Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı…
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisine 'davranış bozukluğu var' diyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kılıçdaroğlu'nun gerçek dünyadan kopuk yaşadığını söyleyerek, "Bugünlerde psikolojiye de merak saldığını görüyorum.
Birileri herhalde bir şeyler eline sıkıştırmışlar. Tabii ben kendisine o aklı verenlere diyorum ki, bir sor Kılıçdaroğlu; gerçek dünyadan kopuk şekilde kendi kafasında kurduğu dünyada yaşayanların durumuna ne deniyor? Bunu bir öğreniver. Bunu öğrenmekte de fayda var. Ben teşhisi koydum da, tedavisini kendisine bırakıyorum" dedi.
Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili anayasa değişikliği konusunda CHP'nin daha önce 'destekleriz' dediğini fakat sözlerinin arkasında durmadığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili olarak, "Farklı tarihler üzerinde mutabakata varmamız halinde yeni adımlar atılabilir. Grup Başkanvekili arkadaşlarım bu çalışmayı sürdürecekler" dedi.
BAZI BELEDİYELERİN BÜYÜKŞEHİR OLMASI Başbakan Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde ise Büyükşehir olacak olan belediyeler konusuna değindi. Konuyla ilgili bir spekülasyon üretildiğini belirten Başbakan Erdoğan, bunların bir kısmının ideolojik bir kısmının da rant düşüncesinden kaynaklandığını söyledi.
"Eğer mülki sınırlar büyükşehir sınırı olarak ilan edilirse o köylere hizmet gitmezmiş" diyerek iddiaları anlatan Başbakan Erdoğan, "Bu çok çürük bir iddiadır. Ben buradan sesleniyorum. İstanbul ve Kocaeli mülki sınırlarıyla büyükşehir olmadan önce acaba köylerine il özel idareleri ne kadar hizmet götürüyordu? Biz o köylerde yıllarca seçim çalışmalarına gittik. Biz asfalt masfalt göremedik oralarda, su bulamazsın. Ama şimdi gidin o köylere, oralarda suyun olduğunu göreceksiniz, asfaltın olduğunu göreceksiniz" diye konuştu.
Yeni yasayla büyükşehir belediyesinin köylere kadar hizmet götürmekle yükümlü olacağını anlatan Erdoğan, yeni düzenlemenin uygulamasının ise zaten İstanbul ve Kocaeli'nde görülebileceğini belirtti.
Başbakan Erdoğan ayrıca Muğla Belediyesi üzerinden Fethiye ve Bodrum konularında örnekler verdi. Başbakan Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: "Şimdi çıkmış koskoca anamuhalefetin başkanı, 'bunlar muhtarlıkları kaldıracaklar.' Eline diline dursun yahu hangi muhtarlıkları kaldıracağız? Ha bazı muhtarlıkları tabii kaldıracağız. 10 hane var, 10 haneye bir muhtar. Eğer biz büyük bir ülkeden, büyük bir devletten bahsediyorsak, ideal olandan bahsediyorsak, illa birisinin eline bir mühür verelim de onu sultan ilan edelim diye bir derdimiz yok. Bak bu kadar açık konuşuyorum. Elinde bir mühür olsun, sultan ben olayım, mantı bu. Şimdi biz AK Parti olarak kuru kuruya oy toplamanın peşinde mi olacağız, yoksa bu millete hizmetin peşinde mi olacağız? Muğla büyükşehir oluyor, Muğla büyükşehir olurken burada AK Parti birinci parti diye mi büyükşehir oluyor, yoksa CHP burada birinci parti diye mi büyükşehir oluyor? Peki Muğla Belediyesi, Fethiye'ye hizmet verebilir mi? Veremez. Bodrum'a hizmet verebilir mi, veremez. Çünkü Muğla bir il belediyesi değildir, Muğla bir merkez ilçe belediyesidir aslında. Onun Fethiye'yle alakası yok, onun Bodrum'la alakası yok. Onun sadece Muğla merkezle alakası var, hizmeti de sadece oraya verir. Şimdi büyükşehir olunca ne olacak, ha büyükşehir olunca Muğla Büyükşehir Belediyesi Fethiye'nin alt yapısıyla, suyuyla uğraşacak, aynı şekilde Bodrum'la da uğraşacak. Ta en ücra köşesindeki diğer ilçelerle de uğraşacak." Başbakan Erdoğan ayrıca 'İmar Bütünlüğü' konusundan da bahsederek, bunun bir modernlik olduğuna vurgu yaptı ve Kılıçdaroğlu'na yüklendi. Erdoğan, "Türkiye'nin modern bir ülkesi olması lazım. Modernlik lafla olmuyor ey Kılıçdaroğlu. Sen bu işlerden anlamazsın. Bunlar senin işin değil, bunun için çarık giyeceksin arazide çalışacaksın. Biz o araziden geliyoruz" diye konuştu
Erdoğan kendilerinin belediye başkanlığı döneminde ise çizmeleri giyerek seçim bölgelerinde seçim çalışmalarına katıldıklarını anlattı. "Biz burada farklı siyasi hesaplar da yapmıyoruz" diyen Erdoğan, "Bizim derdimiz millet kazansın ülke kazansın. bizim derdimiz bu" diye konuştu.
“CHP VE BDP'Yİ BİR GÖRÜYORUM” Başbakan Erdoğan konuşmasının bir bölümünde ise yerel seçimleri öne alan anayasa değişikliğiyle ilgili Meclis'te gerçekleşen oylama ile ilgili CHP'ye yüklendi. Başbakan Erdoğan konuyla ilgili şunları söyledi: "Meclis'teki oylamada CHP ve BDP'nin sergilediği tutumun da ibretlik olduğunu ifade etmek durumundayım. Dünyada seçimlerin erkene alınmasına karşı çıkan, bunu engellemek için her şeyi yapan, her türlü yola başvuran tek anamuhalefet partisi sanıyorum CHP'dir. BDP ve CHP 12 Haziran seçimlerinden beri pek çok konuda birlikte hareket ettikleri ortadadır. Artık ben ikisini de doğrusu bir görüyorum. Adeta bunlar müttefiktir. CHP'nin yolu BDP'yi düze çıkarmaz, BDP'nin yolu CHP'yi düze çıkarmaz. Biri her konuda milletle ters düştüğü için çıkmaz durumda, diğeri de terör örgütünün kuyruğuna takılmaktan vazgeçip gerçek bir siyasi parti olamadığı için yine çıkmaz durumda. Parlamento içindeki bir parti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin muhatabı olarak KCK'yı gösterir mi ya, bölücü terör örgütünü gösterir mi? Bu nasıl anlayıştır? Biz ya parlamento ya Kandil diye boşuna demiyoruz. Bu ifadeleri bunlardan kaç kez dinledik bunun için diyoruz. Netice olarak her iki yol da milletimizin teveccühüne mazhar olmaktan uzaktır. Bildiğiniz gibi CHP'nin tarihinde şu okullar olmasa, 'milli eğitimi ne güzel idare ederiz' anlayışı vardır. Bugün ki CHP yönetiminin de inanın 'şu seçimler olmasa ne güzel siyaset yaparız' anlayışı içinde olduğunu görüyoruz. Bugün Genel Başkanı başta olmak üzere CHP yönetiminin siyaset adına yaptıkları tek şey, AK Parti'nin yaptıklarına karşı çıkmaktan, bizim ak dediğimize kara demekten ibarettir.” “FELLİK FELLİK KAÇACAK DELİK ARIYORLAR” Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun iktidara gelecekmiş gibi konuştuğunu belirterek, "Sayın Kılıçdaroğlu başka hava estiriyor. Sanki yarın seçim olsa iktidara gelecekmiş gibi konuşuyor. Ama seçim dediğimizde, sandık dediğimizde de fellik fellik kaçacak delik alıyor. Çıkardıkları bütün o gürültü, mezarlıktan geçenlerin, ıslık çalanların durumuna benziyor. Aynı. Korkularını kendi gürültüleriyle bastırmaya çalışıyorlar, yaptıkları bu" diye konuştu.
"Türkiye'de kuru gürültüye pabuç bırakılan dönemler artık geride kaldı" diyen Başbakan Erdoğan, "Milletimizin iradesinden, umudunu kesen CHP tarihi boyunca da iktidarı hep başka yerlerde aramış bir partidir, biliyorsunuz" dedi.
Erdoğan ayrıca, "Demokrasi tarihimize kara leke olarak geçen ne varsa hepsinin gerisinde bu CHP zihniyetinin silüetini görebilirsiniz" diye konuştu.
“KENDİ KAFASINDA KURDUĞU DÜNYADA YAŞAYANLARA NE DENİYOR?” Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki konuşmasında kendisi için 'Davranış bozukluğu var' şeklindeki sözlerine de karşılık veren Başbakan Erdoğan şunları söyledi: "Kılıçdaroğlu'na bir şeyi hatırlatmam lazım. Önce kendi kafanda kurduğun bu dünya siyasetini nasıl yapacaksan yap. Seçimini o şekilde yap. İktidar hayal ediyorsun, güzel şeyler bunlar. Ama Genel Başkanı olduğun partinin adını 'Cumhuriyet Hayal Partisi' yapıp istediğin hülyalara da dalabilirsin. Ama greçek hayatta benim milletim sana geçit vermez. Çünkü bu millet senin de, senin zihniyetinin de cemaziyelevvelini gayet iyi bilir. Bugünler de psikolojiye de merak saldığını görüyorum. Birileri herhalde bir şeyler eline sıkıştırmışlar. Tabii ben kendisine o aklı verenlere diyorum ki, bir sor Kılıçdaroğlu. Gerçek dünyadan kopuk şekilde kendi kafasında kurduğu dünyada yaşayanların durumuna ne deniyor? Bunu bir öğreniver. Bunu öğrenmekte de fayda var. Ben teşhisi koydum da, tedavisini kendisine bırakıyorum. "
Kaynak: İHA
Başbakan Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başbakan Erdoğan, yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili anayasa değişikliği konusunda CHP'nin daha önce 'destekleriz' dediğini fakat sözlerinin arkasında durmadığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, yerel seçimlerin öne alınmasıyla ilgili olarak, "Farklı tarihler üzerinde mutabakata varmamız halinde yeni adımlar atılabilir. Grup Başkanvekili arkadaşlarım bu çalışmayı sürdürecekler" dedi.
BAZI BELEDİYELERİN BÜYÜKŞEHİR OLMASI Başbakan Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde ise Büyükşehir olacak olan belediyeler konusuna değindi. Konuyla ilgili bir spekülasyon üretildiğini belirten Başbakan Erdoğan, bunların bir kısmının ideolojik bir kısmının da rant düşüncesinden kaynaklandığını söyledi.
"Eğer mülki sınırlar büyükşehir sınırı olarak ilan edilirse o köylere hizmet gitmezmiş" diyerek iddiaları anlatan Başbakan Erdoğan, "Bu çok çürük bir iddiadır. Ben buradan sesleniyorum. İstanbul ve Kocaeli mülki sınırlarıyla büyükşehir olmadan önce acaba köylerine il özel idareleri ne kadar hizmet götürüyordu? Biz o köylerde yıllarca seçim çalışmalarına gittik. Biz asfalt masfalt göremedik oralarda, su bulamazsın. Ama şimdi gidin o köylere, oralarda suyun olduğunu göreceksiniz, asfaltın olduğunu göreceksiniz" diye konuştu.
Yeni yasayla büyükşehir belediyesinin köylere kadar hizmet götürmekle yükümlü olacağını anlatan Erdoğan, yeni düzenlemenin uygulamasının ise zaten İstanbul ve Kocaeli'nde görülebileceğini belirtti.
Başbakan Erdoğan ayrıca Muğla Belediyesi üzerinden Fethiye ve Bodrum konularında örnekler verdi. Başbakan Erdoğan konuşmasında şunları söyledi: "Şimdi çıkmış koskoca anamuhalefetin başkanı, 'bunlar muhtarlıkları kaldıracaklar.' Eline diline dursun yahu hangi muhtarlıkları kaldıracağız? Ha bazı muhtarlıkları tabii kaldıracağız. 10 hane var, 10 haneye bir muhtar. Eğer biz büyük bir ülkeden, büyük bir devletten bahsediyorsak, ideal olandan bahsediyorsak, illa birisinin eline bir mühür verelim de onu sultan ilan edelim diye bir derdimiz yok. Bak bu kadar açık konuşuyorum. Elinde bir mühür olsun, sultan ben olayım, mantı bu. Şimdi biz AK Parti olarak kuru kuruya oy toplamanın peşinde mi olacağız, yoksa bu millete hizmetin peşinde mi olacağız? Muğla büyükşehir oluyor, Muğla büyükşehir olurken burada AK Parti birinci parti diye mi büyükşehir oluyor, yoksa CHP burada birinci parti diye mi büyükşehir oluyor? Peki Muğla Belediyesi, Fethiye'ye hizmet verebilir mi? Veremez. Bodrum'a hizmet verebilir mi, veremez. Çünkü Muğla bir il belediyesi değildir, Muğla bir merkez ilçe belediyesidir aslında. Onun Fethiye'yle alakası yok, onun Bodrum'la alakası yok. Onun sadece Muğla merkezle alakası var, hizmeti de sadece oraya verir. Şimdi büyükşehir olunca ne olacak, ha büyükşehir olunca Muğla Büyükşehir Belediyesi Fethiye'nin alt yapısıyla, suyuyla uğraşacak, aynı şekilde Bodrum'la da uğraşacak. Ta en ücra köşesindeki diğer ilçelerle de uğraşacak." Başbakan Erdoğan ayrıca 'İmar Bütünlüğü' konusundan da bahsederek, bunun bir modernlik olduğuna vurgu yaptı ve Kılıçdaroğlu'na yüklendi. Erdoğan, "Türkiye'nin modern bir ülkesi olması lazım. Modernlik lafla olmuyor ey Kılıçdaroğlu. Sen bu işlerden anlamazsın. Bunlar senin işin değil, bunun için çarık giyeceksin arazide çalışacaksın. Biz o araziden geliyoruz" diye konuştu
Erdoğan kendilerinin belediye başkanlığı döneminde ise çizmeleri giyerek seçim bölgelerinde seçim çalışmalarına katıldıklarını anlattı. "Biz burada farklı siyasi hesaplar da yapmıyoruz" diyen Erdoğan, "Bizim derdimiz millet kazansın ülke kazansın. bizim derdimiz bu" diye konuştu.
“CHP VE BDP'Yİ BİR GÖRÜYORUM” Başbakan Erdoğan konuşmasının bir bölümünde ise yerel seçimleri öne alan anayasa değişikliğiyle ilgili Meclis'te gerçekleşen oylama ile ilgili CHP'ye yüklendi. Başbakan Erdoğan konuyla ilgili şunları söyledi: "Meclis'teki oylamada CHP ve BDP'nin sergilediği tutumun da ibretlik olduğunu ifade etmek durumundayım. Dünyada seçimlerin erkene alınmasına karşı çıkan, bunu engellemek için her şeyi yapan, her türlü yola başvuran tek anamuhalefet partisi sanıyorum CHP'dir. BDP ve CHP 12 Haziran seçimlerinden beri pek çok konuda birlikte hareket ettikleri ortadadır. Artık ben ikisini de doğrusu bir görüyorum. Adeta bunlar müttefiktir. CHP'nin yolu BDP'yi düze çıkarmaz, BDP'nin yolu CHP'yi düze çıkarmaz. Biri her konuda milletle ters düştüğü için çıkmaz durumda, diğeri de terör örgütünün kuyruğuna takılmaktan vazgeçip gerçek bir siyasi parti olamadığı için yine çıkmaz durumda. Parlamento içindeki bir parti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin muhatabı olarak KCK'yı gösterir mi ya, bölücü terör örgütünü gösterir mi? Bu nasıl anlayıştır? Biz ya parlamento ya Kandil diye boşuna demiyoruz. Bu ifadeleri bunlardan kaç kez dinledik bunun için diyoruz. Netice olarak her iki yol da milletimizin teveccühüne mazhar olmaktan uzaktır. Bildiğiniz gibi CHP'nin tarihinde şu okullar olmasa, 'milli eğitimi ne güzel idare ederiz' anlayışı vardır. Bugün ki CHP yönetiminin de inanın 'şu seçimler olmasa ne güzel siyaset yaparız' anlayışı içinde olduğunu görüyoruz. Bugün Genel Başkanı başta olmak üzere CHP yönetiminin siyaset adına yaptıkları tek şey, AK Parti'nin yaptıklarına karşı çıkmaktan, bizim ak dediğimize kara demekten ibarettir.” “FELLİK FELLİK KAÇACAK DELİK ARIYORLAR” Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun iktidara gelecekmiş gibi konuştuğunu belirterek, "Sayın Kılıçdaroğlu başka hava estiriyor. Sanki yarın seçim olsa iktidara gelecekmiş gibi konuşuyor. Ama seçim dediğimizde, sandık dediğimizde de fellik fellik kaçacak delik alıyor. Çıkardıkları bütün o gürültü, mezarlıktan geçenlerin, ıslık çalanların durumuna benziyor. Aynı. Korkularını kendi gürültüleriyle bastırmaya çalışıyorlar, yaptıkları bu" diye konuştu.
"Türkiye'de kuru gürültüye pabuç bırakılan dönemler artık geride kaldı" diyen Başbakan Erdoğan, "Milletimizin iradesinden, umudunu kesen CHP tarihi boyunca da iktidarı hep başka yerlerde aramış bir partidir, biliyorsunuz" dedi.
Erdoğan ayrıca, "Demokrasi tarihimize kara leke olarak geçen ne varsa hepsinin gerisinde bu CHP zihniyetinin silüetini görebilirsiniz" diye konuştu.
“KENDİ KAFASINDA KURDUĞU DÜNYADA YAŞAYANLARA NE DENİYOR?” Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısındaki konuşmasında kendisi için 'Davranış bozukluğu var' şeklindeki sözlerine de karşılık veren Başbakan Erdoğan şunları söyledi: "Kılıçdaroğlu'na bir şeyi hatırlatmam lazım. Önce kendi kafanda kurduğun bu dünya siyasetini nasıl yapacaksan yap. Seçimini o şekilde yap. İktidar hayal ediyorsun, güzel şeyler bunlar. Ama Genel Başkanı olduğun partinin adını 'Cumhuriyet Hayal Partisi' yapıp istediğin hülyalara da dalabilirsin. Ama greçek hayatta benim milletim sana geçit vermez. Çünkü bu millet senin de, senin zihniyetinin de cemaziyelevvelini gayet iyi bilir. Bugünler de psikolojiye de merak saldığını görüyorum. Birileri herhalde bir şeyler eline sıkıştırmışlar. Tabii ben kendisine o aklı verenlere diyorum ki, bir sor Kılıçdaroğlu. Gerçek dünyadan kopuk şekilde kendi kafasında kurduğu dünyada yaşayanların durumuna ne deniyor? Bunu bir öğreniver. Bunu öğrenmekte de fayda var. Ben teşhisi koydum da, tedavisini kendisine bırakıyorum. "
