MEÜ'de Öğretim Üyelerinden '4+4+4' Açıklaması

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Eğitim Fakültesi öğretim üyeleri, "4+4+4" yasa önerisinin laik, bilimsel ve demokratik eğitim ilkeleriyle bağdaşmadığını, bu nedeniyle öneriye karşı olduklarını belirttiler.

MEÜ'de Öğretim Üyelerinden '4+4+4' Açıklaması
MEÜ Eğitim Fakültesi'nde bir grup öğretim üyesi, AK Parti'nin "4+4+4" eğitim sistemine ilişkin yasa teklifi ile ilgili basın açıklaması yaptı. Öğle saatinde MEÜ Yenişehir Kampusu'ndaki Eğitim Fakültesi önünde toplanan aralarında Prof. Dr. Ayşe Balcı, Prof. Dr. Adnan Erkuş, Doç. Dr. Özler Çakır, Doç. Dr. Faik Kanatlı, Yrd. Doç. Dr. Zülal Erkan ile Yrd. Doç. Dr. Devrim Alıcı'nın da bulunduğu akademisyenler, söz konusu yasa önerisine karşı olduklarını bildirdiler. Grup adına hazırlanan ve akademisyenlertarafından imzalanan bildiriyi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşe Balcı okudu

MEÜ Eğitim Fakültesi öğretim elemanları olarak TBMM'ye sunulan 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni sakıncalı bulduklarını söyleyen Prof. Dr. Balcı, bunun nedenlerini de maddeler halinde sıraladı. Toplumun geleceği olan çocuklara, gençlere yönelik bu yasa önerisinin eğitbilimsel gerçekliklerle bağdaşmadığını söyleyen Balcı, öneri ile çocukların gelişimi açısından son derece önemli olan okul öncesi eğitimin zorunlu eğitimin kapsamı dışındatutulduğunu kaydetti. Öngörülen ilköğretime başlama ve diğer öğrenim kademelerine geçiş yaş ve sürelerinin çocuğun bilişsel, bedensel, duygusal, ahlaki gelişim dönemlerine ve özelliklerine aykırı olduğunu da vurgulayan Balcı, şöyle devam etti: "4+4+4 modelinde mesleki yöneltmenin bu kadar erken bir yaşta başlamasının bilimsel dayanağı yoktur. Bireyler, gelişim özellikleri nedeniyle mesleki ilgi ve yeteneklerini 9-10 yaşlarında belirleyemezler. Bu durum gelecekte hem bireysel, hem toplumsal olarak ekonomik, psikolojik, sosyolojik açılardan kayıplara neden olacak ve çocuk işçiliğini yaygınlaştıracaktır. Ayrıca ülkemizde ortaöğretimde okullaşma oranı oldukça düşüktür. Ancak 8 yıllık kesintisiz eğitim, bu düşük oranı önemli ölçüde artırmıştır. Sözkonusu yasa ile bu oranın '8 yıllık zorunlu eğitim' sürecinden önceki okullaşma oranının bile altına ineceği açıktır. Avrupa'daki pek çok ülke 1. ve 2. kademelerde tek yapıya (8 yıllık eğitime) yönelmişken, bizim 1. ve 2. kademeyi ayırmamız geri adım atmak anlamına gelmektedir. Kesintisiz zorunlu eğitimin temel amacı, öğrenim çağındaki çocukların ortak, eşit, genel ve sürekli eğitim almalarıdır. 4+4+4 modeli ise bu temel ilkeleri göz ardı ederek zorunlu eğitimi ortadan kaldırmaktadır." Açık öğretim uygulamasının ise insanın sosyal bir varlık olduğu ve öğrenmenin de bireyin çevresiyle, diğer bireylerle etkileşimi sonucu gerçekleştiği olgusunu hiçe saydığını öne süren Prof. Dr. Balcı, okul ortamının öğrencilerin birbirleriyle ve öğretmenleriyle kuracağı ilişkiler bakımından önemli olanaklar sağlayarak, onların her yönden gelişiminde ve öğrenmesinde çok önemli rol oynadığına işaret etti. Zorunlu eğitim çağındaki çocukların açık öğretim yoluyla yüz yüze eğitimden mahrum edilmesininiletişimsel ve psikolojik ilkelerle örtüşmediğinin altını çizen Balcı, "Söz konusu yasa önerisi öğretmen istihdamı ve yaşam standartları ile ilgili sorunlar, özellikle ortaöğretimde okullaşma oranının düşüklüğü, eğitimde nitelik sorunu, dezavantajlı grupların eğitimi, eğitimin finansmanındaki sorunlar ve eğitim politikasındaki istikrarsızlık gibi birçok eğitim sorununa çözüm getirmeyecek, aksine gerek öğretmen istihdamı, gerekse kız çocuklarının okullaşması konusunda yeni sorunlara neden olacaktır. Sonuçolarak Mersin Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nde çalışan öğretim elemanları olarak laik, bilimsel ve demokratik eğitim ilkeleriyle bağdaşmayan bu yasa önerisine bilim insanı sorumluluğumuzla karşı olduğumuzu kamuoyuna saygı ile duyururuz" dedi .