıllardır var olan bir rahatsızlık olduğunu söyledi.

Laktoz'un sütte bulunan bir tür şeker olduğunu ifade eden Dr. Saral, "Bu şekeri ince barsağımızda bulunan laktaz enzimi parçalar ve bağırsaktan geri emilebilir hale getirir. Çok nadir de olsa bazı kişilerde doğumsal olarak bu enzim yoktur. Birincil laktoz intoleransı laktazenziminin aktivitesinin (yaptığı işlevde) göreceli olarak anne karnındaki son günlerde artmaya başlaması ve 3 yaşından sonra azalmaya başlamasıyla ilintilidir. Laktoz intoleransı erken doğumlarda, çocuk (3 yaşından büyük) ve erişkinlerde beklenen bir olaydır. Dünyada ortalama olarak beyaz ırktan yetişkinlerin yüzde 15, Asyalı yetişkinlerin yüzde 40 ve Amerika'daki siyahilerin yüzde 85'inde barsak laktaz enzimi eksikliği vardır. Eğer bu enzim bağırsağımız da yok veya aktivitesi az ise bağırsağa gelen laktozparçalanmadan kalın bağırsağa geçer ve burada normalde bulunan mikroplar tarafından parçalanır. Bu da karında şişlik, ağrı ishal ve kusmaya neden olur. Okul ve okul öncesi çocuklarda dönemsel olarak göbek etrafında ağrı görülür" dedi

Genellikle teşhisin diyetten sütü geçici olarak çıkardıklarında konduğuna dikkat çeken Dr. Saral, "Hasta süte laktaz enzimi ekleyerek veya laktozsuz süt tüketerek tedavi edilir. Ayrıca eskiden anne ve anneannelerimizin mayaladığı yoğurtlarda canlı mikrop vardı, bu mikroplar laktaz ürettiği için laktoz intoleransı olan kişilerce tüketildiğinde hiçbir rahatsızlığa sebebiyet vermiyordu" diye konuştu

Süt alerjisi ve laktoz intoleransı arasındaki benzerlik ve farklılıklarına da değinen Hisar Intercontinental Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Birol Saral şunları söyledi;"Süt alerjisi vücudumuzun sütteki proteinlere karşı vermiş olduğu aşırı tepkidir. Sindirim sistemi dışındaki sistemlerde de (cilt, akciğer) bulgu verebilir ve genellikle 3 yaşından küçüklerde ortaya çıkar. Laktoz intoleransı ise sadece sindirim sisteminde bulun laktaz enzimi aktivitesi ile ilgilidir, sadece sindirim sisteminde bulgu verir ve her yaşta ortaya çıkabilir." Sütün hijyenik bir şekilde üretilip tüketilmesinin çok önemli olduğunu da belirten Dr. Saral, "Her süt içtikten sonra ortaya çıkan karın ağrısı, kusma ve ishal süt alerjisi veya laktoz intoleransına bağlı bir sonuç değildir. Sütün sağıldıktan sonra bizim soframıza gelinceye kadar geçirdiği süreç çok önemlidir. Eğer sütü alınan hayvan veteriner kontrolünden geçmedi ise, sağıldıktan sonra süt açık bir şekilde dışarıda, sıcakta bekletildi ise, mandıra transportu esnasında uygun transport edilmedi ise,pastorizasyon işlemi (hızlı kaynatılıp-soğutulma) uygun olmadı, paketleme işlemi, dağıtımı ve son tüketiciye verilmeden önce depolama koşulları yanlış ise pek çok hastalığı beraberinde getirebilir. Sütten listeriya, brusella, stafilokokus, salmonella, şigella ve tüberküloz mikropları rahat bir şekilde üreyip bizlere bulaşabilir. Yani, sütün hijyenik bir şekilde üretilip tüketilmesi çok önemlidir" dedi

Kaynak: İHA