Böhmer: Aramızdaki Meşhur Sözleşme Bir Yılı Değil, Bir Ömrü Kapsadı

Almanya Federal Cumhuriyeti Entegrasyon Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Prof. Dr. Maria Böhmer, 51 yıl önce Türkiye ile Almanya arasındaki meşhur sözleşmenin bir yılı değil bir ömrü kapsadığını söyledi.

Gaziantep Üniversitesi’nde düzenlenen Uluslararası Göç Sempozyumu’nda konuşan Böhmer, iki ülke arasında bir yılı öngören ancak bir ömür süren sözleşmeye atıfta bulundu. Böhmer, “Birinci kuşak, ikinci kuşak derken, artık üçüncü kuşaklar tatillerde Türkiye'ye gelmeye başladı.

Bu vesileyle iki ülke birbirine daha fazla
yakınlaştı. Bana göre genç jenerasyonun, genç kuşağın önünü açmak ve geleceğe hazırlamak gerekiyor. Almanya göç alan bir ülke ve geçtiği süreci şu anda Türkiye yaşıyor. Biz de vaktiyle göç veren bir ülke konumundaydık. Almanya'dan, Amerika ve Avustralya'ya zorunlu yaşam şartlarından dolayı göçler oldu. Zaten Türkiye'den Almanya'ya göçün sebeplerinden biri de bu olmuştur. Yeni ve daha iyi bir hayatın peşinden gidiyorsunuz. Bunu görenler de sizin peşinizden gitmek istiyor. Bu son derece doğal bir süreç. Almanya'ya gidenlerin ardından da pek çok kişi gitti. Ama şartlar zaman içerisinde değişebiliyor. Pek çoğu Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Bu insanlar, 'Benim kalbim hem Almanya, hem Türkiye için atıyor' diyor. Bu çok güzel bir mesaj. Almanya’daki göç rakamlarına bakarsak bu ülkeye 16 milyon kişi göç etmiş. Bu rakam Almanya nüfusunun yüzde 20'sini oluşturuyor. Berlin en fazla göç alan şehirlerin başını çekiyor. Gaziantep de çok fazla göç alıyor. Burada birinci kuşak derken, yakın zamanda dördüncü kuşaktan bahsedeceğiz.” diye konuştu.

Almanya'da Türklerin başarı örneklerinin sayısının arttığını ve bunun sadece spor ve siyasetle sınırlı kalmaması gerektiğini kaydeden Böhmer, şunları dile getirdi: "Medyada, iş dünyasında da Türklerin başarı örneklerine ihtiyacımız var. Bundan dolayı bir kurul oluşturduk. Türk kökenli Nazan Eckes de bu kurula üye oldu. Göçmen çocukları için yaptığı konuşmada Eckes, 'Ben de bir göçmenim ve başarılı bir hayata imza attım, iki dilli büyümek iki kültürle büyümek küresel bir dünyada bir avantaj' dedi.

İş dünyasında, ülkeler arası işbirliğinde iki dilde büyümek çok önemli. Bundan dolayı göçmenler Almanya için bir avantaj. Biz entegrasyon konusuna çok önem veriyoruz. Türkiye de benzer durumda. Elbette göç ettiğiniz bir ülkeye giderken dilini öğrenmek ve ülke hakkında bilgi sahibi olmak çok önemli. Entegrasyon politikamızın ikinci sac ayağı ise entegrasyonu güvenilir kılmaktır. Kanada bir göç ülkesi ve ben oraya gittiğimde havaalanına attığınız ilk adımla birlikte insanların oradaki yaşam şartları hakkında bilgilendirildiğini gördüm. Bu danışmanlık hizmeti ilginç ve faydalı bir yöntem. Çünkü o olmadan gittiğiniz ülkede başarılı olmanız pek mümkün değil."Almanya'ya gelen insanlara attıkları ilk adımdan itibaren danışmanlık hizmetleri vermek istediklerinin altını çizen Böhmer, ”Bu bağlamda 18 bölge belirledik ve burada pilot projeler uygulayarak bunu nasıl hayata geçireceğimizin yollarını arayacağız. Bunun haricinde ulusal bir entegrasyon planı belirledik. Ocak ayında federal düzeyde kabul gördü. Bu, entegrasyon için geniş kapsamlı bir projedir. Hem federal, hem eyalet seviyesinde uygulanması hedefleniyor. Okullar, üniversiteler sendikalar bu projeye destek veriyor. Güvenli ve hedef odaklı önlemler istiyoruz. Bunu yapınca önlemlerin ne kadar etkili olduğunu görmeyi amaçlıyoruz. Bunun için de üniversitelerin ve bilimin yardımına ihtiyacımız var. Biz entegrasyonu bağımsız olarak ölçmek istiyoruz. Ne kadar başarılı demek istemiyoruz. Hangi noktalarda eksiklik olduğunu öğrenmek istiyoruz. Bu bağlamda 7 yıllık yoğun bir entegrasyon faaliyeti sonrasında son derece önemli adımlar attık. Gençlerimizin eğitimi konusu da bunlardan biri. Almanya'da her geçen gün daha fazla genç, yüksek tahsil görme şansına sahip. İnsanların ufkunu açmak ve geleceğini hazırlamak için önemli. Ama daha çok eksiğimiz var. Bu eksiklerimizin de en kısa sürede kapatılmasını hedefliyoruz.” şeklinde konuştu.