DİLA ' DAN ŞOK İDDİA ; UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI TARİHE KARIŞIYOR...

Hayat Boyu Sevgi Derneği Başkanı Dila Tezemir bilim ve insan sağılığı için tarihe geçecek iddiasını açıkladı ;

DİLA ' DAN ŞOK İDDİA ; UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI TARİHE KARIŞIYOR...
Bizler geçtiğimiz dönem içerisinde alkol, uyuşturucu ve sigara bağımlılığı konusunda rant amaçlı eğitim çalışmaları yerine tamamen bize ve uzmanlarımıza ait bir tedavi yöntemi geliştirmek için çalışmalar yapmaktaydık. Başardık ve panzehir projemiz kapsamında bu yöntemle uyuşturucu,alkol,sigara ve zararlı her türlü maddelerin hatta zaafiyetin bulunulduğu gıdaların bile insanlar üzerindeki yoksunluk hislerini sona erdirdiğimizi arz ediyoruz.


Tıpta devrim niteliğinde olan bu uygulamayı ve içeriğini ilk olarak sayın Cumhurbaşkanımıza sunmak istemekteyiz, zira olası bir Dr.Ziya ÖZEL faciası yaşamak istemiyoruz. Kendileriyle görüşme talebimizi arz ettik ve bizi kabulünü bekliyoruz. Ancak onun onayıyla ve arkamıza Türkiye Cumhuriyetini alarak bu arenaya çıkabileceğimizi, aksi olursa bu maddeleri satarak insanları bağımlı hale getirmeye çalışan kişilerce çok kısa bir dönemde yok edilebileceğimizi biliyoruz. Zira dünyanın sorunu haline gelmiş bu pazarı baltalamak ve sabote etmek bize inanılmaz sayıda ve inanılmaz derecede maddi güçleri olan olan düşmalar kazandıracak, yaptığımız şey Donkişotluk olacaktır.


Evet iddia adiyoruz bağımlılığımdan kurtulmak istiyorum diyen bütün insanların bu sorununu kökünden yüzde yüz, yüzde bin çözüyoruz. İsmail KARAKAŞ tarafından geliştirilen Panzehir projesinin ilk ayağı tedaviydi ve bu kısmı inançla çalışarak başardık. Kıbrısta bürokratik sorunlarla sıkça karşılaşılmaması nedeniyle ilk kliniğimizi hizmete geçirdik. Cumhurbaşkanımız uygun görürse ülkemizdeki çalışmalara hemen başlayacağız ve iddia ediyoruz gerekli şartlar sağlanırsa Türkiye Cumhuriyetinde bir yıl içerisinde bir tek bağımlı bile kalmayacak.


Tedavi yöntemimiz içerisinde kesinlikle ilaç yok. Kesinlikle insan bedenine zarar verecek yan etki oluşturacak tıbbi müdahaleler yok. Yapılan deneylerde aksine insan sağlığına faydalı yüzlerce endikasyona rastladık. En yüksek dozda kullanılan uyuşturucu yani damariçi eroin bağımlılarının bile 21 günde tamamen bu maddeden uzaklaştığını, adeta resetlenerek bu maddeleri hiç kullanmamış gibi sağlıklarını geri kazandıklarını bütün bilimsel ve sosyal arenalarda bütün dünyaya kendimizi kobay olarak kullanmamız gerekse bile ispat etmeye hazırız.


Bu yöntemleri dünyaya pazarlamak yerine Türkiyede yapmak ve ülkemizin bütün dünyanın rehabilitasyon merkezi olmasını istiyoruz. Böylece hem ülkemize yoğun miktarda turist çekmek ve maddi manevi kazanımlara aracılık yapmak istiyoruz. Mantıklı düşünüldüğünde birçok ülkenin başına bela olan bu sorunun çözülmesi evrensel bir devrimdir ve bunun için telafuzunda bile zorluk yaşanılan maddi kazanımların olması işten bile değildir.


Ayrıca geliştirdiğimiz yöntem insanları sentetik ilaç bağımlısı olmaktan kurtarmaktadır ve hatta bu tür bağımlılarda bile yüzde yüz başarı sağlamış durumdayız. Takdir edersinizki buda ilaç firmalarının maddi menfaatlerini bitirecek vu bu firmalarda karşımızda maddi güçleri, üst düzeylerdeki bürokratik güçleri ve farklı şekillerde çıkarak bizi sindirmeye çalışacaklardır. Hatta son zamanlarda oldukça sık reklamları yapılan ve aslında insanları sigarayı bıraktırıyoruz diye bağımlı hale getiren bitkisel tablet satıcıları bile bizlere gizliden bıyık bileyecektir.


DİLA ' DAN ŞOK İDDİA ; UYUŞTURUCU BAĞIMLILIĞI TARİHE KARIŞIYOR...


Bu kadar net ve kesin konuşuyoruz çünkü ;


2008 sonundan itibaren Tum Turkiye de bulunan 60 klinikte bu uygulamalar yapılmaktadır ki bunların içerisinde özellikle sigara bağımlılığı üzerine üniversitelerimizin ilgili bilim dalı başkanlıklarıda bulunmaktadır. Belgelenebilecek tedavi amaçlı müdahale sayımız 28500 dür.Bu tarihten önceki kayıtlarla kabaca hesaplanırsa 35.000 rakamı uzerinde bir sayı oldugunu kesin olarak soyleyebiliriz..


İlk olarak sigara bağımlılarını ele alalım.Bizim istatistiklerimize gore müracaat eden sigara bağımlılarının % 96,2 sı tedaviyi etkili buldu : yani henüz test aşamasında iken istekleri azaldı, sınırlılık gitti, özellikle hastaların yanlarında yanında içilince istek olmadı..- % 3,8 iu bu tedaviyle hiçbirşey değişmedi dedi..


Hastaların % 80 i bir hafta sonra (bir iki nefes dahi) sigara içmiyordu. Yani bazı kişiler tedavinin sigaraya karşı tutumunu değiştirdiğini gormesine rağmen bırakmadı. Bunların çoğunda içilen miktar onemli derecede azaldı. Bir iki paketten bir iki taneye… ve bu durum çok uzun süre bu sekilde devam etti. .. Birçok kişi yeniden sigaraya başladı olarak gorunmesine rağmen yeni hasta getiriyor ve öğreniyoruz ki sigara alışkanlığı eskisiyle karşılaştırılmayacak sekilde zayıflamış… 2 paketten gıunde 2 taneye ya da sadece ozel zamanlarda vs..


% 72.5 i 15 gun sonra sigara içmiyordu.

% 63.6 sı 1 ay sonra sigara içmiyordu.

% 52 si 3 ay sonra sigara içmiyordu…


Bu sonuçlara ulaşmak için hastaların % 80 civarı sadece tek seans tedavi aldı hastaların % 20 civarı 2. Seansı aldı.. Herhangi bir yan etki ile karşılaşılmadı.Yani ikinci ve hatta üçüncü seansla öncelikle sigarayı tarihe karıştırabiliyoruz. Herbir seans 45 dakika sürüyor ve kesinlikle ilaç kullanılmıyor.


Peki ya Sağlık Bakanlığımızın ithal ederek getirttiği ve sigara tedavisinde kulanılan Zyban-champix denilen iki ilacın oranları ile karsılastırırsak…

ZYBAN-CHAMPİX 3 AY BOYUNCA GÜNDE İKİ KEZ İLAÇ KULLANARAK ve bir yığın yan etkiyle boğuşarak şu oranlara ulaşabılıyorlar. 3 ayın sonunda sigara içmiyor olma oranları: % 43.9 champix gurubunda % 29.8 zyban gurubunda - % 17.6 plasebo gurubunda.. Yani sigara içenler ilaç kullanmaya devam etmelerine rağmen sigara içmeye de devam ediyorlar… Hastaların % 10 u ile % 12 si yan etkilerden dolayı çalışmayı bırakmış…% 28 inde bulantı -% 21 inde uykuların bozulması olmuş..


Ne yazık ki 3 ay bittiğinde ve ilaçlar kesildiğinde ilaçlar kesildiğinde sigaraya donus oldukca fazla ama çalışmalara bu pek geçmiyor. Bu çalışmaları avrupada yapılşan araştırmalarla birleştirerek ülkemiz insanlarına ve ekonomisine verilen zararları her platformda kanıtlamaya hazırız.


Kıbrısta bulunan geçici klinikte tedavi edilen alkol bağımlısı sayısı bin kişinin üzerinde. Aralıklı üç seansta istem komple yok edildi. Yani alkoldeki tedavi başarısı hiç tavizsiz %100. en son tedavi edilen kişi bir Hollanda vatandaşı idi. Bu kişinin günlük litre bira tüketiyordu. Yani 500 cc lik şişelerde 10 adet bira tüketiyordu. 15 günlük aralıklı üç seanstan sonra bu kişi artık alkolün kokusuna bile tahammül edemez hale geldi.


Yılbaşından bugüne kadar mürcaat eden 56 insana uyuşturucu tedavisi uygulandı. Başarı oranı gerekli ilaçsız tedavi yöntemleriyle yine %100.


Yukarıdada arz ettiğim gibi bütün bu uygulama ve yöntemlerin resmi olarak tescilleri tarafımızca yaptırıldı. Geriye sadece öncelikle yasalar kapsamında resmi kurumlarına müracaat kaldı. Ancak endişelerimizi yukarıda belirtmiştim. Bu işlerin içerisinde çok fazla karanlık insan mevcut. Bizler öncelikle ülkemizin cesur basını ve medyasının desteğini bekliyoruz. Tarihe geçecek ve insanlık tarihine altın harflerle yazılacak bu gelişmenin cesur Türk hekimlerince gerçekleştirildiği ve insanlığı bu illettten bizim bilim adamlarımızın kurtarabildiği gerçeğini büyük bir gururla haykırabiliriz.