
Kütahya Barosu Başkan Vekili Avukat Naciye Elif Özaydın, Adli Yıl açılış programı sonrasında bir basın açıklamasında bulundu. Yeni adli yılın sağlık ve esenlik getirmesini dileyerek açıklamasına başlayan Avukat Özaydın, şu ifadelerine yer verdi: “Bilindiği gibi her yıl adli yıl açılış törenleri yapılmakta, hep beraber yaptığımız tespit ve değerlendirmeler neticesinde, ”Hukukun üstünlüğü”, ”Hukuk Devleti”, ”Yargı Bağımsızlığı ve “Yargıç Güvencesi “ gibi temel ilkelerdeki ortaya çıkan sorunlar bir bir gözden geçirilmekte, çözüm önerileri sunulmakta ancak bir önceki yıla göre yargıdaki sorunların arttığı tespit edilmektedir. Bu yıl, Adli Yıl açılış töreninde bu sorunların tamamının ortadan kalktığı, geçen yılların aksine eleştirilecek bir şey bulamadığımız bir Adli Yıl açılış konuşması yapmak isterdim. Ancak ne yazık ki; bu yıl da geçen yıllarda olduğu gibi ülkemizde adalet sisteminde pek çok sıkıntının mevcut olduğu bilinen bir gerçek. Fakat yine de gerçek şu ki; İnsanoğlunun uzun mücadeleler vererek kazandığı bugünkü hukuk sistemlerinin iyileşmesi, hukukun daha etkin ve herkesin ulaşabileceği hale getirilebilmesi için bu eleştirilerin yapılması gerekiyor. Kişinin doğru ve güvenli yargılanma hakkı, Anayasalar ve yasalar tarafından güvence altına alınan, uluslararası bazı hukuk metinlerinde özenle yer alan temel haklardandır. Bir insanlık onuru olan hak aramanın ülkemizdeki pratiği çok çetin ve zorlu geçmektedir. Bu noktadan hareketle; ilk söylenmesi gereken husus; Türk Yargısının ağır iş yükü altında ezildiğidir. Hak sahibine hakkını geciktirmeden en kısa sürede teslim edebilmenin verdiği iç huzur, biz adalet mensuplarının tek hedefi ve tek gayesi olmalıdır. Yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı, adil yargılanma ve sorunlarla dolu işleyişine ilişkin konularda toplumun çok ciddi kaygı, endişe ve şikâyeti mevcuttur. Toplum, yargı sistemi ile değil, yargının aldığı kararın zamanı, sürati, etkisi ve kararı veren hâkimin tarafsızlığıyla ilgilenmektedir. Bu sorunları tartışmadan, sorunun üstünü örtmek, hastalıklı bir hukuk devletine sebebiyet verir. İnsan onuru ve hukukun üstünlüğü temeline oturan tarafsız ve güçlü bir yargı sistemi toplumun can damarıdır. Adaletten yoksun olan toplumlar sadece haklarını kaybetmiş olmazlar. Hak kavramları yanında iyiye ve güzele olan inançlarını, adalet duygusunu ve geleceğe dair tüm umutlarını da kaybederler. “Bağımsız savunma bağımsız yargıda, bağımsız yargı gerçek hukuk devletinde, gerçek hukuk devleti eksiksiz demokrasilerde mevcuttur” Bu düsturla; yıllardan bu yana Barolar olarak mesleğimizle ve yargıyla ilgili sorunları dile getiriyoruz. Bağımsız savunmanın kurumsallaşabilmesi için tüm çabayı harcıyoruz. Kurumsallaşamayan yargının savunma ayağı olarak biz Avukatlar bağımsız savunmayı oluşturamamanın sıkıntısını yaşıyoruz. Hukuk Eğitimine dair eleştirilerimizi yıllardır söylüyor ve yargı reformunun öncelikle Hukuk eğitiminden başlaması gerektiğini dile getiriyoruz. Savunma mesleğinin ve yargının sorunları oldukça fazla. Bunların hepsini tek tek paylaşmak mümkün değil. Ancak yeni adli yılda, geleceğe umutla bakmak, sorunlarımızın hiç değilse bir kısmının çözümü için yılmadan uğraş vermek görevi biz hukukçulara düşüyor. Bu anlamda üzerimize düşen görevi kararlılıkla yerine getireceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. İç ve dış sorunların ülkemizin üzerine kara bulutlar gibi çöktüğü insanımızın tüm umudunu heyecanını yitirdiği gençlerimizin geleceğinden endişe duyduğu bu dönemde yeni adli yılın sorunlarımıza çözüm olması en büyük dileğimizdir.”