Hersek'teki Siyasi Kriz Derinleşiyor
Bosna-Hersek'te geçen hafta, ülkenin ilk devlet başkanı Aliya İzzetbegoviç'in kurduğu Demokrat Eylem Partisi'nin mensubu olan iki bakan ile bir bakan yardımcısının görevden alınmasıyla derinleşen siyasi kriz, Sosyal Demokrat Parti ile Sırp partisi SNSD arasında ülkedeki adalet sistemine ilişkin sağlanan mutabakatla yeni bir boyuta taşındı.
Bosna-Hersek Savcılığı görevlilerinin devleti oluşturan otonom yapılar düzeyinde belirlenmesini öngören anlaşmayı, SDA Genel Başkanı Süleyman Tihiç sert bir şekilde eleştirdi.
SDA Genel Başkanı Süleyman Tihiç, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ayrılıkçı görüşleriyle bilinen Bosnalı Sırpların siyasi lideri ve Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği Partisi Genel Başkanı Milorad Dodik ile Sosyal Demokrat Parti'nin Genel Başkanı ve Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Zlatko Lagumciya arasında varılan mutabakatın ülke açısından yararlı olmadığını söyledi.
Bu işbirliğinin ülkeyi "Bosna-Hersek entiteler birliği" oluşumuna götüreceğini ifade eden Tihiç, bunun ülkedeki iki entiteden biri olan Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin uzun vadeli amacı olduğuna dikkati çekti.
SDP Genel Başkanı Zlatko Lagumciya ile SNSD Genel Başkanı Milorad Dodik'in, başkent Saraybosna'da yaptıkları 7 saatlik toplantının ardından ülkeye siyasi ve ekonomik çözüm getirecek birtakım konular üzerine anlaştığını, ancak birçok kurumun yetkilerinin devlet düzeyinden devleti oluşturan otonom yapılara devredilmesini de içerdiğini vurgulayan Tihiç, "Bosna-Hersek böylece zarara uğratıldı" dedi.
Süleyman Tihiç, "Dayton Antlaşması'ndan dünkü anlaşmaya kadar Bosna-Hersek'te getirilen her çözüm devletin güçlendirilmesi esas alınarak yapılmıştı. Geniş ya da dar kapsamlı yetkiler entitelerden devlete aktarılmıştı. İlk kez devleti dağıtma ve yetkileri devletten alıp entitelere verme sürecine giriyoruz. Aynı zamanda zorluklar içinde yürürlüğe koyduğumuz AB ve NATO reformlarından da vazgeçtiğimiz bir sürece giriyoruz" diye konuştu.
Lagumciya ile Dodik'in uzlaşmasına göre, Bosna-Hersek Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapılan düzenlemelerle başsavcı ve yardımcılarının atanmaları sürecinde karar verici kurum haline getirileceğini anımsatan Tihiç, yargı organlarının böylece devlet düzeyinden ziyade yerel bazda belirleneceğini kaydetti.
Tihiç, "Adalet sistemine yönelik bu uzlaşma, savcılığı siyasi kontrol ve etki altına alabilmek amacıyla devlet üzerine, hukukun üstünlüğüne ve suçla mücadeleye doğrudan yapılmış bir saldırı anlamına geliyor" dedi.
-Kriz 2012 yılı bütçe tartışmalarıyla başladı-
Bosna-Hersek'te devlet düzeyinde hükümetteki kriz, 2012 yılının mart ayında bütçe tartışmalarıyla başladı.
Hükümette yer alan SDA'nın bütçeye, "ülkenin AB yolundaki ilerlemeyi destekleyen maddelerinin eksikliği" nedeniyle destek vermemesi, diğer partilerin tepkisine neden oldu. SDP'nin lideri Zlatko Lagumciya, 25 Haziran 2012'de SDA'lı bakanların hükümetten çıkartılması için Bakanlar Kurulu Başkanı Vyekoslav Bevanda'dan resmi talepte bulundu.
Bu talebin ardından 19 Temmuz'da yapılan Milletler Meclisi toplantısında, SDA'lı delegeler "talebin doğrudan Boşnak milli çıkarını tehdit ettiği" gerekçesiyle, bakanların görevden alınmasına ilişkin kararı Anayasa Mahkemesi'ne götürdü.
Anayasa Mahkemesi ise "SDA'lı bakanların görevden alınmasının Boşnak milletin tamamının milli çıkarlarını etkilemediğine hükmederek konunun tekrar mecliste görüşülmesine" hükmetti. Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararının ardından konu Milletler Meclisi'nde görüşüldü ve SDA'lı bakanlar görevlerinden alındı.
-Hükümet 16 ayda ancak kurulabilmişti-
Bosna-Hersek'te 3 Ekim 2010'da yapılan genel seçimlerde ülkedeki SDP, SDA, SNSD, HDZ BiH, HDZ 1990 ve SDS olmak üzere 6 partinin liderlerinin hükümetin kurulmasına yönelik yaptığı görüşmeler sonuç vermemişti. Görüşmeler 2012 yılının ocak ayına kadar devam ederken, 28 Ocak'ta yapılan liderler toplantısında hükümetin kurulmasına yönelik uzlaşı sağlanmıştı. 10 Şubat'ta düzenlenen Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi toplantısında hükümette yer alan bakanlar, düzenlenen yemin töreniyle göreve başlamıştı.
Muhabir: Faruk Vele - Zlatan Kapiç
Yayıncı: Serkan Fidan
Kaynak: AA
SDA Genel Başkanı Süleyman Tihiç, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, ayrılıkçı görüşleriyle bilinen Bosnalı Sırpların siyasi lideri ve Bağımsız Sosyal Demokratlar Birliği Partisi Genel Başkanı Milorad Dodik ile Sosyal Demokrat Parti'nin Genel Başkanı ve Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Zlatko Lagumciya arasında varılan mutabakatın ülke açısından yararlı olmadığını söyledi.
Bu işbirliğinin ülkeyi "Bosna-Hersek entiteler birliği" oluşumuna götüreceğini ifade eden Tihiç, bunun ülkedeki iki entiteden biri olan Bosna Sırp Cumhuriyeti'nin uzun vadeli amacı olduğuna dikkati çekti.
SDP Genel Başkanı Zlatko Lagumciya ile SNSD Genel Başkanı Milorad Dodik'in, başkent Saraybosna'da yaptıkları 7 saatlik toplantının ardından ülkeye siyasi ve ekonomik çözüm getirecek birtakım konular üzerine anlaştığını, ancak birçok kurumun yetkilerinin devlet düzeyinden devleti oluşturan otonom yapılara devredilmesini de içerdiğini vurgulayan Tihiç, "Bosna-Hersek böylece zarara uğratıldı" dedi.
Süleyman Tihiç, "Dayton Antlaşması'ndan dünkü anlaşmaya kadar Bosna-Hersek'te getirilen her çözüm devletin güçlendirilmesi esas alınarak yapılmıştı. Geniş ya da dar kapsamlı yetkiler entitelerden devlete aktarılmıştı. İlk kez devleti dağıtma ve yetkileri devletten alıp entitelere verme sürecine giriyoruz. Aynı zamanda zorluklar içinde yürürlüğe koyduğumuz AB ve NATO reformlarından da vazgeçtiğimiz bir sürece giriyoruz" diye konuştu.
Lagumciya ile Dodik'in uzlaşmasına göre, Bosna-Hersek Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapılan düzenlemelerle başsavcı ve yardımcılarının atanmaları sürecinde karar verici kurum haline getirileceğini anımsatan Tihiç, yargı organlarının böylece devlet düzeyinden ziyade yerel bazda belirleneceğini kaydetti.
Tihiç, "Adalet sistemine yönelik bu uzlaşma, savcılığı siyasi kontrol ve etki altına alabilmek amacıyla devlet üzerine, hukukun üstünlüğüne ve suçla mücadeleye doğrudan yapılmış bir saldırı anlamına geliyor" dedi.
-Kriz 2012 yılı bütçe tartışmalarıyla başladı-
Bosna-Hersek'te devlet düzeyinde hükümetteki kriz, 2012 yılının mart ayında bütçe tartışmalarıyla başladı.
Hükümette yer alan SDA'nın bütçeye, "ülkenin AB yolundaki ilerlemeyi destekleyen maddelerinin eksikliği" nedeniyle destek vermemesi, diğer partilerin tepkisine neden oldu. SDP'nin lideri Zlatko Lagumciya, 25 Haziran 2012'de SDA'lı bakanların hükümetten çıkartılması için Bakanlar Kurulu Başkanı Vyekoslav Bevanda'dan resmi talepte bulundu.
Bu talebin ardından 19 Temmuz'da yapılan Milletler Meclisi toplantısında, SDA'lı delegeler "talebin doğrudan Boşnak milli çıkarını tehdit ettiği" gerekçesiyle, bakanların görevden alınmasına ilişkin kararı Anayasa Mahkemesi'ne götürdü.
Anayasa Mahkemesi ise "SDA'lı bakanların görevden alınmasının Boşnak milletin tamamının milli çıkarlarını etkilemediğine hükmederek konunun tekrar mecliste görüşülmesine" hükmetti. Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararının ardından konu Milletler Meclisi'nde görüşüldü ve SDA'lı bakanlar görevlerinden alındı.
-Hükümet 16 ayda ancak kurulabilmişti-
Bosna-Hersek'te 3 Ekim 2010'da yapılan genel seçimlerde ülkedeki SDP, SDA, SNSD, HDZ BiH, HDZ 1990 ve SDS olmak üzere 6 partinin liderlerinin hükümetin kurulmasına yönelik yaptığı görüşmeler sonuç vermemişti. Görüşmeler 2012 yılının ocak ayına kadar devam ederken, 28 Ocak'ta yapılan liderler toplantısında hükümetin kurulmasına yönelik uzlaşı sağlanmıştı. 10 Şubat'ta düzenlenen Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi toplantısında hükümette yer alan bakanlar, düzenlenen yemin töreniyle göreve başlamıştı.
Muhabir: Faruk Vele - Zlatan Kapiç
Yayıncı: Serkan Fidan
