Uluslararası Kuzey Kafkasya Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Açıklandı
İstanbul‘da gerçekleştirilen Uluslararası Kuzey Kafkasya Sempozyumu‘nun sonuç bildirgesi açıklandı.
Uluslararası Kuzey Kafkasya Sempozyumu, 17-18 Haziran 2011 tarihleri arasında Fatih Ali Emiri Kültür Merkezi‘nde düzenlendi. 8 ülkeden 20 tebliğci ile STK temsilcileri, ilim adamları, bürokrat ve ilgili halkın katılımıyla düzenlen sempozyumun sonuç bildirgesi açıklandı. Türkiye ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere dünya kamuoyunun ve akademik çevrelerin dikkatine sunulan bildirgede, Kafkas halklarının da güvenlik içinde huzurlu bir şekilde yaşamaya, kültürel kimliklerini korumaya hakları olduğu
vurgulanarak, "Çarlık Rusya‘sının yürüttüğü ve 1864 Büyük Kafkas Sürgünü‘yle sonuçlanan savaşlar, hukuk dışı ve işgal amaçlı savaşlardır. Üç asırdan fazla süren Rus-Kafkas savaşları boyunca yaşanan soykırım ve sürgün, Çerkezler başta olmak üzere Kafkas halklarının sosyal yapısında onulmaz yaralar açmıştır. Tarihi trajedinin yıkıcı sonuçları bugün de gerek Kafkasya‘da gerekse diasporada etkisini sürdürmektedir. Bu trajedinin izlerini silmek yerine, Kafkasya‘nın yine savaşlar ve sadece enerji politikaları
bağlamında gündemde tutulması üzüntü vericidir. Kafkas halklarının da güvenlik içinde huzurlu bir şekilde yaşamaya, kültürel kimliklerini korumaya hakları vardır. Bütün evrensel hukuk sözleşmeleri ve hukukun genel ilkeleri bu hakların teminatıdır. Arkasında duran kim olursa olsun, bölgede artan şiddet ve ölçüsüz güç kullanımı kabul edilemez. Bölgenin normalleşmesi için askeri yaklaşımların dışında entelektüel, ekonomik ve sosyal girişimler acilen hayata geçirilmelidir" denildi.
Kuzey Kafkasya‘da SSCB‘den devralınan etnik sürtüşmeler ve toprak anlaşmazlıklarının hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiği belirtilen bildirgede, atılması gereken adımlar arasında, "Kafkasya, petrol ve boru hatları mücadelesi ile enerji savaşları bağlamından kurtarılmalıdır. Bunun için Rusya Federasyonu sorumluluğunu üstlenmeli, milletlerarası toplum da konuya çıkar çatışmaları dışında insani boyutuyla yaklaşmalıdır. Federasyonu oluşturan cumhuriyetlerin yöneticilerini atama ve resen görevden alma gibi
antidemokratik uygulamalar terk edilmeli, Kafkas halklarının kendi yöneticilerini demokratik seçimlerle seçme hakları iade edilmelidir. Türkiye ile Rusya Federasyonu‘nun vizeleri kaldırması bütün Rusya halkıyla olduğu gibi, Kafkasya ile diaspora arasındaki ilişkilerin gelişmesi açısından son derece olumlu bir adımdır. Ancak Türkiye‘de yaşayan Kafkas kökenli insanların anavatanlarıyla akrabalık, kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirmek için kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılması elzemdir. Kuzey
Kafkasya‘nın daha insani şartlarda gelişmesini sağlamak için ‘Kafkas Halkları Konseyi‘ kurulmalıdır. Bu organizasyon, Rusya ve diğer ilgili devletlerle diyalog içerisinde Kafkas halklarının dillerini ve kültürlerini korumak için etkin çözüm yolları aramalıdır. Her ne sebeple olursa olsun topraklarından uzak kalmış insanların yerlerine dönmeleri ve yurtlarında güvenli bir hayat sürmeleri sağlanmalıdır.Kafkas dillerinin ve kültürlerinin mutlaka korunması gerekmekte olup bunun birinci derece sorumlusu Rusya
Federasyonu‘dur" maddeleri öne çıktı.
Kaynak: İHA
vurgulanarak, "Çarlık Rusya‘sının yürüttüğü ve 1864 Büyük Kafkas Sürgünü‘yle sonuçlanan savaşlar, hukuk dışı ve işgal amaçlı savaşlardır. Üç asırdan fazla süren Rus-Kafkas savaşları boyunca yaşanan soykırım ve sürgün, Çerkezler başta olmak üzere Kafkas halklarının sosyal yapısında onulmaz yaralar açmıştır. Tarihi trajedinin yıkıcı sonuçları bugün de gerek Kafkasya‘da gerekse diasporada etkisini sürdürmektedir. Bu trajedinin izlerini silmek yerine, Kafkasya‘nın yine savaşlar ve sadece enerji politikaları
bağlamında gündemde tutulması üzüntü vericidir. Kafkas halklarının da güvenlik içinde huzurlu bir şekilde yaşamaya, kültürel kimliklerini korumaya hakları vardır. Bütün evrensel hukuk sözleşmeleri ve hukukun genel ilkeleri bu hakların teminatıdır. Arkasında duran kim olursa olsun, bölgede artan şiddet ve ölçüsüz güç kullanımı kabul edilemez. Bölgenin normalleşmesi için askeri yaklaşımların dışında entelektüel, ekonomik ve sosyal girişimler acilen hayata geçirilmelidir" denildi.
Kuzey Kafkasya‘da SSCB‘den devralınan etnik sürtüşmeler ve toprak anlaşmazlıklarının hukuk çerçevesinde çözülmesi gerektiği belirtilen bildirgede, atılması gereken adımlar arasında, "Kafkasya, petrol ve boru hatları mücadelesi ile enerji savaşları bağlamından kurtarılmalıdır. Bunun için Rusya Federasyonu sorumluluğunu üstlenmeli, milletlerarası toplum da konuya çıkar çatışmaları dışında insani boyutuyla yaklaşmalıdır. Federasyonu oluşturan cumhuriyetlerin yöneticilerini atama ve resen görevden alma gibi
antidemokratik uygulamalar terk edilmeli, Kafkas halklarının kendi yöneticilerini demokratik seçimlerle seçme hakları iade edilmelidir. Türkiye ile Rusya Federasyonu‘nun vizeleri kaldırması bütün Rusya halkıyla olduğu gibi, Kafkasya ile diaspora arasındaki ilişkilerin gelişmesi açısından son derece olumlu bir adımdır. Ancak Türkiye‘de yaşayan Kafkas kökenli insanların anavatanlarıyla akrabalık, kültürel ve ekonomik ilişkilerini geliştirmek için kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılması elzemdir. Kuzey
Kafkasya‘nın daha insani şartlarda gelişmesini sağlamak için ‘Kafkas Halkları Konseyi‘ kurulmalıdır. Bu organizasyon, Rusya ve diğer ilgili devletlerle diyalog içerisinde Kafkas halklarının dillerini ve kültürlerini korumak için etkin çözüm yolları aramalıdır. Her ne sebeple olursa olsun topraklarından uzak kalmış insanların yerlerine dönmeleri ve yurtlarında güvenli bir hayat sürmeleri sağlanmalıdır.Kafkas dillerinin ve kültürlerinin mutlaka korunması gerekmekte olup bunun birinci derece sorumlusu Rusya
Federasyonu‘dur" maddeleri öne çıktı.
