Chp Genel Başkan Yardımcısı Ve Eskişehir Milletvekili Adayı Süheyl Batum:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Eskişehir Milletvekili adayı Sühey Batum, son günlerde ortaya çıkan kasetler ile ilgili görüşlerini açıkladı. Batum, ortaya çıkan kasetlerin sistematik ve bilerek yapıldığını iddia etti.

Chp Genel Başkan Yardımcısı Ve Eskişehir Milletvekili Adayı Süheyl Batum:
CHP Eskişehir Milletvekili adayları ile kahvaltılı basın toplantısı düzenleyen Batum gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Kasetlerin sistematik ve bilerek yapıldığını iddia eden Batum, "İktidar Türkiye‘de 2005 yılında Ceza Muhakemeleri Kanunu ile Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu‘nda gece yarısı değişiklik yaptı. ‘Telekomünikasyon İletişim Başkanlığını tek başına Başbakan belirler‘ diye kanuna yazdılar. Türk hukukunda böyle bir işlem yok. Buna, Türkiye‘de tüm haberleşmenin dinlemesi yetkisini verdi. O günden sonra ki bu tesadüf değil kasetler, bantlar ve dinlenmeler çıkmaya başladı. Bunlar orada, savcılar orada, yargı orada, kasetler ve internet siteleri ortada, kimden yayımlandığı ortada, nereden geldiği araştırıldığında bulunabilir. Hükümet işbaşında. Böyle bir rezillikle karşı karşıyayız. Kaset ve dinleme olaylarının tamamıyla sistematik olduğuna, AK Parti‘nin, Türkiye‘de siyaseti buraya getirdiğine inanıyorum" dedi.

Batum kaset ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü; "Başbakan Erdoğan‘ın son konuşmalarına dikkat edildiğinde, işçiye, köylüye, emekliye yönelik bir vaatte bulunmadığı görülüyor. Polisiye romanlarına bakarsanız, örneğin birisi öldürülmüşse sonunda bu olaydan en çok kim yararlanıyorsa suçlu da o çıkar. Kim yararlanıyor bu kaset vs. gibi şeylerden? Baktığınız zaman AK Parti yararlanıyor. İktidar orada. Hadi bul. Bu, AK Parti‘nin toplumu şiddetle totaliter bir diktatörlüğe dönüştürme olayıdır. O zaman ne yaparsın? Seni, beni, onu korkutursun, korkutamadığını içeri attırırsın dinleyerek, yazmadığı kitaptan. Bir partiyi eğer çökertmeye yönelik bir plan yaptıysan tek tek onun hakkında da şeyler çıkartırsın. Bunu CHP hakkında da yapmak istediler zamanında ama CHP çok köklü ve dinamik bir yapı olduğu için herkes anlamasa da bundan bir şekilde daha güçlü olarak ortaya çıkmayı sağlayabildi. Yoksa istenen; aynen diğer partilere yapılanın bize de yapılıp CHP‘yi bir şekilde kabul edilebilir bir seviyede tutulmasıydı. "

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında "basın, toplumun bekçi köpeğidir" diye ifade kullandığını anlatan Batum, şöyle konuştu: "Bu, kötü anlamda kullanılmıyor. AİHM kararlarında: ‘Toplumdaki bütün olumsuzlukları basın ortaya çıkarır. Örneğin eve bir hırsız veya tecavüzcü geldiğinde köpek bağırır, çağırır, insanları uyarır. Bu nedenle basın da böyledir‘ diyor. Siyasal, ekonomik, kültürel, bütün sorunların aynı zamanda medyanın haber alma ve haber verme özgürlüğüyle at başı gittiğini düşünüyoruz. O yüzden Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu, sürekli ‘basın üzerindeki sorunları çözeceğiz‘ diyor. Biliyoruz ki bunlar birbiriyle bağlantılı. Türkiye‘nin üzerinde bir örtünün örtülmüş olduğunu düşünüyoruz."

Bir süre önce yolsuzluk iddiaları üzerine görevden alınan MHP‘li Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak ile ilgilide görüşlerini açıklayan Batum, "Durak‘ın nasıl görevinden alındığını gördünüz? Şuanda Durak‘ın bu davaların kaçından berat ettiğini, ya da soruşturmaya gerek olmadığı yönünde karar çıkıp çıkmadığını, neden hala görevine iade edilmediğini bilmiyoruz. Hâlbuki Anayasa da İçişleri Bakanının bir belediye başkanını görevden alma yetkisi yok. Sadece bir cezai soruşturma açıldığında, zorunlu ise onu geçici olarak görevden alır. Bakın Durak hala görevinde değil. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, Ordu‘daki İlçe Belediyesi için suç duyurusunda bulunduk.Hiç bir şey yok."

Kaynak: İHA