Kadın Ve Çocuğa Yönelik Şiddet 14 Kat Arttı
Bursa Barosu Kadın Hukuku Komisyonu üyesi Avukat Sibel Özbudak, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye‘de kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetlerinin arttığına dikkat çekti.
Bursa Barosu Kadın Hukuku Komisyonu üyelerinin de katıldığı toplantıda konuşan Özbudak, dünyada her üç kadından birinin şiddette maruz kaldığını, gerek ev içinde, gerekse kamusal alanda kadına karşı şiddetin ortadan kaldırılamadığını söyledi. Türkiye‘de kadınların yüzde 25‘inin fiziki şiddete maruz kaldığını ifade eden Özbudak, "Şiddete uğrayan kadınların yüzde 75‘i eşi tarafından şiddete uğrarken, cinayet vakalarında kadınların yüzde 70‘e yakını da eşi tarafından öldürülüyor. Tecavüze uğrayan kadınların yüzde 50‘si 18 yaşın altında. Her 4 kız çocuğundan birisi cinsel şiddete uğruyor" dedi.
Yapılan istatistiklere göre, 2010 yılında eşleri ya da sevgilileri tarafından 388 kadın ve çocuğun şiddet sonucu öldürüldüğü ya da yaralandığını belirten Avukat Sibel Özbudak, öldürülen kadınların 42‘sinin tehdit edildikleri gerekçesiyle karakol ya da savcılığa müracaat ettiğini, ancak buna rağmen korunamadığını söyledi. 2011 yılının ocak ayında, 17 kadının öldürüldüğünü, 9 kadın ve bir çocuğun yaralandığını, 34 kadın ve 7 çocuğun tacize, 4 kadın ve 15 çocuğun tecavüze maruz kaldığını anlatan Özbudak, "Uluslararası sözleşmeler ve insan hakları evrensel beyannamesine göre, kadına yönelik şiddeti önlemek iktidarın görevidir. Bu sebeple bizler, devletin kadına yönelik her türlü şiddeti açıkça kınamasını istiyoruz" diye konuştu.
Demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlemesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak seçimlerde partilerin aday listelerini buna göre düzenlemesi gerektiğini dile getiren Özbudak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Evde, iş yerinde, gözaltında, cezaevinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumluları yargılanmalı, caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Ayrıca, medya kadın ve çocuklara yönelik şiddetle ilgili haberlerde bir oto-denetim mekanizması oluşturmalı, kadın ve çocuğa yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmelidir".
Kaynak: İHA
Yapılan istatistiklere göre, 2010 yılında eşleri ya da sevgilileri tarafından 388 kadın ve çocuğun şiddet sonucu öldürüldüğü ya da yaralandığını belirten Avukat Sibel Özbudak, öldürülen kadınların 42‘sinin tehdit edildikleri gerekçesiyle karakol ya da savcılığa müracaat ettiğini, ancak buna rağmen korunamadığını söyledi. 2011 yılının ocak ayında, 17 kadının öldürüldüğünü, 9 kadın ve bir çocuğun yaralandığını, 34 kadın ve 7 çocuğun tacize, 4 kadın ve 15 çocuğun tecavüze maruz kaldığını anlatan Özbudak, "Uluslararası sözleşmeler ve insan hakları evrensel beyannamesine göre, kadına yönelik şiddeti önlemek iktidarın görevidir. Bu sebeple bizler, devletin kadına yönelik her türlü şiddeti açıkça kınamasını istiyoruz" diye konuştu.
Demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlemesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak seçimlerde partilerin aday listelerini buna göre düzenlemesi gerektiğini dile getiren Özbudak sözlerini şöyle sürdürdü:
"Evde, iş yerinde, gözaltında, cezaevinde yaşanan kadına yönelik şiddetin sorumluları yargılanmalı, caydırıcı tedbirler alınmalıdır. Ayrıca, medya kadın ve çocuklara yönelik şiddetle ilgili haberlerde bir oto-denetim mekanizması oluşturmalı, kadın ve çocuğa yönelik şiddeti bir malzeme olarak kullanmaktan vazgeçmelidir".
