Erdoğan seçim öncesi son röportajında soruları yanıtladı

Yüksek Seçim Kurulu'nun seçim yasakları öncesi AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan son kez canlı yayına katıldı. Oğuz Haksever, Nermin Yurteri, Nilgün Balkaç ve Ruşen Çakır'ın sorularını yanıtlayan Başbakan birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Erdoğan seçim öncesi son röportajında soruları yanıtladı
Başbakan'a yöneltilen sorular ve Erdoğan'ın verdiği cevaplar ise şöyle;

68 CİVARINDA İL GEZDİNİZ PEK ÇOK İLÇE GEZDİNİZ YOĞUN BİR KAMPANYA GEÇİRDİ LİDERLER. ASLINDA BU DÖNEM BİRAZ SİYASETİN DİLİ DE SERTLEŞTİ, RUHEN DE YORULDUK. GEÇEN SEÇİMLERLE BU SEÇİMLERİ KARŞILAŞTIRDIĞINIZDA NASIL BİR TABLO İLE KARŞILAŞIYORSUNUZ?

Ben kim birinci parti olmazsa o bıraksın diyorum o da kimin oyu düşerse o bıraksın diyor. O şimdi 20,9'un üzerine +1 koyabilir. Ama yüzde 40-50'nin hesabını yapmıyor. Bu bir defa iddiasız bir siyasettir. Bir lider ilk etapta iktidarı yakalamak için oynar. Biz partimizi kurduk 16 ay sonra iktidar olduk. Bunun için de bütün Türkiye'yi kucakladık. Siz söylemlerinizle Türkiye'yi kucaklayabilmek için inandırıcı olmanız gerekiyor. Eğer bunu başaramazsınız halkımızda gereken alakayı ilgiyi göstermez. Bu kadar gayret gayet güzel. Özellikle Sivas'ın doğusuna gidebilmeyi biz hep vurguladık. Şimdi bunu Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli tarafından yapılmış olması gerçi Bahçeli sadece diyarbakır'a gitti ama kılıçdaroğlu daha fazla yer gördü bu da demokratikleşme anlamında olumlu gelişmeler.

GÜVENİN OLMADIĞI YERE YATIRIMCI GİTMEZ


Burada laiklik konusu gerçekten bu seçimlerde pek gündeme gelmedi. Asker sivil ilişkilerini kısmen gündeme aldılar o da tabi önceki gibi değildi. Bireyselleşme kişisel noktada malesef hakaretler çok oldu. Bunu malesef çok yaptılar. Burada tek hedef iktidar olmamız hasebiyle biz olduk. Sivas'ın doğusuna gidilmesi güzeldi bende bunun başarılı olduğu kanaatindeyim. Bunu aynı doğrultuda sürdürelim. Teröre karşı siyasi partilerin, STK'ların, dün mesela Diyarbakır'da STK'ların bir duruşu oldu bu çok önemli. Bunu başarmamız lazım. Özellikle Güneydoğu'da doğuda, terörün yok edilmesi bir defa bu bölgenin kalkınmasına çok ciddi bir katkı sağlayacak. Yatırımcı oraya bundan dolayı gidemiyor. Güvenin olmadığı yere yatırımcı gitmez. Ondan sonra istikrar gelir. Güven ve istikrar varsa inanın yatırım gelir.

Burada neyi başlatıyorlar. Mesela bağımsız adayların ilanına bakıyorsunuz iki kelime görüyorsunuz. Demokrasi ve özgürlük için filanca. Burada büyük çelişki var. Nedir bu 12 Eylül'de demokrasi için filanca diyenler 12 Eylül'de sandığın üzerine çarpı koydular. Şimdi yoğun bir şekilde tehdit var. Benim ilçe başkanlarıma il başkanlarıma tehdit var. Milletvekili adayı arkadaşlarıma tehdit var. Bunlar bayağı ileri dozda olmaya başladı. Bir diğer tarafta Cizre'de, Diyarbakır'da yurtlarda kalan öğrencilerin üzerine molotofların atılması, araçlarımıza malesef bu BDP ile ilgili olduğuna inandığımız çünkü birbirleri ile böyle besleniyorlar bu tür bir anlaylış var. Bu bir yıldırma politikasıdır. Biz de buna karşı duruşumuzu aynen devam ettireceğiz. İnanıyorum ki halkım da bunun cevabını en güzel şekilde verecektir. Ama tabii ki CHP, MHP onlar gibi bu denli şeyin içerisine girmediler ama BDP bu konuda asla terör örgütüne tavır koymadığı için bu durum ortada. Bu seçimin bence en sıkıntı veren en üzüntü veren yanıdır.

13 HAZİRAN'DAN İTİBAREN KAÇ KİŞİ OLDUĞUNUN ÖNEMİ YOK AMA İSİMMLERİ BİLİYORUZ. DEMOKRATİK AÇILIM VAR BU KİŞİLERLE BU SERTLİKLE VE GELECEK OLAN GÜÇLÜ BİR BDP GRUBU OLACAK BU SÜRECİ NASIL YÜRÜTECEKSİNİZ?
Biz sadece bu parlamentoya gelecek olan milletvekillerini mi göreceğiz. Benim için ülkemdeki tüm kürt kardeşlerim ortak paydadadır. Eğer siz Parlamentoya gelenlerle çözeriz derseniz orada aldanırsınız. Onların böyle bir dertleri yok. Eğer olsaydı böyle bir dertleri bize Güneydoğu'da engel değil yardımcı olurlardı. Biz Güneydoğu'da yatırımlar yapıyoruz iş makinaları yakılıyor. Yüksekova'da havaalanı temelini atıyoruz katılım noktasında engellemeler yapılıyor. BDP buradan nemalanıyor. Çünkü bu tür yatırımlar olmasın ki tüm Kürt halkı, o zaman nasıl istismar edilecek burada devlet var mı? Burada okul var mı hastane var mı havaalanı var mı duble yol var mı hatta hatta bakıyorsunuz bu duble yolların güvenlik harekatı için yapıldığını iddia edenler de ortaya çıkıyor. Şimdi bizim buradaki yaklaşımımız artık biz Kürt Sorunu'nda büyük bir aşamaya geldik.

1 - Red Politikaları, inkar politikalarını biz bitirmiş vaziyetteyiz. Şuana kadar köy boşaltmaydı, faili meçhuller duyuyor muyuz? Şuanda tam aksine bu terörden zarar görenlere yönelik de çok ciddi ödemeler yaptık. Mağduriyetleri büyük ölçüde gideriyoruz. Bundan sonra benim kürt kardeşlerimin sorunları vardır. Diğerlerinin yok mu hepsinin kendine göre sorunları var bunları da çözeceğiz. Neden sorumluluk makamındasın, burada olduğuna göre hepsini çözeceğiz. Burada ama bir dayanışma içerisine girmek, bir ortak paydada buluşmak suretiyle buradan birşeyler elde etmek gayretine girmek sorunu çözmek değil yeni sorun meydana getirmek demektir. Bugüne kadar olmayan şeyler bugün olmaya başladı. BDP benim kürt kardeşlerimin üzerinden gidiyor. MHP, Türklük üzerinden gidip onun istismarını yapıyor. Siz bu şekilde giderek çözüme ulaşabilir misiniz? Niçin belli bir bölgenin veya etnik unsurun partisi oluyor. Onlar sadece orada kalırlar daha da ileri gidemezler. CHP de kumsalların partisi olduğunu söylüyor ama biz Türkiye'nin partisiyiz. Biz kimlikte siyasetin merkezindeyiz diyoruz. 74 Milyonun partisiyiz. Cuma namazı meselesi. Sadece Kürtçe ezan meselesi BDP'yi nereye taşıdı CHP'nin yanına. CHP bunu 18 Temmuz 1932'de CHP yaptı Türkçe Ezan'ı başlattı. Taki Merhum Menderes yasağı kaldırdı ve aslına uygun olarak ezan okunmaya başlandı. Şimdi ne oldu bunlara birden bire bakıyorsunuz Kürtçe ezan. Baktılar ki tepkiler fazla oldu geri dönüş. Cuma Namazı meselesinde. Kalkıyorlar Diyarbakır Ulucami'de Cuma Namazı kılınıyor onlar da arkada başka bir yerde kılıyor. Neymiş devletin memurunun arkasında namaz kılınmaz. Cuma birliktir, beraberliktir. Bunu bozmaya kimsenin hakkı yok. Buralar bu sorunun parlamentoya gelecek 20-30 kişiyle katkı sağlamaz.

SİZE ÖZELLİKLE DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DAN GELEN TALEPLER NEDİR?

Gerçek kamuoyu araştırması Pazar günü belli olacak. Kazanım nedir tam olarak bilmiyoruz. Ama Pazar akşamı inşallah göreceğiz. Ben başarılı olduğu inancındayım. Arkadaşlarım büyük emek sarfettiler. Gerek siyasi danışman arkadaşlarım gerek kampanyayı yürüttüğümüz arkadaşlarım büyük emek sarfettiler. Aday arkadaşlarım aynı şekilde. Bizim olay çok da profesyönol değildi onu da söyliyeyim. Şunu çok açık net söylemekte fayda görüyorum. Bütün bu çalışmalar esnasında yeni bir anayasının hazırlığı konusunda ben Sayın Bahçeli'ye 3 kez kendisinden randevu talep etmiş bir Başbakanım. Hiçbirine ben karşılık alamadım. Sayın Baykal'ı yeni Genel Merkez'lerinde ziyaret ettim. Hayırlı olsuna gittim. İadeyi ziyaret olmadı. Kılıçdaroğlu Genel Başkan seçildi Meclis'te makamında ziyaret ettim iadeyi ziyaret olmadı. 2 Maddelik paket için bir araya gelelim dedik MHP hemen karşı çıktı, CHP kahve içmeye gelirsiniz dedi bunarağmen arkadaşlarıma yine de gidin dedim adeta dalga geçtiler. BDP ile görüşecek anlam kalmamıştı o safhada. Böyle bir süreçte Mecliste kıran kırana 330 mücadelesi verdik. Parti kapatılmasından en çok darbe ve yara alan BDP o maddeye bile katılmadı. Halbuki o maddeye katılmış olsaydı çok daha zor olacaktı adeta partilerin kapatılması tarih olacaktı. Biz yine aynı teşebbüsü yaparız. Yeter ki halkımız bize 367'nin üzerinde oy veriyorsa biz 367'nin üzerine çıkardık diye diğerlerini aramamazlık yapmayız, onlarla uzlaşma kimsoyunun yolunu ararız. Beraber çalışmaya evet derlerse beraber çalışırız, hazırlanan taslaklardan istifade ederiz. Daha önce yüzde 1 oran koymuştuk. Onun üzerinde oy alan diğer partilerle de görüşürüz. Diyelim ki 330'un üzerinde bir yere geldik yine yaparız. Olmazsa mevcut ne ise onunla yolumuza devam ederiz.

BDP DEDİNİZ AMA PARTİ KAPATMADA SİZDE DE FİRE OLMUŞTU

Evet oldu onlar da şimdi yerini buldu.

Bu ülke onlardan çok çekti şimdi onları saf dışı ediyoruz. Temiz siyaset AK Parti ile beraber ülkemizde yavaş yavaş egemen oluyor. Çünkü milletimiz yola çıkarken bize bu rotayı çizdi. O zaman kamuoyu araştırmasını yaparken bize ısrarla karanlık odalar olmasın, derin devlet, çeteler olmasın dediler. Bizim partimizin adını biz Adalet ve Kalkınma Partisi koyarken kısaltmasını da AK Parti olarak koyduk. Bunlar manidardır. Ve bu şekilde de süreci başlattık ve böyle de devam ediyor. Neticesi de gayet güzel olacak. Milletimin talepleri yerine geliyor. Milletim de demokrasiyi güçlendirmek suretiyle en güzel cevabı verecektir.

SEÇİM KAMPANYALARI KÜRT SORUNU ÜZERİNDEN DEVAM ETTİ VE SİZ YAPTIĞINIZ MİTİNGLERDE HEP HİZMETLERDEN BAHSETTİNİZ. BÖLGE HALKININ SORUNUNU NASIL GÖRDÜNÜZ? SİZİN HİZMET VE PROJE VAATLERİNİZ ONLARI HEYECANLANDIRIYOR MU? PARTİNİZİN ADAYLARINI İDDİASIZ OLANLAR DA GÖRDÜ BUNA İLİŞKİN İZLENİMLERİNİZ NELERDİR?
Ağrı konuşmamı dinlediyseniz terör örgütüne karşı açıklama yaparken kitlenin nasıl tepki verdiğini gördünüz. Demek ki terör örgütünün nasıl olduğunu halkım çok iyi biliyor. Artık bıktılar düşün yakamızdan diyorlar ama korku belasına da birşey yapamıyorlar. Büyük bir tehdit var ne yapılacak. Bir tarafta her an kendisini tehdit eden bir şey var diğer tarafta da insanca yaşamanın heyecanı var. Biz de bütün tedbirlerimizi yoğunlaştırarak almak durumundayız. İnanın biz buraya ilk geldiğimde böyle bir akşam saatleriydi. Ağrı'ya ne istiyorsunuz d iye sorduğumda meydan bana ne dedi OHAL'i kaldırın. Biz de geldiğimizde ilk olarak OHAL'i kaldırdık. Bu bölgenin ortak sesiydi aslında. Güneydoğu Anadolu'nun ortak sesiydi ve biz bunu kaldırdık. Ardından Çekiç Gücü kaldırın dendi, ana dilde kursların açılası hemen bunu yaptık dil meselesi hemen TRT yayınları o zaman bizler bu kadar baskılar vardı ki yarım saati anca koyabildik daha sonra bunu aştık ve devletin bir kanalını 24 saat yayın yapar hale getirdik. Halk bundan çok memnun.

Benim şuanda parlamentodaki ekibimin arasında 60'a yakın Kürt kökenli arkadaşım var. Bu ülke kürt cumhurbaşkanı gördü. Burada sadece BDP ve terör örgütü bunun üzerinden istismar siyaset iyapıyor. Biz hizmet siyaseti yapıyoruz eser siyaseti yapıyoruz, bu ülkenin birliğine beraberliğine vurgu yapıyoruz. Onun için biz projemizin adını milli birlik ve kardeşlik projesi koyduk ve öyle yürüyoruz. Temenni ediyorum ki birlik ve beraberlik içerisinde devam edeceğiz.

BEN SİZİ DİYARBAKIR'DAKİ TÜM MİTİNGLERİNİZDEKİ DİN VURGUSU SON MİTİNGİNİZDE HEPSİNDEN ÇOK BASKIN. BU ÖYLE Mİ DENK GELDİ?
Hayır tesiptiniz yerinde. Bu özellikle son dönemdeki ezan, Cuma meselesi. Mesela öyle birşey oldu ki ismini vereyim mi vermeyeyim mi diye düşünyorum ama Ayla Akat'ın bir beyanı var. Müslüman Türkler hristiyan olsun mu diye. Meydanlarda Öcalan'ın peygamber ilan edilmesi bunlar bizim ortak değerlerimiz. Bu değerler üzerinde spekülasyonlara gidilmesi bu çağrıyı yapmaya itmiştir bizi. Dinimiz çok önemli bir çimento görevi görmektedir. Biz heryerde yüzde 99'u müslümandır deriz. Kürtçe ezan çok tehlikeli birşey. Ezanın evrenselliği vardır. Bu da bu evrenselliğe terstir. Siz Endonezya'da Malezya'da nereye giderseniz gidin aynı okunur. Hiç değişmez ortak çağrıdır.

TUTUKLULUK SÜRELERİ İLE İLGİLİ DÜZENLEMEYE GİDİLECEĞİNE İLİŞKİN MESSAJLAR VERDİNİZ. BU MESAJLARIN ALTINDA NE VAR? SİLİVRİ VE KCK'DAN GELECEK VEKİL ADAYLARI VAR. BU SÜRECİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?
Benim bireysel görüşüm olmaz. Partinin genel Başkanı ülkenin de Başbakanıyım. Burada söyleyeceğim şudur. Tutukluluk sürecine yönelik kanaatim daha önce de açıkladım. Ben de süratel bunların bir karara bağlanması, tahliye edilecekse tahliye mahkum edilecekse mahkum edilsin. Orada mesela Sivas'ta iki kız önümü kesti ayrı ayrı yerlerde araştırıyorum şuanda söyledim. Benim babam 18 yıldır içerde dedi. Bir yerde bir sorun var. Burada bir sorun var ve ciddi bir sorun. Daha önce şunlar dendi dosyaların incelenmesi uzuyor dendi, personel noktasında sıkıntı var dendi. Bizim attığımız bazı adımlar var. Personel alımına hız vermek istedik Danıştay önümüze kamera olayını getirdi. Biz dedik ki bugüne kadar böyle birşey mi vardı dedik ve alım yapmadık. İlk derece mahkemelerine ciddi bir eleman alımı yapılacak. Bölge adliye mahkemeleri önem arz ediyor. Şuanda ilavelerle 16-17 bölge adliyemahkemeleri kurulacak bu da Temyiz'in büyük yükünü alacak.

Hiçbir lider bazı şeyler vardık ki söylendiği için karşılığını benden bulmuştur. Bunun haricinde asla hakaret kullanmam. bir Genel Başkan diyor ki ben dişlerini sökeceğim diyor. Bir diğeri ailenize kadar söylenenler var. Biz hiçbir zaman bunları yapmadık yapmayız da. Bana karşı namertlik yapana aynı kelimesi ile aynada kendisini görmesini isterim. Bunu da söylerim. Temenni ederiz ki gösterdiğimiz nezaketin karşılığını alalım. Eleştiri olursa başım gözüm üstüne ama hakaret olursa onu kabul edemem.

MUHALEFET SEÇİM KAMPANYALARINDA MEYDANLARDA DA LİDERLER BUNU DİLE GETİRDİLER. SİYASETEN ÖZGÜRLÜKLER OYLANACAK DEDİLER.

Özgürlükler noktasında kısıtlama var ifadesine karşı Allah aşkına şu gazetelerin manşetlerini biz mi attırıyoruz. Sürmanşetler bizim tarafımızdan mı attırılıyor. Bir zamanlar sipariş üzerine yazılar yazdırılıyor manşetler attırılıyordu. Şuanda köşelerinde bize istediği gibi hakaret edebilen yazılı ve görsel medya var ve bunu rahatlıkla yapabiliyor. Şuanda benimle ilgili hatta ve hatta Cumhurbaşkanımız ile ilgili çok fazla kitap var ki bunların içerisinde bizim ne yahudiliğimiz, rummluğumuz hiçbir şeyimiz kalmadı. Tek yolu var yargı. başka yolu var mı?Eşimle ilgili aynı şekilde Cumhurbaşkanımız ile ilgili aynı şekilde. Özgürlük adına bunlar mı yapılır?

Geçen yine bir TV programında onu söyledim. Herkesin özgürlük alanına saygım var ama benim özgürlük alanıma girmeyecek. Sınırsız özgürlük asla yoktur. Dünyanın hiçbir yerinde yoktur böyle bir tanım olamaz zaten. Öyle bir dönemden geçtik ki bizim ilk işimiz yüksek basın şurası yapalım ve basın ile ilgili düzenleme yapalım dedik. Basının duayenleri ile birararaya gelerek yaptık.

İNTERNET FİLTRELEMELERİ - TELEFON DİNLEMELERİ


Artık özel sektör bile telefon dinler. Turkcell, Vodafone çok rahat dinleme yapabilir. Geçin herhangi bir şahıs da alacağı aparatlarla bu işi yapar. Teknoloji çok güzel birşey ama bu tür sıkıntıları da getiriyor. İnternet olayında gayri ahlaki yayınlar var. Bütün bunlara karşı aileler ücretli olarak filtreleme yolunu seçiyordu. Biz buna yönelik Şubat ayında bir düzenleme yaptık ve ücreti kaldırdık. Ücretsiz olarak dileyen kişiler isteyebilir. Bugün bakın TİB'e girdiler. Siber saldırı oldu başettiler ayrı mesele ama bu teknoloji böyle bir teknoloji.

Özgürlüklerin olmadığı bbir ülkede bunlar yapılamaz. Bu ülkede özgürlük var. Batıda bu tür işlerin arkasında kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Yahudi sermayesi var. Biz milletimizle beraber yürüyoruz. Milletimizle de bunun netiecsini alacağımıza inanıyorum. Ben son AKPM'ye gittiğimde de kendilerine dedim gönderin yetkilileri bizzat yerinde ilgilensin görsünler. Orada da söylediğim gibi bunlar hakikaten Türkiye'ye Fransız'lar.

ESAD'A YENİDEN TELKİNDE BULUNUR MUSUNUZ? TERÖRİSTLERİN DE GRUPLAR ARASINDA TÜRKİYE'YE SIZABİLİR Mİ?
Gelişmeler çok endişe ve kaygı verici. Son aldığımız rakama göre 3 bini aşmıştır. Hatay Gaziantep Mardin olmak üzere böyle bir çalışmayı yaptık. Açıkça da söyledik. Oradan bize sığınan bütün kardeşlerimize kapımızı açacağız. Burada kontroller yapılıyor. Yığılma harekat gibi değil. Daha önce bunu biliyorsunuz Saddam zamanında Cizre'de yaşamıştık ve çok çok sıkıntılı olmuştu. Aynı şeyleri yaşamak istemiyoruz. Pazar günkü seçimleri hayırlısıyla atlatalım. Ondan sonra da görüşeceğiz. Konu BM Güvenlik Konseyi'ne gidiyor. Burada Rusya'nın rolü ne olacak önemli bunlar. Bir yerde seçime tam kilitlendik, silahlı kuvvetlerimiz, dışişleri bu işi yakından takip ediyor, kızılay bölgede çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede sıkıntı yok. Yaz olması da ayrı bir olumlu gelişme. Seçimden sonra inşallah bir an önce orada bir neticeye varmanın yolunu arayacağız. Orada yoklamalar yapılarak alınıyor derken terörist grupları kast ettim.

SURİYE KONUSUNDA DA SİZLERİN TAVRINIZI BİLİYORUZ. BAŞTA ARABULUCULUK ŞEKLİNDEYDİ. SURİYE'DE DE SÜREÇ LİBYA GİBİ OLABİLİR Mİ? TÜRKİYE BEŞAR ESADLA İLETİŞİMİ KOPARTABİLİR Mİ?
Libya kabileler şeklinde bir yönetim. Biz ilk olarak oradaki kendi vatandaşlarımızı kurtarmak istedik. Geçenlerde 800'e yakın insan balıkçı motorları ile neyse kaçarken ne yazık ki kayboldular ve haber yok. Biz tabi kendi gönderdiğimiz gemilerimizle koruma altında aldık ve sürdürdük. Yaptığımız benim 6-7 görüşmem oldu. Bunun dışında özel temsilci gönderdim. Buna rağmen görüşmelerimiz oldu ama hep oyalama taktiği uygulandı. Bizden ateşkes talebinde bulunuyorlar. Ertesi gün bombalama devam ediyor. Niye yaptınız diyoruz bize ateş edildi biz de karşılık verdik deniliyor halbuki böyle birşey yok. Biz lojistikte varız bir de denizden gelecek bütün bu silah kontrolünde yer alacağız dedik ve onu yapıyoruz. Asla biz uçaklarımızı kalkıpta Libya'da uçurmayız dedik bunu söyledik.

Yardım konusunda da yine lojistik. Gıdaydı, ilaçtı hastaneydi, giyim kuşam gibi şeyler yapıyoruz. Bu da bir anda olan şeyler değil. Kendilerine şunu da söyledik. Bundan sonra malesef Kaddafi de bizi ya anlamadı ya da anlamak istemedi. Şuanda dünya ister istemez muhalif olan kesime bu desteği veriyor. Biz de NATO'nun bir üyesi olarak bu yardımı yapıyoruz. Şuanda gerek Kaddafi ve çevresinin bu değişim karşısındaki ortaya koydukları tavır ki daha çok oğlu önde görünüyor kendisi görünmüyor. Bunlar tabi hakikaten bu değişime karşı direniyorlar. Libya'yı terketmekten başka bir çaresi yok.Görünen o.

SEÇİM SONUÇLARI BELLİ OLMADAN YAPTIĞINIZ BAKANLARA İLİŞKİN AÇIKLAMA ÇOK ELEŞTİRİLDİ BUNU NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Başbakan'ın muhakkak ki Bakan Yardımcıları seçiminde onayı olacaktır. Bakanlar öneri getirir, Benim her zamanki prensibim şudur teklifi alırım onun üzerinde çalışırım kararımı açıklarım ama kendisinin seçmesini uygun görürüm. Bu dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızla sıkıntı yaşamıyoruz. Bu işi de serileştiriyor. Vekalet neredeyse kalmadı. Bu da imzaya güç katıyor. Bu 25 ki iki tane bakanlığı ortadan kaldırıyoruz. Bizi buraya taşıyan en büyük sebep devlet bakanlıkları gerçekten ucubeydi. Bütçesi olmayan bakanlıklar vardı. Ağırlıkları var bütçeleri yok. Biz onlara kurumsal kimlik vererek temsil kabiliyeti olsun istedik. İnanıyorum ki bu Türkiye'ye çok ciddi bir sıçrama getirecektir.

Yardımcılara gelince müsteşarlar idari görevi yapıyor ama siyasi görevi yapamıyor. Burada bürokratik oligarşi atanmış olayında çok ciddi kendisini ortaya koyuyor. Mesela milletvekili bir müsteşarla iş görecek. Müsteşar onu umursamıyor bu da milletvekilinin ağarına gidiyor haklı olarak. O milletin talebini getiriyor. Senin de bunu çözmen lazım. Bu süratle çözülmediği zaman ben d iyor kale alınmadım oyalandım diyor ve ondan sonra da Bakan ile Milletvekili kavgaya başlıyor. Biz Bakan ile milletvekili arasına bir siyasi müsteşar getiriyoruz. Gerçekten kendini ispatlamış, başarılı CEO da olabilir bir başarılı işadamı da olabilir. Onun için biz burada Üniversite Kaydını koymadık. Hakikaten halkla ilişkilerde çok iyi çünkü hükümetle gelip hükümetle gidecek. Dolayısıyla bu milletvekili milletin vekilidir onun sorunlarını çözmem lazım demeli. Bakanın kendisine verdiği yetki çerçevesinde. Bakanlar Kurulu toplantısına katılmayacaklar.

BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİŞ YORUMLARI ASILSIZ MI?
Bunun patenti tamamen bize aittir.

DENİZCİLİK BAKANLIĞI NEDEN OLUŞTURULMADI?
Bu zaten bizim Ulaştırma Bakanlığımız içinde var. Mesela bize diyorlar ki Balıkçılık Bakanlığı neden oluşturulmuyor. Eğer bunu yapmaya kalkarsak 25 Bakanlık yetmez. Kadın Bakanlığı kaldırıldı. Ailenin esası nedir kadın ve erkektir. Aile bunlardan oluşmuyor mu?

BU DÖNEMİN SON DÖNEMİNİZİN OLDUĞUNU SİZ DE SÖYLEDİNİZ BU DÖNEMDEN SONRAKİ YOL HARİTANIZI YAPTINIZ MI?

Benim bugüne kadarki yol haritamı hep millet çizdi bundan sonra da millet çizecek.

CUMHURBAŞKANLIĞI GÖREV SÜRESİ


Onu da bu dönem içerisinde çalışacağız. Çok değişik kanaatler var. 5 diyen var 7 diyen var. Bunu Parlamentonun belirlemesi lazım diyenler var. Güvendiğin inandığım anayasacı hocalarla yaptığım görüşmelerde bile onlar uyumlu değil. Bu dönemde bunu bir yasal düzenleme ile çözülmesi gerekiyor. Dolayısıyla bunun çözümüne gidilecek.

SÖZLEŞMELİLERİN KADROYA GEÇMESİ


Biz bu Kanun hükmünde kararname ile 4/b personel kadrosunda olanları 4/A'ya gçirdik. Bunun için de işte ağırlıklı olarak öğretmenler vardı 70 bin, hemşire ebe 40 bin, sağlık memuru 25 bin sağlık teknikeri 11 bin civarında zabıt, veteriner, kadastro teknisyeni olmak üzere toplamda 205 bin 894. Bunlar 4'A personel kadrosuna girdi. Bunların dışındakileri KİT'ler ve Beldiyeler oluşturuyor. Burada da 107 bin civarında personel var. Bunlar da 4'C'ler. Bunların 4/B veya 4/A'ya alınması yasal düzenlemeyi gerektiriyor. Bunu da inşallah çözerek bu olayı da temize çıkarmayı hedefliyoruz.

MİTİNGLERİNİZDE HEP RÜYALARINIZI HEDEFLERİNİZİ 2023'TE GÖRMEK İSTEDİĞNİİZ TÜRKİYE'Yİ SÖYLEDİNİZ. RÜYALARINIZDA KEMAL KILIÇDAROĞLU NEREDE YER ALIYOR?
Rüyalar ne zamandan beri sanal oldu onu bilmiyorum. Fakat şunu iyi biliyorum. Tabi KılıçdaroğlU7nun önce lider olması lazım. Henüz o Sanal Genel Başkan'dır sipariş üzerine gelmiştir. Sayın Baykal'ı ziyareti manidardır, aday değilim demiştir aday değilim diyen o zat ertesi gün adaylığını açıklamıştır. Burada tabi çok manidar olan şeyde şudur. Tayyip Erdoğan 18 yaşından beri siyasetin içindedir. Şuanda da bakın Tüzüğüne böyle bir ilkeyi koyan tek parti biziz. Bir saltanat oluşturalım biz de böyle bir hedef yok. Biz istiyoruz ki hücreler kendini sürekli yenilesin gelecek genç kuşaklar ülkede söz sahibi olsun. Bizim partimizin yaş ortalamasına bakın diğerlerine bakın. Diğer bir özelliğimiz, partimizin bir okul olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Hiçbir partide siyaset akademisi yok. Bu akademi sürekli çalışır ve hamdolsun benim rüyalarım çok doğaldır ve bunun neticesini hep aldım.

OYUNUZU NEREDE KULLANACAKSINIZ?
İstanbul'da kullanacağım.

HOPA OLAYLARI

Şimdi arkadaşlarım size görüntüleri ve ses kasetlerini ulaştırsınlar. Acaba emekli bir öğretmene bunlar yakışır mı diye bakarsınız. Bu noktada ben böyle bir emekli öğretmene o ifadeleri yakıştırmam. Elinde bir taşla emekli öğretmeni görmem. O taşlar bana atılıyor. Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanıyım. Hemşerilerine atıyor. Öbür tarafta da bugün Kılıçdaroğlu açıklama yapıyor ve diyor ki polis kendisi düştü diyor. Eline diline dursun ya. Polis taşı hedef alıyor o aldığı hedefle polis ondan sonra düşüyor. Şuanda polis hala yoğun bakımda yatıyor. Ziyaret etmekle de zannediyor işi çözeceğim. Orada isyanlar var. Anne baba isyanda. Bu insan oraya neden geldi Başbakan'ın koruması olarak geldi. Benimle birlikte aynı otobüste gidiyor. Bunları da görmemiz lazım. Kendisine rabbimden şifalar diliyorum. Geride ne kalacak bilemiyoruz. Doktorlar ellerinden geleni yaptılar. Ben gazetelerde kimsenin Servet'ten söz ettiğini görmedim. Her zaman polis şamaroğlanı olarak görülüyor. Bunlarla ilgili programlarınızda Ruşen Bey ne yaptınız? Bizim orada miting yapmaktan başka ne günahımız vardı? Sen Hopa'lısın ben Rizeliyim. Benim Bakanım Hopa'ya gitti. Dükkanları esnafı ziyarete gidiyor aynı yanlışı ona yaptılar.

BİBER GAZI BAZI GÖSTERİLERDE ABARTILMIYOR MU?
Emniyet nerede neyi nasıl kullanacağını en iyi bilen onlar. O taşları atanlara karşı biber gazı ondan daha tesirli değil herhalde. Arkadaşımız hala yoğun bakımda yatıyor.

Ben herşeyden önce size teşekkür ediyorum finali sizinle yaptık. Bu yeni anayasa noktasında ileri demokrasi noktasında temel hak ve özgürlükler noktasında güçla ailelerin kurulması noktasında kadınımızın gençliğimizin geleceğe yönelik olarak farklı bir Türkiye'nin miladı olacak bu süreç için halkımdan en az 367 milletvekilini bize verecek desteği bekliyoruz. Yatırım rantabl olan araziye yapılır. Dünü güçlü olana, dünü itibari ile bu ülkeye kazandırana destek verin diyorum. Biz dünü itibari ile kendini ispatlamış bir iktidarız ama kendini ispatlayamayan partiler de ortada. Diyorum ki kardeşliğimizin teminatı barışın tohumları olacak bir seçim olsun sevgi saygıyla selamlıyorum hayırlı olsun' dedi.






Kaynak: İHA