Kısırlık Başka Hastalıkların Da Habercisi Olabilir
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timur Gürgan, Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon çiftin çocuk sahibi olmakta sorunlarla karşılaştığını söyleyerek, “Kısırlık denince toplumda akla gelen ilk tedavi yöntemi tüp bebek oluyor.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Avrupa İnsan Üremesi ve Embriyoloji Derneği (ESHRE) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Timur Gürgan, kısırlığın toplumda görülme olasılığının yüzde 15 olduğunu belirterek, “Kısırlık denince toplumda akla gelen ilk tedavi yöntemi tüp bebek oluyor. Oysa bu seçeneğe gelinceye kadar şartların uygunluğu doğrultusunda farklı tedavi yöntemlerinin de denenmesi gerekiyor. Yoksa başka hastalıkların habercisi olabiliyor” açıklamasında bulundu.
Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon çiftin çocuk sahibi olmakta sorunlarla karşılaştığını söyleyen Prof. Dr. Gürgan, istediği zamanda çocuk sahibi olamayan insanların önemli sosyal, psikolojik, moral, ekonomik sorunlar ve çıkmazlar yaşadığını ifade ederek, sorunun bilimsel ve gerçekçi bir yaklaşımla ele alınmadığı zamansa giderek büyüdüğünü vurguladı. KISIRLIĞIN NEDENLERİ Kısırlığın büyük şehirlerde yaşayan kadınlar için daha anlaşılır bir durum olarak görüldüğünü ancak doğu illerinde, Anadolu’nun köylerinde yaşayan insanlarda daha ağır sonuçlar verdiğini belirten Prof. Dr. Gürgan, “Çocuk sahibi olmamayı sadece kadın yükleniyor. Baba adayları bu durumu kabul etmemekte direniyor. Ülkemizde hastalar başlangıçta, sıklıkla yetersiz ve eksik tanı ve tedavi hizmetlerini aldıklarından zaman ve maddi kayba uğramaktadırlar. Belki daha da önemlisi kendileri için çok değerli olan ümitlerini ve enerjilerini kaybetmektedirler” diye konuştu
Kısırlığın nedenlerini de anlatan Prof. Dr. Gürgan şunları kaydetti: “Kadın kısırlığında diğer etkenler olarak endometriozis, bağışıklık problemleri, üreme organları bozuklukları, cinsel ve psikolojik problemler bunların başlıcalarıdır. Erkeklerde de diğer kısırlık nedenleri; enfeksiyonlar, travmalar, tiroid (guatr)hormon bozuklukları, psikolojik ve cinsel sorunlardır.” Kadındaki en önemli kısırlık sebeplerinin; yumurtlama bozuklukları, tüplerin hasarlı veya tıkalı olması, endometriozis, rahim ağzına ait problemler ve alerjik nedenler olduğunu dile getiren Prof. Dr. Gürgan, kısırlığa neden olan tiroidin aynı zamanda hamilelerin düşük yapma riskini artırdığı ve çocukta doğum sonrası gelişimsel sağlık sorunlarına da yol açtığını söyledi.
Erken tanı ve tedavinin önemine vurgu yapan Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Gürgan, “Gittiğiniz tüp bebek merkezlerinde hemen aşılama ya da tüp bebek tedavisini kabul etmeyin. Mutlaka bir smear testi yaptırın, check-up yaptırın” diye uyarılarda bulundu. “ÇOCUĞUNUZ OLMUYORSA BAŞKA BİR PROBLEM VARDIR” Kısırlık merkezlerine başvuran hastaların neredeyse yarısında erkeğin sperm kalitesindeki düşüklüğün göze çarptığını ifade eden Prof. Dr. Gürgan, “Sigara ve alkol kullanımının artması ilk akla gelenlerden. Çevresel faktörler (zararlı gazlar, radyasyon, ozon tabakasındaki incelme, elektromanyetik alanlar), yemek tarzımızdaki ve hatta giyim şeklindeki değişiklikler hep üzerinde durulması gereken konular” şeklinde konuştu.
Kadınlarda kısırlığa yol açacak yapısal bozuklukların daha çok tüplerin tıkanmasına bağlı olarak görüldüğünü de vurgulayan Prof. Dr. Gürgan, bunun yanı sıra sancılı adet görmeyle birlikte görülen bazı rahatsızlıkların da tüplerin tıkanmasına neden olabileceğini kaydetti.
“Bu nedenle kısır olduğundan şüphelenilen bir kadından öncelikle rahim filmi istenmelidir” diyen Gürgan, “Erkeklerin ise, sperm kanallarında doğuştan tıkanıklık olabilir. Kalp rahatsızlıkları, tansiyon, şeker hastalığı da çocuk sahibi olunamamasında önemli rol oynar” dedi.
Kısırlık tedavisinin her çift için özel olduğunu belirten Gürgan, çifte özel yapılan planlamalarla uygulanacak tedavilerin başarı şansını artırdığını ve kadın ile erkeğe ait detaylı değerlendirilme sonrasında elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi ile ortaya çıkacağını dile getirdi. Bu değerlendirmede kişilerin sosyal, moral, psikolojik, ekonomik durumları, daha evvelki hastalıkları, tetkikleri ve tedavilere verdikleri cevaplar ve başvurdukları zamandaki yaş, yumurtalık fonksiyonları, hormonal durumlarının göz önüne alındığını ifade eden Gürgan, “Kendilerine özel tedavi planlaması yapılmalıdır. Kişilerin tedavi esnasındaki cevaplarına göre de gerekli değişikler ve yeni planlamalar yapılabilmelidir. Başka bir çift için geçerli olan yaklaşımın diğeri için geçerli olamayacağı bilinmelidir” diye konuştu.
YAPILAN YANLIŞLAR Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Gürgan, kısırlığa yol açabilecek sebepleri ve halk arasında yapılan yanlışları anlatarak şunları kaydetti: “Sıcak banyo yapmak, sigara içmek, fazla alkol kullanımı, sağlıksız ve düzensiz yaşam, bilinçsiz ilaç kullanımı, dışarıdan alınan testosteron, kistler, antidepresan ve vitaminlerin bilinçsiz kullanımı kısırlığa yol açan etkenlerden bazılarıdır. Tüp bebek tedavilerinde tek amaç gebeliğin oluşması değildir. Özellikle genç kadınlara fazla sayıda embriyo transferi yapılarak gebelik olasılığı arttırılabilir. Ancak üçüz ve üzerindeki gebelikler erken doğum, prematüre ve sağlıksız bebek, bebek kaybı olasılıklarının da arttığı için çoğul gebeliklerin önlenmesine çalışılmalıdır.”
