Gül-Zerdari Ortak Basın Toplantısı...(1)
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone‘nin, Türkiye‘de demokrasi gelişirken aynı zamanda çelişkiler de yaşandığını ifade ederek, "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" ifadesini kullanmasıyla ilgili, "Bir büyükelçinin görüşleri üzerine yorum yapmam söz konusu olmaz" dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari ile Çankaya Köşkü‘nde ortak basın toplantısı düzenledi. İki cumhurbaşkanı burada gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin ABD Dışişleri Bakanlığı‘nın yayınladığı İnsan Hakları Raporu‘nda ‘Türkiye‘deki basın özgürlüğü konusunda gerileme olduğu‘na ilişkin yorumları hatırlatması ve bugün de ABD‘nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone‘nin, Türkiye‘de demokrasi gelişirken aynı zamanda çelişkiler de yaşandığını ifade ederek ‘Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu‘ ifadesini kullanmasıyla ilgili sorusunu yanıtladı. Gül, "Sorduğunuz konuyla ilgili benim düşüncelerimizi biliyorsunuz. Daha önce geniş biçimde
kendi düşüncelerimi paylaşmıştım. Burada bir büyükelçinin görüşleri üzerine yorum yapmam söz konusu olmaz tabi" yanıtını verdi.
Gül, Türkiye‘de bir Taliban ofisinin kurulmasına dair görüşmelerin hangi aşamada olduğu ve ofisin açılıp açılmayacağının sorulması üzerine, hem Türkiye‘nin hem de Pakistan‘ın Afganistan‘ın istikrara kavuşması ve her şeyin normalleşmesi için çok uğraşan ülkeler olduğunu söyledi.
Pakistan‘ın Afganistan‘la sınır ülkesi olması açısından özel bir konumu bulunduğuna işaret eden Gül, "Pakistan-Afganistan ilişkileri çok daha farklı, derin, girift, birbirini çok etkileyen bir husustur. Ama Pakistan‘ın da şüphesiz birinci önceliği Afganistan‘ın istikrara kavuşması. Türkiye olarak bizim Afganistan ile sınırımız yok. Ama siyasi açıdan, tarihi ve kültürel açıdan Afganistan‘a çok yakın bir ülkeyiz. Afganistan‘a her bakımdan çok yardımcı oluyoruz" diye konuştu,
Türkiye‘nin Afganistan‘daki ISAF‘ın ilk komutanlığını üstlenen ülke olduğunu hatırlatan Gül, Türkiye‘nin bu ülkede 2 bine yakın askeri olduğunu kaydetti. Gül, "Ama askeri katkılarımızdan ziyade sağlık, eğitim ve Afganistan‘ın ekonomik kalkınmasına da çok büyük katkılarda bulunuyoruz. Tarihimizin en büyük yardım paketini Afganistan‘a yapıyoruz. Bütün bu tecrübe ve ilişkilerimizden de gördüğümüz şu; Afganistan‘ın sadece askeri yöntemlerle değil, Afgan halkının kalbini ve gönlünü de kazanarak Afganistan‘da
normalleşme sağlanır kanaatine sahibiz. Ve bunu her platformda başta NATO toplantıları olmak üzere devamlı ısrarla söyleyen bir ülkeyiz" dedi.
Gül, 2011 yılının Afganistan için çok kritik bir yıl olduğuna da vurgu yaparak, bu yılın bir geçiş dönemi olduğunu, yabancı güçlerin Afganistan‘dan çekilmeye başlayacağını kaydetti. Gül, 2011‘de Afgan ordusu ve polisinin artık Afganistan‘ın güvenliğini devralma sürecinin başlayacağını belirterek, "Böyle bir dönemde Afganistan‘ın kendi içerisinde birliğini, bütünlüğünü sağlaması konusunda bütün imkanlarımızı kullanıyoruz. Bunu yaparken başka Afganistan Cumhurbaşkanı Karzai olmak üzere bütün Afgan
otoriteleri ile işbirliği içindeyiz" dedi.
Türkiye‘nin Afganistan‘la ilişkilerine geniş bir kapsamda bakmak gerektiğini belirten Gül, şunları kaydetti:
"Bütün amacımız Afganistan‘da kalıcı barışın ve istikrarın sağlanmasıdır. Bu yönde her alanda faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Ama bunları bir işbirliği ve koordinasyon içinde Afgan otoritelerle... Ayrıca Türkiye -Pakistan ve Afganistan ararsıdaki üçlü zirve toplantılarının en son 5‘incisini yaptık. Bu sadece Cumhurbaşkanlarının değil Genelkurmay Başkanları, İstihbarat Başkanları ve ilgili bakanların biraraya geldiği ve kurumsal çalışma ortamının oluşturulduğu bir çalışmaydı. Bunun en büyük görünür başarısı
Pakistan-Türk ve Afgan ordularının müşterek tatbikatları oldu. İşte çok geniş bir çerçeve içinde biz Afganistan konusuyla ilgileniyoruz. Barışa katkı yapabileceğimiz, kalıcı barışı sağlayabileceğimiz her türlü faaliyetin içinde olacağız. Bunları Pakistan‘la da istişare ve koordinasyon içinde yapıyoruz."
Pakistan Cumhurbaşkanı Zerdari ise, Türkiye‘de Taliban ofisi açılması durumunda Taliban liderlerinin Türkiye‘ye geçişlerine izin verip vermeyeceklerinin sorulması üzerine, "Pakistan, Afganistan‘daki barış çalışmalarına katılmaya çalışıyor. Afganistan‘ın komşuları ve Türkiye gibi önemli ülkelerin bu anlamda hep birlikte mesajlarının tüm dünyaya gitmesi zamanının geldiğini düşünüyorum. Bizler, bizi barışa götürecek hür türlü yolu destekliyoruz. Savaş hiçbir zaman bir cevap değildir. Bunlar medeni inanışın
yıkıldığı anlardır. Diyalog her aşamada Pakistan tarafından desteklenecektir. Afganistan yöneticilerinden sunulacak diyaloga dönük her türlü çözümü destekleyeceğiz. Pakistan pozitif rol oynamaya her zaman devam edecek" karşılığını verdi.
Kaynak: İHA
Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin ABD Dışişleri Bakanlığı‘nın yayınladığı İnsan Hakları Raporu‘nda ‘Türkiye‘deki basın özgürlüğü konusunda gerileme olduğu‘na ilişkin yorumları hatırlatması ve bugün de ABD‘nin Ankara Büyükelçisi Ricciardone‘nin, Türkiye‘de demokrasi gelişirken aynı zamanda çelişkiler de yaşandığını ifade ederek ‘Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu‘ ifadesini kullanmasıyla ilgili sorusunu yanıtladı. Gül, "Sorduğunuz konuyla ilgili benim düşüncelerimizi biliyorsunuz. Daha önce geniş biçimde
kendi düşüncelerimi paylaşmıştım. Burada bir büyükelçinin görüşleri üzerine yorum yapmam söz konusu olmaz tabi" yanıtını verdi.
Gül, Türkiye‘de bir Taliban ofisinin kurulmasına dair görüşmelerin hangi aşamada olduğu ve ofisin açılıp açılmayacağının sorulması üzerine, hem Türkiye‘nin hem de Pakistan‘ın Afganistan‘ın istikrara kavuşması ve her şeyin normalleşmesi için çok uğraşan ülkeler olduğunu söyledi.
Pakistan‘ın Afganistan‘la sınır ülkesi olması açısından özel bir konumu bulunduğuna işaret eden Gül, "Pakistan-Afganistan ilişkileri çok daha farklı, derin, girift, birbirini çok etkileyen bir husustur. Ama Pakistan‘ın da şüphesiz birinci önceliği Afganistan‘ın istikrara kavuşması. Türkiye olarak bizim Afganistan ile sınırımız yok. Ama siyasi açıdan, tarihi ve kültürel açıdan Afganistan‘a çok yakın bir ülkeyiz. Afganistan‘a her bakımdan çok yardımcı oluyoruz" diye konuştu,
Türkiye‘nin Afganistan‘daki ISAF‘ın ilk komutanlığını üstlenen ülke olduğunu hatırlatan Gül, Türkiye‘nin bu ülkede 2 bine yakın askeri olduğunu kaydetti. Gül, "Ama askeri katkılarımızdan ziyade sağlık, eğitim ve Afganistan‘ın ekonomik kalkınmasına da çok büyük katkılarda bulunuyoruz. Tarihimizin en büyük yardım paketini Afganistan‘a yapıyoruz. Bütün bu tecrübe ve ilişkilerimizden de gördüğümüz şu; Afganistan‘ın sadece askeri yöntemlerle değil, Afgan halkının kalbini ve gönlünü de kazanarak Afganistan‘da
normalleşme sağlanır kanaatine sahibiz. Ve bunu her platformda başta NATO toplantıları olmak üzere devamlı ısrarla söyleyen bir ülkeyiz" dedi.
Gül, 2011 yılının Afganistan için çok kritik bir yıl olduğuna da vurgu yaparak, bu yılın bir geçiş dönemi olduğunu, yabancı güçlerin Afganistan‘dan çekilmeye başlayacağını kaydetti. Gül, 2011‘de Afgan ordusu ve polisinin artık Afganistan‘ın güvenliğini devralma sürecinin başlayacağını belirterek, "Böyle bir dönemde Afganistan‘ın kendi içerisinde birliğini, bütünlüğünü sağlaması konusunda bütün imkanlarımızı kullanıyoruz. Bunu yaparken başka Afganistan Cumhurbaşkanı Karzai olmak üzere bütün Afgan
otoriteleri ile işbirliği içindeyiz" dedi.
Türkiye‘nin Afganistan‘la ilişkilerine geniş bir kapsamda bakmak gerektiğini belirten Gül, şunları kaydetti:
"Bütün amacımız Afganistan‘da kalıcı barışın ve istikrarın sağlanmasıdır. Bu yönde her alanda faaliyetlerimizi yürütüyoruz. Ama bunları bir işbirliği ve koordinasyon içinde Afgan otoritelerle... Ayrıca Türkiye -Pakistan ve Afganistan ararsıdaki üçlü zirve toplantılarının en son 5‘incisini yaptık. Bu sadece Cumhurbaşkanlarının değil Genelkurmay Başkanları, İstihbarat Başkanları ve ilgili bakanların biraraya geldiği ve kurumsal çalışma ortamının oluşturulduğu bir çalışmaydı. Bunun en büyük görünür başarısı
Pakistan-Türk ve Afgan ordularının müşterek tatbikatları oldu. İşte çok geniş bir çerçeve içinde biz Afganistan konusuyla ilgileniyoruz. Barışa katkı yapabileceğimiz, kalıcı barışı sağlayabileceğimiz her türlü faaliyetin içinde olacağız. Bunları Pakistan‘la da istişare ve koordinasyon içinde yapıyoruz."
Pakistan Cumhurbaşkanı Zerdari ise, Türkiye‘de Taliban ofisi açılması durumunda Taliban liderlerinin Türkiye‘ye geçişlerine izin verip vermeyeceklerinin sorulması üzerine, "Pakistan, Afganistan‘daki barış çalışmalarına katılmaya çalışıyor. Afganistan‘ın komşuları ve Türkiye gibi önemli ülkelerin bu anlamda hep birlikte mesajlarının tüm dünyaya gitmesi zamanının geldiğini düşünüyorum. Bizler, bizi barışa götürecek hür türlü yolu destekliyoruz. Savaş hiçbir zaman bir cevap değildir. Bunlar medeni inanışın
yıkıldığı anlardır. Diyalog her aşamada Pakistan tarafından desteklenecektir. Afganistan yöneticilerinden sunulacak diyaloga dönük her türlü çözümü destekleyeceğiz. Pakistan pozitif rol oynamaya her zaman devam edecek" karşılığını verdi.
