Orman Varlığı Mutlaka Korunmalı

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Orman Fakültesi 21 - 26 Mart Ormancılık Haftası kutlamaları çerçevesinde bir dizi etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Orman Varlığı Mutlaka Korunmalı
Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Doğa Koruma Kültürü ve Günümüz Ormancılığı' konulu bir konferansta orman varlığı korumanın önemine dikkat çekildi.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cahit Balabanlı Dünya Ormancılık Günü'nün amacının, her yıl büyük miktarlarda yok olan orman alanlarının ve bu kayıpların neden olduğu olumsuz etkileri tüm dünyanın dikkatine sunmak, küresel ısınma başta olmak üzere çeşitli çevre sorunlarını gündemde tutmak, insanlığın yeşil bir dünya kurmasını teşvik etmek olduğunu söyledi. 21 Mart'ın doğadaki uyanışın ve dirilişin bir belirtisi olduğunu ifade eden Prof.Dr. Balabanlı, “Ormancıların çevre koruma ve orman kaynaklarının sürdürülebilirliği çalışmaları yüzyıllar öncesine dayanmaktadır. Çevre anlayışı ormancılığın başlangıcı ile aynı zamana rastlar. Yani ilk çevreciler ormancılardır” dedi.

Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde Anadolu'nun orman yönünden zengin olduğunu belirten yazısından örnekler veren SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. M. Numan Tamer ise konuşmasında, “1850'li yıllarda Orman Müdürlüğünün kurulması daha sonra ormancılık okullarının açılması, ormancılığın korunmasında önemli bir adımdır. Günümüzde de ormanlarımızın korunmasıyla ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor, güzel çalışmalara imza atılıyor. Bu durum hepimiz açısından sevindirici” dedi.

EKO TURİZM Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytuğ Akesen tarafından 'Doğa Koruma Kültürü ve Günümüz Ormancılığı' konulu konferans gerçekleştirildi. Doğa koruma kültürünün ortaya çıkışının insanlığın varoluşuyla eş tarihli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aytuğ Akesen, tarihsel süreç içerisinde doğayla ilgili yapılan uygulamalar hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “18. ve 19. Yüzyılda doğa koruma konusundaki gelişmeler daha da yoğunlaşıyor. Doğa koruma ve çevre koruma kavramları birleşiyor. Bu gelişmeler, endüstri devrimi ve ekoloji devriminin ortaya çıkması ve gelişmesiyle ortaya çıkıyor. Ülkemizde ormancılığın yansımalarını değerlendirdiğimizde, 41 ulusal korunan alanımız var. Türkiye'nin 2023 turizm politikası belirlenmiş durumda. Burada Türkiye'nin geleceği olan 'eko turizm' ortaya atıldı. Ormancılığımız, Türkiye'nin gelecekte eko turizm merkezi olmasını rahatlıkla sağlayabilir.” Doğanın bilinçsizce korunmasının en büyük tahrip unsuru olduğunu belirten Prof.Dr. Akesen, her alanda, her kesimde, her yaşta doğa koruma bilincinin yerleştirilmesi gerektiğini ve bunun da eğitimle mümkün olduğunu söyledi.